Son Dakika

Nihat Ali Özcan: "Ankara'daki saldırıda güvenlik ve istihbarat zafiyeti var"

Türkiye, cumhuriyet tarihinin en büyük terör saldırısıyla sarsıldı. Erken seçime üç hafta kala başkent Ankara’nın en güvenli yerlerinden birinde

Okunan haber:

Nihat Ali Özcan: "Ankara'daki saldırıda güvenlik ve istihbarat zafiyeti var"

Metin boyutu Aa Aa

Türkiye, cumhuriyet tarihinin en büyük terör saldırısıyla sarsıldı. Erken seçime üç hafta kala başkent Ankara’nın en güvenli yerlerinden birinde bombalar patlatıldı. Türkiye’de yaşanan son gelişmeleri Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’ndan (TEPAV) güvenlik uzmanı Dr. Nihat Ali Özcan’a sorduk.

allviews Created with Sketch. Görüş

"Türkiye kamuoyu gittikçe derinleşen biçimde bölünüyor"

Bahtiyar Küçük, Euronews:

“Türkiye, 24 Temmuz’dan bu yana PKK ve IŞİD’e karşı operasyonlar yürütüyor. Böyle gergin bir ortamda yapılan Ankara’daki barış mitinginde yeterli güvenlik önlemi alındı mı sizce?”

Dr. Nihat Ali Özcan, Güvenlik Uzmanı, TEPAV

“Sonuca bakacak olursak ve yetkililerin açıklamalarına ortada bir güvenlik zafiyeti ve istihbarat zafiyeti olduğu anlaşılıyor. Anlaşılan o ki polis güvenlik tedbirlerini daha çok mitingin yapılacağı alana kurmuş. Ancak teröristler mevcut tabloda miting alanına gidecek olanların bulunduğu başlangıç noktasında bu işi gerçekleştirdikleri için ortaya ciddi bir güvenlik zafiyeti çıktığı anlaşılıyor.”

Euronews:

“Bir kesim saldırıyla ilgili hükümeti suçluyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu ve HDP lideri Selahattin Demirtaş karşılıklı sert açıklamalar yaptı. Bulgulara bakarak saldırının arkasında kimi görüyorsunuz?”

Nihat Ali Özcan:

“İşin bir kaç boyutu var. Bunu IŞİD’in yaptığı ortaya çıktı gibi gözüküyor. Bütün veriler o tarafı gösteriyor. Bu çerçeveden bakınca IŞİD’in PKK ve PYD ile Suriye’de girdiği rekabet ve çatışma, bunu Türkiye’nin içerisine taşıma potansiyeli ve varlığı bunların seçimlerden bağımsız olduğunu gösteriyor. Şüphesiz ki hükümetin bu tür olaylarda siyasi bir sorumluluğu var. Ama IŞİD’in kendi ideolojik okumalarına ve perspektifine baktığınızda bunun hükümetten bağımsız olduğunu başka bir hükümette de olsa buna benzer eylemleri yapmak için fırsat kollayacağını göz ardı etmemek lazım.”

Euronews:

“Üç ay önce Suriye sınırında Suruç’taki saldırıda 33 kişi hayatını kaybetmişti. İki saldırı arasında bir bağlantı var mı?”

Nihat Ali Özcan:

“Polisin yaptığı açıklama ve ortaya çıkan veriler iki saldırı arasında ciddi benzerlikler olduğunu ortaya koyuyor. Hem yöntem hem seçilen hedef açısından hem de saldırı sonrasında ortaya çıkan tablo açısından baktığınızda her iki saldırı arasında bir benzerlik var. Ancak bu saldırılar dışında da gerçekleşen bazı saldırıların bu eylemlerle ilişkili olduğu ve süreklilik arz ettiği ortaya çıkıyor. Özellikle HDP’nin Diyarbakır’da yaptığı miting, ondan önce Kobani olayları sırasında 6-7 ekimde PKK’nın özellikle siyasi İslamcı olarak ya da IŞİD sempatizanı sivillere karşı yapmış olduğu eylemler ve bazı münferit eylemler aslında bu meselenin gittikçe genişleyen ve PKK ile IŞİD arasında bir çatışmaya dönüşme eğiliminde olduğunu bize gösteriyor.”

