Son Dakika

Okunan haber:

Institutska caddesinin kana bulandığı o gün


Insight

Institutska caddesinin kana bulandığı o gün

Kiev’de geçtiğimiz yıl bu tarihte Bağımsızlık Meydanı’nda yaşananlar hafızalara kazındı. Bu meydanda 18-20 Şubat tarihleri arasında 80’den fazla gösterici polis mermileriyle can verdi.
Ihor Kulchitski, 64 yaşındaki emekli babasının, 18 Şubat tarihinde vurulduğu anı hala unutamıyor:

“Gösteri karşıtı polisler Avrupa Meydanı’na girdiler. Zırlı Personel Taşıyıcılar kullanarak barikatları yıkmaya çalıştılar. İkinci grup polis memurları diğer taraftan geldi (Octobre Palace). Onlar el bombası kullandı. İçlerinden iki üç tanesinin silahı vardı. Babam göğsünden vuruldu. Kurşunlardan biri kalbine yakın isabet etti.”

3 ay süren Viktor Yanukoviç‘e karşı protesto gösterilerinde Ilhor, babası Volodimir Kulchitski’nin neden Maidan’a gittiğini açıklıyor:

“Doğuştan bir adalet anlayışı vardı. Basit şeyleri anladı: eğer çalışıyorsanız iyi bir maaş almalısınız. Eğer hırsızlık yapıyorsanız hapishanede yatmalısınız. Ukrayna’da bazıları 1-2 yıl içerisinde milyarlar kazanabiliyor. Bazılarıysa hayatları boyunca çalışıyor ve emekliye ayrıldıklarında temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale gelebiliyor. Babamı, bu durum çileden çıkarmıştı.”

Institutska caddesinde 20 Şubat’ta çekilen bu görüntülerde güvenlik güçlerinin kalabalığa karşı ateş açtığı kameralara yansıyor. Ancak söz konusu polislerin hiç birinin şimdiye kadar yargılanmadığı belirtiliyor:

“Gösteri karşıtı tüm polisler şöyle diyordu: “Biz emir altındayız”. Ama onlara “bir köprüden atlayın” denildiğinde atlamayacaklardı. Bir kişi savcıysa kanıtların nasıl bulunduğunu bilmeli. Bir çok kanıt var. Çok sayıda video mevcut. Sadece bazılarının bu polisleri korumak istediğine dair bir his var içimde.”

Göstericilere ateş açmakla suçlanan 2 polis (Abroskin et Zinchenko) göz altına alındı.
Ancak bu hafta gerçekleşmesi beklenen duruşma, hakimlerin eğitim formasyonuna alındığı gerekçesiyle, ileri bir tarihe ertelendi. Mağdur aileleri durumun geçiştirildiğini savunuyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko 10 Şubat 2015 tarihinde Vikto Shokin’i Başsavcılık görevine atayarak adaletin yerini bulacağı sözünde bulunmuştu:

Vikto Shokin “Tabii ki tüm suçlular mahkemede yargılanacak. Bazılarının isimleri şimdiden biliniyor. Ama şu an bu isimleri açıklarsam sorun çıkabilir. Bu vakaların yargılanması çok yakında hızlandırılacak” ifadelerini kullandı.

Ukrayna’nın adalet sistemine şüpheli yaklaşan ancak aynı zamanda ümitvar bir bekleyiş içerisinde olan mağdur aileleri adaletin yerini bulmasını bekliyor.

Maria Korenyuk, Euronews:
Bir yıl önce meydana gelen Insitutska caddesi olaylarından bahsetmek üzere Maydan eski kişisel savunma birimleri başkanlarından, şimdilerde parlamento üyesi Volodimir Parasyuk’la görüştük. Silahlı saldırılara tanık olduğunuz o günü hatırlıyor musunuz? Neler hissettiniz?

Volodimir Parasyuk:
Her şeyi dün gibi hatırlıyorum. Üstünde yürüdüğümüz, göstericilerin kaldırıma sıçrayan kanı geliyor aklıma. Kollarını ve bacaklarını mermilerin deldiği, korkulukların üzerine oturmuş insanlar canlanıyor gözümde. İnsanlar onları çekerek götürüyordu. Cesetleri yerde süründürüyorlardı. Institutska caddesindeydim. Gösteri karşıtı polisler bizi vurmaya çalışıyordu. Sokaktan yukarı çıkmak neredeyse imkansızdı. Arkadaşlarımızı buradan çıkarmak için tek çaremiz buydu. Her şeyi hatırlıyorum. Her gece, hayal gibi, kabus gibi…

Maria Korenyuk, Euronews:
Peki ya göstericiler? Polise doğru yaklaştıklarında ellerinde ne vardı? Silahlı mıydılar?

Volodimir Parasyuk:
Dürüst olalım. Bağımsızlık Meydanı’ndaki ilk gösterilerde kimsenin elinde silah yoktu. Ama polisler silahlı saldırılara başladığı anda göstericiler de yanlarında silah getirdi. Ama burada, Institutska caddesinde bulunanların yüzde 90’ının ellerinde sadece sopa ve tahta parçaları vardı. Bu onları korumaya yetmezdi. İsyan çoktan başlamıştı. İsyan ayaklanmaya dönüştü.

Maria Korenyuk, Euronews:
Onlarca gösterici burada, Institutska caddesinde öldürüldü. Şimdiyse milyonlarca sivil ve polis Ukrayna’nın doğusunda can vermeye devam ediyor. Eğer zamanı geri getirebilseydik bazı şeyleri değiştirir miydiniz? O zamanki hükümetle anlaşmaya çalışıp bu kadar ölümün önüne geçmeye çalışır mıydınız?

Volodimir Parasyuk:
Biliyor musunuz, gerçek aslında sanıldığından çok daha basit. Düşmanı bir daha hiç geri gelmemek üzere mağlup etmemiz lazım. Pazarlık yapmamalıyız, kazanmalıyız. Bu nedenden dolayı ülkemizde bazı sorunlar hala çözüm bulamadı: Siyasetçilerimiz toplu ayaklanmalarla oluşan güçten pek haz etmiyor. Neyi değiştirirdim? Aslında insanların fikirleri değişsin diye Maydan olaylarından sonra yapılan seçimlerde daha aktif bir rol almaya çalışırdım. Bu arada bu gençlerden bazıları Parlamentoya girmeyi başardı, bu da aslında bir zafer anlamına geliyor.