Son Dakika

Okunan haber:

18 yaşından küçük mültecileri Almanya'da nasıl bir gelecek bekliyor?


insiders

18 yaşından küçük mültecileri Almanya'da nasıl bir gelecek bekliyor?

Tshilenge, ülkesi Kongo’yu küçük yaşta terk etmiş. Dört yıldır Almanya’da yaşıyor ve artık büyüdü. Genç mültecilerin ülkeye akını zorlu bir süreç. Acaba entegrasyon süreci başarılı sonuçlanacak mı? Yeterli öğretmen ve uygun müfredat var mı? Bu sene Almanya’ya 30 bin genç ve çocuk iltica etti.

Mülteciler için iş bulmak büyük sorun. Almanya’ya 10 sene önce iltica edenlerin sadece yüzde 40’ı çalışıyor. Tshilenge çıraklık eğitimi alabilen nadir kişilerden olduğu için mutlu… Almanya’ya adımını ilk attığında fırında çalıştığı günler gerçekten de zormuş. Ancak Tshilenge’nin patronu ona destek vermiş ve her zaman ona bu işi başaracağını söylemiş.

Tshilenge Mukanya,Kongolu Mülteci, Bonn Almanya: ‘‘En önemli şey dil bilmek… Yeni hayatına adım atabilmek için dil öğrenmek gerekiyor. Başlangıçta yapamayacağımı düşündüm. İçimden ‘aman Allahım neredeyim ben?’ diyordum. Her zaman ağlama noktasına geliyordum. Aslında içinizde bir yerlerde göz yaşı dökülüyor. Kendime şu soruyu soruyordum: Ben nasıl bir karar aldım? Hala gelecekte ne olacağını düşünüyorum. İleride kendi fırınımı açmak elbette çok güzel olurdu. Ancak bu duruma gelebilmek zor. Öncelikle fırın ustalığı diploması alabilmek için önümdeki bu sınavları geçmem gerekiyor. Bu hakikaten de zor bir süreç…’‘

Bonn şehrinde Gençlik Merkezi’ndeki randevumuza gidiyoruz. Buranın müdürü bize iltica konusunda değişen yönetmelikleri anlatıyor. 18 yaşını doldurmamış ve aileleri olmayan gençler, büyük şehirlerdeki yoğunluğu azaltmak için diğer bölgelere gönderilecekmiş.

Udo Stein, Gençlik Merkezi Müdürü: ‘‘Şunu kabul etmek gerekir ki, çok youğunuz ve bu kadar fazla başvurunun olacağını tahmin etmiyorduk. Şu anda konaklama yeri bulma konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Bunun yanında gençlerin sorunlarıyla ilgilenecek görevli memur bulma konusunda da sorunlarımız var.’‘

18 yaşın altındaki bu gençler Afganistan ve Suriye’den, yani binlerce kilometre uzaktan geldiler. Bonn şehrine birkaç gün önce taşınmışlar. Almanya’daki yasalar genç mültecileri sıkı bir şekilde koruyor. Euronews’in çekim izni alması bile birkaç ay sürdü. Kameramanlar gençlerin yüzlerini göstermiyor ve ekranda gerçek isimlerini kullanamıyor. Habibullah Afganistan’daki ailesini bırakıp Almanya’ya gelmiş. Peki ama neden?

Habibullah,17 yaşındaki Afgan mülteci: ‘‘Ailen yanında olmadan böyle uzun ve riskli bir yolculuk için sorun çıkması çok daha kolay. Ancak ben gencim ve bu benim avantajıma… Ancak tek başıma gelmemin asıl sebebi paramızın olmaması… Ailem köyde yaşıyor ve böyle uzun bir yolculuk için yeterli paramız yoktu. Babamın maddi olarak gücü yetmediği için beni yalnız gönderdiler.’‘

Türkiye’den gelen Yasemin Hanım bu küçük mültecilerle birlikte yaşıyor. Gece gündüz onlarla vakit geçirmesi gerekiyor. Yani bu 24 saatlik bir iş. Sağlıkla ilgili hizmet vermek biraz karışık bir mesele. Mültecilere elektronik sağlık muayene kartı verilmesi için çalışmalar devam ediyor.

Yasemin Menteş, Mültecilerden sorumlu görevli: ‘‘Evlerde 14 ila 18 yaşında olan gençler var ve bizim yaptığımız çoğu iş, aslında bu çocukların ailelerinin yapması gereken şeyler. Doktora bile gitmek başlı başına sorun oluyor. Sağlık sigortaları yok. Yeşil kartları yok. Bunlar olmadan doktora nasıl gidelim? Birçoğunun kimliği bile yok.’‘

Bonn Tren Garı’nın yanındaki bu bina daha önceden alkol ve uyuşturucu bağımlısı evsiz insanlar için kullanılıyordu. Şimdi Protestan kilisesi burayı genç mülteciler için bir yuvaya dönüştürdü. Murat ve Taim bize yolu gösteriyor. Ellerinde Arapça ve Almanya rehber kitapçığı bulunuyor. Murat’ın ailesi Suriye’deki savaştan Ürdün’e kaçmış. 16 yaşındaki tek çocuklarını da Almanya’ya göndermişler.

