Son Dakika

Okunan haber:

"Bir Volkswagen sürdüğüm için utanç duyuyorum"


Insight

"Bir Volkswagen sürdüğüm için utanç duyuyorum"

Alman otomobil devi Volkswagen müşteri ilişkilerinin ilk kuralı olan güven esasını ihlal ettikten sonra, şimdi de bu soruna bir çözüm bulma arayışında.

Alman mühendisliğine olan inancı da sarsan son skandalın ardından şirket, daha fazla kredibilite kaybetmeden sorumluluğu kabul etti.

Alman devinin emisyon cihazı ile donattığını söylediği 11 milyon “temiz dizel” araç yollarda. Şirket şimdi skandalı onarmak için 6,5 milyar Euro kaynak ayırdı.

Ancak Alman üreticiye inanan ve araçlarının astım ve asit yağmuruna neden olduğu bilinen NOX kirlenmesine yol açtığından habersiz sürücüler ise test sonuçlarının bilinçli şekilde tahrif edilmesi karşısında şokta.

“İlk olarak böyle bir şeyin olması nedeniyle dehşete düştüm. Şu an dizel bir VW sürdüğüm için utanç içindeyim. Bir kilometre bile sürmek için iznim var mı bilmiyorum”

VW dizel araçlarında bulunan cihazla, test sonuçları tahrif edilerek çevreye verilen zarar hasır altı edildi. Amerikalı denetçilerin bilinçli şekilde aldatıldığı ve üretilen araçların sürüş şartlarındaki prosedürlerin çok altında olduğu kaydedildi.

Amerikalı deneticiler, normal sürüşte zararlı emisyon veya nitrik oksid ve nitrojen dioksidin yasal limitten 40 kat daha fazla olduğunu vurguladı.

Son donemde sağlık alanında yapılan araştırmalarda her yıl hava kirliliği nedeniyle on binlerce insanın yaşamını yitirdiği ortaya kondu.

Avrupa’da kullanımda olan araçların yarısı dizel, Amerika’da ise bu oran yüzde 1’den daha az.

Almanya’da otomobil sektörü gayri safi milli hasılanın yüzde 14’ünü oluşturuyor, dolayısıyla tepkilerin büyümesi Alman ekonomisini endişelendiriyor.

Volkswagen 2014’te dünya genelinde 9,5 milyon araç sattı. Araç ve yedek parça ihracatı ülkeye 200 milyar Euro’dan fazla gelir sağladı.

Tepkilerin büyümesi siyasi otoriteleri de kaygılandırıyor. Özellikle de Volkswagen’in merkezinin bulunduğu Basse-Saxe bölgesinde. Zira Basse-Saxe bölgesi aynı zamanda grubun yüzde 20 hissesini elinde bulunduruyor. Aynı zamanda Eyalet Başkanı ve Maliye Bakanı da otomobil üreticisinin denetim kurulunda yer alıyor.

*Dünya geçtiğimiz günlerde Alman devi “Das Auto” skandalıyla çalkalandı. Yarım milyona yakın aracının emisyon testlerinde hile yaptığını kabul eden Volkswagen’ın CEO’su Martin Winterkorn istifa etti.

Gün geçtikçe yayılan skandal, bir çok ülkenin kapsamlı testler yapması ve dev şirket hakkında soruşturma başlatmasıyla sonuçlandı.

Şok dalgası yaratan bu kriz hakkında daha fazla bilgi edinmek üzere Paris’e bağlandık. Fransız otomobil dergisi Auto Plus editör yardımcısı Pascal Pennec sorularımızı yanıtladı.

Kalite ve güvenin sembolü olan Volkswagen’e hile yaptığı için artık şüpheyle yaklaşılıyor. Şirketin CEO’su Martin Winterkorn’in görevden ayrılması büyük bir krizin işareti mi?*

Pascal Pennec:
“Bu derece bir sarsıntının olması gerçekten inanılmaz. Otomotiv tarihinde olayların bu kadar büyümesi oldukça nadir bir durum. Burada bir hile var ve bu itiraf edildi. CEO’nun istifa etmesi gerekliydi çünkü bu oyunun kuralı böyle.”

