Son Dakika

Okunan haber:

Jean Paul Gaultier ile moda dünyasına gezinti


Küresel Tartışmalar

Jean Paul Gaultier ile moda dünyasına gezinti

Moda dünyasının önemli isimlerinden Jean Paul Gaultier, kariyerine nasıl başladığını, meslekteki hedeflerini ve özel hayatı ile ilgili ilginç ayrıntıları Euronews’e anlattı.

Jean Paul Gaultier kimdir?

  • Jean Paul Gaultier 1952 yılında Paris’in bir banliyösünde doğdu
  • Anneannesiyle yakın ilişkisi, onun modadaki kariyerine damgasını vurdu
  • Modaya ilgisini, elbise tasarımları için küçük krokiler çizerek başladı
  • Hiç bir mesleki deneyimi olmamasına rağmen, 18 yaşına bastığı gün, Pierre Cardin tarafından işe alındı
  • Mevcut standart kuralları bozarak, ‘‘modanın asi çocuğu’‘ olarak tanındı
  • Pop yıldızı Madonna için yaptığı tasarımlar geniş yankı uyandırdı
  • Bu yıl hazır giyimi bırakıp, sadece Haute Couture giyime odaklanacak

Euronews: O, moda dünyasının belki de en provokatör tasarımcılarından birisi. Bu yıl kariyerinin 40. yıl dönümünü kutluyor. Bugün, Almanya’nın Münih kentinde Jean Paul Gaultier ile birlikteyiz. ‘‘Global Conversation’‘ programına konuk olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bu son koleksiyonunuz, belki de sizin kariyerinizin de bir özeti, sizin tasarımlarınız artık sanat eseri gibi değerlendirilmeye başlandı. Kendi hayatınızı da anlattığınız bu tasarımlarda size ne ilham kaynağı oldu.

Jean Paul Gaultier: ‘‘Size samimiyetle şunu söylemek istiyorum, geçmişe yönelik romantik ve hüzünlü bir nostalji yaşamıyorum. Bunlar benim için önemli anılardı, ancak koleksiyonu geçmişi düşünerek yapmadım. Benim için tabi ki yeni bir macera oldu. Bu eski elbiselerin benim için bir anlam taşıdığı çok açık, onlarla bir şey anlatmak istiyordum, şimdi onları farklı açıdan ve farklı ışıkla bir arada uyum içinde tekrar bir araya getirmek zaman alan bir iş oldu ve defile düzenlediğimiz her kentte bunların uyum sağlaması için çok çalıştık.’‘

Euronews: ‘’‘Bir keresinde, benim tasarımlarımı müzede görürseniz, ben artık ölmüşüm demektir dediniz değil mi?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Kesinlikle işte bu yüzden, müzelik defile yapmadım. Canlı, eğlenceli ve enerjik bir defile olsun istedim. Beni bu koleksiyon için ikna eden Montreal’deki takım oldukça dinamikti. İşte bu yüzden onlardan konuşan mankenler bulmalarını istedim çünkü biz hala podyuma çıkanlara vitrinlerdeki cansızları gibi manken diyoruz.’‘

Euronews: ‘‘Bu yüzden yüzler konuşuyor, gerçekten harika.’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Ben daha önce ‘Körler’ isminde bir oyun görmüştüm. Kanadalı Denis Marlot’un bir oyunuydu. Bu oyunda rahipler konuşuyordu hem erkek hem kadın rahipler; oyunun sonunda gerçekten onların konuşmadıklarını, bir görüntü oyunuyla konuşur gibi gösterildiklerini gördük. Ben de Denis Marlot’ya, benim mankenlerimi de konuşturabileceği bir projeksiyon hazırlayıp hazırlamayacağını sordum. Mankenler güzel olur ama konuşmaz, bu yanlış bir düşünce, bu deflide konuşuyorlar hem de iyi konuşuyorlar.’‘