Mourad, 16 yaşındaki Suriyeli mülteci: ‘‘Ailemden ayrı olduğum için çok üzülüyorum. Ancak gelecek için iyimserim. Ve çok çalışarak ileride iyi bir konuma gelmek istiyoeum. Bu gerçeklik beni motive ediyor. Üniversiteyi bitirdikten sonra ömrümün sonuna kadar burad akalmak istiyorum. Ailemi daha sonra Almanya’ya yanıma aldırmak istiyorum. tek hayalim bu…’‘

Psikolog ve yurt müdürü şu konuda aynı fikirde… Almanya’da ailesi olmayan genç mültecilere yakın ilgi göstermek gerekiyor. Onları iyi dinlemek de çok önemli. Ancak günden güne artan genç mülteciler, burada çalışan pedagoglar için durumu zorlaştırmaya başlamış.

Klaus-Jürgen Graf, Protestan kilisesi sorumlusu: ‘‘Şu anda çok çalışıyor ve bu sebeple de biraz stres yaşıyoruz. Birçok mesai arkaaşımız sınırlarını zorluyor ve bu durum bizi açıkçası gerdi. Ancak bu işle ilgilenen arkadaşlar sürekli olarak da stres altında değil. Bu sorunun üstesinden geleceğimize inanıyoruz.’‘

Psikoloji okuyan Hasan Kürt asıllı… Bu onun ilk iş kontratı. Buraya gelen her mülteci savaştan kaçmamış. Söylediğine göre savaşı ardında bırakıp gelen gençlerin çoğu travma yaşıyor.

Hasan Akdoğan, Psikolog: ‘‘Bu çocuklar korkuyor. Bazen odalarına çekilip ağlıyorlar. Bunu defalarca yaşadık ve gördük. Bazıları ışık açık uyuyor ve karanlıktan korkuyor. Parçalanmış ailelerin çocuklarıyla uğraşmak çok zor. Kimisinin annesi Türkiye’de bir mülteci kampında, ve babası da Suriye’de savaşıyor ya da çoktan ölmüş. Ve genç mülteciler de şu anda Almanya’dalar. Onların dünyaları yok ve gelecekleri şu an için belirsiz.’‘

Almanya ailelerin tekrar birleşmesine çalışıyor. Bazı anne babalar iltica taleplerinin kabulu için çocuklarını önceden gönderiyor. Taim Halepliymiş. Babası ölmüş ancak annesi hala yaşıyor. Annesini Suriye’den bir an önce buraya getirmek istiyor.

Taim, 17 yaşındaki Suriyeli mülteci: ‘‘Almanya’ya ilk geldiğim zaman kendimi mutlu ve güvende hissettim. Şu anda Halep’teki o bambordımanlardan ve diğer tehlikeli saldırılardan uzağım. Biz elektrik ve suyumuz olmadan yaşadık. Akrabalarımın çoğu öldü. Şu anda hayatımda bir şeyleri başarabileceğim bir konumdayım.’‘

Genç mülteciler için yeterli dil öğretmeni ve üvey aile bulma sorunu giderek artıyor. ‘Sınırsız Şehir’ pilot bir proje. Akıllı telefonlarla mülteci çocuklara sağlık, barınma, oturma izni ve diğer önemli konularda bilgi veren bir yazılım geliştirildi. Taim, Murat, Habibullah ve Ahmet’in bugünkü görevi, çok dilli bir yazılım geliştirerek aileleri olmayan çocukların Almanya’da barınmasıyla ilgili yasal sistemi açıklamak… Ahmet, Dari diliyle kayıt yapıyor. O Afganistan’dan yeni gelmiş. Yolda seyahat ettiği bazı arkadaşları gözlerinin önünde boğulmuş.

Ahmet, 16 yaşındaki Afgan Mülteci: ‘‘Afganistan’ın her yeri harabeye döndü. Hayalim inşaat mühendisi olmak. Eğer başarılı olursam kim bilir belki bir gün ülkeme döner ve yıkılan binaları yeniden yaparım.’‘

Faysal da Afganistan’dan gelmiş. Babası 15 yaşındaki çocuğunu bir adama emanet ederek Avrupa’ya götürmesini istemiş. Faysal bir sonraki durağın neresi olacağını bilmiyor. Faysal şu anda büyüdü ve yeni gelen mültecilere nasıl toplu taşıma araçlarını kullanacaklarını öğreten bir projede görev yapıyor. Faysal’a göre Almanya cennet değil. Ancak burada birçok fırsat var.

Faisal Ahmadyar,18 yaşındaki Afgan mülteci: ‘‘Yaklaşık üç yıldır buradayım. İlk iltica talebim reddedildi. Hala bununla uğraşıyorum. Çıraklık eğitimi için bir mukavele yapmak istiyorum. Birkaç kere denedim olmadı çünkü oturma iznim yok. Birçok şirket oturma izni olan insanlara iş veriyor.’‘

Faysal bu yaşadıklarını Almanya Başbakanı Angela Merkel’e de anlatmış. Bonn şehrinde bulunan bir kurum, gerekli evrakları olmadığı için geri gönderilmek istenen mültecilerle bölgenin esnafını buluşturuyor. Faysal şu anda bir tamircide çalışıyor. Birçok mültecinin geleceği hala belirsiz. Birçoğu yakında geri gönderilecek. Belki de Afganistan’a geri dönecekler.

Reporter - underage refugees in Germany

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Güney doğudaki Kürt halkı erken seçimler öncesinde ne düşünüyor?

insiders

Güney doğudaki Kürt halkı erken seçimler öncesinde ne düşünüyor?