Son Dakika

Bilgin Aygül:"Osmanlı 1912'de Opera binası yaptı, yol genişleteceğiz diye yıktık"

Okunan haber:

Bilgin Aygül:"Osmanlı 1912'de Opera binası yaptı, yol genişleteceğiz diye yıktık"

Metin boyutu Aa Aa

7 Haziran 2015 seçimleri öncesinde Trabzonlular siyasi partilerin projelerini şehrin geleceği açısından nasıl değerlendiriyor? Kamuoyundaki Trabzon algısı gerçeği ne kadar yansıtıyor? Futbolda iddialı bir şehir olması ve zaman zaman yaşanan şiddet olayları Trabzon’un kültür, sanat, spor, siyaset alanındaki değerlerini gölgede mi bırakıyor? Doğa ve turizm potansiyeli, popülist projelerde yeterince önemsenmiyor mu? Bunlarıi 1976 yılında kurulan ve 10 yıldır düzenlediği Her Yönüyle Trabzon Etkinlikleri ile Trabzon’un yeterince tanınmayan kültür, sanat tarih ve folklor değerlerini ülke gündemine taşımasıyla dikkat çeken Trabzon Vakfı’nın başkanı, iş adamı, eski Trabzonspor başkan yardımcısı Bilgin Aygül’e sorduk.

Trabzon’da sanayi zor, lojistik üs ile spor, kongre ve kültür turizmi altyapısı var

Bilgin Aygül: Bugün Trabzon’un en önemli sorunlarından biri ekonomik altyapıdaki yetersizlik. İstihdam ciddi bir sorun. Dışsal ekonomiler olmadığından, bölge bir sanayi kenti olmaya altyapı olarak elverişli değil. Ama bir ticaret, eğitim, spor, kongre turizmi, kültür, tarih turizmi konusunda ciddi bir altyapı var. Hep 4 bin yıllık bir kentten bahsediyoruz. Mimari olarak geçirdiği başkent süreçleri de kente farklı bir doku kazandırmıştır.

Uygarlıklar inşa edilmiş bir kent ve turizm altyapısı gerçekten çok güçlü. Bu korunarak, bir turizm kenti olabilir. Trabzon mavi endüstri ile barışık, denizi kullanan bir sanayi altyapısına kavuşabilir. Ama Trabzon’da gerçekten hem tarım, hem sanayi zordur. Ancak tarıma dayalı sanayi, yani örneğin fındığı iç fındık olarak değil de çikolata olarak veya onu türevlendirerek, işleyerek satmak, Trabzon’a ciddi bir katma değer kazandırır.

Trabzon aynı zamanda bir lojistik üs olabilir. Ama Türkiye’de her il için, Batı’daki gibi, bölgesel kalkınma stratejileri oluşturulmalı . Mesela, Urfa neden bir tarım fuarının merkezi olmasın. Bugün kendi ilgi alanım olan fuarcılığın amiral gemisi Avrupa’dır, Almanya’dır. Her kentte farklı bir fuar yapılır. Aynı fuarı iki kentte göremezsiniz. Dolayısıyla Trabzon, balıkçılık sanayiinin geliştirildiği, belki balıkçılık fuarının, hem balık avcılığı hem balık işleme sanayiinin geliştiği bir fuar altyapısına kavuşabilir. Belki bütün illerin ihtisaslaşabilecekleri sektörler seçilir. Mesela Mersin bir lojistik üstür, Trabzon da bir lojistik bir üstür, bunlar geliştirilebilir. Buna yönelik yüksek okullar, gemicilik, yat kullanımı ile ilgili kurslar açılabilir, makine tamiri v.s. konularında yüksek okullarda eğitim verilebilir.

Trabzon gerçekten bir Davos olabilir, bir sorgulama konferansıyla öncelikleri çıkarılmalı

Trabzon da Türkiye de komşu ülkeleri düşündüğünüz zaman, çevrede parlayan yıldızlar. Hem Türkiye, hem de kentimiz. Dolayısıyla Trabzon’un iyi bir sorgulama konferansıyla hangi konularda ihtisaslaşabileceği çıkarılmalı. Ama profesyonel, dünyayı tanıyan insanlar tarafından yapılmalı. Yapılan sorgulama konferanslarının birçoğundan enterasan şeyler çıktı. Trabzon belirli sanayilerde gelişsin deniyor. Trabzon tarıma sanayi dışında, o da iki üç, gelişme şansına zaten sahip değil.

Ama Trabzon gerçekten bir turizm merkezi olabilir, bir Davos olabilir. Kongre turizminin gelişebileceği bir kent olabilir. Kruz turizmi geçtiğimiz yıl çok iyiydi. Kruz turizminin Trabzon’daki altyapısı geliştirilebilir. Ama tabii bunu yapıyorken şehirde kalan yapılar korunmamış.

