Son Dakika

Okunan haber:

Vatikan'ın mali reform yapısında son süreç


Insight

Vatikan'ın mali reform yapısında son süreç

Vatikan’ın gündemi bu hafta oldukça yoğundu. XVI Benedict’in 11 Şubat 2013’te ani istifasından sonra halefi Papa Francis Vatikan Yönetim Kurulu Roma Curio’sunda iddialı reformlara imza attı.

Gelişmeleri aktarmak için Fransız gazetesi La Croix’nın Vatikan muhabiri Sébastien Maillard’a bağlanıyoruz.

Merhaba Sébastien Maillard:

Roma mahkemesindeki iddialı reformlar ne aşamada ve neden değişkliğe gidilmek isteniyor?

Papa Francis’i seçen konklavdan önce yani bundan 2 yıl önce Mart 2013’te, bütün kardinaller bir araya geldi ve bu reformlarla yüzleşmek gerektiği kanısına vardı. Papa kardinallere danışmak için bu reformun işlemesini, bir adım atılmasını bekledi. Ve bu son iki günde de bunu yaptı. Onları çağırdı ve istedikleri reformlar hakkında fikirlerini aldı. Papa’nın seçiminden sonra bu ona verilen bir görev niteliğindeydi.

Bahsettiğiniz görev şimdiden başladı. Ekonomik ve finansal servislerde ve hatta mali sekretarya konularında revizyona gidiliyor?

Bu ilk aşamaydı. Mali sekreteryanın kurulması bir sene önce gerçekleşti ve Avusturalyalı Kardinal Georges Pell’e teslim edildi.Aynı zamanda eşit sorumluluk ve eşit sıralamayla kardinal ve laiklerden oluşan ekonomi yönetim kurulu oluşturuldu.

Büyük bir yenilik bu. Bu kurumların açılması Vatikan’daki mali kanalları denetlemek için atılmış büyük bir adımdı. Zira öncelikle bir aciliyet söz konusuydu ve oradaki açığı kapatmak gerekiyordu.

Zorlu bir yola giriliyor. Dolayısıyla karşı çıkanlar ve hatta direnenler olacaktır?

Belirli bir cemaate önderlik edenler ve Papalık konseyi daha önceden haberdar edilmişti. 24 Kasım’da yapılacak reformlar hakkında bilgi verilmiş ve dolayısıyla görüş belirtmek için fazlasıyla zamanları olmuştu. Papa’nın kardinalleri bir araya getirmekteki asıl amacı tek başına ilerlememekti. Kendi köşesinde reform yapmak istemiyordu. Aynı zamanda Roma’daki bu hukuki reformu herkes gerekli buluyor ve kimse iyi yönlerinden şüphe duymuyor. Tamamen farklı bir konu ama Rahipler sinodundaki /meclisindeki gibi direnişler ve karşı koymalar söz konusu olmadı.

Papa Francis çoğu zaman Kilisenin etrafındaki güçten bahsediyor. Peki bu durum yeni kardinal seçiminde etkili oldu mu?

Çevre güçler kilisenin sadece merkezden yönetilmediği anlamına geliyor.
Roma curiası dünyadaki bütün kiliselere hizmet etmek için burada bulunuyor. Zaten 9 kardinalden oluşan C9 bu oluşumu kurdu, ki zaten onlarda dış çevrelerden geliyor. 5 farklı kıtadan geliyor. Papa’nın şu an ki yönetim şekli tüm kiliselerle beraber karar alarak idareyi kapsıyor.
Şu an Avrupa’da 115 seçmen ve 57 kardinal bulunuyor. Ama şimdilerde bir çoğu Asya, Afrika ve Latin Amerika’dan geliyor. Bu da aslında Katolik topluluğunun dünyadaki durumunu yansıtıyor.

Papa Francis çoğu zaman Katolik dünyasına yönelik konferanslar veriyor ve bir hareketlilik sağlıyor. Neden bu kadar direkt bir ton kullanıyor?

Onun tarzı, doğası bu şekilde. Bazı konulara hareketlilik getirmek için o şekilde davranıyor. Aslında seçilme nedenlerinden biri de buydu. Kilisede reformlara imza atmak.

Görevi sadece var olan yapıları, bölümleri yeniden organize etmek değil aynı zamanda yeni bir ifade tarzı oturtmaktı. Ekim ayında aile sinodu konularında da gördük. Şöyle dedi: Daha özgürce konuşun, açık olun. İlk defa bu kadar açıkça konuşulan bir meclise tanık olundu. Aslında bir nevi Papa evanjelik tarzına geri dönüyor. O misyonerliğini bu şekilde yapıyor.