Son Dakika

Okunan haber:

Endonezyalı IŞİD militanları ülkeleri için büyük tehlike


Insight

Endonezyalı IŞİD militanları ülkeleri için büyük tehlike

Yakın tarihinde çok kez terör saldırılarıyla sarsılan Endonezya bir kez defa saldırıların hedefindeydi.

Başkent Cakarta’da sabah saatlerinde düzenlenen 6 ayrı bombalı saldırıyı terör örgütü Daeş üstlendi.

Saldırılar akıllara Hindistan’ın en büyük şehri Bombay’a 2008’de yapılan 188 kişinin öldüğü ve Kasım ayında Paris’te 130 kişinin yaşamını yitirdiği öldüğü Kanlı Cuma olaylarını getirdi.

Ülkede son dönemde sosyal paylaşım sitelerinde bazı Endonezyalı radikal oluşumlar, halkı IŞİD’e katılmaya davet eden videolar yayınlamış bunun üzerine çok sayıda Endonezya vatandaşı örgüte katılmak için girişimde bulunmuştu. Ülke yönetimiyse olası katılımları önlemek için gerekli tedbirleri alarak, örgüte katılanları vatandaşlıktan çıkartmakla uyarmıştı.

Uzmanların IŞİD’ın dünyanın en büyük Müslüman nüfusuna sahip Endonezya’yı bölgedeki başkentleri ilan etmek istedikleri ihtimali üzerinde duruyor.

Güneydoğu Asya’nın farklı ülkeleri IŞİD tehdidiyle karşı karşıya. Malezya’da geçtiğimiz Eylül ayında turistik bölge Bukit Bintang’a bir bombalı saldırılı gerçekleştirilmiş ancak polis tarafından etkisiz hale getirilmişti. Güvenlik güçleri askeri üslere yapılacak saldırıları haber almış, teröristlerin silah stoklarına ulaşmasını engellemişti.

Filipinler’de de son haftalarda 4 terörist grup güçlerini birleştirerek Daeş‘e destek vereceklerini açıklamışlardı.

Terör örgütü IŞİD “küresel savaş” ilan ettikten bu yana dünyanın her yerinde saldırılarında bulabileceğini kanıtlamaya çalışıyor. Endonezya’daki son kanlı saldırılar örgütün bu hedefini gerçekleştirdiğini gösteriyor.

Endonezya saldırıları hakkında daha fazla bilgi için IHS’de (Information Handling Services) Güney Asya’da terör riskleri konusunda uzman Omar Hamid ile görüştük. Sayın Hamid, neden IŞİD veya müttefikleri Endonezya’ya saldırdı?

Omar Hamid : “Endonezya her zaman “islam aktivistliği” konusunda gerginliğin ve fikir ayrılıklarının yaşandığı bir ülkeydi. Ülke yetkilileri- özellikle de 2002 ve 2009 yılları arasında terör olaylarının arttığı bir dönemde- bunun üstesinden gelmeyi çok iyi başardı. Hükümet bu sorunu çok etkili bir şekilde yönetti. Sonraki yıllarda terör olaylarının azaldığına şahit olduk. Ama her şeye rağmen isyancı kesimin bileşenleri ve militanlık ruhu buradaydı. Çok sayıda Endonezya vatandaşının Suriye ve Irak’a giderek terör örgütü IŞİD’in yanında yer aldığını gördük. Ve bunların arasından bir çoğu yeni yeteneklerle ülkelerine geri döndüler.

euronews : “Yerel gruplar ve Daeş arasında bir ittifak mı sağlandı? Daeş‘in hedeflerini mi savunuyorlar, yoksa kendilerine has bir gündeme mi sahipler?”

Omar Hamid : “Endonezya gibi bir ülkede bu tür grupların oluşumu ve yapacakları yerel koşullara göre şekillenir. Tabi ki yerel gruplar El Kaide veya IŞİD gibi uluslararası boyuttaki örgütlerle tamamlayıcı olmaya çalışacaktır. İdeolojik açıdan bir gruplaşma eğilimi olacak ama gündemlerinde yerel olaylar yer alacaktır.”

euronews : Bölgedeki krizin bulaşıcı olma riski var mı? Daeş, faaliyetlerini dünyanın farklı bölgelerine yayabilir mi?

Omar Hamid : “Asıl risk Daeş‘in Güneydoğu Asya’da varlığını sürdürmesi değil. Asıl risk, Endonezya, Malezya ve Filipinler gibi bir çok Güneydoğu Asya ülkesinden, Irak ve Suriye’ye IŞİD’in yanında savaşmaya giden militanların, ülkelerine geri dönmesi. Belki hemen dönmeyecekler. Bu orta vadede, yani 4-5 sene sonra da gerçekleşebilir. Bu insanlar, ülkelerindeki mevcut radikal militanlardan daha da tehlikeli olarak geri dönecekler. Yeni kapasitelerle daha güçlü bir tehlike kaynağı olacaklar. Hızlı bir şekilde çoğalacaklar. Tarihte yaşanmış bir olaya benzetmek gerekirse, bu olay 80’li yılların sonunda ve 90’lı yılların başında Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgali sonunda yaşananlara benziyor. Afganistan’da savaşan çok sayıda Endonezyalı ve Filipinli, savaştıkları ülkede büyük beceriler kazanarak ülkelerine geri dönmüştü. Bu durum da 90’lı yılların sonunda ve 2000’lerin başında, bu ülkelerde ilk aktif ayaklanmaların ve isyanların başlamasına neden olmuştu.”