Son Dakika

Okunan haber:

Avrupa ne kadar doğa dostu?


DÜNYA

Avrupa ne kadar doğa dostu?

Bugün Dünya Günü.

22 Nisan Dünya Günü’nün amacı yaşadığımız gezegeni korumak ve diğer nesillere yaşanılabilir bir halde bırakmak için yapılması gerekenlere dikkat çekmek.

Sosyal medyada #earthday etiketiyle, insanoğlunun Dünya’ya verdiği zararlar ve bu zararları gidermeye çalışanların çabasıyla ilgili paylaşımlar bulmak mümkün.

Peki Dünya Günü’nü duyurmak, sosyal medyada gündeme getirmek, evimiz dediğimiz gezegenimize sahip çıkmak için insanların bilinçlenmesine fiilen ne kadar katkı sağlıyor?

Euronews, doğanın korunmasına dair Avrupa’nın önceliklerini Avrupa Çevre Ajansı’na (AÇA) sordu.

1. Hava kirliliği

AÇA verilerine göre yılda 400 bin Avrupalı hava kirliliği nedeniyle hayatını kaybediyor. Avrupa şehirlerinde yaşayanların yüzde 90’ı, Dünya Sağlık Örgütü’nün kabul edilebilir saydığı seviyenin üzerinde hava kirliliğine maruz kalıyor.

AÇA’ya göre hava kirliliği, 4 milyar Euroluk sağlık faturası ve 15 milyar Euro iş kaybı dahil, yıllık 940 milyar Euro’ya mal oluyor.

AÇA sözcüsü Sebastien Pant, “1970’lerden bu yana iyileşme görülse dahi Dünya Sağlık Örgütü’nün sınır belirlediği seviyelerin çok uzağındayız” diyor ve ekliyor, “2030’a kadar da ulaşabileceğimizi sanmıyoruz…

…Bazı şehirler harekete geçme vakti olduğunun farkında ancak problemi yaratan ulusal düzeyde hükümetlerin sessiz kalışı.”

2. İklim değişikliği ile mücadele ve enerji tasarrufu

“Sene sonunda büyük bir konferans düzenlenecek. Uluslararası düzeyde, bağlayıcı bir anlaşmayla karbon emisyonunun azaltılması konusunda uzlaşıya varmak çok mühim.” diyor Sebastien Pant.

“Avrupa Birliği bu konuda yeterli çaba sarf etmiyor. Rusya’ya olan bağımlılık azaltılarak ve daha fazla enerji tasarrufuyla enerjinin korunması sağlanabilir…
…İklim değişikliği ile mücadelenin yolu enerji tüketimini azaltmaktan geçiyor.”

3. Çevreye zararlı uluslararası ticari ve yatırım anlaşmaları

Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı hakkında AÇA’nın kaygıları var.

Yatırımcılarla devlet arasındaki uyuşmazlıkların halli mekanizmasının (Investor-State Dispute Settlement (ISDS)) anlaşmanın bir parçası olması halinde çevre dostlarının ve bilinçli tüketicinin ciddi şekilde saf dışı kalması söz konusu.

ISDS, siyasi politikaların yatırımcıları zarara uğratması halinde tazminatın yolunu açıyor. Bu nedenle doğanın korunması gibi kamu yararına uygulanan politikalara şirketlerin doğrudan müdahalesi AÇA’yı kaygılandırıyor.

4. Kaynakların daha verimli kullanıldığı döngüsel ekonomi

AÇA döngüsel ekonomiyi teşvik ederek, Avrupa’nın enerji kaynaklarının idareli bir şekilde kullanılmasını ve böylelikle atık üretiminin azaltılmasını hedefliyor.

Başarılı döngü ekonomisinin 72 milyar Euro tasarruf sağlayacağı, karbon emisyonunu azaltacağı ve 400 bin iş imkanı yaratacağı tahmin ediliyor.

Pant, “Avrupa’nın ivedilikle enerji kaynaklarının daha iyi idare etmesi gerekiyor. Örneğin, ürünlerin daha iyi tasarlanması demek çevreye atılan atıkların da azaltılması demek.” sözleriyle endüstriyel tasarımın da enerji tasarrufunda önemli bir yer kapladığının altını çiziyor.

“…Bu hedefe ulaşacağız, bunda şüphemiz yok. Çoğunluk da bu ihtiyacın farkında…”
“…Buradaki soru: bunu ne zaman başaracağımız. Avrupa Komisyonu daha kapsamlı bir öneri sunma vaadi ile, daha önce yaptığı öneriyi geri çekti.”

5. Biyolojik çeşitliliğin ve eko-sistemin korunması

AÇA’ya göre sürdürülemez tarım teknikleri, kotayı aşan balık avlama, hava ve kimyasal kirlilik biyolojik çeşitliliğin ve ekosistemin en büyük düşmanı.

AÇA’nın hazırladığı bir rapor, Avrupa’daki yer üstü sularının 2015’te yalnızca yarısının iyi durumda olacağına dikkat çekiyor. Raporda Avrupa’daki denizlerin tamamının ve sulardaki biyo-çeşitliliğin kötü durumda olduğu vurgulanıyor.

Ajans, sağlıklı ekosistemin selleri engellediğini, suların temiz kalmasını sağladığını ve hastalıkların kontrol altında tutulmasında önemli olduğunu söylüyor.