Son Dakika

Son Dakika

Karikatür ve demokrasi

Okunan haber:

Karikatür ve demokrasi

Metin boyutu Aa Aa

Plantu, Fransız Le Monde gazetesinin birinci sayfasında 30 yıldır yer alan ve gündemi sıklıkla takip eden karikatüristi. ‘‘Karikatüristler- Demokrasinin Askerleri’‘ filminin tanıtımı için yakın zamanda Brüksel’deydi.
Filmde yer alan Plantu, tanıtılan 12 sanatçıdan sadece bir tanesi. Belgeseldeki bazı karikatüristler, hayatlarını tehlike altına atmak pahasına karikatür ile gündemi eleştiriyor. Cannes Film Festivali’nde yarışmaya katılmayan filmler arasında beyaz perdede yer alan , ‘Karikatüristler- Demokrasinin Askerleri’‘ 8 Ekimde Belçika’da vizyona giriyor.

Audrey Tilve, Euronews :
Belgesel-film Birleşmiş Milletler’in yardımıyla 2006 yılında kurulan ‘‘Barış için Karikatür’‘ derneğinde başladığınız işin bir devamı niteliğinde. Bu kuruluşa üye olan sanırım 109 karikatürist var. Siz filmde yer alan 12 karikatür sanatçısından birisiniz. Geriye kalan 11 sanatçının seçimi neye göre oldu? Onları nasıl seçtiniz?

Plantu :
Seçim hakkını filmin, yapımcısı Radu Mihaileanu’nun gözetimi altında yönetmen Stephanie Valloatto’ya devrettim. Benim işlerime aşina olduklarından karikatüristleri, ne gibi değerler birleştiriyor onu göstermek istediler. O yüzden Burkina-Fasolu Damien Glez’i, Fildişili bir karikatürist ve Filistin’in Ramallah kentinden gelen sanatçıyı seçtiler. Oluşum aynı düşünen karikatüristler kulübü veya kuruluşu değil. Gazetecilerin serbest düşüncesi üzerine bir şey. Bu filmde üstünde durulan konular özellikle siz gazetecileri, ve dünya üstündeki tüm insanları ilgilendirecek cinsten.

Audrey Tilve , Euronews :
Filmin fragmanında parmakları kırılmış Suriyeli bir meslektaşınız var. Barış için Karikatür adlı kuruluşunuz üye olan kişilere bir ağ kuruyor ve yaptıkları işi gün yüzüne çıkartıyor, peki onları koruyabiliyor mu ?

Plantu :
Suriyeli karikatürist Ferzat’a işkence ederlerken… Kafasına plastik bir torba geçirip, parmaklarındaki kemikleri düzenli ve şiddeti bir şekilde hepsini kırmışlar. Filmde de görüldüğü gibi, aylar boyunca elleri alçıda kaldı… Bu gibi olayları açığa çıkartma şansımız var. Onu Avrupa’ya veya dünyanın herhangi bir yerine gönderdiğimizde tartışmalara katılıyor ve onun direnişine ışık tutuyoruz. O yüzden filmin adındaki ‘‘asker’‘ kelimesini onu ifade ediyor.

Audrey Tilve, Euronews :
Biraz gündemden, herkesin ve senin de değindiğin bir konudan yani İrak Şam İslam Devleti’nden bahsetmek istiyorum. Yakın zamanda çizdiğinizi göstereceğiz. Karikatürde, petrol zengini bir patronun Obama’ya, umursamaz bir tavırla, teröristler için oluşturulan koalisyon için dolarlar fırtlattığını görüyoruz. Burada iki yüzlülüğü göstermeye çalışıyorsunuz. Sonuç olarak kim daha iki yüzlü? Arap yarımadası ülkeleri, yani Suudi Arabistan gibi radikal ideolojiye sahip bu grupları uzun zamandır destekleyenler mi yoksa bun göz yuman Batılılar mı ?

