Son Dakika

Okunan haber:

Ekvador lideri Correa'dan Avrupa'ya krizden çıkış formülleri


DÜNYA

Ekvador lideri Correa'dan Avrupa'ya krizden çıkış formülleri

Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa, Brüksel’de Euronews’ün sorularını cevapladı. Latin Amerika’nın büyüyen ekonomileri arasında yer alan Ekvador dünyanın her yerinden yatırımcı çekiyor. Bu başarının formülünü açıklayan Correa, ekonomik krizler hakkında düşüncelerini aktarıyor.

Euronews:
“Ülkenizin milli geliri 2014’te yüzde 4 oranında büyüdü. Bu, bölge ülkelerinin ortalamasının iki katı anlamına geliyor. Kriz döneminde bunu nasıl başardınız?”

Rafael Correa, Ekvador Devlet Başkanı:
“2014, Latin Amerika için zor bir yıl oldu. Bölge ülkeleri yüzde 2 büyürken biz 3.8 rakamına ulaştık. Petrol dışı ekonomi yüzde 4.3 oranında büyüdü. Yani bölgeyle kıyasladığımızda iyi bir sonuç aldık. Peki bunu nasıl başlardık? Biz ekonomiyi biliyoruz. Kendi ürünlerimizi ve iş gücümüzü korumanın anahtar önemi olduğunu biliyoruz. Güçlü kamu yatırımı programlarıyla ürünlerimize ve işlerimize ayrıcalık verdik. Bu da özel yatırımları çekti. Alt yapı, enerji ve eğitim alanlarında ciddi yatırımlar yaptık. Biz Latin Amerikalılar kriz konusunda uzmanız. Biz bütün bunları yaşadık. Avrupa’ya üzülerek bakıyoruz çünkü onlar bizim yaptığımız aynı hataları yapıyor. Örneğin Yunanistan ile ilgili konuşalım. Yunanistan Uluslararası Para Fonu’na bağımlı. Biz Latin Amerika ülkeleri de oradayız. Bütün bu önlemler krizinin üstesinden gelineceği anlamına gelmiyor. Sadece borcu tasfiye etmektir. Bir yandan size para ve fon sağlıyorlar, diğer yandan size bazı sert tedbirler empoze ediyorlar: Düşük maaşlar, ödenek yokluğu, kamu sektöründe toplu işten çıkarmalar gibi…Özel borçlarını ödemek için para bulunuyor. Sonra da günün sonunda ülke çok taraflı anlaşmalarla borçlu durumuna düşüyor. Bütün bunlar özel borçtan kurtulmak için. İnsanlar bundan fayda sağlamıyor. Onlar krizden çıkmıyor. Aynı şeylerin Avrupa’da tekrar ettiğini görüyoruz.”

Euronews:
“Bunun olanakların ötesinde yaşama problemi olduğunu düşünüyor musunuz?”

Correa:
“Bakın biz bütün bunları yaşadık. Latin Amerika’da borç krizi yaşadığımız zamanlar oldu. 1976’dan sonra bu oldukça ciddi bir hal aldı. Onlar kredi vermek için para dolu çantalarla yani rüşvetle bizim ekonomi bakanlarımıza geldiler. Diktatörlükler için silah satın alan bir paraydı bu. Latin Amerika’da büyük bir borç yükü oluşturdular ve buna da medya yardımcı oldu. Onlar bu borçların geri ödemesinin çok verimli projelerle yapılabileceğini söylediler, ancak gerçekler bundan tamamen farklıydı. O dönemde Arap ülkelerinde nakit fazlalığı vardı. Bankalar ellerinde Doları tutamıyordu, bu bir yerlerde harcanmalıydı. Onlar bunu nereye koyacağını bilemedi ve Latin Amerika’ya getirmeye karar verdiler. Onlar bu ülkelerin başaramayacağını düşündü, ta ki 1982’de Meksika ‘Artık borcumuzu ödeyemiyoruz’ diyene kadar. Bankerler harika bir sonuca ulaştı. Bu fazla borçlanma problemiydi. Ülkeler daha fazla para talep ediyordu. Fakat onlar asla bunun aynı zamanda fazla ödünç verme sorunu olduğunu dile getirmedi. Bankalardan çok para çıktı. Bankerler bazı ülkelerdeki ekonomik koşulları biliyordu. Yolsuzluğa aracı oldular. Silahlar alıp diktatörlüğe yardımcı oldular. Şimdi bana bankaların Yunanistan’daki sorunu bilmediğini söyleyebilir misiniz? Büyük mali açık borçları gizledi. Şimdi bundan sadece Yunanistan’ın sorumlu olduğunu söylüyorlar. En azından sorumluluğu paylaşın. Çözüm burada. Devlet başkanlığı koltuğuna oturan ilk ekonomi uzmanıyım. Ekonomide yaşananlar konusunda tecrübeliyiz. Hükümetimizde iyi bir ekonomi ekibi var. Daha önce söylediğim gibi biz borç konusunda oldukça ihtiyatlıyız. Örneğin bizim anayasa engellerimiz sosyal projeler için borç yaratıyor. Bu bir çelişki. Niçin? Çünkü bir yandan onlar ülkenin hastane ve yollara ihtiyacı var diye bizi sıkıştırıp yasa dışı borç almaya zorladılar. Böylece Dünya Bankası ile birlikte IMF geldi ve bize bu parayı sosyal kalkınma için alın dedi. Onlar iyi insanlar gibi görünüyordu. Sosyal projeler olukça yararlı olabilir fakat sizin borcunuzu geri ödemek için dolara ihtiyacınız var. Yani yeni sorunlar ortaya çıktı. Şimdi siz sadece yararlı projelerle borç yaratabilirsiniz. Örneğin sosyal projeler Dolar için faydalı olabilir. Biz de borç ve yatırım programı konusunda çok dikkatliyiz. Finansmana ihtiyaç var. Biz borcu geri öderiz ancak yararlı projeler istiyoruz.”

