Son Dakika

Son Dakika

Aliza Bin-Noun: ''Yahudilerin İsrail'e göç etmesi tamamen kişisel bir karar''

II. Dünya Savaşı‘nın bitmesinden 70 sene sonra, Fransa’daki Yahudiler bugünlerde endişeli… Mohamed Merah‘ın bir Yahudi Okulu’nda ve Amedy

Okunan haber:

Aliza Bin-Noun: ''Yahudilerin İsrail'e göç etmesi tamamen kişisel bir karar''

Metin boyutu Aa Aa

II. Dünya Savaşı’nın bitmesinden 70 sene sonra, Fransa’daki Yahudiler bugünlerde endişeli… Mohamed Merah’ın bir Yahudi Okulu’nda ve Amedy Coulibaly’nin bir markette öldürülmesinden sonra, Yahudiler ırkçı radikal gruplar tarafından her an hedef olmaktan dolayı hala tedirginler. Bu sebeple rekor sayıdaki Fransız Yahudi, Benjamin Netanyahu’nun çağrısına uyup İsrail’e gitme düşüncesinde…

Görüş

Aliza Bin-Noun: ''Bunun yanında Mahmut Abbas çok stratejik bir hamle yaptı. Birkaç yıl önce uluslararası devletlerle görüşerek İsrail üzerindeki baskıyı artırıp köşeye sıkıştırmayı istedi. İsrail hükümetinden bu konuda bir imtiyaz görecektir.''

Lesley Alexander, euronews: “İsrail’in Fransa Büyükelçisi Aliza Bin Noun şu anda konuğumuz. Zaman ayırıp Euronews’in konuğu olduğunuz için çok teşekkür ederim.

Aliza Bin-Noun, İsrail’in Fransa Büyükelçisi: “Davetiniz için ben teşekkür ederim.”

euronews:“Paris’te çalışmaya yaklaşık altı ay önce başladınız. İsrail’in bir numaralı diplomatı olduğunuz bir ülkede sinagoglar önünde askerler nöbet tutuyor ve insanlar sadece Yahudi olduğu için fiziksel saldırıya uğruyor hatta öldürülüyorlar. Bu nasıl bir his?’‘

Aliza Bin-Noun: “Öncelikle İsrail’in Fransa’daki ilk kadın büyükelçisi olduğum için çok mutluyum. Bu benim için bir rüyanın gerçek olması gibi bir şey. Elbette askerlerin nöbet tutması ve insanların kendini güvende hissetmemesi çok üzücü… Ancak İsrailli olmak bizim için yeni bir şey değil. Maalesef buna alıştık. Buraya geldikten sadece birkaç ay sonra Fransa’da böyle üzücü bir terör saldırına şahit olmak çok kötü.

euronews: “Paris’te 130 kişi öldürüldü. Kocanız neredeyse o saldırıya maruz kalacaktı değil mi?

Aliza Bin-Noun: “Evet, o gün stadyuma doğru gidiyordu ve son anda karar değiştirerek başka bir plan yaptı. Fakat ben evdeydim ve adeta şok oldum.Televizyonda bir şeyler izliyordum. Sonra son dakika haberleri girdi. Tıpkı film gibiydi. İzlediklerim gerçek mi yoksa filmin bir parçası mı, anlayamadım. Maalesef bunun acı bir gerçek olduğunu öğrendim.’‘

euronews: “Yahudi bir öğretmene bıçaklı saldırı sonrası Musevi cemaati arasında da bir tartışma konusu başladı. Fransa Yahudileri şimdi kendilerine şu soruyu soruyor. Naziler’in Yahudi soykırımından sonra şimdi Museviler güvenlikleri için kippa giymeyi bırakıp inançlarını saklamalı mı? Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Aliza Bin-Noun: “Bu kişisel bir tercih. İnsanlar kippa giyip giymemeye kendileri karar verecekler.’‘

‘‘Ancak Yahudilerin bu gibi şeyleri düşünmesi risk alıp almamak arasında kalması bile üzücü… Fransa hükümeti Yahudi cemaatinin güvenliği için en iyi şekilde çalışıyor. Polis ve askerler sinagog ve okullarda nöbet bekliyor. Fransa devletinin gösterdiği bu çabalar için minnet duyuyoruz.’‘

euronews: ‘‘Bu bağlamda teklifi başbakanınız Benyamin Netanyahu yaptı. Fransa’dan gelecek olan Yahudilere kucak açmak hiç bu kadar ses getirmemişti. Binlerce Yahudi İsrail’e göç etti bile. Siz ne yapılmasını öneriyorsunuz?’‘

Aliza Bin-Noun: “Yahudilerin İsrail’e göç etmesi tamamen kişisel bir karar. Nerede yaşamaya devan edeceğine her Yahudi kendi karar verecek. İsrail elbette bir Yahudi devleti. Ve İsrail, oraya giden her Yahudiye kucak açıyor çünkü dünyadaki tek Yahudi devleti. Ancak işin gerçeği Yahudilerin İsrail’e göç etmelerinin asıl sebebi korkmaları ya da kendilerini güvende hissetmemeleri değil. Asıl neden bu olmamalı zaten…’‘

euronews: “Siz daha önce İsrail’in Macaristan büyükelçiliğini yaptınız. Savaştan bu yana Yahudi-karşıtlığı orada sorun olmuştu. Bu sizin için çok dokunaklı ve acı verici bir durum değil mi?’‘