Euronews:

PKK’nın bir seçim planı olduğunu söyleyebilir miyiz? Terör örgütü saldırının olduğu gün 1 Kasım’daki seçimlere kadar silah bırakacağı mesajını yayınlamıştı.”

Nihat Ali Özcan:

“Bunun tesadüf olduğunu tahmin ediyorum. Bunun amacı seçime giderken bir şekilde kamuoyunun algısını biçimlendirmek, hükümeti yıpratmak ve kendi isteğini gerçekleştirecek biçimde zorlamaktı. Bunu zaten seçime 20 gün kalaya kadar sistematik biçimde yaptı zaten. Bütün elinde militanlarla sadece eylemlere girişmedi, belli bölgelerde belli özelliklerde eylemler yaptı. Ama şimdi seçime gidiyoruz. PKK’nın Irak ve Suriye’de üstlendiği bir rol var. IŞİD’e karşı mücadele konusunda, kendisine uluslararası alanda meşruiyet sağlayan ve onunla çatışmaları sürdürdüğü. Dolayısıyla PKK Suriye ve Irak’ta askeri manada Daeş‘e angaje olmuşken bir de Türkiye içinde çatışmaları yükseltmek istemedi Her ikisi de aslında PKK gibi örgütlerin doğal davranışı. Seçim öncesi saldırıları durdurarak bundan sonra ortaya çıkacak sonucun kendi gücünü konsolide etmesi stratejik açıdan PKK için dağdaki elde edeceklerinden daha önemlidir.”

Euronews:

“Sandığa gitmeye çok az bir zaman kaldı. Ankara’daki saldırı 1 Kasım seçimlerini nasıl etkiler?”

Nihat Ali Özcan:

“Bu konuda kesin bir sonuç söylemek mümkün değil ama Türkiye’nin daha da gittikçe derinleşen biçimde bölündüğünü, kamuoyunun bölündüğünü söylemek mümkün. Bu tür saldırılar iki tür sonuç çıkarır ortaya. Bir tanesi güvensizlik duygusu insanları daha fazla hükümete yanaştırabilir ama bir taraftan da kaygıları endişeleri ve eleştiri de beraberinde getirip hükümet karşıtı bloku da güçlendirebilir. Bunun nasıl şekilleneceğini ancak seçinde göreceğiz. Şimdi kesin bir şey söylemek mümkün değil.”

Türkiye, Ankara katliamının yasını tutuyor

Türkiye, Ankara katliamının yasını tutuyor. Kanlı saldırı, Ankara Garı’nın önünde halay çeken grubun arkasında yükselen alev topu görüntüsüyle hafızalara kazındı. Cumartesi günü Barış Mitingi öncesi iki ayrı noktada meydana gelen bombalı saldırılar, resmi verilere göre 97, organizatörlere göreyse 128 kişinin hayatına mal oldu.

Yaşamını yitirenlerin cenazelerini almak için Ankara’daki Adli Tıp kurumunun önüne Türkiye’nin dört bir yanından cenaze araçları geldi.

Kurbanlar için düzenlenen cenaze törenlerinde öfke ve gözyaşı bir aradaydı.

Saldırıyı protesto için düzenlenen yürüyüşlerde eylemciler, güvenlik zafiyetini gerekçe göstererek can kayıplarından hükümeti sorumlu tutan sloganlar attı.

Diyarbakır’da düzenlenen protesto gösterisinde ise, eylemcilerle polis arasında çatışma çıktı. Polise, taş atan gruba, tazyikli su ve göz yaşartıcı gazla müdahale edildi. Olaylar sırasında biri polis iki kişi yaralandı.