Euronews: ‘‘Biz izleyicilerimize size sormamız için soru hazırlamalarını istedik. Bize çok sayıda soru geldi. Steven Davis, size, ‘şu ana kadar yaptıklarınızdan gurur duyuyormusunuz?’ sorusun yöneltmemizi istedi’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Genel olarak yaptıklarımdan gurur duyuyorum. Küçükken bile bu mesleği yapmak istiyordum. Küçük yaşta ‘Falbalas’ isminde bir film görmüştüm, bu film benim yolumu çizmemde önemli rol oynadı. Filmdeki gibi, kendim için tasarımlar ve defileler düzenlemek istedim. Podyumda yürüyen kadınlar benim için bir kahramandı. Küçükken , mesleğimi yapmayacağım konusunda yalan söyledim. Çünkü kimse tarafından kabul görmüyordum, kötü futbol oynuyordum, ama bir kere bu mesleği yapmaya başladıktan sonra artık hiç bir zaman yalan söylemeye hakkım yok dedim, çünkü hayalimi gerçekleştirmiştim.’‘

Euronews: ‘‘Yeniden çocukluğuna dönelim, çünkü ilham perisi sizin için önemli. Burada sizin ilk ilham perinizi görüyoruz, sizi kırmak istemiyorum ama çok çirkin gözüküyor ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Benim oyuncak ayım hakkında nasıl böyle kötü konuşabilirsiniz?’‘

Euronews: ‘‘Bize biraz ondan bahsetsenize ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Ben aslında bir oyunca bebek sahibi olmak istedim, ama benim ailem, bir erkek çocuk için bunun uygun olmadığını düşündü. Ben de küçük oyunca ayıma, kartondan göğüsler taktım.’‘

Euronews: ‘‘İlk takma göğüs ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘İnsanlar bunu ilk kez Madonna için yaptım zannediyor ama ilk kez bunu oyuncak ayım için yaptım. Bunu daha sonra 1981’de bir koleksiyonda da denedim. İlk olarak elbise korsesi yaparak işe başladım. Bunu bir anlamda anneanneme borçluyum, onun daha ince gözükmek için bir korsesi vardı. O, korsenin içine girebilmek için önce sirke içerdi daha sonra sirkenin karnını küçültüğünü düşünerek, daha sonra korsenin içine girmeyi denerdi.’‘

Euronews: ‘‘Adeta bir işkence aracı sonra, başka türlü

Jean Paul Gaultier: ‘‘Baştan çıkartma. ‘’

Euronews: Evet baştan çıkartma aracı

Jean Paul Gaultier: ‘‘Burada benim paradoksumu görüyormusunuz ? Ben feminizmden de öte bir yere ulaşıyorum, kadınların özürlük adına sutyenlerini attığı ve yaktığı bir dönemde, onların çocukları buna karşılık meta obje olmadan baştan çıkartmayı istiyor. Obje olarak kullanılmaya gelince, benim ilk defilemde erkek objeydi.’‘

Euronews: ‘‘Yeniden anneannenize dönelim. Çünkü sizin yaşantınızda önemli bir yer tutmuş, biraz önce korseyi nasıl ilk gördüğünüzü, söylediniz, terzilik, makyaj, kadın dünyası, bunların içinde ne sizi mutlu etti ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Öncelikle ben okuldaki kızları, erkeklere oranlara daha ilginç buluyordum. Onlarla daha fazla ortak konularım olduğunu düşünüyordum. Erkekler o yaşlarda başka uğraşları oluyor. Benim futbol oynamaktan başka bir şey düşünmeyen yaşıtım erkeklerden daha farklı ilgi alanlarım vardı. Kız çocukları ile birlikte olmak beni daha fazla mutlu ediyordu. Benim anneannem bana çok fazla özgürlük tanıdı, tek erkek çocuk olduğum için okul olmadığı zaman onun evinde kalıyordum, isteğim gibi televizyon seyrediyordum, çocuklar için yasak programları bile seyredebiliyordum. Evin girdisini çıktısını araştırıyor, daha önce bilmediğim ve beni hayaller dünyasına götüren çok ilginç şeyler keşfediyordum.’‘

