Son Dakika

Okunan haber:

Uydu teknolojileri sahil güvenlik çalışmalarında hayat kurtarıyor


uzay

Uydu teknolojileri sahil güvenlik çalışmalarında hayat kurtarıyor

In partnership with

Space bu ay Lizbon ve Roma’dan, uydu teknolojilerinin gemilerin denizdeki güvenli seyrine nasıl yardım ettiğini konu alıyor. Ayrıca astronot Samantha Cristoforetti, uzayda nasıl yaşadıklarını ayrıntılarıyla gözler önüne serecek.

Danimarkalı Avrupa Uzay Ajansı astronotu Andreas Mogensen ve Kazak kozmonot Aidyn Aimbetov uzayda 10 gün geçirdi. Mogensen yeni bir sinyal sistemiyle uzaydan dünyadaki bir aracı kullanmaya çalıştı.

Blue Origin adlı özel firma, yeni ürettiği roketleri Florida’dan uzaya göndereceğini açıkladı. Bu roketlerin test denemeleri Teksas’da yapılmıştı. Firma, Amazon.com sitesi kurucusu Jeff Bezos tarafından yönetiliyor ve yeniden kullanabilen ateşleme sistemleri üzerinde çalışıyor.

NASA’nın New Horizon adlı yeni uzay aracı, Pluto gezegenindeki dağ ve ovaların puslu görüntülerini yayınladı.

Şimdi İtalya Sahil Güvenlik ekiplerinin uydu teknolojisini günlük hayatta nasıl kulladığını öğreneceğiz.

Roma sınırındaki Fiumicino şehrinden yerel balıkçıları denetlemek için yola çıkılıyor.

Ekipler uydu teknolojisiyle aldıkları sinyallerle, tespit ettikleri bir gemiyi kontrol etmeye gidiyorlar. Acaba her şey yolunda mı?

Bu, sahil güvenlik ekiplerinin yapması gereken görevlerden sadece biri…

Antonio Lofu, İtalya Sahil Güvenlik Opresyon Şefi: ‘‘Her gün kaçak avlanma, arama kurtarma, deniz kirliliği, kaçakçılık ve terör gibi suçlarla mücadele ediyoruz. Ayrıca ülkedeki diğer güvenlik güçleri de bize bu konularda yardımcı oluyorlar.’‘

Burası, Roma yakınlarındaki İtalya Sahil Güvenlik acil müdahale merkezi…
Bütün sorunlar burada çözülüyor. Son günlerde işleri baya yoğun. Avrupa’ya Akdeniz üzerinden girmeye çalışan mültecilerle uğraşıyorlar.

Sirio Fae, İtalya Sahil Güvenlik Arama Kurtarma Ekibi Şefi: ‘‘Havalar birkaç günlüğüne güzel olduğu zaman, birçok mülteci bu kıyılara akın ediyor. Bu gibi zamanlarda aynı anda 25-26 farklı olaya baktığımız bile oluyor.’‘

Her an acil durum vakasıyla karşı karşıya kalabilirler.
Sahil güvenliğin hayat kurtarabilmesi için, bu devasa kıyı şeridine gemilerin nereden yaklaştığını önceden bilmesi gerekiyor.

Arama kurtarma çalışmaları büyük oranda uydu teknolojisine dayanıyor.

Sirio Fae, İtalya Sahil Güvenlik Arama Kurtarma Ekibi Şefi: ‘‘Mültecilere müdahale ettiğimiz bölge işte tam burası. Harita üzerinde Sicilya ve Libya sınırlarını görebilirsiniz. Genelde mülteciler Libya sınırından 20, 30 mil uzaktayken uydu bazlı telefonlarını kullanarak acil çağrı bırakırlar. Biz de uydu teknolojisini kullanarak ticari ve balıkçı gemilerinin yerini tam olarak tespit eder ve rotalarını belirleriz. Bu bağlamda bize ait arama kurtarma gemileri konumlarına göre duruma müdahale için hazır hale gelir.’‘

Sahil güvenlik çalışmalarında artık her türlü uydu teknolojisi kullanılıyor. Avrupa Gözlem Filosu gibi birimler radar ve optik aygıtlar kullanırken, Kanada’ya ait ekipler, gemilerden yayılan otomatik tanımlama mesajlarını kaydediyor.

Avrupa Uzay Ajansı görevlisi Carsten Tobehn, bizim için konuya açıklık getiriyor.

Carsten Tobehn, Avrupa Uzay Ajansı SAT-AIS Proje Müdürü: ‘‘İlk bölgede 500 ile 1000 kilometre aralığında Dünya’nın alçak yörüngesi bulunuyor. Dünya’yı gözlemlediğimiz uydular genellikle burada bulunuyor. Bir sonraki bölge, 30 bin kilometre genişliğindeki orta yörünge… GPS ve Galileo gibi nevigasyon sistemleri burada bulunuyor. Diğeriyse 36 bin kilometre genişliğindeki sabit yörünge… Eş zamanlı bilgi aldığımız meteoroloji uyduları burada bulunuyor.’‘

Birçok farklı kaynaktan gelen bu veriler Lizbon’da, Avrupa Sahil Güvenlik Ajansı’nda toplanıyor.

