Son Dakika

Okunan haber:

Mehmet Baransu'nun tutuklanmasına ABD tepkisi


DÜNYA

Mehmet Baransu'nun tutuklanmasına ABD tepkisi

Gazeteci Mehmet Baransu’nun Balyoz davasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasına Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tepki gösterdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Baransu’nun tutuklanması konusunda endişelerini dile getirirken; New York merkezli Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) gazetecinin derhal serbest bırakılması çağrısı yaptı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Marie Harf, günlük basın toplantısında olayla ilgili kaygılı olduklarını açıkladı: “Daha önce de belirttiğimiz gibi her operasyon adil, şeffaf ve demokratik yöntemler ile yürütülmelidir. Bununla birlikte adil yargı ve etkili adalete erişim yönündeki kaygılarımız sürüyor.”

CPJ adına açıklama yapan Avrupa ve Orta Asya Program Koordinatörü Nina Ognianova da, Baransu hakkındaki iddiaların düşürülmesi çağrısı yaptı: “Bir gazetecinin görevi kamu yararına gördüğü gelişmeleri haberleştirmektir. Bir gazetecinin elde ettiği belgeleri yetkililerle paylaşmadığı için dava açmak saçmalık.”

Gazetecileri Koruma Komitesi’nin açıklaması


Daha önce Ankara’ya basın özgürlüğü konusunda eleştiriler yönelten Avrupa Birliği’nden bazı parlamenterler sürecin şeffaf bir şekilde sürdürülmesini istiyor.

Baransu’ya destek mesajları

Baransu’nun tutuklanması basın ve siyaset dünyasında tartışılıyor.

İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesi, Baransu’nun ‘devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme ve gizli belgeleri temin etme suçlarından’ tutuklanmasına karar verdi.

Bir dönem Ergenekon davasında yargılanan Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili Balbay, Baransu’nun tutuksuz ve adil yargılanması gerektiğini söyledi. Bir televizyon programında konuşan Balbay, “Baransu kaçabilirdi, kaçmadı. Tutuksuz yargılanmasını istiyorum” dedi.

Ergenekon davası kapsamında 4 yıl 277 gün tutuklu kalan Balbay, 9 Aralık 20013’te tahliye edilmiş ve kendisine yurt dışına çıkış yasağı getirilmişti.

Gazeteci Hasan Cemal “Demokrasi ve hukukun üstünlüğü bu memlekette tüm kural ve kurumlarıyla yerli yerine oturacaksa, Ergenekon ve Balyoz unutturulamaz.” diyerek tutuklamaya tepkisini dile getirdi.


Bir dönem Taraf’ın genel yayın yönetmenliğini de yapmış olan Ahmet Altan, “Balyoz, bir darbe planıydı. O planları ben yayınladım. Ben buradayım. Ne konuşacaksanız benimle konuşun.” diye konuştu.

Ahmet Altan’ın tepkisi için tıklayın.

Baransu’ya destek veren gazeteci Yasemin Çongar da konuyla ilgili ‘Biz gazetecilik yaptık’ başlıklı bir yazı kaleme aldı.


Tutuklama gerekçeleri

Nöbetçi mahkeme tutuklama gerekçelerini şu şekilde sıraladı:

“Dosya kapsamında mevcut delillere göre şüphelinin eylemine konu olan olayın ‘Balyoz darbe planı’ olarak bilinen ve bu plana ilişkin dvd, cd ve belgeler olduğu, bu belgelerle birlikte ‘egemen harekat planı’nın da şüphelinin temin ettiğinin anlaşıldığı, ‘egemen harekat planı’nın ‘çok gizli’ gizlilik derecesine ait olduğu, bu plandaki bilgilerin devletin güvenliği veya iç, dış siyasal yararlar bakımından gizli kalması gereken nitelikte olduğu anlaşıldığı, yine bu cd’lerdeki 118 adet gizli belgenin de çalındığının anlaşıldığı, şüphelinin bir şekilde ele geçirdiği belgelerin kopyası olsa dahi ilgili mercilere teslim etmek yerine, kendisi tarafından imha edildiğinin ifade edildiği, ancak imha edilip edilmediğinin henüz bilinmediği, bulunamayan gizli belgelerin halen nerede olduğu, kimin elinde bulunduğu ve ne amacıyla kullanılacağının bilinmediği, şüphelinin belgeleri aldığını söylediği, emekli asker olduğunu bildirdiği kişinin kim olduğu hususunda henüz bir tespit yapılamadığı, bu kişiyle birlikte hareket eden başka kişilerin de henüz bulunup bulunmadığının da tespit edilemediği anlaşılmıştır.”

12 yıla kadar hapis cezası alabilir

Baransu, Türk Ceza Kanunu’nda 8 yıla kadar hapis cezası öngörülen, “devletin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin etme” ile 12 yıla kadar hapis cezası öngörülen “devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme dışında kullanma, hile ile alma, çalmakla” yargılanacak.

Soruşturma 2013’te başladı

Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği, 27 Aralık 2013’te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuruyla “emekli ve muvazzaf Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının yargılandığı Ergenekon ve Balyoz davalarında Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef alacak şekilde sahtecilik yapıldığı ve suç delilleri üretildiği” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Baransu görev yaptığı Taraf gazetesinde “1. Ordu Komutanlığı’nda darbe semineri düzenlendiği” yönündeki haberlerle ilgili belgeleri 30 Ocak 2010’da dönemin özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’ne teslim etmiş bunun üzerine de “Balyoz Planı” davasının ilk adımı atılmıştı.