Euronews: ‘‘Nasıl bir aileden geliyordunuz ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Ortalama herkes gibi Fransız bir aileydik.’‘

Euronews: ‘’‘Lojmanlarda büyümüşsünüz.’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Paris’in güneyindeki bir banliyöde Komünist bir belediyenin yönettiği sosyal konutlarda büyüdüm. Düşünüp, hayal kurabileceğim bir yerde büyüdüm, bu yüzden benim hayal dünyam zengindir.’‘

Euronews: ‘‘Sizin aileniz ne düşündüler, anneniz bir mağazada kasaya bakıyor, babanız ise muhasebeciydi, siz ise biraz eksantrik bir çocuktunuz değil mi ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Yok öyle değil, onların öyle korkusu yoktu. Onlar benim çizim yapmamı engellemedi. Okula gitmediğim için dergiler okudum, basını takip ettim. Modayı biraz, biraz öğrendim, ilk zaman benim tasarımcı olmamı ‘bakarız, sonra’‘ gibi laflarla biraz geciktirdiler. Kendi kendime çizgilerle çok çalıştım, Pierre Cardin’i okudum, o 300 den fazla koleksiyon yaptı, onu geçmeyi hayal ettim, 18 yaşında Pierre Cardin’in yanında işe başladım. Ailem benim çizim krokilerimi eski eşi moda dergisinde çalışan bir dostlarına göstermiş, o da bu çocuk kesinlikle başarılı olur, mutlaka bu iste çalışsın demiş.’‘

Euronews: ‘‘İlk size Pierre Cardin’in yanına gönderdiler.’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Pierre Cardin ve diğerlerinden de yanıt geldi. Cardin, 18 yaşına bastığım gün beni işe aldı. Oraya annemle gitmiştim. Çünkü ilk teklif geldiğinde telefonla o yanıt vermişti. İş görüşmesine tek başına gitmeye korkuyordum. O beni orada aşağıda bekledi. Cardin’e hala lisede okuduğumu söyledim. O da bana, ‘ne zaman gelebileceğimi’ sordu, ben de öğleden sonra gelebileceğim günleri söyledim, o da bana işe alındın dedi.’‘

Euronews: ‘‘Moda dünyasında hala böyle işe almalar oluyor mu?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Eğer istersek olur diye düşünüyorum ?’‘

Euronews: ‘‘Gerçekten öyle mi ?’‘

‘‘Tabi, ben biraz başka türlü de olsa olabileceğini düşünüyorum, şu anda internet var, iletişim yolları farklı, ama yine de insanların arzu ettikleri hayallerini istedikleri takdirde gerçekleştirebileceği ortamı bir şekilde bulabileceğini düşünüyorum. Benim sözlüğümde bu konuda imkansız diye bir şey yok.’‘

Euronews: ‘‘Siz tutkuyla çalışan insanlardansınız ? Sanki her gün yeni bir tutkunuz var, bugünlerdeki en önemli tutkunuz ne?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Artık hazır giyimi bırakmak istiyorum. Çünkü 40 yıl hazır giyim yaptım. dünya değişiyor, daha önceye oranla daha az özgürüz, yaratıcılık olarak daha çok bu gerçek özgürlüğün tadını aldım. Çalışmaya devam edeceğim ancak hazır giyimde emekli olacağım, ama moda tasarımını bırakmayacağım, başka projelerim de var.’‘

Euronews:’‘Patrick Hamon isimli izleyicimiz, ne zaman emekli olacak diye soruyor ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Bir gün hareket edemeyecek duruma gelsem, hiç bir şey yapamasam bile, yine de küçük tasarımlar çizebilirim, veya bunları hayal eder, birisinden benim için çizmesini isteyebilirim.’‘

