Son Dakika

Okunan haber:

Çipras hedeflerini Euronews'e anlattı


Küresel Tartışmalar

Çipras hedeflerini Euronews'e anlattı

O, 8 ay önce Yunanistan’daki seçimleri kazanmasının ardından adeta Avrupa’yı salladı. Avrupa’ya direndi, ancak sonunda kemer sıkma paketini onaylamak zorunda kaldı. Şimdi ise Yunan seçmenini tekrar sandık başına götürüyor. O dogmatik bir solcu mu ? Yoksa Avrupalı bir pragmatist mi ? programımızın konuğu bir önceki Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras.

Euronews: ‘‘Son seçimde seçmen size oy verdi. Onlara kemer sıkma politikalarına son verme sözü verdiniz. Ama sözünüzü tutmadınız ve sıkı tasarruf paketine imza attınız. Seçmen size yeniden neden güvensin ?’‘

Çipras: ‘‘Yedi ay önce biz Yunan halkına güçlü bir savaş vereceğimiz sözünü verdik. Yunan halkının haklarını almasını çalışırken, bir yandan da Avrupa’nın değişmesi için savaş vereceğiz. Çünkü biz Avrupa ailesine ait olduğumuzu düşünüyoruz. Sadece bir ülkenin değişmesi ile bu iş olmaz. Avrupa’nın da kendisine çeki düzen vermesini istiyoruz, biz bu sözümüzü tuttuk, Yunan seçmeni bunu biliyor.

Euronews: ‘‘Şimdi ne olacak ?’‘

Çipras: ‘‘Önümüzde bir anlaşma var, bunu ağır bir anlaşma olarak değerlendirdiniz. Ama biz başından bu yana her tavizin bir anlaşma ile sonuçlanacağını biliyorduk. Bizim hedefimiz, Euro bölgesinin dağılması veya Yunanistan’ın Euro bölgesinden çıkması değildi. İlk defa Yunanistan için borç yapılandırılma seçeneği açık bir borç kurtarma planı tekrar tartışılmıyor. Bu ancak ilk değerlendirmeden sonra olacak. Borcun nasıl kapatıldığına daha sonra bakılacak. Yunanlılar, aksi takdirde 4 yıllık kemer sıkma politikası ile yüzde 120 ve yüzde 180’lere ulaşan borçla, ne dış pazara gidebilirler ne de dış pazar için cazip olurlar.’‘

Euronews: ‘‘Bu 2012 yılında tartışılmıştı ve Euro bölgesi tarafından borcun tekrar tartışılacağı belirtilmişti değil mi ?

Çipras: ‘‘Benim de aynen söylediğim bu. Bunlar belirtilmişti, ancak taahhüt verilmemişti. Yunanistan borcunu kapattıktan sonra karar verileceği söylenmişti. Ama bu müzakereler olmadı. Daha önceki hükümetin lideri sayın Samaras, bu konuyu müzakere masasına koymamıştı. O her yerde borcun sürdürülebilir olduğunu söylemişti. Şimdi yanımızda güçlü müttefiklerimiz var, IMF bile borç konusunda daha açık bir şekilde konuşuyor.’‘

Euronews: ‘‘Hükümeti tekrar kurarsanız borç konusunda başarı ölçünüz ne olacak, borç silme gündeminizde olacak mı ?’‘

Çipras: ‘‘Ben, anlaşmanın mali bölümünün hükümet için büyük başarı olduğunu düşünüyorum. Siz ve televizyon kanalınız müzakerelerin bütün fasıllarını ayrıntılı bir şekilde verdiniz, sizin de hatırladığınız gibi, kuzey ülkeleri özellikle Almanya, Yunanistan için nakit para konusunu tartışmak bile istemedi. Şimdi yalnız nakit para değil 2019 yılına kadar ülkenin bütün ihtiyaçları karşılandı. Bu borçların yapılandırılmasının Yunanistan’a maliyeti oldukça düşük olacak. Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu’na krediler için daha önce yüzde 4,5 veya yüzde 3,8 oranında faiz ödemek gerekiyordu, şimdi Avrupa Merkez Bankası kredileri için yüzde 1,5 oranında faiz ödeyeceğiz. Bu borçlanma maliyetini düşürerek, mini bir yeniden borç yapılandırması olacak. Bankalarımızın sermeye yapısını yeniden düzenleyerek 2015 yılı sonuna kadar güçlendirdik. Bu 2016 yılından sonra borç kurtarma planı başlamadan tamamlanmış olacak. Bu sayede Yunanlıların bankalardaki mevduatları da garanti altına alınmış olacak.’‘

