Son Dakika

Okunan haber:

Meymarakis Çipras ile koalisyona açık


DÜNYA

Meymarakis Çipras ile koalisyona açık

Uzun yıllar merkez sağ hükümetlerinde yer alan ve bazı çevreler tarafından ülkeyi iflasın eşiğine getirmekle suçlanan Yeni Demokrasi Partisi lideri Evaggelos Meymarakis, Alexis Çipras’ın seçimlerdeki en büyük rakibi. Seçimlere bir kaç gün kala Euronews’e konuştu.

Euronews: ‘‘Sizin partiniz 9 ay önce düzenlenen seçimde SYRIZA karşısında ağır bir yenilgi aldı. Ama son anketlere göre, Yeni Demokrasi, Çipras’ın partisi ile başa baş gidiyor. Son seçimden bu yana ne değişti ?’‘

Evaggelos Meymarakis: ‘‘Yunanistan değişti, biz de değiştik. Çipras, geçen ocak ayında çok fazla yalan söyledi. 9 ay önce kamu maliyesinde fazlalık vardı, büyüme belirtileri başlamıştı. Şimdi ülkenin yüksek borçları var, işsilik yüksek seviyede, yatırımcılar kaçtı. Çünkü Çipras onları korkuttu. Yunanlıların, ülkenin 9 ay önceki hali ve Çipras’ın yalan vaatleriyle son durumu kıyaslama şansı var. Geçen ocak ayında her şey iyiye giderken, o günden bu yana her şey kötüye gitti.’‘

Euronews: ‘‘Evet ama seçimi kazanırsanız, SYRIZA da içinde olmak üzere bütün partilerle koalisyona gidebileceğinizi söylüyorsunuz.’‘

Evaggelos Meymarakis: ‘‘İşin gerçeği, biz son yıllarda işbirliği ve ortak anlayış olmadan Yunanistan’ın daha güçlü olamayacağını anladık. Borç kurtarma planı ile sorunları olan diğer ülkelerde siyasi partilerin kendi ideolojilerinden taviz vermeden ortak hedef için bu planların hayata geçirilmesi için işbirliği yapmaları ve dayanışma içinde olmaları tesadüf değil. Ben işte bu yüzden, sadece işbirliği ile siyasi güçlerin ve kurumların ülkeyi ileri götürebileceğine güçlü bir şekilde inanıyorum.’‘

Euronews: ‘‘Sizin partiniz, Çipras’ın, borç veren ülkelerle yaptığı anlaşmaya destek verdi. Eğer siz pazartesi günü başbakan seçilirseniz, bu anlaşmanın sorumluluklarını yerine getirimisiniz ? Yoksa onu biraz da olsa değiştirmeye çalışırmısınız?’‘

Evaggelos Meymarakis: ‘‘Biz Yunanistan’ın, Avrupa yolunda ilerlemesini sürdürmesi için oy verdik, biz ülkenin AB’nin dışında kalmasının ne kadar kötü sonuçlar yaratacağının farkındaydık. Avrupa bize şimdi sübvansiyon olarak yardım ediyor. Bizim çiftçilerimiz AB’den dayanışma fonları alıyor. Bankacılık sektörü yine AB’den yardım alıyor. Eğer Avrupa Birliği ile bir anlaşma olmasıyla bunların hepsini kaybedebilirdik. Ancak şu andaki sıkı tasarruf önlemleri, Çipras’ın müzakerelerinin bir sonucu. Ben Avrupa’nın bize yardım etmek istediğini, bizi felakete sürüklemek istemediğini biliyorum. Bu çerçevede Avrupa, eğer yeni hükümetin ilk icraat yılında iyi işler yaptığı görürse, olumlu bir siyasi mesaj veriilrse ve kurtarma planının hayata geçirileceği konusunda ikna edici olunulursa, ekonomik gerilemeye neden olacak bazı bölümler bir müddet geçtikten sonra tekrar müzakere masasına getirilip tartışmaya açılabilir.
Yeni anlaşman ilk yılında, hemen müzakere masasına dönülebileceğini düşünmek ve bize borç verenlerle hemen yeni müzakere istemek yanlış olur. Çünkü onlar hemen verilen bu sözlerin yerine getirilmesini bekliyor. Eğer onların yeniden güvenini kazanacaksak, hemen özelleştirme programını hayata geçirmemiz gerekir, yine aynı şekilde söz verdiğimiz yapısal reformların da gerçekleşmesi şart. Avrupa Birliği’nin fonlarından ve yatırım imkanlarından yararlanmak ve faydalanmak istiyorsak, Avrupa Birliği’nden daha fazla anlayış ve işbirliği istiyorsak bunları yapmamız gerekir. Maalesef, Çipras hükümetinin, müzakereler sırasında önemli konularda hiç bir ciddi argüman sunamadığını gördük, biz bunu Avrupalı meslektaşlarımızla tartıştığımızda daha iyi anladık. Çiftçilerin gelirleri ile ilgili konuda bir örmek vermek istiyorum. Biz Avrupalı muhataplarımıza, çiftçilerin aylık maaşlarının sabit olmadığını ve bu yüzden önceden belirli bir vergi konulamayacağını anlattık.Onlar bize Çipras’ın bakanlarının bundan hiç bahsetmediğini söyledi. Bu yüzden müzakereyi yapan bakanlar gerekli bilgiye sahip olmadıkları için yanlış bir anlaşma yaptılar.’‘