Euronews: ‘‘Sizin kariyerinize ve Madonna’ya geri dönelim. O da sizin için önemli bir ilham perisi oldu. Onda size çeken başlıca şey neydi ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Bizim ikimizin de bir anlamda birbirimize ikiz kardeş gibi benzediğimizi düşünüyorum. O bir sanatçı olarak ben ise tasarımcı olarak kafamızdaki kadını aynı şekilde gösteriyor ve anlatıyoruz. Benim tasarımlarım yeterince erkeksidir, ancak aynı zamanda içinde bir baştan çıkartma da vardır. Bir güç ve baştan çıkartma alanı olarak ikimiz de aynı duygulara hayat bulduruyoruz.’‘

Euronews: ‘‘Ona evlilik teklifi ettiğiniz doğru mu ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Hem de üç kez her seferinde reddetti, ancak böylesi daha iyi oldu.’‘

Euronews:’‘İlginç, eğer çok özel olmayacaksa neden evlenme teklifi ettiniz ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Aslına bakarsanız, daha çok sembolik, bir teklifti benim yaptığım. Bir çok şeyin bir araya gelmesiydi, Ancak, cinsellik, kadın ve erkek ilişkileri açısından biz ikimiz bir çok görüşün yakınlaştığı bir alanı paylaşıyoruz. Bir anlamda bunu bir oyun gibi gördüm, önerebileceğim en iyi şey evlilikti. Ben azından böyle düşündüm, ama onun düşünmediği kesin, baksanıza o evlilikler yaptı ama iki kez boşandı. ‘’

Euronews: ‘’‘Ama cinsellik olarak daha çok platonik bir evlilik olacaktı.’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Valla bilmiyorum, o maço olmayı istiyor, ben de bunu seviyorum.’‘

Euronews:’‘Anne Karen’in size bir sorusu var. Sizin tasarımlarınız en iyi taşıyan manken veya kadın sanatçı kim ?’‘

Jean Paul Gaultier. ‘‘Kadın sanatçı olarak Micheline Presle’nin ismini verebilirim. Çünkü, ‘Falbalas’ filmiyle, bu mesleğe başlamamı o sağladı. Yine Parisien havasıyla Catherine Deneuve gibi başka ilham perilerim de var. Kendi özel hayatlarında dış görünüşlerinden farklı olan insanlara saygı duyuyorum. Catherine Deneuve, dışarıdan soğuk sıkıcı gözükür, ama onun bir çok şeye açık ve meraklı birisi olduğunu biliyoruz. Ben bu farklılığı seviyorum.’‘

Euronews: ‘‘Eksiklik ve kusur hali gibi şeylerin de sizi oldukça çektiğini biliyoruz.’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Bu gerçekten eksiklik veya kusur mu ?Belki de bazı şeyleri farklı görme isteği, Rosy de Palm örneğin. Onun burnu veya fiziği, o adeta yaşayan bir Picasso eseri gibi. Picasso’nun tablosu, onun bir şahsiyetini yansbıtır, ben sadece bir çeşit güzellik olduğuna inanmıyorum, güzelliğin çok farklı formları var, bir çok insan var ki, gençliklerin de güzel olmamalarına rağmen, yaşlanınca daha güzel oluyorlar.’‘

Euronews:’‘Bunun için mi belirli yaşın üzerinde mankenlerle bazen çalışıyorsunuz ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Belirli yaşın üstü ve hatta kilonun üstü, sadece kilolu değil bazen çok zayıf mankenlerle çalışıyorum. eğer onu soruyorsanız, belirli yasalarım yok. İlla şu model olacak diye bir şeye inanmıyorum. Tam tersine farklılıklara da yer vermek gerekir.’‘

Euronews:’‘Bu yüzden sizi moda dünyasını demokratlaştıran insan olarak görüyorlar. ‘haute couture’e doğru gittikçe bu demokratikleşmeyi sağlamak kolay olmuyor galiba değil mi?

