Son Dakika

Okunan haber:

Güney doğudaki Kürt halkı erken seçimler öncesinde ne düşünüyor?


insiders

Güney doğudaki Kürt halkı erken seçimler öncesinde ne düşünüyor?

Türk hükümetiyle PKK arasında süren barış görüşmelerinin sona ermesinden sonra Güneydoğu Anadolu Bölgesi tekrar şiddet ortamına geri döndü. Euronews muhabiri Valerie Gauriat bölgeye giderek Kürt halkının çevrede yaşanan olayları nasıl algıladıgını araştırdı.

Türkiye’nin güney doğusundan alışılagelmiş bir manzara…

Bu patikanın diğer tarafındaki dağın ardında Irak bulunuyor.

Kaçakçılık işte bu yolda yapılıyor.

90’lı yıllarda Türk Silahlı Kuvvetleri ile PKK’lı militanlar arasında çatışmalar başladıktan sonra bölgedeki araziler mayınla döşendi. Bölge dağlık olduğu için tarım da yapılamıyor ve şehrin ana geçim kaynağı bu sebeple kaçakçılık.

Bu karışık süreçte kaçakçılık yapmak artık çok riskli ancak gençler bunu bildiği halde yollarına devam ediyor.

Rojhat, Kaçakçılık yapan Kürt çocuk: ‘‘Genelde bu yolu kullanırız Irak’a gitmek için… Yolumuz uzundur. Bazen katırlarımız yamaçlardan, dağlardan aşağı iniyor, düşüyor ve ölüyor. Bazen de yolumuzu değiştiriyoruz. Üstümüzde uçaklar dolaşıyor. Askerler bazen önümüzde gaz bombasıyla silahla ateş ediyor. Katırlarımızı elimizde öldürüyorlar. Biz de mecbur gidip geliyoruz.’‘

Aslında bölgede kaçakçılık yapıldığı biliniyor. Ancak kaçakçıların kullandığı çoğu yolu PKK’da kullandığı için durum içinden çıkılamaz bir hal aldı.

2011 yılında Uludere’deki 34 kaçakçı Türk Ordusu’na ait F-16 uçaklarının açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.

O günden beri aileler adalet istiyor… Devlet bu olaydan sonra yakınlarını kaybeden ailelere para yardımı teklif etti.. Ancak acılı insanlar bunu reddediyor.

Vahid Encu, Roboski Derneği Başkanı: ‘‘O kan parası dedikleri varya… Biz asla onu kabul etmeyeceğiz. Biz bu davanın takipçisi olacağız. Bu yüzden devlet de, yani Roboski halkı üzerinde bir baskı uyguluyor. Tutuklama yapılıyor, göz altılar yapılıyor. Niçin? Bizi sindirmeye çalışıyorlar.’‘

Köylüler, köyün tek geçim kaynağı olan kaçakçılığın da artık yapılamadığını söylüyor.

Vahid Encu, Roboski Derneği Başkanı: ‘‘Gençleri görüyoruz. Burada bomboş geziyorlar. Yapacak iş yok. Yani ne bir tarla var, ne bir hayvancılık var…Ne de bir fabrika var ki çalışsınlar.’‘

Şu anda Kürtlerin çoğunlukta olduğu Şırnak ilindeyiz. Bu bölgede Türk ordusuyla PKK yıllardır savaşıyor.

PKK Avrupa Birliği’ne üye birçok ülke tarafından ‘terör örgütü’ olarak kabul ediliyor.

Şırnak il merkezine gidiyoruz. 2013 yılında barış süreci sekteye uğramıştı.

Temmuz ayındaki seçimlerde de tamamen bozuldu. Dağlarda hala PKK’nın kampları bulunuyor.

Şırnak şehri son dönemlerde bazı çatışmalara sahne oldu.

HDP milletvekili Leyla Birlik ile buluşuyoruz.

Bu partinin Temmuz ayı seçimlerindeki başarısı AK Parti hükümetinin meclisteki çoğunluğuna son verdi.

O günden beri Leyla Birlik, Şırnak şehrine güvenlik güçleri tarafından sürekli baskınlar yapıldığını söylüyor.

Ne yazık ki morglar hiç boşalmıyor.

Ekim ayında, kayın biraderi Hacı Lokman Birlik, polis ile Kürt ayrılıkçı gruplarının çatışması esnasında vuruldu.

Lokman’ın cansız bedeni bir polis arabasının arkasına asılarak Şırnak sokaklarında gezdirildi. Polisler olayın fotoğrafını çekerek sosyal medyada paylaştı.

Bunu yapan polis memurları hakkında soruşturma başlatıldı ve görevleri askıya alındı.

Leyla Birlik, HDP Milletvekili: ‘‘AKP açısından zorlayıcı oldu. Yani onları zorlayan bir durum oldu. Bu kazanımı biraz daha bastırmak, boğmak üzerine şiddetin dozunu gerçekten 7 Haziran ile beraber inanılmaz artırdı. Yani her alanda… Tutuklama, göz altı, Kürdistan’daki bütün dağların bombalanması eş zamanlı… Mahallelerdeki HDP çalışanları… Yani bütün siyasal, Kürt özgürlük hareketinin bütün siyasal alanlarına bir saldırı gerçekleşti. Hacı’ya yapılanlar ilk kez yapılmadı. Evet Kürt halkının çocukları sürüklendi. Kafaları kesildi. Yani bu bizim gördüğümüz, bildiğimiz, anlattığımız. Yani bugün artık açığa çıkmıştır. Hemde görüntülerle… Hem de devletin kendi yaptığı çekimlerle, kendi yayınladıkları çekimlerle açığa çıktı.’‘

Şırnak ilinde artık tedirginlik hakim…

Bir devlet memuruyla görüşüyoruz. Bir ticaret odasında görev yapıyor. Kendisi Kürt asıllı değil. Tıpkı ildeki diğer birçok memur gibi…

Kendisi kimliğini açıklamak istemiyor. Çünkü kanunlara göre memurların izinsiz röportaj vermesi yasak.

