Son Dakika

Okunan haber:

İngiltere'de yaşam nasıl?


Birleşik Krallık

İngiltere'de yaşam nasıl?

Düşen emeklilik maaşları, konut fiyatlarının tavan yapması, üniversite öğrencilerinin çaresizce okuyabilmek için aldığı krediyi geri ödeyebilme telaşı ve ülkede gittikçe pahalanan yaşam şartları…

İngiltere’de orta gelirli halkın ekonomik anlamda toplum dışına itilmesi ve ülke zenginliğinin yüzde 1’lik bir kesimin elinde tutulması toplumsal parçalanmanın yanı sıra 7 Mayıs’ta yapılacak genel seçimleri de etkilemesi bekleniyor.

Gelişmiş ülkelerde halkı zora sokan bu durum sadece mali kriz ve kemer sıkma politikalarından kaynaklanmıyor. Küreselleşen ekonomide dev şirketlerin üretim birimlerini iş gücünün ucuz olduğu ülkelere taşıması bu ülkelerin halkını zor duruma sokuyor.

Euronews muhabiri Joanna Gill İngiltere ekonomisinin iyiye gittiğini ve umut vaat ettiğini belirterek bu durumun hala halka yansımadığına dikkat çekiyor:

“Artan konut fiyatları, üniversiteye kayıt ücreti ve yaşamın burada çok pahalı oluşu orta ve düşük gelirli halkı güvencesiz ve riskli bir hayat yaşamaya itiyor. Sadece kriz ve tedbir politikalarından kaynaklanmayan bu durumdan aynı zamanda küreselleşen ekonomi de sorumlu.”

İngiltere ekonomisine göz attığımız zaman mali krizden iyi bir çıkış yaptığını görüyoruz. Ancak bu görünen imajı biraz kazıdığınız zaman altından bambaşka bir şey çıkıyor. Zor durumda olan orta gelirli halkın yanı sıra ülke zenginliğini elinde tutan bir azınlık göze çarpıyor.

Londra’dan bir saat uzaklıkta zengin bir banliyö olan Bicester bulunuyor. Yakın zamanda yayınlanan rakamlar daha fazla insanın ailelerini geçindirmek gıda bankalarına yönlendiğini gösteriyor.

The Trussell Trust İngiltere genelinde bu bankaların 400’ünün idaresini sağlıyor. Ve bu bankalara yönelenlerin sayısı geçen sene itibariyle bir milyona ulaştı. Geçen seneye oranla yüzde 19 artış olduğunu görüyoruz. Bu gıda bankalarına sıklıkla uğrayan bir evsiz adam buraya gelen insanların nasıl değiştiğine dikkat çekiyor:

“Gıda bankalarına müracaat edenlerin sayısı gittikçe artıyor. Sadece benim gibi zor dönemden geçen insanlar bulunmuyor. İşi olan insanlarda oraya müracaat ediyor… Bizler insanız. Buradaki her şey yardımseverlerden geliyor, vergilerimizi arttıran ve maaşları düşüren hükümetten değil.”

İngiltere’de sadece zengin ve fakirler arasında bir çukur yok. Daha çok yaşa bağlı olarak artıyor. Üniversite kredilerini ödemek zorunda olan gençler artan yaşam şartları karşısında ailelerinden daha da kötü durumda olacaklar. 25 yaşındaki Dan Kidby üniversite eğitimi için 90 bin Sterlinlik burs aldı. Lisansını bitirdikten sonra Yüksek Lisansı için para biriktirebilmek için ailesinin yanında yaşayarak başkentte çalışmaya devam etti. Bütün hayatı boyunca ise bu borcu ödemek zorunda kalacağını biliyor.”

“Çok yüksek bir maaş arayışı içerisinde değilim. Ama senelik 25 ila 30 bin Sterlin arası kazanan biri bu borcun altından kalkamaz. Bu borç sıfırlanana kadar boynumda bir yük olarak kalmaya devam edecek. Ekstra vergi gibi. Gerçekten çekilmez bir durum, sinir bozucu ve haksızlık. Bu borç yüzünden köşeye sıkışmış durumdayım.”

Bir aileyi geçindirmek de daha da zorlaştı. Londra’ya 25 dakika uzaklıkta Reading’te Georgina iş bulabildiği için kendini şanslı hissediyor. Ancak çocuklarına bakabilmek için bakıcıya verdiği para maaşının neredeyse yarısı.

Georgina ve eşi geleceğe endişeyle bakıyor.

Georgina Dean:

“Ayda bin 800 ila bin 900 Sterlin arası veriyoruz. Bu da yıllık 22 bine denk geliyor. İş anlamında ne olacağını hiç bir zaman kestiremiyorsunuz. Her an bir sorun çıkabilir. Bu nedenle sürekli kafanızda bir son dakika planı olmalı.”

Yaşam standartlarının düşmesi, fiyatların artması ve iş verene bağlı hale gelmek, orta ve düşük gelirli aileleri istikrarsız bir duruma soktu. “ Broke: Orta sınıfı kimli öldürdü” kitabın yazarı David Boyle siyasi bir kutuplaşmanın doğurabileceği riskleri ele alıyor:

“Orta gelirli sınıfı hayal kırıklığına uğratmak siyasetin üzerinde çok kötü etkiler doğurabilir. Hoşgörüsüzlük ve öndekileri silme gibi… Çok dikkatli olmak gerek… Radikal bir vizyon izleyenlerse bu durumdan galip gelir. Avrupa’da görüyoruz. Eğer güçlü bir siyasi merkeziniz yoksa sağ ve solda radikalleşmeler oluşuyor.”

David Boyle’e göre orta sınıfın güvensizliğe itilmesinin doğuracağı sonuçları yeterince hesaplamıyor ve göz önünde bulundurmuyoruz. Bu parçalanmanın 7 Mayıs’ta yapılacak genel seçimleri derinden etkileyeceği tartışılıyor.