Jean Paul Gaultier: ‘‘Hayır aynı fikirde değilim, haute couture çok pahallı ama bizim daha yaratıcı olmamızı sağlıyor, yaratıcılık çok önemli bir güç, yaratıcılık aynı zamanda bizim daha fazla şeyler satmamızı, örneğin parfüm ve mücevher gibi şeyleri satmamızına olanak sağlıyor, insanlar yaptığımdan etkilenirse, tasarımlarımı da giyiyor.’‘

Euronews:’‘Şimdi daha fazla boş zamanınız var, boş zamanlarınızda ne yarsanız?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Kendime ayıracak zaman lafını hiç sevmiyorum, benim çok projem olduğu için fazla zamanı yok. ‘’

Euronews: ‘‘Yeni proje olarak ne var?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Bir şov için tasarım yapmak. Özellikle revü için, belki bir gün revü yaparım, yine Japonya’ya gidip onlar için ucuz üretim yapacağım, yine aynısını Avustralya’da yapacağım.’‘

Euronews: ‘‘O zaman çalışmaya devam. ‘’

Jean Paul Gaultier: ‘‘Evet demokratikleşme bir anlamda devam edecek.

Euronews:’‘Maalesef, insanların çoğu benim gibi, Jean Paul Gaultier butiğine girip alış veriş yapamıyor, şık olmak için bir kaç ip ucu verebilirmisiniz ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘ilk önce yapılması gereken kendiniz üzerinde çalışmak ve kendiniz gibi olmak. Kendiniz gibi olmayı kabul etmek, nasıl olduğunuza bakın ve ondan faydalanmaya çalışın, kendini hemen inkar etmeyin, eğer kötü göründüğünüzü düşünüyorsanız, saçınızı rengini değiştirmek, burnunuza ve ağzına protez yaptırmak istiyorsanız ve yaptıktan sonra iyi hissediyorsanız ne ala. ama önemli olan kendinizle barışmak , iyi hissetmek ve bunu sürdürebilmek. Unutmayın her şeyin sizin elinizde ve sizinle başlıyor.’‘

Euronews: ‘‘Sizin hazır giyimi bırakmanıza tekrar dönüyorum, moda dünyasından eleştiriler aldınız ?’‘

Jean Paul Gaultier. ‘‘Öyle mi kim beni eleştirmiş ?

Euronews:’‘‘Çok hızlı gittiğimizi ve yaratmak için yeterli zaman olmadığını söylüyorsunuz.’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Ama bu moda dünyasının eleştirisi değil ki, bu sistemin eleştirisi, çünkü bir kriz döneminden geçiyoruz ve daha fazla tasarım yaparak bunu çözme durumunda değiliz. Elbise alacak olan birisine, sırf reklam olsun diye bunu hediye ederek de işlerin düzelmeyeceği veya bedava çalışmanın da kimseye yararı olmayacağı kesin, bu tasarımcılar için daha kötü sonuçlar yaratabilir.’‘

Euronews: ‘’‘‘Bana yeni bir soru imkanı verdiniz, sosyal sorumluluk, ünlü bir kişi ve tasarımcı olarak örneğin Bangladeş‘teki fabrikalarda insanlara köle gibi davranıyorlar, bu sizi etkilemiyor mu ? Bunun önüne geçilmesi için bir şeyler yapmayı düşünmezmisiniz ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Tabi ki beni etkiliyor, ama çözüm ne olacak bilmiyorum ki. Ben siyasetçi değilim, Ben ne siyaseti bilirim ne de ekonomiden anlarım. Kendi çözümümü söylemekte zorluk çekiyorum.’‘

Euronews: ‘‘Siz hazır giyimde, son olarak ucuz üretime gideceğinizi söylediniz, bu kumaşların nerede üretileceğini biliyormusunuz ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Elbette, bir çok şeyin Çin’de üretildiğini biliyorum. Bu açık, Gözlüyorum ve hissediyorum, ancak bunun için benim ortaya koyacak bir çözümüm yok, bunu bana değil, siyasetçilere sormanız gerekiyor.’‘

Euronews: ‘’‘Hayatta ayağınızı yerden kesmeden nasıl yaşıyorsunuz ? siz oldukça eksantrik bir dünyada yaşıyorsunuz.’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Benim o gördüğünüz insanlarla çok fazla ilişkim olmuyor, ben çalışıyorum, sevdiğim işi yaparak çalışıyorum.’‘

