Son Dakika

Son Dakika

Londra'da gündem: İngiltere Avrupa Birliği'nden ayrılacak mı

İngiltere’de şimdi zamanın önemini David Cameron’dan daha çok bilen yoktur. Başbakan, seçim kampanyası sırasında, kazanması durumunda ülkesinin

Okunan haber:

Londra'da gündem: İngiltere Avrupa Birliği'nden ayrılacak mı

Metin boyutu Aa Aa

İngiltere’de şimdi zamanın önemini David Cameron’dan daha çok bilen yoktur. Başbakan, seçim kampanyası sırasında, kazanması durumunda ülkesinin Avrupa Birliği’nde kalıp kalmamasını 2017 yılı sonuna kadar referanduma götürme sözü verdi.

Öte yandan, referandumdan önce, İngiltere’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini yeniden müzakere edeceğini açıkladı.

Bunlar seçimlerden önce Avrupa’da gündeme geldi, ama özellikle Avrupa Birliği üyeliğinin oylanacağı referandum, görmek istemese de İngiltere’deki muhafazakar iktidarı bekleyen en zorlu gündem maddesi.

Chris Riddel, The Observer: “İngiltere’de Tory’lerin bir kuşağı Avrupa konusunda yıllardır büyük bir bölünme yaşıyor. Bence Cameron ve etrafındakiler sağ siyaseti bir arada tutma ve kendileri için çok faydalı koalisyonu 5 yıl boyunca sürdürmede çok başarılı oldular. Cameron yanına Avrupa yanlısı Nick Clegg’i de kalkan olarak aldı. Referandum sözünü de sağ kanadı bir arada tutmak adına vermek zorundaydı. Şimdi kapıdaki tehlikeyi kimse görmek istemiyor.Gittikçe daha da önemli bir sorun haline gelen ama nedense kimsenin görmek istemediği bir gerçekle baş başayız.”

Cameron AB’ni göçmenler konusunda reform yapmaya zorluyor

Cameron Avrupa Birliği ile müzakere masasına oturmadan önce birliğin bir dizi reform yapmasını istiyor. Eğer Avrupa Birliği’nin yapısında reforma gidilirse birlik üyeliğini sürdürmeye yeşil ışık yakıyor. Reformlarla ayrıca muhafazkarların birliğe karşı kuşkucu yaklaşımını da yumuşatmayı hedefliyor. Göçmen sorunu da bu reform tartışmalarında masada olacak.

David Cameron, İngiltere Başbakanı:“Avrupa Birliği’nin göçmen politikasındaki değişiklikler bu görüşmelerde kesinlikle benim gündemimde olacak. Burada aldığımız sonuçları, 2017 yılının sonunu beklemeden yapacağımız referandumda İngiltere halkının oyuna sunacağız.”

Cameron göçmen sorununu politikaya alet ediyor

Andrzej Rygielski, 2005 yılından bu yana İngiltere’de yaşıyor. Ona göre Cameron ve Avrupa Birliği muhalifleri göçmenlik sorununu politikaya alet ediyorlar. Andrzej özellikle de Cameron’un göçmenler ve çocuklar için ödenen sosyal yardımları kaldırma planlarına öfkeli.
İngiltere vatandaşı olmasına rağmen, geçtiğimiz günlerde kendisine yapılan tebligatta, kızının İngiltere’den ayrılması durumunda hükümete bilgi vermesi gerektiği belirtilmiş. Andrzej, Cameron’un Avrupa Birliği’ndeki partnerlerine sormadan, göçmenlikle ilgili yasaları değiştirdiğini söylüyor.

Andrzej Rygielski:“Geçtiğimiz yıl bazı değişiklikler yaptılar. İnsanlara çocuklarının nerede olduğunu soruyorlar. Eğer çocuklar yurtdışındaysa, sosyal yardımları kesecekler anlamına geliyor. Bu, Avrupa Birliği’nin yönetmeliğine aykırı. Çünkü o düzenlemede, tüm vatandaşların, çocukları yurt dışında yaşasa da sosyal yardımları almaya hakları olduğu belirtilmişti.”

