Son Dakika

Okunan haber:

Erdoğan ve Sisi'nin S.Arabistan ziyaretlerinin ardından


Suudi Arabistan

Erdoğan ve Sisi'nin S.Arabistan ziyaretlerinin ardından

Suudi Arabistan’da geçen hafta yaşanan hızlı diplomasi trafiği Kral Abdullah’ın ölümünden sonra bölgede neler olacak sorusu için önemli ipuçları verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah Sisi’nin arka arkaya yaptıkları Riyad ziyaretleri başlı başına önemli bir olaydı.

Merkez ülke Suudi Arabistan


Ortadoğu’daki İran-Suudi Arabistan eksenli gerilim Riyad bölgenin en önemli merkez ülkelerinden biri haline getirdi. Bölgedeki gelişmelere yön vermek isteyen pek çok liderin yolu Riyad’dan geçiyor. Özellikle İran ile ABD arasında müzakerelerin başlamasından sonra Suudilerin Obama’ya çektiği rest karşılığını bulmuş görünüyor. Obama bile Ortadoğu politikalarını şekillendirirken Riyad’ın tepkilerini hesaba katmak durumunda. Mısır lideri Sisi’nin iktidarını büyük ölçüde Suud desteğine borçlu olması onun yakınlığını açıklamaya yetiyor. Erdoğan’ın Sisi’nin hemen ardından ziyareti kabullenmesi Suudi Arabistan’ın Türkiye açısından da önemini ortaya koyuyor.

Arap dünyasının yeni lideri


Ortadoğu’da Arap dünyasının ve bölgenin lider ülkesi olmak modern tarihte pek çok liderin öne koyduğu bir hedefti. Mısır’da Nasır, Irak’ta Saddam Hüseyin, bir dönem Hüsnü Mübarek ve Hafız Esad belli dönemlerde bu savla öne çıktılar. Libya’nın devrilen lideri Muammer Kaddafi de önemli bir aktördü. Bu liderler silahlandılar, Batı’ya meydan okudular, İsrail ile savaştılar. Ama hiçbir ülke tam olarak Arap dünyasının lideri olamadı. Irak’ta Saddam rejimi devrildikten sonra gelişen olaylar, Arap isyanları ve buna karşı gelişen karşı devrim bu anlamda Suudi Arabistan’ı ön plana çıkardı. Bahreyn’de doğrudan darbe yapan, Mısır’da askeri rejimin siyasi ve finansal sponsoru olan, Suriye’de ve Libya’da çatışmanın içine giren Suudi Arabistan özellikle finans gücü ile en etkin Arap aktör olarak yükseliyor, Arap dünyasının liderliğine oynuyor. Bu konuda şu an için ciddi bir rakipleri de yok.

Mısır ilişkileri zehirliyor


Ziyaret ile ilgili özellikle Körfez basınında yer alan haberlere bakıldığında Ankara ile Riyad arasında biriken sorunlar hemen ortaya çıkıyor. Sorunların odağında Mısır var. Eş Şark el Evsat gazetesi Suudilerin Ankara’nın Mısır’daki Sisi yönetimine karşı sert eleştirilerinden, Müslüman Kardeşler’e destek vermesinden rahatsız olduğunu, Mısır’ın iç meselelerine müdahil olmaması gerektiğini düşündüğünü yazıyor. Riyad, Mısır’da ve pek çok Körfez ülkesinde “terör örgütü” yaftası yapıştırılan İhvan ile Ankara’nın arasına mesafe koymasını istiyor. Ayrıca Işid ile mücadelede Türkiye’nin uluslararası koalisyona daha fazla katkıda bulunmasını bekliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Mısır meselesinin Türk-Suudi ilişkilerinde önemli bir sorun olduğunu gizlemiyor.

“Rahmetli Kral Abdullah bin Abdülaziz ile münasebetlerimiz aslında Mısır olayına kadar gayet iyiydi. Hakikaten bir abi kardeş hukuku içerisinde hassasiyet vardı.”

Erdoğan “Mısır’ı asla yok farz edemeyiz. Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye; bu üçlü ayak, bölgenin en önemli ülkeleri. Bölgenin barışı, huzuru, refahı için hepimizin üzerimize düşen görevler var. Burada her ülke üzerine düşen görevi yerine getirecek olursa, inanıyorum ki çok daha rahat bir şekilde neticeye ulaşırız. Bana göre Mısır konusunda, en etkin olabilecek olan ülke Suudi Arabistan’dır. Bunu kendileriyle de paylaştım. Eğer burada Suudi Arabistan bir adım atacak olursa, devran tersine dönebilir” diyerek beklentisini dile getiriyor. Ancak Suudi Arabistan’ın Sisi’nin arkasındaki desteği çekeceğini beklemek şu an için gerçekçi görünmüyor.


Işid'e karşı mücadele


Suudi Arabistan ve diğer bölge ülkeleri Türkiye’nin Suriye ve Işid meselesindeki ağırlığının farkında. Bölgede hiçbir aktör, küresel güçler de dahil tek başına olayları etkileyebilecek kapasitede değil. Ancak Türkiye’nin destek vermeyeceği bir çözümün hayata geçmeyeceği de anlaşılmış durumda. Bu açıdan Rİyad Türkiye’nin Suriye muhalefetinin daha güçlü desteklenmesi konusunda desteğini aldı.
Işid’in yayılması ve örgütle mücadele ise Suudi Arabistan’ın önceliği. Mart ayı sonunda örgütle mücadele için Arap Birliği’nin ortak bir askeri güç oluşturma çabası gündemde. Bu konuda Türkiye ile Suudi Arabistan konusunda ortak bir tutum göze çarpıyor. Erdoğan bu noktada Türkiye ile Suudi Arabistan arasında ilişkilerin gelişmesinin mümkün olduğuna dikkat çekiyor ve “Örneğin Suriye ile ilgili uçuşa yasak bölge noktasında, güvenli bölge noktasında ve eğit donat noktasında aynı şeyleri düşündüklerini ifade ettiler. Buna benzer konularda işbirliği yapabileceğimize yönelik irade beyanı bizleri gerçekten umutlandırmıştı. Doğrusu bunlar zaten bizim beklentilerimiz dahilindeydi” diyor.

Sisi açısından durum


Geçen haftaki ziyaretler Mısır açısından da bazı gerçekleri ortaya koydu. Öncelikle Mısır lideri Sisi ziyaret öncesi Türkiye’ye karşı ifadelerinde kelimeleri dikkatle seçerken uzlaşmacı bir profil izledi. “Türkiye’nin aleyhine ifadeler kullanmamaya dikkat ettiğini” vurguladı. Muhtemelen Suudilere de Erdoğan’la görüşmelerinde Mısır aleyhinde sesini yükseltmemesi konusunda telkinde bulunmalarını rica etti. Müslüman Kardeşlerle mücadele, Hamas’a destek olunmaması gibi konularda hem Riyad’ın, dolaylı olarak Ankara’nın yardımcı olmasını istedi. Ancak Filistin meselesinde Türkiye’nin tutumunu değiştirmesini beklemek çok gerçekçi değil.