Son Dakika

Okunan haber:

Sisteme öfkeli Ada Colau Barcelonalıların kalbini fethetti


Insight

Sisteme öfkeli Ada Colau Barcelonalıların kalbini fethetti

İspanya’da yaklaşık 35 milyon seçmenin oy kullandığı yerel seçimlerde Ada Colau, Barcelona’nın ilk kadın belediye başkanı olmaya hak kazandı.

Büyük değişimleri beraberinde getiren seçim sonuçları demokrasi tarihinde yeni bir döneme sahne oldu.

İpotek Mağdurları Platformu Sözcüsü olarak tanınan sol eğilimli kadın aktivist Ada Colau , Podemos, ICV, EUiA ve Procés Constituent partilerinin ortak adayı olarak seçime gitti ve Barcelona Belediye Başkanlığı yarışında en çok oyu aldı.

*Seçim sonuçlarını “Davut’un Calut’a karşı galibiyetine” benzeten Colau, ilk yaptığı açıklamada, “Halk, vatandaşlar, ümit ve heyecan kazandı. Ben sadece halkın hizmetinde olan belediye başkanı olacağım” ifadelerini kullandı. *

Ada Colau, “Eski bir dönemi, siyasi arenayı bir kaç büyük partinin yönettiği ve iki partili bir dönemi arkamızda bıraktığımız apaçık ortada. Halkın her dört senede bir, hiç bir şeyi değiştiremeyecekleri hissiyatıyla oy vermeye gittiği dönem artık sona erdi” dedi.

Hedefinin Barcelona’yı demokratik bir devrimin referansı haline getirmek olduğunu açıklayan Ada öncelikleri arasında yoksulluğa karşı acil durum planı ve yolsuzlukla mücadele birimlerinin oluşturulması olduğuna dikkat çekti:

“Bugünden itibaren (25 Mayıs) olası en büyük şeffaflığa yer vererek uyguladığımız siyaseti değiştirmeliyiz. Her bilgiye ulaşabilmeli, idari yönetimlerde neler olup bittiğini, nelerin çalındığını, siyasi partiler tarafından kontrol edilen yüksek kamu görevlilerini yakından tanımalı ve yeni bir düzen getirmeliyiz.”

Her bir oyun seçimlerde etkili olabileceğini göz ardı etmeyen Ada Colau seçim kampanyaları boyunca halkla yakından diyalog içerisinde oldu. 41 yaşında, kendisini “sıradan bir vatandaş” olarak nitelendiren Colau kirada oturduğunu, toplu taşıtları kullandığını ve globalleşme karşıtı olmadan önce her türlü işte çalıştığını söylüyor.

Ülkesinde ekonomik kriz mağdurlarının sözcüsü olarak tanınıyor…. Colau aşırı borçlanma, göçmelerin sınır dışı edilme politikası ve bankaların çıkarcı uygulamalarına karşı söylemleriyle biliniyor.

Euronews muhabiri Francisco Fuentes Barcelona’dan aktarıyor:
“İspanya’da artık bir çok belediye ve bölge, şimdiye kadar siyasete girmeyi hayal bile etmeyen yeni yüzlere kavuştu. Seçimlerin ardından diyalog ve uzlaşma zamanı nihayet geldi.”

İspanya’daki yerel ve bölgesel seçimleri değerlendirmek üzere Madrid’de Ortega y Gasset Vakfı’nda Madrid Özerk Üniversitesi siyaset bilimi profesörü Fernando Vallespín ile görüştük. Vallespín iki önemli konuya vurgu yapıyor:

“İlk olarak iktidardaki Halk Partisi siyasi arenada güç kaybetti. İkinci olaraksa Madrid ve Barcelona gibi şehirlerde büyük partilerle yarış içerisine giren- farklı sol siyasi partileri çatısı altında bulunduran – bu platformların elde ettiği başarının sembolik değeri çok önemli… Bu durum Barcelona ve neredeyse Madrid için de alternatif seçenek haline geldi.”

Siyasi arenada iki kadın: Biri aktivist diğeriyse tanınmış bir hakim. Bu iki lider hiç bir siyasi partiye bağlı olmadan platformdaki partilerin desteğini alarak, Barcelona ve Madrid belediye başkanlığı seçimlerine aday oldu. Peki iki kadının ortak noktaları neler?

“Manuela Carmena, Ada Colau gibi sistem karşıtı biri … Colau ekonomik krizin en can alıcı zamanlarında direncin sembolü haline geldi… Çevresine büyük bir kitleyi toplamayı başaran bu iki lider geçmişte farklı siyasi partilere oy veren seçmeni bir araya getirdi. Bu seçmen ekonomik krizden bu yana İspanya’da görülen “reform hassasiyeti” etrafında toplanıyor.”

2011 seçimlerinden bu yana bölgesel gücün büyük bir kısmını elinde bulunduran Mariano Rajoy’un partisi bu gücünü artık kaybediyor. Bu duruma ne Rajoy’un seçim kampanyalarında yer alması ne de ekonomik iyileşme engel olabildi. İspanya Başbakanı’nı ne tür sonuçlar bekliyor?

“Mariano Rajoy söylemlerini tamamen değiştirdi ve özellikle hükümette göreve yeni isimler atayarak büyük bir değişikliğe imza attı. Genel seçimlerin yaklaştığı bu süreçte çok zor olacak. Rajoy’un siyasetinin çöktüğümü düşünüyorum. Özellikle de Halk Partisi’nin bu seçimlerde kaybettiği Madrid ve Valencia gibi yerlerde ve yolsuzluğun apaçık görüldüğü yerlerde…”

Sonuçlar PP ve PSOE gibi iki büyük partinin güç kaybettiğini doğruluyor. İki parti geçmişte beraber oyların yüzde 70’yini elde etmeyi başarıyordu. Şimdiyse yerlerini yeni gelenlere bırakıyor. Yeni güç ilişkisi nasıl olacak?

“Ben seçim sonuçlarının İspanyol siyasetinde bazı noktaları açıklığa kavuşturduğu düşünüyorum. En azından yüzde 50’ye yakın oy potansiyeli bulunan iki büyük parti için ve onlardan yeni partilere doğru olacak oy geçişleri açısından. Solda bir seferberlik olduğunu görüyorduk fakat Podemos ve Ciudadanos tarafından öngörüldüğü şekilde oya çevrildiğini söyleyemeyiz. Yani sonuçlar için devrim niteliğinde diyebiliriz, çünkü bu partiler daha önce bu kurumlarda yer bulamıyordu fakat seçim öncesindeki araştırmalarda ileri sürüldüğü ölçüde değil.”

Fernando Vallespín’e son olarak bu seçimlerin bölgelerde ve büyük şehirlerde hiçbir partiye mutlak çoğunluk vermemesini nasıl değerlendirdiğini sorduk.

“İspanyol seçmen burada bir çelişki görüyor. Yeni partilerin eskileriyle yapacakları ortaklıklarda nasıl davranacağını çok yakından izleyecek. Diğer yandan halk yönetilebilir bir ülke olmasını ve koalisyonların kurulup yürütülebilmesini de istiyor. Partiler nasıl davranacaklarını tam olarak bilmiyor gibi. Bir siyasi istikrarsızlık olduğu görülüyor bu da makul. Ancak şu da kesin ki, sahne Kasım’daki seçimlerden sonra yeniden şekillenecek.”

Türkiye'den Avrupa'ya geçmeye çalışan göçmenlerin son durağı Sisam adası

Insight

Türkiye'den Avrupa'ya geçmeye çalışan göçmenlerin son durağı Sisam adası