Son Dakika

Okunan haber:

UNESCO eğitim raporu : Hindistan'da okullaşma oranı, Meksika'da eğitim kalitesi arttı


learning world

UNESCO eğitim raporu : Hindistan'da okullaşma oranı, Meksika'da eğitim kalitesi arttı

Azınlıklar, göçebeler ve kadınlar… Dünyanın bazı bölgelerinde bu gruplardan birine ait olmak, ilköğretimi bitirememek anlamına geliyor. Dünya ülkelerinin sadece yarısı tüm çocuklara ilköğretim hizmeti sunabiliyor. Unesco’nun kısa bir süre önce yayınladığı “Herkes İçin Eğitim” raporuna göre bu durumdan en çok etkilenen ise kadınlar ve azınlıklar.

2000 yılında 150’den fazla ülke Dakar’da 6 eğitim hedefi benimsedi. Elde edilen olumlu sonuçlara rağmen bir süre sonra birçok ülke yavaş yavaş bu hedeflerden uzaklaştı. Learning World konu ile ilgili görüşmek üzere, “Herkes İçin Eğitim” raporunu hazırlayan komitenin başkanı Aaron Benavot ile buluştu.

Herkes için eğitim hakkı

Dakar’dan Paris’e uzun bir yol kat edilmiş, programın başlangıcından “Herkes İçin Eğitim” Raporu’nun yayınlanmasına aradan 15 yıl geçmişti. Raporu hazırlayan komitenin başkanı Aaron Benavot, başlangıçta birçok ülkenin belirlenen hedeflere ulaşmak için epey zaman ve emek harcadığını ama zamanla projenin rafa kaldırıldığını belirtiyor. Ülkelerin sadece 3’te biri Dakar’da belirlenen 6 hedefe ulaşmayı başardı.

Aaron Benavot : Bana kalırsa raporun en büyük süprizi ilköğretim oldu. Tüm çocukların ilkokul eğitimini tamamlaması on yıllardır uluslararası bir hedef. Ancak, çocukların eğitim hakkı için verilen onca ilgi ve emeğe, harcanan tüm paraya rağmen hala 58 milyon çocuk okula gitmiyor. Rakamlar son yıllarda olduğu yerde saymaya başladı. Oysaki Dakar’dan sonraki ilk 8 yıl çok büyük ilerlemeler kaydedilmişti.

Andrea Büring, euronews : Peki hangi ülkelerde durum kötüye gitti ? Kötü süprizlerle karşılaştınız mı ?

Aaron Benavot : Evet, özellikle Sahra Altı Afrikası ülkelerinde durum kötüye gitti. Örneğin Nijerya’da, okula gitmeyen çocukların sayısı azalmadı, çoğaldı. Ayrıca savaşın kol gezdiği Arap ülkelerinde bir yükselme görüldü.

Andrea Büring, euronews : Hükümetleri eğitime daha çok para harcamaya nasıl ikna edebilirsiniz ?

Aaron Benavot : Finansal açıdan baktığınızda, çocukları okula göndermemenin de bir maliyeti var. Bu ekonomik ve politik bir maliyet. Okula gitmeyen çocuklar, okuma yazma bilmeyen yetişkinlere dönüşüyor. Bu da özellikle, sosyal güvenlik ve toplum sağlığıyla ilgili konuları etkiliyor. Yani çocukları okula göndermeyerek okuma yazma bilmeyen yetişkin sayısını arttırıyoruz, bunun da sağlık sektörüne son derece negatif bir etkisi var.

Hindistan’da eğitimin en önemli aktörlerinden biri Bollywood yıldızları

Katedilmesi gereken uzun bir yol var. Ama önemli ilerlemeler kaydeden ülkeler de var. En güzel süprizlerden biri Hindistan : 2000 yılında okul çağındaki 16 milyon çocuk okula gitmezken, bugün bu sayı bir milyon çocuğa düşmüş durumda.

Hindistan’da okula kayıtlı öğrenci sayısı

Önyargıları ortadan kaldırmak… 2000 yılında düzenlenen Dakar Forum’unun ardından Hindistan yönetimi halkının eğitimle ilgili fikirlerini değiştirmek için canla başla çalıştı. İlk hedef anne babaların çocukları okula göndermenin önemini anlamasıydı. Hindistan, son 15 yıldır eğitim programları ve reklam kampanyalarını istikrarlı bir şekilde geliştiriyor. Bu farklı inisiyatiflerin başında evrensel eğitim programı Sarva Shiksha Abhiyan geliyor. Proje yöneticilerinden Doktor Suvarna Kharat’a Sarva Shiksha Abhiyan Programı’nın nasıl ortaya çıktığını sorduk.

