Son Dakika

Okunan haber:

Kılıçdaroğlu: "Kürt sorununu çözerse CHP çözer"


DÜNYA

Kılıçdaroğlu: "Kürt sorununu çözerse CHP çözer"

Türkiye erken genel seçimlere geri sayıyor. 7 Haziran seçimlerinin ardından siyasi liderler arasında süren koalisyon görüşmelerinden bir sonuç çıkmadı. Şimdi herkes Türkiye’nin 2 Kasım sabahı bir tek parti iktidarına mı yoksa yeniden bir koalisyon görüşmeleri sürecine mi uyanacağını merakla bekliyor. Seçim matematiğinin önemli aktörlerinden biri olan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Kemal Kılıçdaroğlu euronews’a konuk oldu, Nezahat Sevim’in sorularını yanıtladı:

euronews:
“Sayın Kılıçdaroğlu hoşgeldiniz euronews’e. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara gelmesi halinde Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki müzakere süreci nasıl ilerleyecek?”

Kemal Kılıçdaroğlu:
“Hızla ilerleyecek, biz Avrupa Birliği’nin yeni bir fasıl açmasını beklemeyeceğiz. Avrupa Birliği’nin birliğe bağlı ülkelerde hangi standartlar varsa demokrasi açısından, hukukun üstünlüğü, kadın- erkek eşitliği, yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı… Bütün bunların tamamını biz gerçekleştireceğiz. Yeni bir fasıl açılmasını asla beklemeyeceğiz. Dolayısıyla birliği şaşırtacağız. Birlik bakacak ki, yeni bir fasıl açmadan Türkiye bütün koşulları gerçekleştirmiş.”

euronews:
“7 Haziran’da Türkiye başarılı sayılabilecek bir seçim gerçekleştirdi. Ancak liderler arasında süren görüşmelerin ardından bir koalisyon sonucu çıkmadı. Cumhuriyet Halk Partisi de ikinci partiydi, buna rağmen hükümet kurma görevi verilemedi. Sizce bunun altında yatan neden nedir?”

Kılıçdaroğlu:
“Sarayda oturan kişi, seçimi bir anlamda sabote eden kişi, Sayın Erdoğan’dı. Anayasaya göre tarafsız olması gerekirdi, tarafsızlığı ihmal etti, seçim meydanlarına çıktı. Ve geçmişte lideri olduğu partiye açıkça oy istedi. Bir koalisyonun oluşmasını istemiyordu, bundan büyük kaygılar duyuyordu. Hatta Davutoğlu’nun bir koalisyon kurmasının Davutoğlu açısından bir intihar olduğunu da ifade etmişti. Sonuçta bir koalisyon gerçekleşmedi, şimdi de seçime gidiyoruz.”

euronews:
“Kimi anketler halen çok da seçim sonuçlarının değişmeyeceğini, en azından bir tek parti iktidarının çıkmayacağını gösteriyor. Bu da demek ki yeniden bir koalisyon görüşmeleri sürecine girilebilir. Bu durumda CHP ne yapacak, yine aynı sürece girildiği zaman?”

Kılıçdaroğlu:
“Eğer biz birinci çıkar ve bize görev verilirse, biz kesinlikle bir koalisyon veya bir iktidarı mutlaka gerçekleştiririz. Türkiye’nin beklemeye veya tekrar bir seçime gitmeye tahammülü yok. Sorunlar giderek ağırlaşıyor ve derinleşiyor. Parlamentoda grubu bulunan bütün siyasal partilerle görüşüyoruz zaten. Bütün siyasi partilerle görüşen tek partiyiz aynı zamanda biz. MHP ile de, HDP ile de, AKP ile de görüşen bir partiyiz. Ve iki zıt kutup var bizim parlamentoda, HDP ve MHP. Bu iki parti bile, CHP’nin mutlaka geçen dönemde koalisyonda olması gerektiğinin altını özenle çizdiler.”

euronews:
“Yaklaşık iki buçuk yıl süren bir ateşkes vardı ancak seçimlerden sonra terör olayları yeniden hız kazandı. CHP’nin genel bağlamda hem çözüm süreci kapsamında, durma noktasına gelen bir çözüm süreci de var, CHP iktidar olduğu takdirde ne vaadediyor bu kapsamda, bu soruna bir çözüm bulabilmek için?”

Kılıçdaroğlu:
“Bu sorunun bu güne kadar çözülmemesinin tek nedeni, siyasilerin üstüne düşen görevi yapmamaları. Olayı hep güvenlik açısından gördüler ve askere havale ettiler, güvenlik güçlerine havale ettiler bu sorunu çözün diye. Bu sorunun çözüm adresi parlamentodur, parlamentoda bir uzlaşma komisyonu olması lazım, bir toplumsal uzlaşmanın sağlanması lazım. Bu toplumsal uzlaşmayı sağladıktan sonra da bu sorunu çözeriz. Bu sorunu çözerse, Cumhuriyet Halk Partisi çözer. Bizim dışımızda bu sorunu çözme gücü olan bir siyasal parti yok.”

euronews:
“Bir sol parti olarak CHP Kürt nüfusunun yoğunlukta yaşadığı doğu bölgelerden istediği, beklediği oy oranını alamıyor. Bununla ilgili CHP’nin çalışmaları nelerdir? Kürt seçmenin kalbini kazanmak için CHP’nin izleyeceği plan nedir?”

