Son Dakika

Okunan haber:

Sirenayka grubunun lideri Cadran: "Ulusal Birlik Hükümeti'ne güveniyorum"


DÜNYA

Sirenayka grubunun lideri Cadran: "Ulusal Birlik Hükümeti'ne güveniyorum"

2011 yılında yapılan devrimle siyasi çıkmazın pençesinde kalan Libya’da istikrarın sağlanması Ulusal Birlik Hükümeti’nde aranıyor.

Fakat, uluslararası kamuoyunun tanıdığı Tobruk’daki Temsilciler Meclisi ile Trablus merkezli Milli Genel Kongre, Birleşmiş Milletler’in arabuluculuğunda sunulan hükümet planına mesafeli yaklaşıyor.

Libyalılar, tüm çevrelerin birlik olmasını sağlayacak ve siyasi çıkmazı sonlandıracak Ulusal Birlik Hükümeti’nde anlaşmaya hangi noktada vardı?

İstikrarlı ve güvenli bir ülke hayali, hükümetin zayıf noktalarını ortaya çıkaran iç çekişmelerle ve silahlı grupların yaygınlaşmasıyla gölgelendi. Ülkenin en büyük gelir kaynaklarından petrol yatakları silahlı milislerin eline geçti.

Euronews muhabiri Muhammed Shaikhibrahim Libya’daki son gelişmelerle ilgili Barka Eyaleti Siyasi Bürosu’nun lideri İbrahim Cadran’a sorular yöneltti. Sirenayka Konseyi olarak da bilinen, Cadran liderliğindeki silahlı grup Libya’da üç petrol limanını ele geçirmişti.

Muhammed Shaikhibrahim, euronews:
“Öncelikli olarak bugün Libya’da yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz? Silahlı grubunuzu bir kenara bırakacak olursak kendi görüşünüzü nasıl tarif ediyorsunuz?”

Barka Eyaleti Siyasi Bürosu lideri İbrahim Cadran:
“Libya’nın bir kavşağın eşiğinde olduğunu söyleyebiliriz. Ya Ulusal Birlik Hükümeti başarılı olup Libya’yı bugün içinde olduğu durumdan kurtaracak ya da ülke daha fazla ayrışmaya ve bölünmeye doğru gidecek. Ama şunu umut ediyoruz ki; Libya’da, Allah’ın izniyle ve hükümetin de kurulmasıyla ülkenin güvenliği ve istikrarı yeniden sağlanacaktır.”

euronews:
“Söylediklerinize göre, isimlerin de belirlendiği bu hükümet Libya’da daha önceki hükümetlerin yapamadığını başaracak diyebilir miyiz?”

İbrahim Cadran:
“Bunda hiç bir şüphe yok. Bu hükümetin daha açık ve net bir yol izleyeceği konusunda güvenim sonsuz. Libya’nın prestiji ve bağımsızlığını korumak için hızlı ve güçlü adımlar atacaktır. Bununla birlikte, polis ve silahlı kuvvetler gibi güvenlik kurumlarıyla, yargının işleyişini yeniden canlandırmak için çalışmalarını yürütüyor.”

euronews:
“Bahsettiğiniz bu yolda ilerlediği sürece hükümeti nasıl zorluklar bekliyor olacak?”

İbrahim Cadran:
“Libyalılar arasındaki siyasi anlaşmazlığın da aralarında yer aldığı bir çok zorluk var. Aynı zamanda sosyal ve kültürel farklılıklar da mevcut. Buna bölgedeki İslamcı grupların varlığı da ekleniyor ki bu gruplar Libya’nın bir parçası olduklarını idrak edemeyip, kamu çıkarlarını kendi çıkarları için kullanıyor.”

euronews:
“Eski hükümetin kararlarına katılmıyordunuz, silahlı grubunuzla bir çok petrol yatağını kontrolünüze aldınız. Eski hükümetlere aynı tutumu göstermeyip, şimdi diğer partilerden bu hükümetin kararlarına saygı duymayı nasıl bekliyorsunuz?”

İbrahim Cadran:
“Benim silahlı bir grubum yok. Petrol yataklarını koruyan personelin lideriyim. Ülkenin orta kesimlerinde bu güvenlik birimiyle çalışmakla görevlendirildim. Bu güvenlik birimi, polis ve diğer güvenlik güçleri gibi devlete bağlı. Size şunu söyleyeyim; bir önceki hükümet bana çok rüşvet teklif etti. Kendilerinin belirlediği şartlarda çalışmam için tehdit edildim. Hepsine karşı durdum. 2011’deki devrimden petrol ihracatının askıya alınmasına kadar geçen süreç hakkında soruşturma başlatılmasını talep ettim. Bir önceki hükümetle şahsım arasındaki en büyük ihtilaf budur.”

euronews:
“Sizin yaptıklarınızın, her liderin kendi silahlı grubuyla petrol yataklarını kontrol etmesine yol açtığını, böylelikle de Libyalıların da korktuğu gibi ülkedeki bölünmenin ana faktörlerinden biri olduğunuzu düşünüyor musunuz?”

