Son Dakika

Okunan haber:

Paris saldırılarından sonra IŞİD ile mücadele ne yönde gelişecek?


Küresel Tartışmalar

Paris saldırılarından sonra IŞİD ile mücadele ne yönde gelişecek?

IŞİD’e karşı savaş açıldı ancak bu terörist grup gelecekte ne planlıyor? Paris’te yapılan saldırılar istihbarat birimlerinin bu eylemleri durdurma ve karışıklık çıkarma konusunda karşılaştığı zorlukları gözler önüne seriyor. Global Conversation’ın bu haftaki konuğu NATO Acil Güvenlik Departmanı’ndan Dr. Jamie Shea…

Isabelle Kumar, euronews: ‘‘IŞİD’in neler yapabileceğini hepimiz gördük. Peki bu terörist grubun şu andaki planı nedir?’‘

Jamie Shea, NATO Acil Güvenlik Departmanı Yetkilisi: ‘‘IŞİD şu anda dünya genelinde bir cihat planı yaparak kısa bir zaman diliminde farklı ülke ve yerlerde terörist saldırı hazırlığı yapıyor. Böyle olmasından endişeliyiz çünkü örgüt son bir sene içerisinde Irak ve Suriye’de hakim olduğu toprakların yüzde 25’ini kaybetti. Şu anda onları geri püskürtme konusunda başarılı olduk ancak tıpkı bir yaralı ayı gibi etrafa saldırıyorlar. Avrupa ya da dünyanın diğer bölgelerinde silahlı eylem hazırlığı içerisindeler. Buna karşı hazırlıklı olmalıyız. Bu konuda başarılı olabilmek için maalesef bir şeylerden ödün vermek zorundayız.’‘

euronews: ‘‘Bu farklı bir görüş. Belki de bizi kandırıyor olabilirler değil mi?’‘

Jamie Shea: ‘‘Bildiğiniz gibi bu işi takip edebilmek çok zor. Dünyanın farklı ülkelerinde birçok üyeleri ve hücre evleri bulunuyor. Bazı teröristler yurt dışından geliyor, bazıları da o ülkede yaşıyor. Gördüğümüz, duyduğumuz kadarıyla istihbarat birimleri kağıt üzerinde daha fazla üyenin olduğunu söylüyor. Örneğin Fransa ülke istihbaratı geçen sene bir ya da iki bin kişinin izini sürerken şimdi bu rakam 15 binin üzerine çıktı. istihbarat servislerine dosyaları gelmeyen birçok kişinin çok uzun bir üye geçmişi yok. Bu rakamın yüzde 25’i kadın. Ayrıca yüzde 15’i de 16 yaşın altında… Diğer bir yüzleştiğimiz sorun da radikalleşme sürecinin çok kısalması… Paris olaylarına katılan iki Belçikalı kardeş, sadece dokuz ayda bu noktaya geldi ve sadece bir operasyonu takip etmek için 36 istihbarat polisi gece gündüz mesai harcıyor.’‘

euronews:
İz sürmek kesinlikle çok önemli. İstihbarat birimleri IŞİD gibi grupların iletişim bilgilerini nasıl takip ediyor?

Jamie Shea: ‘‘Bu elbette iyi bir uluslararası işbirliği sayesinde oluyor.’‘

euronews: ‘‘Bu mümkün mü?’‘

Jamie Shea: ‘‘Bazen Orta Doğu’dan bize bazı bilgiler gelir. Bunu Türkiye ve Irak örneğinde gördük.Bu şekilde birlikta hareket etmeli ve işbirliği içerisinde olmalıyız.’‘

euronews: ‘‘Hatırlıyorum daha önceden bunu konuşmuştuk.Bu şekilde karşılıklı yardımlaşmanın daha da geliştirilmesi gerektiğini söylemiştiniz. Görünüşe göre bunu pek de başaramıyoruz.’‘

Jamie Shea: ‘‘Bu süregelen bir sorun ancak şüpheniz olmasın. Paris saldırılarından sonra bu ilişkiler gelişme gösterecek. Bunun yanında suça karışanların kimlikleri hızlı bir şekilde deşifre edildi. Ayrıca Belçika’da olayların ertesi günü baskınlar yapıldı. Tüm bunlar söz konusu ilişkilerin şimdiden geliştiğine işaret. Ancak haklısın. Bu ilişkiler hiçbir zaman mükemmel olmayacak. Ancak daha iyi neler yapabiliriz hep birlikte göreceğiz. Cihat yanlıları çok zekice yöntemler kullanıyorlar. Şifreli mesajlar, internetin derin ve karanlık yüzü durumu daha da zorlaştırıyor.’‘

euronews: ‘‘Peki bu gruplar internetin derin sularında ne yapıyor? Görünüşe göre iletişim için kullanıyorlar. Peki bu konuda başka neler yapılabilir?’‘