Görevliler, Avrupa sularına giren gemileri burada izliyor.

Yetkili birimlere eş zamanlı olarak bilgi verebilen bu kurum, kaçakçılıktan sınır kontrolüne birçok alanda hizmet veriyor.

Özel uydu sistemleriyle denizlerdeki petrol sızıntıları bile tespit edilebiliyor.

Leendert Bal, Avrupa Sahil Güvenlik Ajansı Operasyon Müdürü: ‘‘Petrol sızıntı alarm sistemi işte burası… Bakın, İngiltere sınırına giren bu geminin yaptığı sızıntı açıkça görülüyor. Şimdi bu gemiyi, yani kirliliğe sebebiyet verenlerin kimliğini öğrenmeliyiz. O bölgedeki gemilerin verilerini, sistem çaprazlama olarak tarama yapabiliyor. Bakın…Sızıntı rotası ve geminin gidiş yönü birbirine uyuyor. Yani geminin kimliğini tespit ettik.’‘

Bu bilgi kirliliği içerisinde radar ve optik uydu sistemlerinin ne kadar yararlı olduğu açıkça görülüyor.

Leendert Bal, Avrupa Sahil Güvenlik Ajansı Operasyon Müdürü: ‘‘Bugünlerde Avrupa’da deniz sularında günde iki defa olmak üzere bir tarama gerçekleştiriyoruz. Ancak bu rakam yeterli değil. Çünkü eğer geminin sahibi bu taramanın hangi zaman aralığında yapıldığını biliyorsa, ona göre davranıyor ve yasal olmayan işlemlerini uydular devrede yokken gerçekleştiriyor. Bu gerçekten de büyük bir sorun.’‘

İşte bu noktada Avrupa Uzay Ajansı imdada yetişiyor. Bu kurum uydu sistemleri üzerinde çalışarak, sahil güvenlik kontrollerini geliştirmeyi amaçlıyor.

Carsten Tobehn, Avrupa Uzay Ajansı SAT-AIS Proje Müdürü: ‘‘Şu anda kullanıcıların ihtiyaçları, elimizdeki sistemlerin durumu, eksik noktalar ve diğer hususlar üzerinde çalışarak Dünya haritasındaki kör noktalara ulaşmaya çalışıyoruz. Verilen hizmeti tanımlıyor ve elimizdeki aletleri geliştiriyoruz. Kara sahanlığındaki çalışmaları hızlandırıyor, algoritma, uydu alıcıları, telecom ve radar gibi yeni nesil teknolojiler üzerinde duruyoruz.’‘

Gelecek yıllarda uzaya yeni uydular fırlatılacak. Farklı yörüngelerde yol alarak okyanuslarda ulaşılamayan yerler kontrol edilebilecek.

Sahil güvenlik ekipleri arama kurtarma çalışmalarında yine uzay teknolojisine güveniyor.

Sirio Fae, İtalya Sahil Güvenlik Arama Kurtarma Ekibi Şefi: ‘‘Bugünkü uydu teknolojisi hayat kurtarıyor. Çünkü şu andaki en büyük sorun olan ‘yer belirleme yani koordinat noktası tespiti’ bu sistemler sayesinde artık mümkün. Uydu teknolojisi sizin yerinizi kolaylıkla tespit edebilir. Böylece ekipler kolayca olay yerine giderek ihtiyaç halinde duruma müdahale edebilir. Ölüm kalım meselesi işte bu teknolojiye bağlı…’‘

‘‘Şimdi Lizbon ve Köln’den ayrılıyor ve Astronot Akademisi’ne gidiyoruz. Acaba Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yaşamak nasıl bir duygu?’‘

Samantha Crisotoferetti, Uluslararası Uzay İstasyonu, Astronot: ‘‘Merhaba, ben astronot Samantha Crisotoferetti. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 200 gün kaldıktan sonra şimdi Dünya’ya geri döndüm. Şimdi uzay hakkında konuşalım.’‘

‘‘Uzay ortamında çalışmak çok güç çünkü siz ve nesneler havada uçuyorsunuz. Bu aynı zamanda çok eğlenceli ancak buna öncelikle alışmalısınız.’‘

‘‘İlk zamanlarda yönünüzü hatırlamıyorsunuz. Yani neresi yukarısı ve neresi aşağısı hep karıştırıyorsunuz. Ancak şimdi modülden dışarı çıktığımda yönümü belirlemem ve ne tarafa gitmem gerektiğini anlamam saniyeler sürüyor.’‘

‘‘Buraya ilk geldiğimde çok dikkatliydim. Raylardan bir diğerine bu şekilde ilerliyordum.’‘

‘‘Üç boyutlu ortamda havada kalıp yönünüzü nasıl belirleyeceğinizi anladıktan sonra tek yapmanız gereken şey kendinizi ittirmek ve istediğiniz yere gitmek.’‘

Space’in gelecek ayki konusu, Jüpiter ve onun gizemli uyduları…

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu

uzay

Rosetta görevinde sona doğru