Euronews: ‘‘Eğer seçimi kazanırsanız, Junker, Merkel ve Hollande ve AB liderleri ile kendinizi aynı müzakere masasında bulacaksınız. Daha önceki liderlerden farklı olarak onlara neler söylemeyi düşünüyorsunuz ?’‘

Evaggelos Meymarakis: ‘‘Onlara ilk olarak, 2014 yılı sonuna kadar, bizim elimizden geldiği kadar 2012 yılındaki kurtarma planını uygulamaya çalıştığımız anlatacağım.
Biz reformların gerçekleşmesi için çalışmıştık. Tabi ki bazı konularda gerekli çabukluğu ve kararlılığı gösteremedik, ancak çok olağanüstü şartlarda çalışıyorduk. Piyasalar, en düşük seviyesindeydi, Yunan hükümeti için en iyi koşullardaki fiyatları verecek alıcılar da yoktu. Benim parlamento başkanı olduğum dönemde, hükümeti oluşturan parlamentodaki üç grubun da uyum sağlaması için çalıştım. Onların arasında önemli konularda ciddi görüş ayrılıkları olmasına rağmen, parlamentoya çalıştırabilmeyi başardık. Bunu parlamento içindeki aşırı ve popülist gruplara ve dışarıdaki protestolara rağmen başardık. Ve biz ülkeyi normal hale getirdik, eğer erken seçim ile durdurulmasıydık, ülkemizdeki durum daha iyiye gidebilirdi.’‘

Euronews: ‘‘Son haftalarda kitlesel halde Yunanistan topraklarına göç var. Bu konudaki sizin düşünceleriniz neler ? Bu göçmenlerin gitmek isteği son ülkelerin tepkileri hakkından ne söylemek isterseniz?’‘

Evaggelos Meymarakis: ‘‘Göçmen sorunu, seçimi kazandığımızda çözmemiz gereken saatli bomba gibi bir sorun. Bu saatli bir bomba gibi oldu, çünkü SYRIZA hükümeti, gerektiği gibi zamanında duruma müdahale edemedi. Bu tür konularda aktif olmak gerekir, eğer sorunu zamanında çözemezseniz, daha sonra sadece acil çözüm imkanlarını araştırırsınız. durum şu anda böyle. Şu anda geçici hükümet bile, son bir hafta içinde Çipras hükümetinin son yedi ay içinde yaptığından daha fazla katkı yaptı. Ben, şu andaki geçici hükümetin ve Avrupa Birliği liderlerini acil zirveye çağıran cumhurbaşkanınını değerli katkılarının bir çözüm imkanı getireceğini düşünüyorum. Bizim ne kadar göçmenin ülkeyi terk edeceğini görmemiz gerekir, onların kaçak göçmen olmadığını unutmamak gerekiyor. Onlar Suriye’deki savaşın kurbanları, bu konunun çok derin bir insani tarafı var. Biz yeni Avrupa politikalarının duruma uygun olarak şekillenmesini istiyoruz. Avrupa Birliği zirvesi bu konuda karar vermeli ve Birleşmiş Milletler daha fazla katkı sağlamalı. Bizim ihtiyacımız olan daha iyi bir koordinasyon, daha iyi sınırların kontrol altına alınması ve daha çok göçmen merkezinin kurulması. Avrupa Birliği tarafından bu konuda verilen mali yardımın daha etkili bir şekilde dağıtılmasını ayrıca sağlamamız gerekir.’‘