Son Dakika

Son Dakika

İran Dışişleri Bakanı : yaptırımlar kalkmadan müzakereler başarılı olmaz

Iran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ile özel röportaj

Okunan haber:

İran Dışişleri Bakanı : yaptırımlar kalkmadan müzakereler başarılı olmaz

Metin boyutu Aa Aa

Mazaheri Reihaneh, Euronews :

Görüş

Ya zıtlaşma ya da işbirliği yolunu seçmeliyiz, ikisinden de yürüyemeyiz.

“Aylar süren müzakerelerin sonunda bir anlaşma zemini oluşturuldu. Bize bu süreçten ve özellikle Lozan’da kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerden bahseder misiniz ?”

Iran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif :
“Müzakerelerin iki temel amacı var. İlki İran nükleer programının daima barışcıl kalması, ikincisi de yaptırımların son bulması. Bizce her iki konu da makul çünkü İran zaten hiçbir zaman nükleer silah üretimine teşebbüs etmedi. Bizim için bu yönde ilerlemek son derece uygun, ayrıca yaptırımlar şimdiye kadarki süreçte kimseye yardımcı olmadı. Bu iki doğrultuda ilerlemek bizim için her zaman öncelikliydi ve müzakere için de çabaladık. Ama amacımıza ulaşmakta zorlanıyorduk çünkü zamanında, batılı dostlarımızdan bazıları yaptırımların önemli ve kolayca vazgeçilmez olduğuna inanıyordu. Süreci yokuşa sürdüler. Çeşitli meselelerde yapılan farklı yorumlamalar yüzünden zor dönemler geçirdik ama her zaman çözüme ulaşmak adına varolan sorunlara odaklandık. Şimdi en zor kısım başlıyor, karşılıklı mutabakata varıp anlaşma taslağını şekillendirmek. Bu epey zaman ve çaba gerektiriyor ama politik kararlar alındı bile. Şimdi sıra biz ve meslektaşlarımızda, geriye anlaşmanın teknik kısımlarını belirlemek kalıyor.”

“18 aylık görüşmelerin devamında yaptırımlar halen en önemli sıkıntı olarak görülüyor. Temmuz sonuna kadar sürecek olan 3 aylık aşamada bu problemi nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz ?”

“Aşamalı yaptırım iptalinden söz edilemez. Maalesef Amerika Birleşik Devletleri “aşamalı yaptırım” cümlesini sarf etti, ama ortak bildiriye baktığımızda “durdurma” veya “aşama” kelimelerine rastlamıyoruz. Şu gayet açık ki iktisadi ve mali yaptırımlar son bulacak. Anlaşmaya vardığımız gün Güvenlik Konseyi’ne gideceğiz ve daha önce alınan kararların yerine yenisi kabul edilecek, ayrıca bütün yaptırımları sonlandırmak adına uygun zemin oluşmuş olacak. Her şey gayet açık ve net, aşama olmayacak, durdurma olmayacak. Önerdiğimiz anlaşmada da bunu açıkça belirttik.”

“Ama Lozan raporunda yaptırımların kaldırılması için herhangi bir çizelge belirtilmiyor…”

“Aslında zamanı gayet açık. İran’ın, Amerika Birleşik Devletleri’nin, Avrupa Birliği’nin ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin tek taraflı tedbirleri konusunda ortak bir zeminde buluşululması konusunda karara vardık. Durum şu ki, Kasım ayında Cenevre’de yapılan görüşmelerde belirtildiği gibi o zaman henüz hazırlamadığımız bilgi notu, İran tarafından hazırlandı. Amerika Birleşik Devletleri kendi iç meselelerinden dolayı bilgi notu oluşturdu, bu onların hakkı ve ayrıcalığıdır. Tam olarak bizim kabul ettiğimiz haliyle olmasa da. Hepimiz için en iyisi bu konu hakkında tartışmayı bırakıp anlaşmaya çabalamak ve bir sonuca ulaştığımızda anlaşmanın son halini kamuoyuna duyurmak.”

“Ama İran Parlamentosu Üyeleri bilgi notunun İran versiyonunun da yayınlanmasını talep etti. Neden detayları halen açıklamadınız ?”

