Son Dakika

Okunan haber:

İbtikar: "İran'da son sözü kanun söyler"


DÜNYA

İbtikar: "İran'da son sözü kanun söyler"

İran Devlet Başkanı Yardımcısı Masume İbtikar ikili anlaşmalara imza atmak için Finlandiya’daydı. İbtikar Helsinki’de euronews’a konuk oldu, Hossein Alavi’nin sorularını yanıtladı.

euronews:

“İran’da da ülke dışında da büyük tartışmalara yol açan bir konuyla başlayalım: Çevre. Biliyoruz ki İran büyük bir su sorunuyla yüzleşiyor. Birçok doğal kaynak da yok olma tehdidiyle karşı karşıya. Sizin yönetiminizde olan Çevre Koruma Organizasyonu bu tehlikeye karşı nasıl projeler geliştiriyor?”

Masume İbtikar:

“Evet, dediğiniz kesinlikle doğru. Dr. Ruhani yönetiminde uygulamaya koyduğumuz ilk projeler kamu kurumları tarafından doğal kaynakların kullanımına dönük yaklaşımda reformlar getiriyordu.

Suyun doğal dağılımının korunmasına da özel özen gösteriyoruz. Eğer bu dağılıma daha önce gereken özeni göstermiş olsaydık Urmiye Gölü’nde ve ülkenin diğer bazı su havzalarında yaşadığımız benzeri krizlerle karşı karşıya kalmazdık.

Yani hükümetin gündeminde bambaşka bir yaklaşım bulunuyor. Su Kurulu’nda ve Yüksek Çevre Konseyi’nde planlar hazırlandı. Su için yaşanan gerilimi de hesaba katarak tarımdaki uygulamalarda da bazı değişiklikler öngörülüyor.”

euronews:

“İran halkı bu tehlikenin ne derece farkında? Medya bu konularda halkı tam olarak bilgilendirecek şekilde konuşmakta serbest mi? Yerinde incelemeler ne derece uzmanlar tarafından yapılıyor?”

İbtikar:

“Evet. Bunlar çok konuşulan ve halkın geniş ölçüde bilgi edindiği konular. Bunların büyük bölümü hem kamuya ait hem de bağımsız medya tarafından tartışılıyor. Bu tartışmaların önemli kısmı da uzmanlar tarafından yürütülüyor. Araştırma enstitüleri ve üniversiteler çalışıyor ve katkı sağlıyorlar. Birçok tartışma için yabancı uzmanlar da davet ettik.”

euronews:

“Biraz da siyaset konuşalım. İran’ın en tanınmış reformcu siyasetçilerindensiniz. Şunu biliyoruz ki nükleer konusunda varılan uluslararası anlaşmanın ardından Ruhani yönetimi kendisine destek olacak bir meclise büyük ihtiyaç duyuyor ve bu noktada da Şubat ayında yapılacak olan seçimler büyük önem ifade ediyor. Sayın Ruhani’ye göre ‘bir sonraki meclis tek parça bir bloktan ziyade çoğulcu bir meclis olmalı’. Anayasa Muhafızlar Konseyi’nin tutumunu gözönüne alırsak, Ruhani’nin bu beklentisi ne derece gerçekleşebilir?”

İbtikar:

“Sayın devlet başkanının da birçok kez ifade ettiği gibi hükümet özgür ve adil seçimlerin yapılması için kararlı, ki farklı siyasi fikirler, İran’ın anayasal yapısına inananlar ve İran’ın geleceğiyle ilgilenenler gelecek seçimlere katılabilsin.

Bu noktada da hükümete, içişleri bakanlığına, valilere ve seçim kuruluna büyük sorumluluklar düşüyor.

Tabii ki başka ülkelerde olduğu gibi zorluklar da bulunuyor. Farklı yaklaşımlar var ve hükümet farklı görüşlerin tümüne saygı gösteriyor.

Bunu, kanuni çerçevede yapıldığını göstermek için önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Son sözü kanun söyler. Devlet başkanımız kendisi de bir avukat. Hükümetin bakış açısını gözönüne alarak İran’da inşallah çok güzel bir seçim geçireceğimize dair çok umutlu olduğumuzu söyleyebilirim.”

euronews:

“Sayın İbtikar, devrimden bugüne geçen 37 yıl içerisinde kadınlar yönetim ve karar alma mekanizmalarında çok nadiren görülebildi.Siz devlet başkan yardımcılığına gelebilen tek kadın oldunuz. Bunun sebebi nedir? Bundan sonra siyasetin karar alma noktalarında kadınları daha sık görmeyi umabilir miyiz?”

İbtikar:

“Geçen 37 yıl içerisinde kadınların katılımı açısından birçok yerde gelişme kaydettik. Mesela eğitim alanında: Kadınların yüksek eğitimn farklı kademelerinde geldiği noktaları görüyoruz. Kadınların siyasi katılımı yönünden ise her ülke gibi bizim de iniş-çıkışlarımız oldu. Ancak ana planda 11. hükümet kadınların siyasi katılımına özel önem veriyor. Halen Devlet Başkanı Ruhani’nin 3 kadın yardımcısı bulunuyor. Biri hukuki konularda, biri kadınlarla ilgili, ben de çevre konusunda. Tabii ki bakanlıklarda da birçok kadın daire başkanı ve bakan yardımcısı da bulunuyor. Çevre Koruma Organizasyonu’nda da birçok müdirenin yanısıra benim yardımcılarımdan ikisi de kadın.
Ayrıca kadınlar taşra yapılanmalarında da çok başarılı oldu ve birçoğu yerel meclislerde kendisine yer edindi.”

euronews:

“Son sorum Sayın İbtikar. 1979’da Amerikan Elçiliği’ne yapılan baskında siz de en aktif katılan öğrencilerden biriydiniz. Artık Amerika Birleşik Devletleri ile İran’ın müzakereler yapıp diplomaside yol kat ettiğini biliyoruz. Sizin şimdiki duygularınız nasıl? Yakın gelecekte İran ile ABD ilişkilerinde büyük bir değişim bekliyor musunuz?”

İbtikar:

“1979’da yaşananlar o güne kadarki uzun bir dönemde Amerika’nın İran’a müdahalelerinin bir sonucu. O tarihte öğrenciler 1953 darbesine benzer bir şekilde, Dr. Muhammed Musaddık hükümetine yapılanın tekrarlanacağından endişe ettiler. Aslında tarihin tekerrür edeceğinden büyük endişe duyduklarından belki de buna engel olmak için bu kadar müdahil oldular.

Şimdi ise İran dünya ile ilişkilerini yeniden kurmak istiyor. Mümkün olan tüm ülkelerle makul ve adil ilişkiler kurmak istiyoruz ki inşallah hem İran-ABD ilişkilerinde hem de İran’ın bölgede rol aldığı konularda güzel gelişmelere şahitlik edelim.”