Son Dakika

Okunan haber:

İngiltere'de sosyal talepler gençliği siyasallaştırıyor


insiders

İngiltere'de sosyal talepler gençliği siyasallaştırıyor

İngltere’de sosyal bilimler alanında öğrenim gören bazı kız öğrenciler için eskortluk, striptease, siber sex işçiliği son dönemlerde yaygınlaştı.

Son araştırmalar Britanyalı 20 öğrenciden birinin bu tür işlerde çalıştığını ortaya koyuyor. Çoğu, ekonomik gerekçelerle, pahalı yaşam koşullarına direnebilmek için bu işi yaptığını söylüyor.

Misha: “21yaşındayım. Öğrenciyim. Sex işçisiyim. Ders saatlerime göre ayarlayabileceğim bir iş. Bu işte kazandığım parayı garsonluk yaparak kazanamam. Düşük gelirli bir ailenin çocuğuyum. O nedenle de ailemin bana ekonomik destek olma şansı yoktu. Londra’da hayat çok pahalı. Özellikle de ev kiraları çok yüksek. Öğrenci kredisiyle birlikte elime geçen yıllık sadece 9 bin pound. Bu gerçekten yetersiz. Şimdi çok daha fazla kazanabiliyorum.”

Misha, şimdi sadece haftalık kazancının ev kirasını ve aylık giderlerini karşılamaya yettiğini söylüyor.

Bir başka gün Misha ile tekrar karşılaşıyoruz. Onu İngiltere’deki üniversitelerde birkaç hafta önce başlayan Occupy (İşgal) hareketine destek veren eylemlerde görüyoruz.

Bu gösterilerde öğrenciler, ülkedeki üniversite sisteminin ticarileşmesine itiraz ediyor, gittikçe yükselen üniversite harç ücretlerinin kaldırılmasını istiyorlar. Bu konudaki vaatler İngiltere’de 7 Mayıs’ta yapılacak seçimler için yürütülen siyasi kampanyaların da ana temalarından.

İngiltere’de üniversitlerin ticarileşmesine tepki büyüyor

Britanya’nın en önemli eğitim kurumlarından biri sayılan London School of Economics’deki (LSE) “İşgal” hareketinin katılımcılarından biri de Benjamin. Hareketin talepleri arasında özgür ve bağımsız üniversite, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, çevreye zarar veren veya savaş endüstrisine yatırım yapan şirket faaliyetlerinin engellenmesi gibi başlıklar var.

Benjamin, öğrenci: LSE, neo liberal anlayışın hakimiyetinin simgesi oldu. Bu, İngiltere’deki yüksek öğrenim sisteminin yapısal biçimde dönüşümü demek. Harç ücretleri üç kat arttı. Büyük çapta bütçe kesintileri var. Üniversiteler para kaynağı için ticari pazar haline getiriliyor. Gösterişli binalar inşa ediliyor, öğrenciler kar elde edilecek müşteriler olarak görülüyor. Bu gidişata dur demek, bir itirazı dillendirmek için toplanıyoruz. Bu hareket, siyaseti yeniden eğitim sorunlarına dahil etmek ve öğrencilerin yüzünü de politik dünyanın gündemine çevirmekle ilgili.”

Son yıllarda Britanya gençliği ile politikacılar arasındaki diyaloğun azaldığı gözleniyor. Şehir merkezinden Londra’nın popüler mekanlarına kadar pek çok yerde gençler ihmal edildikleri görüşünde.

Örneğin bunlardan biri “Bir genç olarak ev kredisi projelerinden çok bizi kucaklamalarını görmek istiyorum. Buna bakıyorum. Yaşlılara hitap eden bir dilleri var. Gençleri anlayacak, kucaklayacak gibi görünmüyorlar. Öyle bir hedefleri yok.” diyor.

Bir diğeri politikacılara hiç inanmıyor: “Mesele, benim için ne yapacakları ile ilgili değil. Mesele, ben onlara gerçekten inanmıyorum. Ne söyledikleri, kim için söyledikleri hiç önemli değil.”