Kendisi Kürtlere yapılan ayrımcılığın bitmediğini söylüyor. Bu sebeple şehre korku havası hakim…

Eylem, Devlet Memuru: ‘‘Burada saat akşam beş olduğu zaman, kesinlikle sokağa çıkamıyoruz. Hiçbir şey yapamıyoruz. Niye? Çünkü akrep tipi bir araç geçiyor ve üzerinde bir polis, eli namluda, silahta… Yani kazayla sizi vurabilir. Yani öyle bir şey yaratıyorlar insanların üzerinde… Sanki her şeyi yapabilirim ve hiç bir şey de yapamazsınız izlenimi yaratıyorlar sürekli…’‘

50 kilometre uzaklıktaki Cizre ilçesine gidiyoruz. PKK’ya destek veren Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi üyelerine konuk olacağız.

PKK sempatizanı isyancılar yakın bir zamanda şehrin belirli bölgelerinde yolları kapatıp barikatlar kurdu ve hendek kazdı. Tıpkı savaşa hazırlanır gibi…

Güvenlik güçlerinin bölgeye girmesi engellenmek istendi.

9 gün boyunca çıkan çatışmalarda şehir savaş alanına döndü.

Ve sonunda 21 sivil hayatını kaybetti.

Ancak Şırnak İnsan Hakları Derneği başkanı hala bu durumdan güvenlik güçlerini sorumlu tutuyor.

Türkiye sınırlarındaki bu şehrin sokaklarında bir Türk bayrağına bile rastlayamıyorsunuz.

Emirhan Uysal, Şırnak İnsan Hakları Derneği Başkanı: ‘‘Yüksek yerlere keskin nişancılar koymak suretiyle insanlar evlerindeyken bile, kapılarının önündeyken bile katledilebilmişti.’‘

Bazı çevre sakinleri bizimle konuşmak istiyor. Arslan Hanım bize tahrib edilen mütevazı atölyesini gösteriyor.

Arslan Bahar, Cizreli Bayan: ‘‘Burada yazıyor. Türk malı olduğuna dair… Bu silahlar sivillere karşı kullanılmıyormuş. Yasakmış.’‘

‘‘Bir şeyler yapmak istedim. Atölyemi açtım. Benim hayallerim vardı. Hayallerimi daha da büyütmek istiyordum.’‘

Şehrin diğer tarafında genç militanlarla karşılaşıyoruz.

PKK tarafından şehir gerilla eğitimi alan bu militanlar sözde gece gündüz nöbet tutarak Türk güvenlik güçlerinin bölgeye girmesini engellemek istiyorlar.

Bölgede bağımsızlıklarını ilan etmişler. Söylediklerine göre özgürlükleri geri verilmediği sürece Türk ordusuyla savaşmaya devam edecekler.

PKK militanı: ‘‘Bize tankla topla saldırıyorlar. Biz kendimizi, biz milletimizi korumak zorundayız. Biz barış istiyoruz. Biz savaş istemiyoruz. Biz gençler olarak biz iyi bir gelecek istiyoruz. Biz iş istiyoruz, güç istiyoruz. Biz devletin üzerimizdeki baskısını kaldırmasını istiyoruz.’‘

Ancak barış süreci Şanlıurfa Ceylanpınar da iki Türk polisin uykularında haince şehit edilmesiyle sona ermiş ve akabinde olayı terör örgütü PKK üstlenmişti.

O günden bu yana 150 Türk güvenlik görevlisi terör örgütü PKK tarafından şehit edildi.

Bahram 10 yaşındaki küçük kız kardeşi için iyi bir gelecek hayal ediyordu. Ancak küçük kız 9 günlük sokağa çıkma yasağı sürecinde talihsiz bir kurşunla vuruldu. Şehir yolları isyancılar tarafından barikatlarla kapatıldığı için, bölgeye ambulans gelememiş.

Aile bu küçük çocuğun cansız bedenini buzdolabına koymak zorunda kalmış.

Bahram Çağırga, Cizreli Vatandaş: ‘‘Hastaneye kaldıramadık. Zaten defnedemedik. Dışarı çıkanı vuruyorlardı. İki gün boyunca derin dondurucuda kaldı.’‘

Bu ailenin evine 1992 yılında da bomba isabet etmiş. Yedi aile ferdi hayatını kaybetmiş ve diğerleri de yaralanmış.’‘

Bahram her iki tarafın da silahlarını bırakmasını istiyor.

Bahram Çağırga, Cizreli Vatandaş:‘‘Her iki tarafta da ölüm olunca bizi üzüyor. Ölümler artık olmasın. Kanlar artık dökülmesin. Aileler çocukları için ağlamasın. Bu ailemden ölen sekizinci kişiydi ve bir o kadar da sakat kalan var. Yani çatışmak çözüm değil. Barış gelmesi lazım.’‘

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Polonya ülkeye neden mülteci kabul etmek istemiyor?

insiders

Polonya ülkeye neden mülteci kabul etmek istemiyor?