Son Dakika

Okunan haber:

Nobel Ödüllü yazar Svetlana Alexievich: 'Ukrayna'daki insanlar artık farklı bir ülkede yaşamak istiyor'


DÜNYA

Nobel Ödüllü yazar Svetlana Alexievich: 'Ukrayna'daki insanlar artık farklı bir ülkede yaşamak istiyor'

2015 Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Belaruslu Svetlana Alexievich, Nobel ödülü alan tüm Rus yazarların ülkelerinde taciz edildiklerini belirtiyor. Putin’e karşı olması sebebiyle, yazar Nobel ödülü aldığı için Rusya’dan birçok olumsuz tepkiye maruz kaldığını söylüyor. Alexievich, Rusya’da son dönem ne olduğunu, ödül aldığı için Belarus’ta aldığı olumsuz tepkileri ve Ukrayna’nın Avrupa’daki geleceğini euronews’e anlattı.

Natalia Richardson Vikulina, euronews: ‘‘Svetlana Alexandrovna bize katıldığınız için teşekkür ederim. Nobel ödülü aldıktan sonra hayatınız nasıl değişti?’‘

Svetlana Aleksievich, Nobel Ödüllü Yazar: ‘‘Üzerinden henüz çok zaman geçmedi. Bu ruh haline henüz giremedim. Ancak hayatım canlandı. Çok seyahat ettim ve birçok yeni insanla tanıştım.’‘

euronews: ‘‘Peki sosyal konumunuzda bir değişme oldu mu, bir ağırlık hissettiniz mi?’‘

Svetlana Aleksievich: ‘‘Hayır pek bir değişme olmadı, hala aynı. Ancak ilk basın toplantısında bana Ukrayna’nın durumunu sordular. Ben de bunun bir işgal olduğunu ve Putin’in bir iç savaş başlattığını söyledim. İç savaş her yerde, Belarus’ta bile başlatılabilir. Polonyalıları Belarusluların üzerine saldırtabilirsiniz. Bu mümkün. Bunu hep ifade ettim ancak Putin’in ateşesi Peskov hiç oralı olmadı. Bana bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığımı söyledi.’‘

‘‘Ancak şu anda bunun önemi yok. Nobel ödülünü üç kez dahi alsanız, kanun koyucular sizi dinlemeyebiliyor.’‘

euronews: ‘‘Belarus Devlet Başkanı Lukashenko bu ödül için ne dedi?’‘

Svetlana Aleksievich: ‘‘Gorbaçov ile Almanya ve Fransa Cumhurbaşkanı’ndan sonra beni tebrik etti. Ancak o gün Belarus’ta seçimler vardı ve her yerde yabancı gözlemciler dolaşıyordu. Seçimler bittikten hemen sonra, gözlemciler ayrıldı ve beni arayarak ‘ülken hakkında kötü konuştun’ dedi. Yeni bir şey yok. Her şey hala eskisi gibi…’‘

euronews: ‘‘Nobel Ödülü almanız Rus kamuoyunda bomba etkisi yarattı. Birçok kişi bu ödülü Putin’e karşı olduğunuz için aldığınızı iddia etti. Bu tepki sizi üzdü mü, yoksa zaten böyle bir şeyi bekliyor muydunuz?’‘

Svetlana Aleksievich: ‘‘Dürüst olmak gerekirse pek beklemiyordum. Özellikle de yazarlardan… Rus halkının bu derece hasta olduğunu düşünmüyordum. Ancak Nobel Ödülü alan tüm Rus yazarlar ülkelerinde baskı ve saldırıya maruz kalıyor. Bunin, Solzhenitsyn, Brodsky ve Pasternak… Bu inanılmaz bir şey.’‘

euronews: ‘‘Belki de bunun Putin ile alakası yoktur. Birçok kişi Rus halkının kanayan yarasına tuz bastığınızı söylüyor. İnsanlar bu tavrınızdan hoşlanmamış olamaz mı?’‘