Euronews: ‘‘Size Petro Brits’in bir sorusu var, kariyeriniz boyunca öğrendiğiniz en önemli şey neydi ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Bir albüm çıkaramadım. Bunun için başarılı değilim, daha önce hiç düşünmediğim bir çok şeyi gerçekleştirdim, yaptığımı bütün bu maceralar benim utangaçlığımı yenmemi sağladı. Ben aslında çok utangaç biriyim, belki çok fazla öyle gözükmüyorum, ama suya atlayınca biliyorsunuz mecbur yüzmek zorundasınız.’‘

Euronews: ‘‘Mirasınızı nasıl görüyorsunuz ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Mirasımı bilmiyorum, notere gitmedim.’‘

Euronews: ‘‘Merak etmeyin sizi hemen mezara gömmedim, moda dünyasına ne bırakacaksınız ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Bir müze var şimdiden, bilmiyorum, yapmak istediğim şey, insanların bakış açılarını değiştirebilmek ve sadece bir çeşit değil çok farklı türde güzellik olduğunu gösterebilmekti.’‘

Euronews: ‘‘Ekaterina Shamakanova’nın bir sorusu var, sizin için mutluluk ne ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Mutluluk, deli gibi çalışan birisi olarak mutluluk sadece çalışmak değil tabi ki. Bazen seyre dalma, gözlemleme, yani bazen evimde yatağımda televizyon seyrederken, makarna yerken çok mutlu oluyorum. Yine Yunanistan’da Santorino adasında volkan izlerini seyretmek de çok güzel, mutluluk bazen sürprizlerle gelebilir, bence herkes için aynı, beklenmedik bir şeyin aniden olması hepsi mutluluk getirebilir.’‘

Euronews: ‘‘Yaşlanmak size rahatsız ediyor mu ? Gençlik posterlerinizi gördüğünüzde ne düşünüyorsunuz ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Yaşlanmak beni gerçekten korkutmuyor, yaşlanmak benim için iyiliği, güzelliği ve aynı zamanda sevgiyi temsil ediyor. Ben olağanüstü bir anneannem olduğu için çok şanslıydım, onu çok sevdim.’‘

Euronews: ‘‘Çok eski arkadaşlarınızdan , sosyal çevrenizden ve eski alışkanlıklarınızdan çok uzlaşmışken, anneannenizden hatırladığınız sıcak bir anı var mı ?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Elbette var, tam da yaşlılıktan konuşuyorduk. Benim anneannemin saçları çok beyazdı, çok güzel saçları vardı. O ak saçlarının sararmasını engellemek için mavi boyalı suyla saçlarını durulardı. Bunu yaparken de ben ona hep yardım ederdim, bunu hep ben yapmak isterdim ve sürekli ben yapacağım diye tutturumdum, ben o zaman 7 veya 8 yaşlarındaydım. Ben o zamanlar onun aldığı boyanın uzun süre saçlarında kalması halinde siyaha dönüşeceğini ve daha sonra böylelikle daha genç görüneceğini kafamda düşünürdüm. Onun gerçekten daha genç görünmesini isterdim, tabi bu isteğim sonuç vermezdi, boyanın saçında uzun kalması halinde bunu sağlayacağımı düşünür normal süreden daha fazla beklerdim tabi bu yüzden onu kızdırır tepsini çekerdim. Çok tatlı bir insandı, bu beni hala eski günlere götüren bir anı.’‘

Euronews: ‘‘Yaşantınızdan mutlu musunuz?’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Evet öyle olduğumu düşünüyorum, gülmenin iyi geldiğine inanıyorum, bu çok gerekli, bence mutlak gerekli , gülmek bir biftek yemeğe bedeldir derler ya, aynen öyle, belki biraz vetejeryan olsak daha iyi olacak ama a da ayrı bir konu.’‘

Euronews: ‘‘Jean-Paul Gaultier, msize proğrama katıldığınız için teşekkür ederim.’‘

Jean Paul Gaultier: ‘‘Benim için büyük bir zevkti.’‘