Son Dakika

Son Dakika

Türkiye mültecileri neden durduramıyor?

Okunan haber:

Türkiye mültecileri neden durduramıyor?

Metin boyutu Aa Aa

Türkiye’den Avrupa’ya göç neden durdurulamıyor

Bir zamanlar Aristo’nun ders verdiği Assos ya da Türkçe adıyla Behramkale küçük bir Ege kasabası. Buradaki antik kent, deniz, Midilli Adası’na tepeden bakan Antik Athena Tapınağı ile turistler için bir cazibe merkezi. Sadece 22 binanın bulunduğu birinci derecedeki sit alanı olan antik liman Eski Yunan ve Roma döneminden kalıntıların arasında yüzmek ve tatil yapmak isteyenler için bir cennet. Ancak bugünlerde bu şirin kasaba Suriyeli göçmenler için Yunan adalarına geçiş için bir transit nokta. Göçmenleri taşıyan lastik botlar bu şiirsel manzaranın uyumsuz parçası haline geldi.

Gündüz yolculuğu

Konunun belki de en ilginç noktası yüzlerce mültecinin bu zorlu ve bazen ölümcül yolculuğa gündüz gözüyle çıkması. Art arda ve eş zamanlı olarak denize açılan onlarca bot gruplar halinde Midilli Adası’na doğru yol alıyor. Türk ve Yunan Sahil Güvenlik Botları’nın arasından geçmeye çalışıyor. Peki ama bu nasıl oluyor?

Türkiye mültecileri neden durduramıyor?

Mülteciler sahilin yürüyerek ulaşılamayacak kayalık kısımlarına, bunların üzerindeki zeytinliklere saklanıyor. Bota binecekleri anı bekliyorlar. Köylüler insan kaçakçılarının korkusundan yaklaşamıyor. Jandarmanın sayısı yetersiz. Güneydoğu’daki çatışmaya yoğunlaşan Türkiye’nin bu turizm bölgesindeki birkaç köy için ayırdığı asker sayısı sınırlı. Bunlar bölgedeki trafik kazasından kız kaçırmaya kadar her olayla ilgilenmek zorunda. Binlerce kişilik mülteci akınına yapacakları fazla bir şey yok. Üstelik mültecilerin serbest dolaşım hakkı dolayısıyla müdahale etmenin yasal geçerliliği de yok. Son dönemde mültecilerin kayıtlı oldukları kentlerde zorunlu ikameti düzenlemesi de insan haklarına aykırı olduğu gerekçesiyle eleştiri konusu.

Bir başka sorun Sahil Güvenlik timlerinin çalışmalarıyla ilgili. Lastik botları durdurmak insan hayatı açısından riskli. Türk gemileri botları devirerek her birini durdurup sonra denize düşen mültecileri toplayabilir. Ancak bu kolay bir iş değil ve suya düşen, yüzme bilmeyen ya da çocuklar için ölümcül bir tehlike demek. Bu nedenle Sahil Güvenlik yetkilileri çok dikkatli davranıyor. Üstelik onlarca bottan sadece sınırlı sayıda durdurmak mümkün olabiliyor. Yakalanan mültecilerin kayıt edilmesi için limana geri dönülmesi, ifadelerinin alınması zaman istiyor. Bir botla ilgilenilirken diğerleri geçip gidiyor.

Mülteciler tutuklanmıyor

Türkiye’nin karşılaştığı bir başka sorun mültecilerin vazgeçmemesi. Bir kez durdurulan, kayda alınan mülteci tutuklanmıyor. Serbest kaldıktan sonra soluğu yine insan kaçakçılarının yanında alıyor. Defalarca Yunan adalarına geçmeye çalışan, yakalanan mültecilere rastlanıyor. Çok azı sınır dışı ediliyor. İnsan göçünün boyutları o kadar büyük ki yeterli finansal ve insan kaynağı olmadan bununla baş etmek güç.

Neden Avrupa?

Mülteciler neden bu yaz Avrupa’ya göçe yöneldi? Tetikleyici ne oldu? Belki de Avrupa’nın sorduğu en önemli soru bu. Birincisi Avrupa’ya geçişin fiyatı geçen yıla göre on kat düştü. Geçen yıl 12 bin euro ödeyen mülteciler bu yıl 1250 dolara geçiş yapabiliyor. Bu sayıyı arttırdı. İkincisi Almanya’nın 700 bin mülteciyi kabul edeceği yönündeki yanlış haber etkili oldu. Bunu duyan pek çok mülteci “kapılar açıldı” diyerek yollara döküldü. Ancak kapıların kapandığını, Avrupa’daki sefaleti pek çoğu öğrenemedi. Telefonlarını şarj edemedikleri, internete bağlanamadıkları için gerçeklerden koptu ve bu sonu bilinmeyen maceraya atıldı. Edirne’de sınırların kapalı olduğunu söylediğim bir mülteci kulaklarına inanamadı.

Suriye’deki durum devam ettiği sürece bu büyük göçün devam edeceğini tahmin etmek güç değil.

Bora Bayraktar, Antep, Behramkale, Edirne, Istanbul