İngiltere’de gençleri sandığa çekmek için kampanyalar yürütülüyor

Beş yıl önce çalışmalarına başlayan bir sivil organizasyon, İngiltere’de okullarda, gençlik merkezlerinde,üniversitelerde, faaliyet gösteriyor. Gençlerin, seçimlerde sandığa gitmeleri için kampanyalar yürütüyor. Gençlerin oyları İngiltere seçimlerinin sonuçlarını etkileyecek kadar önemli.

Sara Ghaffari, Kampanya Koordinatörü: “İngiltere’de 2010 genel seçimlerinde oy kullanma hakkı olan gençlerin sadece yüzde 25’i sandığa gitti. Son beş yılda genç kuşakları hedefleyen pek çok politik girişim oldu. Onlara hitap eden, durumlarını düzeltmeyi hedefleyen uygulamalar vardı. Biz gençleri, oy vermeye çağırıyoruz, onları sandığa gitmeleri için motive ediyoruz. Politikacılar zaferi, gençlerin oylarıyla kazanacaklarını görsünler. Bunu umut ediyoruz. Gençlerin, gerçekten aktif, dinamik, cazip ve daha talepkar bir kitle olduğunu anlasınlar.

Politikacı topluluğu ile ilgisini kesmiş bir kuşağın seçimlerdeki tavrı belki de “Bunların hiçbiri!” olmalı. Toplantıda tartışılan önerilerden biri de sandığa gitmek ama oyu geçersiz sayılacak biçimde kullanmak.

Massai Lawrence:” Genç insanlar arasında öne çıkan düşüncenin, sandığı ters çevirme, sandıkla dalga geçme olduğunu görüyorum. Çünkü bana göre, bir troller kuşağında yaşıyoruz. Herkes trollerden nefret ediyor. Öte yandan herkes onları seviyor. Bu tavrın çok eğlenceli olduğunu iddia edecek değlim ama en azından teşvik edici. Boykot etmektense sandığa gidiyoruz.Hem bir tür meydan okuma anlamı da var. Gençler hep son sözü söylemeyi seviyorlar, Sandıkla dalga geçme de burada devreye girecek. Çünkü basitçe, “Hayır, temsil edildiğimi düşünmüyorum.” diyorsunuz. Bu, benim kendi düşüncem. Herkes ‘oy kullan’ diyor. Her yerde seçim afişleri görüyorum ama aslında beni ifade etmiyorlar. İşte bu yüzden de sandıkla dalga geçeceğim.”

Başka bir dünya mümkün diyen gençler

İngiltere’de tanıştığımız gençlerden bazıları ise sıkça suçlandıkları duyarsızlıkları konusunda da bizi yanıltıyorlar. Jonathan bunlardan biri. Mezun olduktan sonra farklı işlerde çalışan Jonathan kendi eğitimiyle ilgili bir iş bulamamamış. Sonunda online perakende erkek giysileri satmaya başlamış. Ama bir vizyonu var. Sattığı giysiler çevreye duyarlı ve ‘geleceği kurtar’ mesajı veriyor.

Jonathan Mitchell: “Bunlar plastik şişelerden yapılıyor. Bir plastik şişeyi eritirsiniz ve ondan küçük dokular elde edersiniz. Bunlar tam da bizim istediğimiz giysiler. Mükemmel bir ürün. Çevreye duyarlı bir süreçle üretiliyorlar. Ve bence gerçekten de geleceğin işi bu.”

Jonathan’ın politika konusunda da görüşleri var. Oy kullanacağını söylüyor. Fakat, 25 yaşında ve herşeyden önce kendi kuşağının yaratıcılığına güveniyor. Başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyor.

Jonathan Mitchell: “Brothers we Stand’ı kurmamda dünya çapında bir iş yapmak istemem etkili oldu. Bu doğrudan politika ilgili birşey değil. Fakat yeteneklerimi kullanma yöntemim. Politka ile ilgilenmek ve söz söylemek güzel. Ama bunun dışında da yapacaklarımız olmalı. Seçimleri beklemek zorunda değiliz istediklerimizin olması için. Hepimiz etrafımızdaki birçok şeyi değiştirebiliriz. Sadece harekete geçmeliyiz.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
İngiltere Parlamentosu'nda azınlık gruplar yeterince temsil ediliyor mu?

insiders

İngiltere Parlamentosu'nda azınlık gruplar yeterince temsil ediliyor mu?