Son Dakika

Okunan haber:

Almanlar mülteciler hakkında ne düşünüyor ?


Insight

Almanlar mülteciler hakkında ne düşünüyor ?

Fransa ve Almanya liderleri en son 1989 yılında, Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından Avrupa Parlamentosu’nda bir konuşma yaptı. Avrupa Birliği tarihi göçmen krizine çözüm bulmaya çalışırken Francois Hollande ve Angela Merkel Avrupa milletvekillerine seslenmeye hazırlanıyor.

Almanya Eylül ayının başında göçmenlere kapılarını açtı. Halk ihtiyaç sahiplerini sıcak karşıladı. Almanya’nın Koblenz şehrinde İnsanlar göçmenlere yönelik dayanışmaya önem veriyor. Bir işadamı sahip olduğu arsaya mülteci kampı kurmak için bir bucuk milyon Euro harcadı. Detlef Könitz yardımlaşmanın önemli olduğunu söyledi:

“Mültecilere en kısa süre içinde yardım edilmesi gerektiğini düşünüyorduk. Özellikle Koblenz’de bu büyük ihtiyaç idi.”

Detlef Konitz 100 göçmenin barınmasını sağlayacak prefabrik evler satın aldı. Prefabriklere sığınanların çoğu Suriyeli:

“Alman hükümeti Almanya’ya gelen ve buraya yerleşmek isteyen herkesi çok seviyor. Burada her şey çok güzel. Demokrasi var. Yetkililer sadece Suriyeli göçmenlere değil herkese yardım etmeye çalışıyor.”

Göçmen akını kimilerini endişelendiriyor.
euronews muhabiri Koblenz’den bildiriyor:
“Yıl sonuna kadar Almanya’ya bir bucuk milyon göçmenin gelebileceği belirtiliyor. Almanya’da bu durum siyasi partileri de etkiliyor.”

Koblenz sakinleri göçmenlerin gelişinden rahatsız olmadıklarını ancak açık kapı politikasının ne kadar devam edip etmeyeceğini sorguluyor:

“Günde bin göçmen gelemeye devam ederse ileride sorun yaşayabiliriz.”

“Rakamları gördüğüm zaman ulusal düzeyde neler olacağı konusunda endişelerim artıyor. Birçok kişi korkularını dile getiriyor.”

Almanya’nın mülteci politikası ile ilgili rapor yayınlayan Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks Strasbourg’da euronews’in sorularını cevapladı.

euronews: Almanya’daki mültecilerin durumu ile ilgili raporda elde edilen sonuç nedir ?

Nils Muiznieks: “Almanya gerçekten çok güzel işler yapıyor. İltica talebinde bulunanlara kucak açtı. Kayıtların daha hızlı yapılması için yatırım yapmaları gerekiyor. Daha fazla personel çalıştırılmalı. Sadece kayıt işlemleri için değil merkezlerde de bu yapılmalı. Ve insanların bir an önce dil öğrenmesi gerekiyor. Uzun vadede plan yapılmalı. Zira Almanya’da birçok ülkeden insan yaşıyor. Mültecilere karşı çıkan küçük bir grup var. Ancak genel olarak halk göçmenleri kucaklıyor. Gelecekte hoşgörü içerisinde yaşamak için stratejik bir şekilde plan yapılmalı.”

euronews: Binlerce göçmen Almanya’da bulunuyor. Göçmenlere yönelik atmosferin değişeceğini düşünüyor musunuz ?

Nils Muiznieks: “Siyasi atmosfer değişiyor. Bazı partiler Merkel’i ve hükümeti eleştiriyor. Bu durum eleştirmek isteyenleri harekete geçirebilir. Ancak insanların çoğu göçmenleri sıcak karşıladı. Birçok dayanışma mesajları gördüm. Zamanını veren gönüllü çalışanlar vardı. Kıyafet ilaç ve gıda yardımında bulunanlar oldu. Bu çok etkileyiciydi. Almanlar standartlarını düşürmemeli, örnek teşkil etmeli. Göç politikalarına yönelik reform konusunda da bunu yapmaları gerektiğini düşünüyorum.”

euronews: Mülteci akını Almanya’da nefret suçlarının artmasına sebep olabilir mi ?

Nils Muiznieks: “Evet, nefrete yönelik suçların arttığını gördük. Geçen yıla göre saldırılar ve ateşe verilen merkezler iki kat arttı. Kötü insanlar biraraya gelerek nefret duygularına dayanarak hareket ediyor. Nefret söylemlerine karşı önlemler alınıyor. Özellikle Facebook, Twitter ve Youtube gibi sosyal medya alanlarında. Irkçı söylemlerin önüne geçilmeye çalışılıyor.”

Euronews: Almanya ile Orta ve Doğu Avrupa arasında ne fark var ? Avrupa Birliği ne yapmalı ?

Nils Muiznieks: “Avrupa bu konu hakkında bölünmüş durumda, bu da sorun teşkil ediyor. Bazı ülkeler göçmenlere kucak açarken kimileri göçmenleri istemiyor. Bu Avrupa Birliği’ni ilgilendiren bir sorun. Ulusal düzeyde sorun çözülemez. Avrupa Birliği’nin bu konuda harekete geçmesini bekliyoruz. Bu hala gerçekleşmedi. Umarım Almanlar harekete geçerek bu konuda örnek teşkil eder.”

euronews: Fransa’nın yapabileceği bir şey var mı ?

Nils Muiznieks: “Fransa ile Almanya’nın konuyu öncelik haline getirmesi halinde birçok şeyin değişebileceğini biliyoruz.”