Son Dakika

"Avrupa'da büyümenin sağlanması için yapılacak hala birçok şey var"

Okunan haber:

"Avrupa'da büyümenin sağlanması için yapılacak hala birçok şey var"

Metin boyutu Aa Aa

Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın yıllık toplantılarında Euro Bölgesi gündemin ilk sırasında yer aldı. Kısa süre önce bölgeyi yeni bir daralma riski konusunda uyaran IMF Başkanı Christine Lagarde, dünya genelini derinden etkileyen işsizlik sorununa parmak bastı:

“Global ekonominin küresel mali krizin kazdığı kuyudan çıkması için çok uzun bir süre gerekiyor. Acılı bir işsizlik krizinin içinde sıkışmış durumdayız. Dünya genelinde işsiz 200 milyon kişi var. Eğer işsizler bir ülke oluştursaydı, dünyanın beşinci en büyük nüfusuna sahip olurlardı.”

Dünya Bankası Başkanı ise finans dünyasının aktörleri tarafından oluşturulan platformun önemine işaret etti. GIF adı verilen bu küresel altyapı kolaylıkları platformuyla kalkınmakta olan ülkelerde altyapının iyileştirilmesi hedefleniyor:

“Bu platform altyapı açığını yeni ve yaratıcı şekillerde çözmek için kurumsal yatırımcıları, kalkınma bankalarını ve kamu yetkililerini bir araya getirecek. Hep beraber yoksul ve gelişmekte olan piyasalar için kuvvetli bir altyapı projesi hazırlayacaklar.”

Fransa ve İtalya gibi bazı Euro Bölgesi ülkelerinde iş reformu hala yapılmamış durumda. IMF toplantısında tartışılan bu konu, aktif nüfusun yüzde 25’inin işsiz kaldığı İspanya ve Yunanistan’da da tüm finansal yardımlara rağmen gündeme alınamamış durumda.

euronews Washington muhabiri Stefan Grobe Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) genel merkezinde IMF Birinci Başkan Yardımcısı David Lipton ile görüştü.

euronews, Stefan Grobe:
Sayın Lipton Avrupa’da ekonomik canlanma durma noktasında olmasa da oldukça zayıf durumda. Ve şu anda IMF, tıpkı Japonya’daki gibi Avrupa’daki 2015 büyüme oranının şu andakinden daha kötü çıkacağını öngörüyor. Bunun nedeni nedir? Ülke ülke bir tablo çizebilir misiniz?

IMF Birinci Başkan Yardımcısı David Lipton:
“Avrupa’ya çok ağır bir kriz miras kaldı. Şimdiyse hane ve ulusal borç yükünü sırtlanmak; şirket ve bankaları güçlendirmek zorunda. Başka ülkeler daha uzun süreli krizlerden çıkmayı başardı. Amerika Birleşik Devletleri Avrupa’dan önce krize girdi ve işin doğrusu başarılı bir şekilde çıktı. Japonya on yıllardır süren bir krizden çıkmak için adım adım ilerliyor ve ekonomisini düşük bir büyüme ve enflasyon oranında tuttu. Avrupa hakkında yaptığımız görüşmeler sırasında dünyanın vasat bir seviyeye düşme riskini dile getirdik. Zira Avrupa’nın daha başarılı olabileceğini düşünüyoruz. Başarılı politikalar olmadan Avrupa’daki durumun daha da kötüleşmesinden korkuyoruz.”

euronews:
IMF ve diğer kurumlar yapısal reformların üretimi ve rekabeti iyileştirmek için kilit rolde olduğunu belirtiyor. Bu da Avrupa’nın üzerine düşeni yapmadığını, yapsaydı rakamların daha iyi olacağını gösteriyor. Peki hangi alanlarda Avrupa kendisini iyileştirmeli?

IMF Birinci Başkan Yardımcısı David Lipton:
“Öncelikle bazı ülkelerin yapısal reform konusunda önemli adımlar attığını belirtmek gerekli. Bunlar, Avrupa Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve IMF’den oluşan Troyka’dan finansal yardım alan ülkeler. Ama genel olarak uygun yapısal değişiklikleri uygulayarak Avrupa’da büyümenin sağlanması için yapılacak hala birçok şey var. Bu, ekonomide istihdama katılımı ve çalışanların hareketliliğini artırmak için iş dünyasını da kapsıyor. Son olarak hizmet ve ürün piyasasındaki reformlarla işleyişi daha iyi kılmak gerekli.”

euronews:
Genel toplantıda görüşülen en önemli noktalardan biri altyapıyı ya da daha çok bu sektördeki yatırım eksikliğini kapsıyordu. Benim sorum şu olacak: Neden kamu yatırımları bu kadar önemli ve onları frenleyen engeller neler?

IMF Birinci Başkan Yardımcısı David Lipton:
“Söylemeye çalıştığımız şey sorunla ilgilenebilmek için çok uygun bir dönemde bulunduğumuz. Çünkü inşa ettiğiniz alt yapıların iki önemli etkisi olacak:

Uzun vadede halka, hanelere ve şirketlere hizmet edecek altyapının sağlanmasıyla ülkenin büyümesi ve üretimi artacak.

Ama kısa vadede altyapı inşaatı tabi ki ek bir yük oluşturacak. Bu, hem arzı hem de talebi artıracak bir politika.”

euronews:
Son olarak, geçtiğimiz hafta ve aylarda endişe ve güvensizlik hissi dünyada yeni bir seviyeye ulaştı. IMF de bu noktada küresel ekonominin önündeki üç tehlikeyi listeledi: Ebola virüsü, Orta Doğu ve Ukrayna’daki kriz. Bu krizler küresel toparlanmayı ne kadar tehdit ediyor?

IMF Birinci Başkan Yardımcısı David Lipton:
“Şu ana kadar bu risklerden hiçbiri küresel ya da Avrupa’daki büyümeyi etkileyecek kadar ilerlemedi. Ama hepsi belirli sayıda tehlikeyi içinde barındırıyor. Özellikle Rusya ve Ukrayna krizi buna bir örnek. Şu an itibariyle Rus ve Ukrayna ekonomisine yönelik yaptırımlar Rusya’daki sorunların daha da artmasına neden oluyor. Zaman içinde bu çatışmaların çözülmemesi ihtimali Avrupa ekonomik bölgesinde özellikle Rusya’nın Avrupa’ya gönderdiği enerji kaynakları üzerindeki güvenin azalmasına neden olabilir.”