Euronews:
“Ekvador her konuda kalkınmak istiyor. Bunda Venezuela’nın petrolü de belirleyici. Fiyatlar düştüğünde ülke krize giriyor.”

Correa:
“Venezuela bizden daha fazla petrole bağımlı. Bütün bunlar birkaç yılda hatta 10 ya da 20 yılda değişmez. Bunlar yapısal değişimler.”

Euronews:
“Carakas’ın hata yaptığını düşünüyor musunuz?”

Correa:
“İlk olarak döviz sistemi. Venezuela’da olduğu gibi kontrollü döviz sistemi kısa dönem için iyidir ancak uzun dönemde böyle değil. İşte bu yüzde karaborsaları var. Yasal ve illegal dövizler arasında çok büyük bir fark var. Bütün bu durum büyük çarpıklık ve yolsuzluklara yol açıyor. Devlet de bunu biliyor. Yani onlar yasal bir adım atmalı, anayasa değişikliği yapmalı. Bu kolay değil.”

Euronews:
“Julian Assange konusu ışığında İngiltere ile nasıl bir ilişkiniz var?”

Correa:
“Assange hayatının geri kalan kısmını Londra’daki elçiliğimizde geçirebilir. Her zaman misafirimizdir.
yarın bir gün İngiltere ona dokunulmazlık verirse sorun da kolaylıkla ortadan kalkacaktır. Düşünün biz onların yerinde olsaydık, eğer Avrupa elçiliğinde Avrupalı bir mülteciye sahip olsaydık, eğer onu üç yıl boyunca orada tutsaydık, bizi diktatör, faşist diye çağıracaklardı. Bizi Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin önüne çıkarırlardı. İngiltere ona imtiyaz sağlamalı. İsveç Londra’daki elçiliğimizde ifade alabilirdi. Niçin bunu önce yapmadılar? Şimdi yapıyorlar çünkü aksi taktirde bütün süreci riske atabilirlerdi. Bütün bu soruları Londra ve İsveç‘e sormalısınız. Onlar istese sorunu yarına çözer.”

Euronews:
“Julian Asange tarafından kullanıldığınızı düşünüyor musunuz?”

Correa:
“Bence her devlet bazı gizli bilgilerini saklama hakkına sahip. Bazı sızdırmalar halkta büyük etkide bulunsa bile. Onlar ahlaksızlık ve ihlali gösteriyor. Eğer yasa dışı bir şey yapıldıysa bu cezalandırılmalı. Sonuç araçları haklı göstermez. Fakat bizim Assange’a sığınma hakkı vermemizin sebebi bu değil. Bunu yaptık çünkü onun adil bir yargılamanın olabileceği konusunda şüpheleri vardı. Devlet içerisinde bazı fanatiklerin onun hakkında ölüm cezası talep ettiğini unutmayın. İşte bu yüzden kendisine sığınma hakkı verdik. Onun bu bilgilere ulaşma sürecine razı olduğumuzdan değil:”