Plantu :
Sorduğunuz sorularda cevapları kendiniz bulabilirsiniz. Le Monde’da çalışmanın avantajı, genel yayın yönetmenimi arıyorum ve ona ‘‘Kusura bakma ama Arap Birliğinden sıkıldım.’‘ diyorum. Amerikalıların, Arap ülkelerine, Irak’a müdahale ettiklerini söyleyeceğiz, peki o sırada Arap Birliği ne yapıyor, uyuyor mu ? Kral yatağında yatan şu adamın, dünya üstündeki Müslümanların dörtte üçünün ılımlı olduğunu anlaması lazım. Peki ne mi yapıyor? Arada sırada radikal İslamcılarla görüşüyor. Ve birden Obama telefona sarılıp ona şunu diyor: ‘’ Buraya gelip Irak için bize yardımcı olsan iyi edersin. Sonra iki üç beş kuruş veriyorsun oluyor! Hadi ! Müslüman kardeşlerin için, hadi’‘

Audrey Tilve, Euronews :
Başka bir karikatürünüzü daha göstereceğiz, bu da ayrı önem arz ediyor, Batı Afrika’daki Ebola. Salgın bu sene başında başladı, ve sadece şimdi uluslararası camia ciddi anlamda bir şey yapıyor.Afrika’da olduğu için mi bir şey yapmaları bu kadar uzun zaman aldı ?

Plantu :
Tabii ki bunun için oldu, o yüzden Barış için Karikatür, Afrikalı karikatüristlerle irtibat kurduk. İnanılmaz bir pedagoji yeteneğine sahipler. Birçok karikatür tarzı var: gazetelerde çıkanlar, internette yayınlananlar, politik eleştirmede bulunanlar veya Afrika’da sağlık adına, UNİCEF adına, BM adına çalışanların iletişimi sayesinde bulabildiğimiz pırıl pırıl insanların çizimleri var. Onları sergilemeye çalışıyoruz.

Audrey Tilve, Euronews :
Bir daha ki karikatürü sizin anlatmanızı istiyorum. Sadece iki kelime edeceğim. Ukrayna veya bizler Avrupalılar olsun, orada neler olduğuna önem veriyoruz… ve söz sizde.

Plantu :
Biz Avrupalılar olarak Kiev’de, Ukraynalılara söyleyecek şeylerimiz vardı. Fakat bir anda Ukraynalılar : Rusçayı yasaklayacağız dedi. Rusçayı yasaklamak da neymiş ! Kendi kendime bu insanların deliliklerini sorguladım. Nasıl Rusçayı yasaklarsınız ? Karşı cephe de bunu bekliyordu zaten! O yüzden çizimimde iki tarafı benzer şekilde yaptım. Çünkü Ukrayna tarafında da Rus kültürünü, Rusçayı seven insanların olduğunu düşünüyorum, Kiev cephesinde demokrasiyi güzel bir şekilde uygulayabilecek insanların olduğunu da biliyorum. Fakat her iki tarafta da kendini bilmez kişiler de var. Bazen Avrupalılar olarak, Ukrayna tarafını fazla yücelttiğimizi düşünüyorum. Ukraynalılar da Rusları ağır bir şekilde eleştiri okları altında tutunmamızı istiyorlar. Hayır, ben kesenlikle o oyuna gelmem. Şahsen Putin’i ve uyguladığı politikaları sevmiyorum ama Rusları birçok kez kandırdığımızı da unutmamakta fayda var. Libya’da müdahale sürecinde özellikle. O yüzden Rusların bazen niçin böyle düşündüklerini anlamalıyız. Bazen çok çabuk hataya düşüyoruz…

Audrey Tilve, Euronews :
Avrupa Birliği, sizin sıkça ti ye aldığınız modelden uzak bir görüntü çiziyor. Bu konuya değinmek için 2001 ‘de çizdiğiniz bir karikatür var. 13 sene sonra Avrupa Birliği hala bir sümüklü böceği andırıyor mu ?

Plantu :
Tabii, her zaman bu görüntüde. Ancak 1945’ten bu yana aramızda savaşlar yaşanmıyorsa eski adıyla Avrupa Topluluğu, yeni adıyla ise Avrupa Birliği denilen bir oluşumun var olmasından kaynaklanıyor. Avrupa yavaş ilerlediği için Avrupa Birliği komisyonunun didiklemeye devam etmek istiyorum. 28 Avrupa Birliği üyesi ülkeden, 28 karikatüristi bir araya getirmek için birçok Avrupalı yetkiliyle sürekli çalışıyorum. Arada AB ile uğraşsak da, neden, nasıl ve ne kadar çok Avrupayı sevdiğimiz hakkında söylenecek çok şey var.