Suvarna Kharat : Çocukların okula gitme oranlarının çok düşük olduğu, sınıf tekrarlama oranının ise oldukça yüksek olduğunu, ayrıca okuma yazma seviyesinin de hiç tatmin edici olmadığını farkettik. Sarva Shiksha Abhiyan Programı sayesinde okula kayıt olma oranı neredeyse %100’e ulaştı.

Hindistan’da yıllardır süren kampanya çerçevesinde özel programlar, Bollywood yıldızlarının oynadığı radyo ve televizyon reklamları ile anne babalar çocukları okula göndermek için teşvik ediliyor.

Hindistan hükümeti ayrıca altyapı çalışmalarını geliştirerek kasaba ve köyler arasına yollar yaptı, okula ulaşımı kolaylaştı. Ayrıca okullara verilen elekrik enerjisi de arttırıldı. Pratham gibi sivil toplum örgütleri gecekondu mahallerlerinde ve köylerde ek dersler düzenleyerek göz ardı edilemeyecek bir destek verdiler.

Ancak Pratham’ın CEO’su Doktor Madhav Chavan’ın da altını çizdiği gibi, çocukların okula kaydolması yeterli değil:

Madhav Chavan : Çocukların okula kaydolması önemli bir adım. Ama şimdi sormamız gereken başka sorular var : Bu çocuklar her gün okulda ilerleme kaydediyor mu ? Eşitlikçi bir eğitim sisteminden söz edebilir miyiz ? Cevap hayır. Hindistan’da çocukların %39’u özel okula gidiyor. Yani bu şu demek : En fakirden en zenginine halk, çocuklarını özel okula gönderenler ve devlet okuluna gönderenler şeklinde ikiye ayrılıyor. En kötü kısmı ise, okula gitmelerine rağmen, 5. sınıftaki öğrencilerin %50’si okuma yazma bilmiyor, en basit 4 işlemi yapamıyor.

Eğitim Kalitesi

Dakar’da belirlenen hedeflerden biri de eğitim kalitesinin arttırılmasıydı. Bu konu, sınıflardaki öğrenci sayısının düşürülmesinden, altyapı çalışmalarına, yeterli öğretmen ve okul malzemesine kadar çok geniş bir alanı kaplıyor. Meksika’da bu konuyla ilgili çok önemli gelişmeler kaydeden bir Cuautepec Kasabası’na gidiyoruz.

Meksika’nın uzak ve marjinalleşmiş bir bölgesinde, Cuautepec’te meraklı ve ilgili öğrencilerle tıka basa dolu bir sınıf. Kısa bir süre öncesine kadar bunu düşünmek bile imkansızdı. Ancak son 15 yılda Meksika halkı ve sivil toplum örgütleri özellikle kırsal ve sorunlu bölgelerdeki eğitim kalitesini arttırmak için canlarını dişine taktı.

CONAFE, Ulusal Eğitim Konseyi, bu bölgelere daha fazla sosyal yardımın gitmesi, sınıfların tüm öğrencilere yetecek kadar malzemeyle donatılması için fon topladı. Ayrıca devlet kurumları, fakirlik sınırının altında yaşayan ailelerin çocuklarının okul masraflarını üstlendi.

Meksika’da bir devlet okulu kurabilmek için minimum sayıda öğrenciye ihtiyaç var. Eğer 5 ile 30 arasında okul yaşında çocuk varsa, CONAFE, bu öğrencilerin yaşlarına göre anaokulu, ilkokul veya ortaokul kuruyor, eğitim vermesi için genç gönüllü öğretmenler buluyor.

Bugün köylerde çalışan öğretmenlerin %96’sı sertifikalı ve iyi eğitim almış öğretmenler. Süpervizörlerin gözetimi ve desteği altında çalışan bu genç öğretmenlerin öğrencileriyle kurdukları iyi ilişkiler okula artan ilginin temel sebebi olarak görülüyor.

Meksika’da yerli halkların sadece %70’i eğitim alabiliyor. Ayrıca ülke genelinde en yüksek okulu bırakma oranı da onların. Sınıftan ayrılan çocukları bekleyen tek hayat tarlada çalışmak.

Eğitimin fakirliğe karşı tek çözüm olduğunu farkeden aileler, çocuklarını okula göndermekle kalmıyor, öğretmenleri yıl boyunca evlerinde ağırlıyorlar. Geçtiğimiz yıl, kırsal bölgede yaşayan 345 000 çocuk, gönüllü 75000 öğretmen sayesinde eğitim hakkından yararlanabildi.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Yavaş Eğitim: Derslere daha az, öğrenmeye daha çok zaman

learning world

Yavaş Eğitim: Derslere daha az, öğrenmeye daha çok zaman