“Aslında yayınladık. İran televizyonunda bütün meseleyi açıkladığım iki buçuk saatlik bir röportaj yayınlandı. İran Atom Enerjisi Örgütü başkanı Dr. Salehi de İran televizyonuna çıkıp süreci tamamiyle açıkladı, yani saklayacak birşeyimiz yok. Kabul ettiğimiz şeyi değiştirmeye çalışma peşinde değiliz. İnanıyorum ki uzlaşma sağlandığı zaman… çünkü şimdi yapmamız gereken şey yazmak, tasarı oluşturmak ve bu tasarı dahilinde anlaşabilmek aslında.

Baştan beri bir yol seçmek gerektiğini söylüyoruz. Ya zıtlaşma ya da işbirliği yolunu seçmeliyiz, ikisinden de yürüyemeyiz. Zıtlaşma yolunu seçersek Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşmiş Milletler yaptırımlarını sürdürecek ve İran da hiç bir sınırlama olmadan nükleer zenginleşme programına devam edecek.”

“Soruma geri dönmek istiyorum, neden bilgi notunu açıklamaya yanaşmıyorsunuz ? İran’daki muhalefetin baskısına karşı bir taktik mi izliyorsunuz ?

“Biz ulusal çıkar adına müzakere yapıyoruz, politik baskı grupları için değil ve bence Amerika Birleşik Devletleri de öyle yapsa iyi olur. Bir bilgi notu yayınlamak gerekiyorsa bunu yaparız, ama İran halkı zaten gerçekleri biliyor.”

“Size İran müzakerelerine katılan bazı dışişleri bakanlarının isimlerini vereceğim, onları birkaç kelimeyle tanımlar mısınız: Frank-Walter Steinmeier ?

“Ciddi bir görüşmeci.”

“Laurent Fabius?”

“Yine, ciddi görüşmeci.”

“Çin Dışişleri Bakanı ?”

“İyi bir dost ve ciddi bir görüşmeci.”

“Rusya Dışişleri Bakanı ?”

“Aynı, iyi bir dost ve ciddi bir görüşmeci.”

“Peki John Kerry ?”

“Bu konuda epey zaman harcamış birisi, ve yine, ciddi bir görüşmeci.”

“Biraz da bölgesel sorunlardan bahsedelim, özellikle Yemen’den. Ülkedeki mevcut durum İran ile Suudi Arabistan arasındaki stratejik farkları keskinleştirdi. Bu durum bölgenin geleceğini ne yönde etkiler ?”

“Yemen, İran ve Suudi Arabistan arasındaki ilişki için bir oyun alanı değil. Yemen’deki sıkıntının, Yemen halkı, farklı politik gruplar ve Yemen üzerinde etkisi olan herkes tarafından çözülmesi lazım.”

“Peki Sergey Lavrov’un dile getirdiği S300 uçaksavarların Yemen meselesi için İran’a satılması konusuna ne diyorsunuz ?”

“Rusya’yla uzun zaman önce hava savunmamızı geliştirmek için imzaladığımız bir anlaşma var. Bunlar saldırı silahları değil, tam tersine savunma amaçlı. Siparişi vereli uzun zaman oldu ve Rusya sonunda anlaşmayı uygulamaya karar vererek sözünü tutup teslimatı yapmak için harekete geçti.”

“Teslimat şimdiye kadar Birleşmiş Milletler’in yaptırımlarına aykırıydı.”

“Hayır, hiç bir zaman Birleşmiş Milletler’in yaptırımlarına aykırı değildi. Rusya’nın bildirisi açık, Birleşmiş Milletler yaptırımlarına asla aykırı olmadığını söylediler. İran bu yaptırımları tanımıyor, onları yasadışı kabul ediyoruz, bütün yaptırımlar yasadışı ve haksız. Rusya kendi kararlarını veriyor ve herhangi bir soru sorulacaksa onlara sorulmalı. S300 hava savunma sistemleri teslimatının gecikmesinin beklenmedik bir durumdan kaynaklandığını umuyorum ve anlaşmaya sağdık kalma kararlarını takdir ediyoruz.”