Kılıçdaroğlu:
“Yılların getirdiği bir kutuplaşma var. Etnik kimlik bazında gelen bir ayrışma var. Dolayısıyla Kürtler kendi partisi olarak adlandırdıkları HDP’ye oy veriyorlar. Yaptığımız bir çalışmada şunu söyledik kendilerine: “Bakın bu sorunun çözümünde CHP elinden gelen bütün çabaları gösterdi ve yol haritasını ortaya koydu. Niçin bize oy vermiyorsunuz?” “Bizim partimiz var biz oraya oy vereceğiz” diyorlar. “Peki ama bakın çözümü biz buluyoruz.” “Siz sosyal demokrat bir partisiniz, zaten bunu yapmak zorundasınız” diyorlar. Biz bu ayrışmayı bölünmeyi biliyoruz, bunun farkındayız. Bu sorun çözüldüğü zaman Türkiye’de demokrasi sağlıklı bir zemine oturacaktır.”

euronews:
“Suriye’ye çözüm noktasında, Beşar Esadlı ve Beşar Esadsız çözüm noktasında dünya liderlerinin fikir ayrılıkları var. Siz bu konuda nerede duruyorsunuz? Eğer CHP iktidara gelirse, Türkiye’nin dış siyaseti bu konuda ne tarafta olur? “

Kılıçdaroğlu:
“Türkiye Suriye’deki taraflardan birisi olmamalı. Tam tersine sorunu çözmek için önemli bir aktör olarak gündeme gelmeli. Eğer bir ülkede insan hakları ihlalleri varsa, o insan hakları ihlallerinin önlenmesi için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Ama bir ülkenin iç işlerine müdahale edip, taraflardan birisini destekleyip diğer tarafı tümüyle dışlarsanız bu doğru bir davranış olmaz. Esadlı veya Esadsız bizim için fark etmiyor, Suriye’ye barışın gelmesi lazım. IŞİD’in mutlaka susturulması gerekiyor, IŞİD’in Türkiye ile sınır komşusu olmasını asla kabul etmiyoruz.”

euronews:
“Türkiye’nin sizce burada duruşu sadece siyasi çözüm noktasında mı kalmalı, görüşmeler düzeyinde mi kalmalı? Yoksa siz de askeri operasyonların yapılmasına yeşil ışık yakar mısınız?”

Kılıçdaroğlu:
“Gerekirse askeri operasyonlar yapılabilmeli. Bu konuda yaptığımız teklifler de var. Eğer IŞİD ile mücadele edilecekse, getirilecek bir tezkereye Cumhuriyet Halk Partisi olarak evet diyeceğimizi zaten ifade ettik.”

euronews:
“Mülteciler konusuna da dönelim. Avrupa’nın ve Batı dünyasının daha çok “Finansmanı biz sağlayalım, bölge ülkeleri mültecilere ev sahipliği yapsın gibi bir bakış açısı var. Türkiye’de de yaklaşık iki milyon Suriyeli var ve giderek artıyor. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?

Kılıçdaroğlu:
“Ben bu konuda Batı’nın takındığı tavrın çok da iyi niyetli olmadığını düşünüyorum. Bunu bütün samimiyetimle ifade ediyorum. Nedeni şu: Suriye’den iki milyonu aşkın mülteci Türkiye’ye geldiği zaman Batı’dan sadece alkış aldık. Batıda, ancak mülteciler Batı’ya gitmek istediği zaman Türkiye’nin yaptığı işin ne kadar önemli olduğunu kavradılar ve mülteciler bizim ülkelerimize gelmesin dediler. “Biz size para verelim, kendi ülkelerinde, yani Türkiye’de kalsınlar bunlar” dediler. Biz bunu kabul etmiyoruz. Yapılması gereken, Suriye’de iç kavganın süratle sonlandırılması, Suriye’de harabeye dönen kentlerin yeniden onarılması ve Suriyeliler’in kendi ülkelerine dönmelerini sağlamak. “

euronews:
“Seçim bildirgenizden de çok kısa bahsedelim. Anayasal değişikliklerden bahsediyorsunuz. Anayasa değişikliğinden bahsediyorsunuz, seçim barajının kaldırılmasından bahsediyorsunuz. Bu konuda nasıl çalışmalarınız olacak?”

Kılıçdaroğlu:
“12 Eylül bizim demokrasi tarihimizde, demokrasimizi gerileten bir hareket olarak kabul ediliyor. Daha baskıcı bir yönetim vardı, bir askeri yönetim vardı, getirdiği bir hukuk vardı. Ve bu hukuk şu ana kadar yürürlükte. Biz darbe hukukunun tamamen değişmesini istiyoruz. Bu bağlamda anayasanın, bu bağlamda seçim yasasının, bu bağlamda parlamento iç tüzüğünün mutlaka değişmesi gerekiyor. Şu anda medya üzerinde büyük baskılar var, 12 Eylül darbe hukukunu bırakın kaldırmayı, 12 Eylül darbe hukuku tahkim ediliyor, güçlendiriliyor. Özellikle medya üzerindeki baskılarda bunu çok net görebiliyoruz.”

euronews:
“Lyon’dasınız. Bu Avrupa ziyaretinize son eklenmiş bir durak oldu. CHP’nin özelde Lyonlu seçmene, genelde ise Avrupalı seçmene sunduğu vaatler neler?”

Kılıçdaroğlu:
“Eğer, kendi ülkelerinde Fransa’da olduğu gibi, demokrasi istiyorlarsa, özgürlükleri istiyorlarsa, adalet istiyorlarsa, yargının tarafsızlığını ve bağımsızlığını istiyorlarsa, medyanın özgürce yayın yapmalarını istiyorlarsa CHP’yi tercih etmelerini isteyeceğiz.”

euronews:
“Çok teşekkürler Sayın Kılıçdaroğlu.”

Kılıçdaroğlu:
“Ben teşekkür ederim.”