Son Dakika

Fransa'da basının geleceği nasıl olacak?

euronews CNRS araştırma direktörü, medya, siyasal iletişim ve gazetecilik uzmanı Dominique Wolton'a Charlie Hebdo saldırısı sonrası Fransa basının geleceğini sordu.

Okunan haber:

Fransa'da basının geleceği nasıl olacak?

Metin boyutu Aa Aa

euronews CNRS Araştırma Direktörü Dominique Wolton’a 12 kişiinin yaşamını yitirdiği Charlie Hebdo saldırısı sonrası Fransa basının geleceğini sordu.

Sophie Desjardin – euronews: “Merhaba Dominique Wolton, Fransa Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi’nde (CNRS) araştırma direktörü, medya, siyasal iletişim ve gazetecilik uzmanısınız. Medya uzmanlığınızı ön plana alarak sormak istiyorum, Charlie Hebdo’ya düzenlenen saldırı gelecekte neleri değiştirecek?”

Dominique Wolton: “Bence en esprili, en sıra dışı ve marjinal olarak görülen ve radikal olarak kabul edilen bu basını, ifade özgürlüğü anlamında çok ciddiye almalıyız.

Demokrasi içerisinde, Charlie Hebdo’nun geçmişte aldığı pozisyonlarla ilgili kendisiyle, karikatürlerle vesaire sıklıkla dalga geçtiğine bakmanız lazım. Burada gördüğümüz basın belki biraz aşırı ama kabul edilebilir fakat demokrasinin tam kalbinde. Bu nokta çok önemli. Çünkü bence eğer basın çok sert olur yada kötü bir tat verirse konuşma özgürlüğü, bilgi alma özgürlüğü, basın özgürlüğü olmaz.”

euronews: Entelektüeller, gazeteciler düşünceleri nedeniyle öldürülüyor. Bu yeni bir şey değil fakat Fransa’da hayal bile edilemez. 7 Ocak’ın bir öncesi bir de sonrası olacak mı?

Dominic Wolton: “Evet 7 Ocak’tan sonra ve önce olacak. İnsanların desteği güçlü çünkü gazetenin kendisi ve çok iyi tanınan 5 kişinin öldürülmesinden dolayı. Bunun içinde bir patlama var. Fransa’nın kültürel ve siyasal tarihine bir tehdit var.

Şunu da eklemek istiyorum bu trajediyi Avrupa kıyılarımıza kadar gelen ve çoğu boğulan binlerce mültecinin yaşadığı trajedi gibi diğer insani olaylarla aynı oranda ön plana çıkarmalıyız. Bence tartışmanın kalbindeki haber alma özgürlüğü ile Avrupa’nın temel değerlerle ilgili nasıl tepki gösterdiği arasında bir bağ kurmalıyız.”

euronews: “Bunun basında bir şeyleri değiştirebileceğini düşünüyor musunuz?

Dominic Wolton: “Basının bakış açısından bu neyin daha kolay takip edildiği ile ilgili bir soru. Basın özgürlüğü adına çok sıklıkla düşünceler ırkçı olabilir ve düşünceler başka insana karşı büyük nefret içerebilir. Bu sadece İslam ile ilgili değil. Bu başka insanla ilgili. Bu insana saygı mı duyacağız veya bu kişiyi tehlike olarak mı algılayacağız? Ve eğer bunu tehlike olarak algılarsak o zaman iki şeyi birbirine karıştırmış oluruz.

Eğer bize karşı desteğini gösteren ABD’ye iyilik yapmak istiyorsak, onlara şunu dememiz gerekirdi: Size verecek bir dersimiz yok ama deneyeceğiz ve 11 Eylül saldırıları sonrası ortaya çıkan değişik bir İslam ve Müslüman karşıtı bir histeri yaratmayacağız.”

euronews: “Sokakta, sosyal medyada her yerde çok anlamlı tepkiler gördük. Bu Fransız toplumu açısından bize ne anlatıyor?

Dominic Wolton: “Bu büyük olasılıkla olumlu bir ders. Biz genelde Fransızların ve Avrupalıların karamsar olduğunu, her türlü aşırılığa yenik düşmeye hazır olduğunu ve artık hiçbir şeye inanmayacaklarını söylemiyoruz. Bu doğru değil ve Fransa bu olaya bakış açısıyla bir kez daha çok sayıda dinin ve kültürün olduğu çok dilli bir ülke olmanın en büyük güç olduğunun farkına vardı. Hatta sosyal entegrasyon bile artık aynı değil. Dinlerin birlikteliği de 50 yıl öncesine göre daha zor. Şimdi siyasi bir olgunluk var ve insanlar kişileri veya olayları birbirine karıştırmıyor. Fakat büyük olasılıkla bu çok uzun sürmeyecek. Her koşulda eğer iki üç ay içinde yanlış giderse bunun önemi vurgulanmalı. Bunu hatırlatmalıyız.”

euronews: Bu saldırının arkasından siyasi bir çıkar olduğunu düşünüyor musunuz ve potansiyel riskler nedir?

Dominic Wolton: “Ben bunun arkasında siyasi bir girişim olduğunu düşünmüyorum. Olursa bunun bumerang etkisi olur ve yapana geri döner. Bu yüzden Cumartesi yapılacak bir dakikalık saygı duruşu ve Pazar günkü büyük gösteri çok önemli. Bu artarak yayılan histerinin zamanı olacak. Cümleler derin duygu yoğunluğunda bir şeyler söylemek isteyecek.