İbrahim Cadran:
“Şunun altını çizelim; biz Kaddafi rejimine karşı savaştık ve petrol yataklarının bulunduğu şehirleri Kaddafi’ye bağlı güçlerden kurtardık. Dahası bu bölgelerin kurtarılması için savaşanlar arasında en ön saflarda yer aldık. ‘Petrol Hilali’ olarak tanımladığımız, petrol zengini bölgede Libya’nın sosyal birliğine saygılı bir kabileye mensubum. Bu bölgede ayrıca Tobruk’taki Abidat kabilesine mensup diğer kardeşlerimiz gibi farklı kabilelerden kardeşlerimiz de bulunuyor.”

euronews:
“Siz bir önceki hükümeti petrol kaçakçılığı ve yolsuzluk yapmakla suçluyorsunuz. Şu an Libya’da beş petrol rezervi sizin kontrolünüzde. Bu büyük bir zenginlik demek. Peki sizin petrol ihracatınızı ve buradan kazanılan milyarları kim denetliyor?”

İbrahim Cadran:
“Biz petrol ihraç ettik çünkü bir önceki hükümet ne sorumluluklarını yerine getirdi ne soruşturma taleplerimize cevap verdi ne de sosyal adaleti sağladı. Bu nedenle, ilgili kurumlar 1951 Anayasası’nın 58. Maddesi’ne uygun olarak bizlere ihracat yetkisi verdi. Böylelikle de Barka’nın yöneticilerini petrol ihracatıyla görevlendirdik. Geçmişte çok büyük oranlarda petrol ihraç edildi ve bu tüm dünyanın gözleri önünde oldu.”

euronews:
“Şimdi kimlere petrol ihraç ediyorsunuz?”

İbrahim Cadran:
“(Morning Glory adlı) tankerin ele geçirilmesinden sonra petrol ihraç etmedik. O ihracat için kullandığımız tek petrol tankerimizdi. Koruma altındaydı ve Kuzey Kore bandıralı olmasına rağmen Kuzey Kore’ye değil Yunanistan’a doğru gidiyordu.”

euronews:
“Peki bugüne kadar petrol kaçakçılığı yaptığınız iddialarına yanıtınız nedir?”

İbrahim Cadran:
“Petrol tankeri Morning Glory ile ilgili olayın ardından tek bir damla petrol veya gaz ihraç etmedik.”

euronews:
“Dediğiniz gibi eğer petrol ihraç etmiyorsanız, sizin için çalışan 20 bin savaşçının maaşını nasıl ödüyorsunuz? “

İbrahim Cadran:
“Petrol tesislerini korumakla sorumlu gruplarla çalışan müteahhit ve iş adamları sayesinde, devlet kanalıyla çalışanlarımızı hem geçmişte hem de kriz dönemlerinde finanse ettik. Tesislerin güvenliğinden sorumlu birliklerle anlaşarak, yasalara uygun bir şekilde bu parayı kendi cebimden ödeyeceğimin garantisini de verdim.

Daha sonrasında Abdullah el-Sani başbakanlığındaki hükümetle iş adamlarına ödeme yapılması konusunda uzlaştık. Bu anlaşma petrol tesislerini koruyan personelin bir yıllık maaşını da kapsıyordu. Son olarak Abdullah el-Sani hükümetinin savunma bakanıyla da bu ödeneğin devamı için anlaştık.”

euronews:
“Şu anki durumu da göz önüne aldığınızda Libya’da sizce barış sağlanır mı?”

İbrahim Cadran:
“Uluslararası kamuoyu gerçek anlamda ulusal birlik hükümetinin yanında yer aldığı sürece barışın sağlanması mümkün. Ancak bu hükümet ayrıca yapılması gerekenleri, vakit kaybetmeden, ertelemeden yerine getirmeli.
Bir kez daha vurgulamak istiyorum; Libya’ya barışın gelmesi mümkün. Böyle bir şans mevcut. Libya halkı çok acılar çekti ve siyasi komploların hepsinin farkında. Tabi ki refaha kavuşmayı, güvenliğin ve istikrarın sağlanmasını arzuluyor, umut ediyorlar.”

Francis Ford Coppola: "Para kazanmak için film yapmıyorum. Sanat risk almaktır."

DÜNYA

Francis Ford Coppola: "Para kazanmak için film yapmıyorum. Sanat risk almaktır."