Son Dakika

Okunan haber:

Büyük Veri: Dijital dünyada bıraktığımız izlerden geleceğimiz okunuyor


learning world

Büyük Veri: Dijital dünyada bıraktığımız izlerden geleceğimiz okunuyor

Big Data yani Büyük Veri. Artık her gün duymaya alıştığımız bu kavram, eğitim dünyasında radikal bir değişim için kullanılabilir mi?

İş dünyasından bürokrasiye pek çok alanda bu kavramla gittikçe daha fazla karşılaşıyoruz. Kavram, basitçe, çok büyük miktardaki verinin toplanması ve yorumlanması olarak tanımlanabilir. Peki eğitimde nasıl kullanılabilir?

The Economist Dergisi editörü Kenneth Cukier’in bu konuda, meslektaşı Viktor Mayer-Schonberger ile birlikte yazdığı ‘Learning With Big Data The future of Education’ (Büyük Veri’yi Öğrenmek Eğitimin Geleceği) isimli bir kitabı var. Amerikalı gazeteci, Büyük Veri uzmanı. Beş yıldır bu başlıkta konferanslara katılıyor, seminerler veriyor.

Kurduğu denklem çok basit. Eğer veriler doğru analiz edilirse bir hazinedir. Binlerce insanın sorunlarının, ihtiyaçlarının önceden tahminine yardımcı olur.

Pek çok yaşam pratiğimiz bir data olarak okunuyor

Kenneth Cukier:“Pek çok yaşam pratiği bir bilgi biçimi, bir veri formu olarak okunabilir. Mesela konum bilgisi, mesela kalori tüketim miktarı, ya da ziyaret edilen internet siteleri. Bu verileri daha da çeşitlendirerek bir veri nehri oluşturarak tek tek verilerle yapılamayacak tahminleri yapabiliriz.”

Cep telefonlarımız ve bilgisayarlarımızla her gün dünyanın her yerinde milyarlarca veri biriktiriyoruz. Bu bir paralel dünya yaratıyor. Buna Büyük Veri diyoruz. Bu kavram pazarlamada kullanılmaya başlandı. Peki kavram, eğitim dünyasına dahil edilebilir mi?
Kenneth Cukier’ye göre evet. Kitabının tezi de zaten bu. Pek çok öğretmenin bu kavramdan faydalandığını söylüyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nde, internetin uzaktan eğitimde kullanıldığı Kitlesel Çevrimiçi Açık Ders Uygulaması’nda bir olay yaşandı. Öğretmenler, öğrencilerin online dersleri takip ederken, ara verdikleri ve tekrar yaptıkları aralıkları gözledi. Standford’da bir öğretmen, 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin 3. sınıf derslerini izlediklerini gördü.

Üçüncü sınıfta, Matematik Tekrar dersi vardı ve durum, öğrencilerin, daha derinlemesine öğrenmek istediklerinde, aslında matematik bilgileri konusunda kendilerinden daha az emin olduklarını açığa çıkarıyordu.

Büyük Veri ile öğrencilerin zayıf ve üstün yanlarını, hatta duygularını öğrenmek mümkün

Geleneksel olarak bir öğretmenin bunu fark edebilmesi, bu kritik noktayı görebilmesi beklenmez. Ancak söz konusu online “veriler” olunca öğretmenler bu kritik tespiti yapabildiler. Bu veriler sayesinde iki önemli noktayı yakalayabildiler: Derse daha fazla hazırlanmaları ve öğrencilerin izlemeyi bıraktıkları yerleri daha fazla anlatmaları gerektiğini öğrendiler.

Kenneth Cukier’ye göre bu, detayların öğrencilerin duyguları, zayıflıkları ve üstünlüklerine göre belirlenebileceği bir eğitim devriminin habercisi.

Kenneth Cukier:“Uyarlanabilir öğrenme gerçekten çok önemli. Neden, çünkü, her insan farklı tempoda, farklı yöntemle öğrenir. Gerçekte çocuklarımızı farklı bir dönemde yerleşmiş, endüstriyel, tek yönlü, tek boyutlu, mekanik eğitim sisteminden korumamız gerekir. Şimdi böyle bir şansımız var.”

Öğrencilerin klavye hareketlerinden bireysel öğrenme modelleri çıkarılıyor

Üniversitelerin, her bir öğrencinin klavyedeki hareketlerini izleyerek onların öğrenme modellerini çıkardığını ve durumlarının gerektirdiği özel dersleri önerdiğini düşünün. Arizona Eyalet Üniversitesi’nde bu, bir bilim kurgu konusu değil. Uygulama Amerika Birleşik Devletleri’nde eğitimde bir dönemi sona erdiriyor.

70 binin üzerinde öğrencisiyle Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük devlet üniversitesi Arizona Eyalet Üniversitesi’nde matematik sınıflarında eğitim bilgisayarla yapılıyor. Öğrenciler, final sınavlarının sonuçlarını gözden geçiriyorlar. Uygulanan yöntem, öğrencilerin çevrim içi ve çevrim dışı oldukları zamanların bilinmesini veri analizi açısından önemli kılıyor.

Bir yazılım programı, öğrencilerin seviyelerini, güçlü ve zayıf yanlarını, hatta çekincelerini bile veri haline getiriyor. Artık sınıftaki tek yardımcıları öğretmenleri değil.

