Son Dakika

AB'de temel özgürlüklerden taviz mi veriliyor ?

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde, sığınmacı krizi ve terör tehdidi yüzünden alınan son önlemler, AB’nin demokrasi ve temel özgürlükler alanındaki

Okunan haber:

AB'de temel özgürlüklerden taviz mi veriliyor ?

Metin boyutu Aa Aa

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde, sığınmacı krizi ve terör tehdidi yüzünden alınan son önlemler, AB’nin demokrasi ve temel özgürlükler alanındaki ilkeleri ile ilgili tartışmayı yeniden gündeme getirdi.
Euronews muhabiri, Gregoire Lory, son gelişmelerle ilgili olarak Fransız Liberation gazetesinin Brüksel’deki yazarı Jean Quatremer ile görüştü.

Grégoire Lory: ‘‘Sınırlarında kontrole başlayan ülkelerin sayısı giderek artıyor, hatta sınırlarına dikenli tel inşa edenler bile var. Macaristan’ın uygulamalarının yaygınlaştığını düşünüyormusunuz ?’‘

Jean Quatremer: ‘‘Sığınmacı krizinin başlamasınından altı ay sonra, Avrupa’da gerçek bir evrim ve devrim yaşanıyor. Macaristan Başbakanı Vikton Orban, sınırlarında duvar inşa ederek bu krize ilk yanıt veren lider oldu. Macaristan önce Sırbistan ardından Hırvatistan ile sınırlarına duvar ördü. Macaristan kendisi, 1989 yılında demir perdeyi yıkan ilk ülke olması itibarıyla bu herkes için şaşırtıcı oldu. Herkes ilk başlarda Orban’ı eleştirip, onun otoriter kişiliğine ön plan çıkartırken sınırlarını açan Almanya Başbakanı Angela Merkel’e övgüler yağdırdı. Merkel, ‘Biz insanları Budapeşte’de, Avusturya’da tren istasyonlarında perişan bir şekilde bırakamayız, bu yüzden Almanya sınırlarını açıyorum’dedi. Altı ay sonra ise herkes sınır kontrollerine ve sınırlarında tel örgüler örmeye başladı ve şu anda kimse buna itiraz etmiyor. İnsanların Akdeniz’de ölmelerine izin veriyoruz. Her gün Aylan gibi çocuklar denizde ölüyor. Ve bu durum hiç kimsenin umurunda değil. Orban, duvarları inşa ederek bu konuda ilk hareket eden oldu. Kimse Müslüman sığınmacıları istemiyor. Sığınmacı konusunda en cömert olan ülke İsveç bile artık sığınmacı alamayacağını açıkladı ve sınırların kapattı. Bu durum oldukça endişe verici, Avrupa Birliği çözüm bulma konusunda başarısız kalınca. uluslar kendi başına çözüm bulma arayışı içine girdi.’‘

Grégoire Lory: ‘‘Avrupa Birliği Komisyonu, Schengen anlaşmasını korumaya çalışıyor, ancak bu mesaj hükümetlere tam ulaşmıyor değil mi?’‘

Jean Quatremer: ‘‘Komisyonu, yapabileceğinin en iyisini yaptı. Bu konuda Jean Claude Juncker’i tebrik etmekten başka yapabileceğimiz bir şey yok. Juncker, müktesebatını korumak için elinden geleni yapıyor. Ancak bugün artık herkes kendi adına hareket ediyor. Fransa, sorun İtalya’da olduğu için mutlu, İtalya, Yunanistan’ın durumunun kendisinden daha kötü olduğu için mutlu. Belki, bir ay, iki ay sonra, belki altı ay veya bir yıl içinde üye ülkeler arasında jeopolitik gerginlikleri çözemez hale geleceğiz. Bir Alman yetkilinin, bir kaç ay önce bana söylediği gibi, sığınmacı krizinin yönetimi, üye ülkeler arasındaki krizleri kökleştirebilir.

Grégoire Lory: ‘‘Orban, bu tartışmada siyasi mi yoksa ideolojik mi bir zafer elde etti ?’‘

Jean Quatremer: ‘‘Ben bunun gerçekten Viktor Orban için ideolojik bir zafer olduğunu düşünüyorum.Onunu popülist yöntemi Avrupa’da giderek yaygınlık kazanıyor. Herkes aşağı yukarı aynı yöntemlere başvuruyor. Fransız solu bile bu yönde önlemler alıyor. Slovakya’daki sol patiden hiç bahsetmiyorum onlar çok daha uzağa gitti. Herkes hukuk devleti ve özgürlüklerin alanını daraltmaya çalışıyor. Bu bana 1930’lu yılları hatırlatıyor. Ulusal sınırlara dönmek, demokrasi ve ifade özgürlüğü kısıtlayacak.’‘