Fabien Farge, euronews :
Şirketin bu hilesi nadir bir durum mu yoksa farklı otomobil üreticilerinden de bu tür itiraflar gelir mi sizce?

Pascal Pennec
“Büyük bir rakam söz konusu. Avrupa’da diezel otomobil satışları çok yüksek, özellikle de Fransa’da satışların yüzde 60’ı diezel… Şu an için durum Amerika Birleşikleri’nde daha çok ivme kazanmış durumda çünkü orada hile yapma gereği duydular. Zira ABD’de çevre standartlarına uygun otomobil üretmek Avrupa’dan daha da zor. Avrupa’da hile yapmalarına gerek kalmadığı söyleniyor ama yine de her yerde soruşturma başlatıldı. Nasıl sonuçlanacağını hep beraber göreceğiz. Ama şu anda gözler ABD’de BMW ve Mercedes gibi diezel araba üreten diğer otomobil üreticilerine çevrilmiş durumda.”

Fabien Farge, euronews :
Alman otomotiv endüstrisinin mücevheri ünlü “Das Auto” Volkswagen’in imajı zedelenmiş durumda. Sizce tüm Alman otomobil endüstrisi mi tehlikede?

Pascal Pennec
“Sadece Alman sanayisi değil diezel satan tüm üreticiler bu tehditle karşı karşıya. Şu an için belirsiz olan bu konudan sonra alınacak önlemlerin devlet düzeyinde mi yoksa tüketici düzeyinde mi alınacağı? Acaba herkes mi hile yapıyor şeklinde soruluyor. Avrupa için mantıksız görünüyor çünkü Avrupa’da çevre standartları testleri geçmek sanıldığı kadar zor değil. Fakat çevresel standartların bir sonraki aşaması daha karmaşık olacağa benziyor. Otomobil üreticileri bu normları makul maliyette geçebilecekler mi, asıl soru bu? Ama çevre kirliliğini detekte eden cihazları entegre etmenin maliyeti oldukça yüksek olabilir.”

Fabien Farge, euronews :
Büyük bir güven sorunu söz konusu. Tüketici bu konuda kime güvenebilir?

Pascal Pennec
“Güvenlik sorunu söz konusu olduğunda tüketici sinirlenir ve kuşkulu yaklaşır ama çevre söz konusu olduğunda bunun sadece başkalarını ilgilendirdiğini düşünürler. Sürücülerde bir çeşit bencillik ve egoizm vardır. “Çevreyi kirletmesek ne iyi ama aracım çevreye zararlıysa bu benim hatam değil, üreticinin hatası” şeklinde düşünürler. Yani bu durum güven açısından korkunç sonuçlar doğurmaz”

Fabien Farge, euronews :
Teknik açıdan bakarsak diezel motorlar bu skandalla yeniden gündeme geldi. Bu araçların yerini elektrikli araçlara bırakmanın zamanı sizce gelmedi mi?

Pascal Pennec
“Bir gün elektrikli araçlar diezel arabaların gösterdiği performansı gösterirse bu konuyu tekrardan masaya yatırabiliriz. Ama şu an için böyle bir şey söz konusu değil. Aracınızı ful yakıt doldurduğunuzda bununla 1000 kilometre yapıyorsanız inanılmaz derecede düşük bir fiyat. Ama elektrikli arabalar şu an için çok pahalı ve otonomisi çok düşük. Karşılaştırılamaz durumda. Fakat yollarda ve otobanlarda sürmek için kullanılan diezelin eşi yok. Şu an için diezelsiz yapmak neredeyse imkansız, gerekli teknik çözümlere sahip değiliz.”