Euronews: ‘‘Şu anda içinde reformları da içeren bir program öneriyorsunuz. Daha önceki hükümetler, bu reformları yerine getirmedikleri gerekçesiyle eleştirildi. Avrupalı ortaklarınızla, hangi reformları yerine getirme konusunda aynı dili konuşuyorsunuz ? Örneğin özelleştirmeler veya bazı mesleklerin herkese açılması mı sizin için reform ?’‘

Çipras: ‘‘Bakın bugün en önemli sıkıntı. Avrupa’da liderlik sorununda yatıyor. Bu alanda katı ve dogmatik neo-liberal politikalar çok baskın. Gerçekten de Yunanistan’ın reforma ihtiyacı var. Ben reform derken, devletin malını ve mülkünü satalım demiyorum, vatandaşlarına daha iyi hizmet edebilmesi için devletin kendisinin reformdan geçirmesini öneriyorum. örneğin, Helen Cumhuriyeti Servet Fonları. Bu kötü bir fon, bu olmasaydı kamu mallarına daha iyi sahip çıkabilirdik. Diğer konu özelleştirme, örneğin yılda 350 milyon euro gelir getiren 14 kamu havaalanını nasıl özelleştiririz ? Özelleştirmeden bahsediyorsunuz ama 30 yıl sonra buralardan biz daha çok gelir elde edebiliriz.’‘

Euronews: ‘‘Havaalanlarının özelleştirilmesi özellikle çok tartışmalı bir konu değil mi ?’‘

Çipras: ‘‘Sizin sorularınızı görmemezlikten gelmek istemiyorum, havaalanlarının koşulları talebe bağlı, bu konuda yorum yapmak istemiyorum bunu anlayabilirsiniz. Bu konuda özel çıkarlar var, biz dürüst insanlarız ve verdiğimiz sözleri yerine getirmek istiyoruz. Eğer bir taahhütte bulunduysak bunu yerine getiririz, bunu karşı taraftan da bekleriz. Daha önce belirttiğimiz gibi anlaşmanın olumsuz tarafları da var. Toplu sözleşmeler geri dönüyor ve bizim muhataplarımızın buna saygı göstermesi gerekiyor, toplu işten çıkartmalar sona eriyor ayrıca buna uyulması gerekir, enerji sektörünün denetimi kamu da kalacak ve muhataplarımızın yine buna da saygı göstermesi gerekiyor. Kredilerini ödeyemeyenlerin evlerini açık artırma ile satılmasından kaçınmalıyız ve muhataplarımız yine buna saygı göstermeli. Biz de hemfikir olmasak bile taahhütte bulunduğumuz konularda gerekeni yapmak zorundayız. Anlaşma demek sorumlulukları karşılıklı yerine getirmek demek.’‘

Euronews: ‘‘Son olarak AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker, Avrupa Parlamentosu’ndaki konuşmasında sizinle yürütülen müzakerelerden bahsetti. Size Yunanlı armatörlere vergi koymanızı teklif ettiğini, sizin de buna karşı çıktığınızı söyledi.’‘