Türkiye’de bugün turistlerin en çok gittiği iki yer var. Biri Kuşadası, Selçuk’ta Efes Harabeleri’ni görmeye gidiyorlar. Diğeri İstanbul, gelenlerin yüzde 98’i Ayasofya’ya gidiyor. Biz de Trabzon’da Ayasofya gibi bir mekanı camiye çevirdik, turizmden kopardık. Sümela gibi bir yeri doğru dürüst restore edemedik. Bunlar bizim içimizde kalan üzüntüler.

Brezilya’daki dans okulları gibi Trabzon’da futbol okulları yaygınlaştırılabilir

Seçimlerde genel Türkiye popülist politikaları paylaşılıyor. Ben daha popülist politika yapacağım diyerek Trabzon es geçiliyor. Trabzon futbol okullarının, Brezilya’daki dans okullarının olduğu gibi, futbol okullarının olduğu bir altyapıya kavuşabilir.

1976 yılında kurduğumuz Trabzon Derneği ve 1986’da kurduğumuz Trabzon Vakfı ile yöremiz insanı için bir nevi lobicilik faaliyetleri yaptık. İhtiyaç sahibi öğrencilere burs vermekten Trabzonspor’a yardıma, sel gibi doğal felaketlerde zarar görenlere yardımdan, Kıyı Koruması alanındaki projelere kadar onlarca, yüzlerce projeye ve yayınlara imza attık. Sivil toplum kuruluşu ölçülerinde belirli sınırlılıklarımızla tabii.

Trabzonlular ülkelerini seven insanlardır ama bu hoşgörü ve çok seslilikle olmalı

Trabzon son zamanlarda belirli odakların desteği ile farklı anılmaya başlandı. Trabzonlular ülkelerini seven insanlardır ama bu sevgi ve hoşgörü ile çok seslilikle olmalı.

Trabzon ortaçağ demokrasini yaşandığı bir kenttir. Maalesef kurgularla, Trabzon neredeyse tetikçilikle anılır hale gelmiştir. Özellikle son 15 yıldır. Bu hepimiz için üzüntü kaynağıydı. Biz Trabzon’un imajını cilalamaya falan çalışmıyoruz ama Trabzon, ressamıyla, şairiyle, yazarıyla, sporuyla, bürokratıyla, yaşamın her alanındaki değerli insanlarıyla, doğaya karşı verdiği mücadeleyle, o eşsiz doğanın yarattığı güzel insanlarıyla farklı bir konumda. Her Yönüyle Trabzon Etkinlikleri’nde bunları tanıtmak, göstermek istedik. Diğer illere de öncülük yaptık. Bu güzel oldu.

Osmanlı Trabzon’da 1912’de Opera binası açtı, biz 1958’de yol genişleteceğiz diye yıktık, içimiz acıyor

Trabzon’un kesinlikle operaya ihtiyacı var. Opera çağdaş yaşamın bir gerekliliği. Yemek gibi bir gerekliliği. Siz insanları Ortaçağ‘a çekerseniz, böyle bir gereklilik olduğunu düşünemezsiniz. Osmanlı, Osmanlı diye bugün heryerde bağırıyoruz. Hepimizin saygı duyduğu Osmanlı, 1912’de İstanul’dan sonra ikinci Opera binasını Trabzon’da yapmıştı. Onu biz, yol genişleteceğiz diye yıktık. Şimdi o yol da trafiğe kapatıldı. Çok büyük bir şans. Eğer o binanın aynısını yaparsak, tarihe saygımızı, o dönemin insanlarına saygımızı ortaya koyarız. Ama bizim hakikaten içimiz acıyor.

O binanın yeri şu anda boş. Yolu da kapattılar. O bina orada yapılmalı. Bir Trabzon müzesine ek olarak o tarihi binanın da ortaya çıkması geçmişe de saygıdır.

Şike konusunda geriye baka baka önümüzdeki çukura düştük

2011’de gerçekten şampiyon olduk, hakkımız yendi. Bu kupayı almak için mücadele etmeliyiz. Ama geriye bakarak hiçbir sonuca varamayız. Önümüzdeki çukura düştük. Biz geriye baka baka önümüzdeki çukura düştük. Trabzonspor’un geleceğini kurgularken 400 trilyon borçla, nereye gittiği belli olmayan bir yapıyla karşı karşıyayız. Trabzonspor’da saygı kalmadı. İnsanların Trabzonspor’a saygısı kalmadı. Trabzonspor, Anadolu’nun, Diyarbakır’dan İstanbul’a, Muğla’dan Samsun’a kadar amatör takımların lideriydi, öncüsüydü, gözbebegiydi. Ama şimdi Trabzonspor artık tamamen popüler yapıda, ona buna laf atan, günü kurtarmaya çalışan bir takım halinde. Trabzonlu bir tane futbolcu kalmamış, altyapı kalmamış.