Open Europe isimli düşünce kuruluşu, hükümete, Avrupa Birliği ile reform görüşmelerine hazırlanmasında danışmanlık yapıyor. Kuruluşun yöneticilerinden Stephen Booth, Cameron’un herhangi bir Avrupa Birliği yasasını çiğnemediğini söylüyor.

Stephen Booth: “Serbest dolaşım hakkını sınırlandırmak istemiyor ki. Sadece İngiltere’den başka bir üye ülkede yaşayan insanların bazı hakları sınırlanıyor. Bu reformun özü, İngiltere’deki Avrupa Birliği göçmenlerinin iş bulmaları halinde aldıkları sosyal yardımları kısıtlamak. Cameron bunu göçmenlerin ülkedeki ilk dört yılı için uygulamak istiyor. “

Cameron AB ile görüşmeye ajandası dolu olarak gidecek

Son değişikliklerden önce Avrupa Birliği göçmenleri az miktarda da olsa bazı sosyal yardımlardan faydalanabiliyordu. Fakat şimdi önce çalışmak zorundalar. Eğer işlerinden olurlarsa, üç ay içinde işe girebilmeleri gerekiyor. Yoksa, yine sosyal yardımlardan faydalanamıyorlar. Üstelik, iş arar vaziyette İngiltere’de ikamet etmeleri de mümkün değil.

Ancak Cameron’un Avrupa Birliği ile yeniden oturacağı masadaki ajandasında sadece göçmenlere yapılan sosyal yardım harcamalarının kısılması yer almıyor.

Cameron, Avrupa Birliği’nin Euro Bölgesi dışındaki üyeleri için bazı tedbirler öngörüyor. Ulusal parlamentolara birliğin yeni yasal düzenlemelerine karşı blok oluşturmasını öneriyor.

Avrupa Birliği’nin tarihi misyonu olan “Avrupa halkları arasında daha yakın bir birliktelik oluşturma” ilkesinin de gözden geçirilmesinden yana.

Stephen Booth:“Avrupa Birliği’nin sadece bir para birimi etrafında büyük bir entegrasyon projesi için yola çıkmadığının anlaşılması çok önemli. İngiltere bu tartışmayı en üst düzeyde yapıyor şu anda. Avrupa Birliği’nde iç pazarlar meselesi ve dış ticaret konusunda çeşitli gruplaşmaların olduğunu siz de fark ediyorsunuzdur. Farklı üye devletlerin, kendi para birimleri konusunda ya da savunma veya dış politikada işbirliği başlıklarında farklı yaklaşımları var. Zaten şu anda da Schengen Bölgesi üyelikleri konusunda farklı düşünenler var.
Bence durum, Avrupa Birliği’nin karşı karşıya olduğu bu politik gerçekleri formüle etmekle ilgili.”

Bu şartlarda Cameron için bir referandum tarihi açıklamak çok kolay değil. Cameron’un önümüzdeki iki yıl içinde atması gereken büyük adımlar var. Ama elinde de önemli bir koz bulunuyor. Pek çok Avrupa Birliği üyesi ülke, İngiltere’nin ayrılmasından yana değil

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması delilik olur

Chris Riddell:“Avrupa’da reforma ihtiyacı duyulan korkunç derecede sorunlu pek çok konu var.
Biliyorsunuz, Avrupa yanlısı olmak, mutlaka Brüksel’de statükoyu savunmak anlamına gelmiyor. Maalesef Cameron’un en büyük problemi, bir şekilde 20 yıldır bu düşüncenin arkasında olan sağ kanat Tory geleneği ile olması. Yani normal düşünebilmesi için çok yol alması gerekiyor. Umarım bunu başarır. Çünkü Arupa’da olmamız gerekiyor. Eğer doğru hesap yapamaz, adımlarını yanlış atarsa İngiltere’nin bir çılgınlık yaparak Avrupa’dan ayrılma ihtimali var. Bu delilik olur. “

Şimdi kamuoyu yoklamaları İngilizlerin çoğunluğunun Avrupa Birliği içinde kalmak istediğini gösteriyor. Ama kararsızların sayısı da artıyor.

Cameron için ise masaya oturma zamanı yaklaşıyor.