Çipras: ‘‘Buna ben sadece gülüyorum. Çünkü dostum Jean Claude zor durumda olduğu için bunu söylüyor. Bizim
büyük şirketlere vergi koyma talebimize IMF ve onlar önce karşı çıktı. Biz teklifi yaptıktan sonra Yunanlı büyük şirketler hemen AB Komisyonu ve IMF’yi arayarak, buna karşı çıkılması için lobi faaliyeti başlattı. IMF Başkanı Lagarde, bize bu tür önlemlerin büyüme aleyhinde olacağını söyledi. Sanki ücretlilerin ve emeklilerin maaşlarını kesmek ekonomik büyümenin aleyhinde olmayacak, sadece büyük şirketlere konulacak vergi büyümeye olumsuz etki yapacak. O tecrübeli bir siyasetçi olarak eleştirilerden kaçmak için bu böyle konuşuyor. Biz armatörlere ilave vergi konulmasına karşı çıkmadık, sadece bunun anayasal bir sorun olduğu için zor olduğunu söyledik, anayasal değişikliği bir günde gerçekleştiremezsiniz, Yunanlı armatörler Yunanistan’da kayıtlı olmadığı için onlara vergi koymak o kadar kolay değil. Onların paravan şirketleri var ve onları bulmanız çok zor, eğer ülkeden kaçırılan servetin peşine düşmek istiyorsanız, bütün Avrupa anayasasını değiştirmeniz gerekiyor. Eğer bunu yapamıyorsanız Yunanistan’ı değil, Juncker’i ülkesi Lüksemburg’daki durumu önce gelin tartışalım.’‘

Euronews: ‘‘Juncker hakkında konuşurken, onun sizin arkadaşınız olduğunu söylediniz?

Çipras: ‘‘Evet çünkü onun Yunan halkına yönelik dürüst ve sıcak duyguları olduğunu düşünüyorum.’‘

Euronews: ‘‘Kişisel ilişkinizden bahsetmiştim, müzakereler sırasında sizden güçlü ifadelerle bahsetti.’‘

Çipras: ‘‘Bizim dürüst bir ilişkimiz var, ben de onu eleştirdim, biz farklı bir düşünce yapısına sahibiz, o sağcı ben solcu siyasetçiyim, ama aramızda dürüst bir ilişki var.’‘

Euronews: Tekrar uzun müzakerelerin ardından referanduma sunduğunuz anlaşmaya geri dönelim, maliye bakanı Yanis Varufakis bu anlaşmaya onay vermedi, sizce ona görev vermeniz yanlış bir seçim miydi?’‘

Çipras: ‘‘Her başbakanın en iyi sonucu getirecek kendi bakanını seçme hakkı var. Bir futbol oyununda antrenör kendisine en iyi sonucu getirecek oyuncuya görev verir,
ben de bunu yaptım. Varufakis müzakerelerin başında
bize önemli dinamik kazandırdı, daha sonra bir çok Avrupa ülkesinin hedefi oldu, onlar Varufakis ile konuşmayı kesti o da bizim için gerekli iletişimi kuramadı, bu yüzden onu değiştirmem gerekti.’‘

Euronews: ‘‘Bu yüzden mi onu feda ettiniz ?’‘

Çipras: ‘‘Buna feda etmek denmez, biz bu konuda uzlaştık, devamlılık olamadı, ben Varufakis’in anlaşma sağlayamayacağını ve onun insanlarla iletişim kuramayacağını anlayınca ona, ‘Janis, sen anlaşmayı sağlayamayacaksın’ dedim, o da bana ‘‘evet haklısın bu anlaşmayı ben sağlayamayacağım’dedi. Biz karşılıklı dost olarak ayrıldık.’‘

Euronews: ‘‘Yine müzakerelere dönelim, bir odada 17 saat Avrupalı liderlerle anlaşmaya ulaşmak için kaldınız.
Uluslararası basın sizin Avrupalı liderler tarafından çarmıha gerildiğinizi, kara tahta önünde imtihana çekildiğinizi iddia etti. Bu tanımlamaları kabul ediyormusunuz ? Gerçekten böyle duygular mı hissettiniz ?’‘

Çipras: ‘‘Çarmıha gerilme varsa bu iyi bir şey, sonra yeniden doğuyorsunuz demektir. Burada önemli olan son 5 yıldır acılar çeken Yunan halkının ihtiyaçları ve yeniden doğması. Evet oldukça zor bir toplantıydı. Onlara içinde yurt dışında Lüksemburg’da bir fon oluşturulmasını ve yaklaşık 50 milyar euro tutarında kamu malının çok ucuza yok pahasına satışını da öngören teklifin geri çekilmemesi halinde uzlaşmayacağımı söyledim. yine onlara ‘benden Akropolis’i satmamı istiyorsanız, bana söyleyin ama buna izin vermeyeceğim’ dedim. Beni çok fazla zorladılar ama ertesi günü, artık daha fazla zorlayamayacaklarını anladılar.
Bazılarının bana karşı çok olumsuz tavrı vardı, onlar için referandum Avrupa’nın demokratik iflasını gösteriyor, onlar bana, ‘peki biz referanduma gitmedik, kendi seçmenimize ne diyeceğiz?’ siteminde bulundu. Ben de onlara, ‘demokrasi Avrupa’nın en önemli değeri, bu sizin sorununuz’ diyerek yanıt verdim.’‘