Irene Bloom, Matematik Profesörü: “Çok kişisel ve her bir öğrenciye tek tek ulaşabiliyor. Bir öğrenci konuya yatkınken diğerinin daha fazla emeğe ihtiyacı olabilir. Sistem tüm bu farklılıklara göre bir modelleme yapıyor ve değişikiliklere uyarlanabiliyor.”

Algoritmalar, binlerce öğrenciden elde edilen veriler ve istatistiklerle karşılaştırılıyor. Otomatik olarak öğrencilerin ihtiyaçları belirleniyor.

Yeni teknoloji, öğretmenlere, öğrencileri desteklemek için daha fazla, konu anlatımı için daha az zaman tanıyarak öğretme metodlarını değiştiriyor.

Bu yazılımın lisansı ucuz değil. Aylık her bir öğrenci için 100 Dolar. Üniversitenin amacı, okulu bırakan öğrenci sayısını düşürmek, harç ücretlerinden gelen geliri arttırmak. Son bir yılda Arizona Eyalet Üniversitesi’nin başarı oranı artarken okulu terk eden öğrenci sayısı da düştü. Uyarlamalı eğitim programından yeni mezun olan Aspen Cooper’a göre başarı garantili bu yöntemin fiyatı çok uygun.”

Aspen Cooper:“Kimse sınıfta kalmadı. Bu sınıfta başarı oranı çok yüksek. Bir öğrenci sınıfta kalmışsa mutlaka sisteme yeteri kadar zaman ayırmamıştır.”

Amerika Birleşik Devletleri’nde çok yakında, beş milyondan fazla öğrenci bu yeni uyarlamalı öğrenme metodu ile tanışacak. Bu, eğitim dünyasında radikal bir dönüşüm demek.

Çin Büyük Veri kullanımında iddialı

Çin’in 7 üniversitesi, dünyada, alanında bir ilk olduğunu iddia ettiği veri bilimi programları başlattı. Yıl sonuna kadar 40 bin mezun vermesi bekleniyor. Çinli uzmanlar, ülkenin Büyük Veri’de bir lider olması için çalışıyorlar.

Pekin Jiaotong Çin’deki en eski IT üniversitesi. Geçtiğimiz Eylül ayında Çin’de büyük veri konusunda eğitim programı uygulanan 7 pilot üniversiteden biri oldu. Öğrenciler burada, bir restoranın internet sayfasına yazılan müşteri yorumlarının ve beğeni ifadelerinin nasıl okunacağını ya da iş geliştirme stratejilerinde ve satış yöntemlerinde taşınabilir bilgisayar ve telefonların nasıl kullanılabileceği gibi alanlarda eğitim görüyor.

Öğrencilerden Xing Xin, okuldaki eğitimi tarif ederken “Burada yaptığımız, aslında mobil cihaz kullanıcısı müşteriden veriler yakalamak. Kullanıcının uygulamaları nasıl kulandığını anlıyoruz bu sayede neyi beğenip neyi beğenmeyeceğini kestirmeye çalşıyoruz.” diyor.

Bu yeni programda yaklaşık 80 öğrenci var. Bir kısmı Avrupa’dan ve Amerika Birleşik Devletleri’nden geliyor. Çünkü şu anda dünyada böyle bir eğitim sadece Çin’de var. Çok çalışmak bilgisayarın karşısında çok zaman haracamak zorundalar.

Bu okulların programlarında IBM yazılımı ve teknolojsi kullanılıyor. Amerikan şirketi, Ulusal Büyük Veri Programı’nın parçası olarak üniversitedeki akademisyenlerin eğitiminde de hizmet veriyor.

Eric Guan bu kursların başarısını denetleyen bir mühendis. Ona göre firmanın mühendisleri gerçekten de şirketlerin ne istediklerini biliyor.

Eric Guan:“Öğrenciler Büyük Veri’nin sadece nasıl okunacağını değil ayrıca ekonominin geneli ve bankacılık, finans, sigortacılık gibi sektörlerde nasıl kullanılabileceğini de öğrenmeliler. Büyük Veri’nin ekonomiyi geliştirmek için, yeni endüstrilerde sorunları çözmek için nasıl kullanılacağını bilmek zorundalar.”

Örneğin Büyük Veri, bankacılık sektöründe risk yönetimi, dolandırıcılık veya bunun gibi durumlarda kullanılmalıdır.

Haziran’da Jiaotong Universitesi öğrencileri, dünyanın ilk Büyük Veri mezunları arasında yer alacaklar. Yıl sonuna kadar Çin, ülke çapında 100 üniversitede daha Büyük Veri eğitimi planlıyor.

Büyük Veri eğitimde son devrim mi yoksa son geçici moda mı? Sosyal medya sayfalarımızdan bu konudaki görüşlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Öğrencilerin yönettiği okulun kurucusu Neil: "Ruh hastası bir başbakan yerine mutlu bir çöpçü yetiştirmeyi yeğlerim"

learning world

Öğrencilerin yönettiği okulun kurucusu Neil: "Ruh hastası bir başbakan yerine mutlu bir çöpçü yetiştirmeyi yeğlerim"