Aliza Bin-Noun: “Öyleydi… Çünkü ben Macar asıllıyım ve dedem ve babaannem soykırım zamanı katledildi. Babam da bu soykırımdan kurtulmuştu. Kısaca akrabalarım bu soykırım döneminde Auschwitz Kampları’na gönderildi ve benim oraları gidip görmem çok zor oldu. Bu sebeple Yahudi karşıtlığıyla mücadele etmek ve saygı duyma bilinciyle insanları elimizden geldiğince eğitmek çok önemliydi.’‘

euronews: “Fransa Avrupa’da en çok Yahudi ve Müslüman nüfusu barındıran ülke… Geçen sene Yahudiler aleyhine 800, İslam karşıtlığı konusunda da 400 kez üzücü olaylar yaşandı. Sizce bu iki cemaat de nefret ve ırkçılık olaylarına karşı bir araya gelmek ve birbirine destek olmak için gerekli çabayı gösteriyor mu?’‘

Aliza Bin-Noun: “Bence birçok şey yapıyorlar. bence dinler arası diyalog burada ve her yerde mümkün… Ancak daha fazla şey yapılmalı. Bence farklı toplumların birbirini tanıması, beraber yaşaması, tehdit, nefret, ırkçılık, Yahudi ya da İslam düşmanlığı karşısında durarak birlik olması ve demokrasiyle insan hakları konusunda mücadele etmesi çok önemli bir mevzu…’‘

euronews: “Şu anda mutsuzsunuz. Çünkü Avrupa Birliği, İsrail yerleşiminden gelen ürünleri etiketleme kararı aldı. Ancak dünyanın birçok ülkesi İsrail’in yapılanma ve yerleşme sürecinin yasal olmadığını düşünüyor. Sizce Avrupalı tüketiciler neden böyle bir karar almış olabilir?’‘

Aliza Bin-Noun: “Bence İsrail’e bu konuda ayrımcılık yapmak yanlış. Dünya’nın 200 farklı yerinde yasa dışı yerleşim bulunuyor ancak Avrupa Birliği sadece İsrail, Güney Filistin ve Batı Şeria’ya odaklandı.

‘‘Filistin konusunda yaşanılan anlaşmazlıkları gidermenin tek yolu masaya oturarak konuşmak ve çözüm arayışı bulmak.’‘

‘‘Ancak Filistinliler gelmeyi reddediyor. Başbakanımız son aylarda defalarca çağrı yaptı. Bu konuda onların bir isteği olmadığı anlaşılıyor.’‘

‘‘Bunun yanında Mahmut Abbas çok stratejik bir hamle yaptı. Birkaç yıl önce uluslararası devletlerle görüşerek İsrail üzerindeki baskıyı artırıp köşeye sıkıştırmayı istedi. İsrail hükümetinden bu konuda bir imtiyaz görecektir.’‘

‘‘İsrailliler bu baskıya karşı boyun eğmedi ve bunu geçmişte de gösterdiler. Mısır ve Ürdün ile bazı konularda uzlaşmaya vardık çünkü karşı tarafın çözüme olan inancı ve iyi niyetini anladık. Biz karşı tarafın iyi niyet beslediğini görmediğimiz sürece herhangi bir çözüm sürecinden bahsedemeyiz. Bu pek olası gözükmüyor.’‘

euronews: “Ancak bu söyledikleriniz Yahudilerin bakış açısı… Filistinliler bu konuda farklı düşünüyor. Çözüm süreci ve barış konusunda İsrail’in esnek davranmadığını ve sürecin ilerlemediğini söylüyorlar.’‘

euronews: “Son olarak, İsveç Filistin’i bir ülke olarak tanıdığını açıkladığından beri İsrail ve İsveç‘in arası bu aralar çok da iyi değil. Şimdi de İsveç Dışişleri Bakanlığı 150 Filistinlinin İsrailliler tarafından bıçaklanarak öldürülmesi konusunda bağımsız bir inceleme başlatmak istiyor. Bununla ilgili sorun nedir? İsrail güvenlik güçleri biraz daha müsamahalı davranamaz mı?’‘

Aliza Bin-Noun: “Bu çok zalimce… Bence oraya gidip iç işlerimize karışılması sanırım Avrupa’da hiç olmayan bir şey… Bence bu çok zalimce…’‘

euronews: ‘‘Ne olursa olsun İsrail’de bir şeyler oluyor. Dünya’nın bir şey söylemeye hakkı yok mu?’‘

Aliza Bin-Noun: “Herkesin bir şey söylemeye hakkı var ancak İsrail’i eleştirirken bir yere kadar gidebilirsiniz. Bu demokratik ülke, demokratik değerler için savaşıyor. İsrail Orta Doğu’daki tek demokratik ülke. Olayları bu bağlamda görmek çok endişe verici. Orta Doğu’da dönen olaylar hiç de iyi değil. İsrail’in etrafı düşmanlar tarafından çevrilmiş ve İsrail’e soru soruyor ve ondan bir şeyler talep ediyor, uluslararası bir inceleme istiyorlar. Çünkü bize inanmıyor ve bizim demokratik sistemimize güvenmiyorlar. Bence bu bize yapılan bir hakaret.’‘