Euronews: ‘‘Onlar da siz Yunanistan’da referanduma gittiğinizde aynı süre içinde referanduma gidip, ‘Yunanistan’a kredi verelim mi vermeyelim mi’ sorusunu yöneltse, sonuç nasıl olurdu sizce ? Avrupalı seçmene Yunanistan’a neden kredi verilmesi’ konusunda neler söylerdiniz ?’‘

Çipras: ‘‘Eğer demokrasi değerleri üzerine kurulu Avrupa’ya inanıyorsak neden olmasın, Avrupa hedefinde ancak zor durumda olan bir ülkede değil, bırakalım her yer referandum olmalı. Referandum, seçmenlere, kemer sıkma politikalarının tek seçenek mi olduğu, diğer alternatif seçeneklere da ihtiyaç olup olmadığını sormalı. Yunanistan herkesin ilgi odağı oldu, ama bu yüzden Yunan halkını suçlamamak gerekir, bu yedi aylık müzakerelerin en önemli sonucu olarak, bizim hakkımızdaki Avrupa kamuoyunda ‘Yunanlılar tembeldir, kendi kapasitelerini üzerinde yaşamak istiyorlar’ gibi düşünceleri silmeyi başardık. Bu düşünce ortadan kalktı, Yunan halkı daha önceki hükümetlerin yanlış politikalarının bedelini ödedi. Bizim geçmişle ilgili zincirin kötü halkalarını kırıp, ileriye bakmamız gerekir.’‘

Euronews.: ‘‘Referanduma gitme kararınızdan, hiç pişmanlık duydunuz mu ?’‘

Çipras: ‘‘Hayır kesinlikle, eğer insanlar müzakere masasına iştirak etmese, bir mali destek sağlamadan ve bizi 3 ile 5 ay içinde iflasa götürebilecek daha zor teklifleri belkide kabul etmek zorunda kalırdık. Şu anda hayatta olmamız ve mücadele edebiliyor olmamız konusunda referandumun çok önemi var. Biz Avrupa’da diğer insanlar için de umut kaynağı olduk, eğer partimiz kazanacak sa ve ki kazanacak, bu Avrupa’ya partimizin yenilmediğini haya ayakta durduğunu ve Avrupa için farklı bir seçenek olduğunu gösterecek, bu yine Avrupa için oldukça güçlü bir mesaj olacak.’‘

Euronews: ‘‘Göçmen sorunu Yunanistan’ın başını ağrıtan diğer konulardan birisi. Bu konu bütün Avrupa’yı ilgilendiriyor. Hatta Merkel, ‘bu Yunanistan krizinden bile daha kötü’ ifadesini kullandı. Sayın Çipras, sizin hükümetiniz de bu konuda üzerine düşeni yapmamakla eleştirildi. bu eleştirileri kabul ediyormusunuz ? ‘’

Çipras: ‘‘Bu daha çok tavrı kesinlikle kabul edilemez
Yunan muhalefetini tutumu. İktidardayken neler yaptığımızı burada anlatmayacağım. Biz, önceki hükümetlerden bir hiç şey görmedik, onlar bizi sınırları açmak ve göçmenleri kabul etmekle suçluyorlar, sanki onlar kavanozun içinde yaşıyor. Sanki şu ana kadar 800 bin göçmenin Avrupa’ya giriş yaptığını bilmiyorlar ve onlar bunun küresel bir kriz olduğunu anlamıyor. Ne biz göçmenleri Yunanistan’a , ne Merkel göçmenleri Almanya’ya çağırdı. Yunanistan’daki sağcı ve liberal muhalefet partileri bu konuda iki yüzlü davranıyor. Avrupa Parlamentosu içinde bazı Sosyalist Partileri de bunların içine katıyorum. Maalesef, bu görüşler Avrupa’daki sosyal demokrat görüşlere de yakışmıyor. Onların bazısı bu konuda bizim aşırı sağcı Altın Şafak Partisi gibi davranıyor.’‘