Svetlana Aleksievich: ‘‘Birçok sebebi var. Öncelikle ben Belarus gibi küçük bir ülkedenim. Rusya’daki birçok Rus bizi dikkate almıyor. Belarus dili… Bu nasıl bir dil? Svetlana bu konuştuğun Rusça’nın bozulmuş hali… Bana göre Rus toplumu kendini dünyaya açmıyor. Ve bu ülke kapılarını yeniden kapattı. Liberal kelimesi artık kötü olarak algılanıyor. Birçok Rus, Putin’in söyledikleriyle aynı fikirde: Büyük Rusya ve etrafındaki düşmanlar… Bu eskiye dönüldüğünün bir işareti. Halkın düşünceleriyle oynamak… Rusya ve Ukrayna gibi iki kardeşin savaşmasını sağlamak sadece birkaç ay sürdü. Bunu hayal etmek imkansız. Annem Ukraynalı ve babam da Belaruslu. Benim gibi birçok insan var.’‘

euronews: ‘‘Kitaplarınızda eski Sovyet rejimindeki insanların inancını takip ediyorsunuz. Sovyet insanının kiliseye geri dönüşü nasıl belirlendi? Şu anda Rusda, inançla propaganda arasındaki çizgiyi nasıl çizebiliriz?’‘

Svetlana Aleksievich: ‘‘Perestroyka Dönemi sonra Sovyet toplumu büyük ideolojik fikirlerden ayrıldı, fakat Ruslar tek bir ulusal vücut şeklinde yaşamaya alıştı. İnsanlar kiliseye gitti. Ve etrafta iyi ve dürüst olan birçok vatandaş da var. İlginç insanlar oraya gitti. 10 yıl boyunca hızlı bir şekilde şimdiki kilise yok oldu. Kilise de propagandanın bir parçası haline geldi. Şu anda siyasi güç ve kilise arasında büyük bir bağlantı var. Ben Çarli Çaplin’in toplumla kurduğu diyaloğa hayranım. O son dönemlerinde şöyle demişti: ‘Tanrım şükürler olsunki bolluğun sürdüğü o yıllar sona erdi.’ Bu sözler Rus halkına uymuyor. Biz kendimizi feda etmeli ve acı çekmeliyiz. Bu ne demek? Bu çok barbarca, başka bir şey değil…’‘

euronews: ‘‘Şu anda Rusya’da bir hapishanede olan Ukraynalı pilot Nadia Savchenko’nun serbest bırakılması çağrısı yaptınız. Nadiya’yı Ukrayna’nın bağımsızlığının bir sembolü olarak mı görüyorsunuz?’‘

Svetlana Aleksievich: ‘‘Evet. Ben ona hayranım. Hem de onu gördüğüm ilk anlardan itibaren… Onun sorguya çekildiği ilk anları hatırlıyor musunuz bilmiyorum. Ama gösterdiği asalet ve dik duruşu muhteşemdi. Etrafı kaba saba bir sürü erkekle sarılmıştı. Ancak o çok sakindi. ‘Beni öldürebilirsiniz. Ancak şunu bilin ki tüm Ukrayna size karşı!’ Onun sıradan bir kadın olduğunu zannediyor ve ondan bir şekilde yararlanmak istiyorlardı. Ancak sert bir kayaya çarptılar. O çok güçlü bir kişiliğe sahip.’‘

euronews: ‘‘Sizce Ukrayna’nın Avrupa’da bir geleceği var mı?’‘

Svetlana Aleksievich: ‘‘Bence var. Yakın bir zamanda Ukrayna’daydım. Kiev’deki Mohyla Akademi’yi ziyaret ettim. Özgürlük Meydanı’ndaki müzeye gittim. Oradaki insanların ve gençlerin yüzünde, farklı bir ülkede yaşamak istediklerini gördüm. Bence Ukrayna, Sovyet rejiminden ayrılıp başka bir dünyaya adım atmak ve Avrupa’ya doğru yakınlaşmak isteyen ilk ülkeydi. Ancak sonu kanlı bitti. Rusya buna izin vermedi. Ukrayna olmadan Rusya nedir? Rusya artık o eski büyük rüya devlet değil… Ukrayna bağımsız olacak ancak daha az kan dökülmeli…’‘