Son Dakika

Cecil, Afrika kıtasının en ünlü aslanıydı. Cana yakınlığı ile tanınırdı. 13 yaşındaydı, yaşadığı ulusal parkın en yaşlı aslanlarından biriydi.

Zevk uğruna, 50 bin Dolar karşılığında bir turistin kurşunuyla can verdi. Anlatılanlara göre derisini yüzdüler, kafasını kestiler.


Onu öldüren Amerikalı diş hekimi Walter Palmer, yaptığının yasal olduğunu sandığını söylüyor.

Dünyada bazı yasalar ‘parayı veren düdüğü çalar’ misali insanların para karşılığında hayvan öldürmesini meşrulaştırıyor.

Afrika, insanların öldürme zevkini ticarete döken, turistik bir eğlenceye dönüştüren en önemli kıta.

Safarilerin fiyatları türüne göre değişiyor. Bir haftalık av için 3 bin 500 Dolar bu sektörün en düşük meblağsı denebilir. Talebe göre fiyatlar 50 bin Dolar’a kadar çıkabiliyor, ülkelere ve hayvan türüne göre değişebiliyor. En pahalı av hayvanı ormanların kralı olarak tanınan aslanlar. Habeş maymunları ise 100 Dolar’a kurban veriliyor.


Avlanan hayvanın başını saklamak ise ücrete tabi. Örneğin para karşılığında öldürülen filin başına sahip olmak için avcının 25 bin Doları gözden çıkarması gerekiyor.

Hayvanları satışa çıkaran yerel yönetimler, hangi bölgede kaç gün, kaç hayvanın hangi silahlarla avlanacağını belirliyor ve av lisansları satıyor. Satışlar 5 Dolar’dan açık artırmaya bile çıkarılıyor.

Silahlar konusunda belirlenen kurallar çok katı. Pistol, revolver ve ok kullanımı yasak. Hayvanlar cüsselerine göre gruplandırılıyor.

Safari avları için en popüler ülkeler ise Güney Afrika, Namibya ve Zimbabve.

Kenya ticari avlanmayı 1977’de yasakladı. 2014’de ise Kenya’yı Botsvana izledi.

Zambiya’da ise aslan ve kedigiller familyasından nesli tükenmekte olan hayvanları avlamak 2013’ten bu yana yasak.

Vahşi Doğayı Öldürerek Korumak

İngiliz gazetesi The Guardian’da çıkan bir haberde söz konusu avlanmayı savunanlar, sektörün doğal yaşamı koruma için mali fırsat doğurduğunu, turizmi teşvik ettiğini ve yasa dışı avlanmayı böylelikle de avlanan hayvan sayının kontrol altına alındığını öne sürüyor.

Bullet Safaris şirketinin sahibi ve kendisi de av tutkunu olan Nathan Askew kişisel internet sitesinde “şu ifadelerle“http://www.bulletsafaris.com/safari-info/conservation-page safari avını anlatıyor:
“Tüm hayatım boyunca vahşi doğayı korumak için çabaladım. Bunu, müşterilerimden sağladığım gelirle ve onların Afrikalı hükümetlere ödedikleri meblağlarla yaptım. Bu hayvanların bir değeri var. Bu sistem onlara bir değer yüklüyor… Tükenmek üzere olan dünyamızda hayvanlar varoluşlarının bedelini ödeyebiliyorlar. Bu paralar ulusal parkların bütçesine gidiyor, yasa dışı avın önlenmesinde, bilimde ve yerel halkın eğitilmesinde kullanılıyor.”

Safari avını sadece sektörün ekmeğini yiyenler savunmuyor. Kenya merkezli ‘Aslanlarla Yaşamak’ derneğinin başkanı Laurence Frack, NY Times’daki bir röportajında ticari avı yasaklamanın oluşturduğu sorunlardan bahsediyor.

Frack, Kenya’da, avın yasaklandığı 1977’den bu yana vahşi hayvan sayısının yüzde 70 oranında azaldığını savunuyor. “Parkların dışında yaşayan vahşi hayvanların yerel halk için sıkıntıdan başka bir şey yaratmadığını, para getirmeyen bu hayvanları korumak için yönetimlerin bir nedeni kalmadığını” söylüyor.

“Profesyoneller kaçak ava karşı faaliyetlerini sonlandırdı” diyen Frank’a göre aşırı korumacılığın başarısız oluşunu av yasağının ardından kaçak avlanmanın tırmanmasıyla görmek mümkün.

Av karşıtı aktivist Mikkel Legarth ise aslan avı yasağının nasıl aslanları avladığını aşağıdaki videoda anlatıyor. (İngilizce)

Safari avının doğal yaşamı korumaya olduğu kadar bölge ekonomisine katkıda bulunduğunu ve istihdam yarattığını öne sürenler de var.

Spor adına hayvanların nesli tükeniyor

Safari avının yararlarını sıralayanları haksız çıkaran araştırmalar da mevcut.

Uluslararası Hayvanları Koruma Vakfı’ndan Jeff Flocken, National Geographic dergisine yazdığı makalede tehlikeye dikkat çekiyor.

Flocken, nesli risk altında olan canlıları öldürmenin yanı sıra, bu hayvanları doğal ortamında görmek isteyen turistlerin Afrika ekonomisine her yıl milyarlarca Dolar aktardığını, hayvanların av nedeniyle nesli tükendiğinde böyle bir turizmin ortadan kalkacağını vurguluyor.

İstihdam konusuna gelince…
Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği’nin (IUCN) 2011’de yayımladığı bir raporda safari avı imkanı sunan, toplam nüfusu 100 milyon civarındaki 7 Afrika ülkesinde bu sektörün iş imkanı sağladığı kişi sayısı 10 bini geçmiyor.

Rapora göre Afrika’da her yıl 600 kadar aslan, 800 leopar, 640 fil, 3 binden fazla Asya mandası ile birlikte 100 binden fazla hayvan av tutkunlarının kurşuna hedef oluyor.

Kimi uzmanlar çoğunluğunu Amerikalıların oluşturduğu avcıların profesyonel olmadıklarının ve avlamak istedikleri hayvanları yaralı bıraktıklarının altını çiziyor. Bu da canlının ölmeden önce acı çekmesine neden oluyor.


Cecil’in ardından bir çok kişi sosyal medya üzerinden #TrophyHunting etiketiyle tepkisini dile getirdi, kampanyalar başlatıldı.

Av karşıtları avcılara alternatif sunuyor: Hayvanlara tüfeklerinizi değil, objektiflerinizi doğrultun.

IUCN raporunda “Fotoğraf turizmi“nin yüzde 39 daha fazla istihdam yarattığı vurgulanıyor.

Böylelikle gezegeni paylaştığımız hayvanlar da hayatta kalıyor…