Euronews: ‘‘Son anketlere göre, sizin partiniz yarışı önde bitirecek ancak hükümeti kurmak için çoğunluğu sağlayamayacak. Size koalisyon için kim katılabilir ?’‘

Çipras: ‘‘2015 ocak ayındaki seçimlerde, çoğu Yunanlı bize oy vermek istedi, ancak cesaret edemedi. Onlar, muhalefetin bizim hakkımızda, ‘onların gizli ajandası var’, ‘onlar, ülkeyi AB’den dışarı çıkartacak’‘ propagandasından korktu. Biz sadece mutlak çoğunluktan 2 milletvekili az çıkarttık. Bugün kimse bizi gizli ajanda sahibi olmakla suçlayamaz. Biz en zor ve kritik dönemlerde, ülkemizi Avrupa Birliği içinde tutmanın sorumluluğunu yerine getirdik ve ülkeyi daha büyük bir ekonomik felaketten kurtardık. Biz bu kez parlamentoda mutlak çoğunluğu ele geçireceğimiz düşünüyoruz. Bu konuda kendi planlanımız ve programımız var. Hedefimiz, parlamentoda mutlak çoğunluğa sahip olmak. Ayrıca, bu olmadığı takdirde, parlamentoda siyasi güçlerin ve kişilerin bir daha seçim düzenlenmesi riskini alacaklarını düşünmüyorum.’‘

Euronews: ‘‘Sizin hükümeti kurmanız halinde gelecek 4 yıl içindeki hedefiniz nedir? Neler yapacaksınız ? Ülkeyi nereye götürmeyi hedefliyorsunuz, nasıl bir Yunanistan’ı hedefliyorsunuz?’‘

Çipras: ‘‘Dört yıl sonra ülke çok farklı olacak. 2016 ilk yarısında bu geçiş döneminin artık sona ereceğini düşünüyorum. Artık büyüme süreci başlayacak ve bunun borç müzakerelerine olumlu etkisi olacak. 2016 yılının sonunda olmasa bile 2017 yılının başında arzu ettiğimiz hedeflerimize ulaşabiliriz. Ülkenin dış pazarlara açılması ile birlikte, dış kredi sorunu ve denetim ayrıca bitmiş olacak. Elbette, rüşvet ve yolsuzluk gibi ülkenin kaynaklarını kurutan kötü alışkanlıklardan kurtulmak ve bütün bunları başarmak bizim elimizde.’‘

Euronews: ‘‘Eve geldiğinizde, gece olunca sizin uykularınızı kaçıran ne ? En büyük endişeniz nedir ?’‘

Çipras: ‘‘Şimdi gerçekten size yüreğimi açmamı istiyorsunuz. Çünkü oldukça zor dönemlerden geçtik. Bir çok kez, bankalar ve ekonominin dayanıp dayanmayacağı konusunda büyük endişe duydum, maliyeti olan zor kararlar verdim. ama her zaman vicdanım rahattı. Bu yüzden benim gece uyuyup uyumamanın nedeni vicdanımla ilgili değil, ücretlilere maaşlarını verebilme, bankaları istikrarlı bir hale sokabilme ve ekonomiye rayına oturtabilme endişesiydi. Ben Yunanlıların bunu gördüğünü düşünüyorum. Yunan halkı, sağduyu ile şeref ve haysiyetiyle geçmişin zorluklarının üstesinden gelmeyi başardı. Onlar, artık olup biteni siyasetçilerin gözüyle de görebiliyor ve kimin onlara gerçeği söylediğini, kimin yalan söylediğini anlıyor.’‘

Euronews: ‘‘Teşekkür ederiz ve size başarılar dileriz.’‘

Çipras: ‘‘Teşekkür ederim.’‘