Jamie Shea: ‘‘Açıkçası, iletişim, maddi destek ve bazı mesajlar vermek için kullandıkları aşikar… Ancak istihbarat ağlarının daha yüksek teknoloji kullanarak bu şifreli yazışmaları engellemesi gerekiyor. Ancak şu anda ABD, Fransa ve İngiltere’de bu konuyla ilgili tartışmalar devam ediyor. Çünkü internet ağı sağlayan şirketler yazışmalarda mahremiyeti korumak için kullanıcılara daha fazla güvenlik sağlıyor. Ancak insanların mahremiyetiyle, istihbarat servislerinin bu şifreli mesajları çözme imkanı arasında bir denge kurulması gerekiyor. Paris saldırılarında bu dengenin güvenlik tarafına doğru kayması gerektiği anlaşıldı.’‘

euronews: ‘‘Bu başka bir tartışma konusu. Paris olaylarına geri dönersek, bu saldırılar neden daha önce önlenemedi? Ancak görünüşe göre olayın zanlıları hızlı bir şekilde yakalandı.’‘

Jamie Shea: ‘‘Önemli olan insanları takip etmek değil. Asıl sorun bireysel olarak izlenen insanların aniden radikalleşme sürecine girip diğer kişilerle bir araya gelerek beyin yıkama sürecine girmesi, eğitim alması ve bir ev kiralayarak burada örgütlenmesi ve patlayıcı silahlar temin etmesi… İstihbarat servisleri çok zekice hareket ediyor ancak maalesef teröristler de çok kurnaz. Ancak bu iş sadece güvenlik ekiplerine ait bir şey değil. Bu insan hayatıyla ilgili bir şey ve vatandaşların şüpheli bir durumla karşılaştıkları zaman bunu yetkililere bildirmeleri gerekiyor. Bu görev sadece devletin kurumlarına ait değil. Aynı zamanda halkın da desteği gerekiyor.’‘

euronews: ‘‘Bu konuda size yardım eden birileri var. Anonymous adlı hacker grubu IŞİD’e sanal ortamda savaş açtıklarını duyurdu?’‘

Jamie Shea: ‘‘IŞİD’in sadece devlet kurumlarının değil, tüm insanlık değerlerinin onlara karşı cephe aldığını görmesi bir noktaya kadar iyi bir gelişme…’‘

‘‘Ancak şunu söylemekte fayda var. IŞİD şu anda 46 bin Twitter hesabını yönetiyor ve istihbarat servislerinin iz sürebilmesi için bu önemli bir platform.’‘

euronews: ‘‘Yani bunu aleyhlerinde kullanabiliyoruz?’‘

Jamie Shea: ‘‘Açıkçası evet. Hatta böyle olması daha iyi. Anonymous bu işi devlet yetkililerine bırakırsa kim bilir belki de daha iyi bir strateji ve yöntem geliştirebiliriz.’‘

euronews: ‘‘Konuyu biraz değiştireceğim. Alınan bazı bilgilere göre IŞİD’in elinde kitle imha silahları bulunuyor. Suriye’de kimyasal silahlar kullanıldığı da biliniyor. Size göre bu büyük bir sorun mu?’‘

Jamie Shea: ‘‘IŞİD kendini yeni bir devlet ilan edip bölgeyi yönettiğini iddia ediyorsa, bence bu büyük bir tehlike… IŞİD, El Kaide’nin son yıllarda yaptığı gibi sürekli kaçıp yer değiştiriyor ve hava saldırılarından korunmaya çalışıyor. Bence laboratuvarlarda kitle imha silahları üretecek vakit ve imkana sahip değiller. Ancak onları böyle bir işe kalkışacak güvenli alanlardan mahrum bırakmalıyız. Bu önemli bir nokta… Ancak diğer bir açıdan Paris’te kalaşnikof ve el bombası gibi basit silahlarla, üstelik sadece 8-9 kişiyle büyük bir karışıklığa sebep oldular. Tanınırlıkları arttı ve daha şimdiden halk arasındaki gerilim ve tansiyon yükseldi. Ancak kitle imha silahlarından ziyade, siber saldırı gibi ya da Paris’teki saldırıları gibi şu anda daha ucuz ve kolay olan yolları tercih ediyorlar. Yine IŞİD’in tüm bu saldırılarına karşı dikkatli olmalı ve bu önlemleri daha geliştirmeliyiz.’‘