Son Dakika

Okunan haber:

Polonya'da demokrasi tehdit altında mı?


insiders

Polonya'da demokrasi tehdit altında mı?

Artur ve arkadaşları korkuyor. Polonya demokrasisinin tehlikede olduğunu düşünüyorlar.

Geçen sene Polonya’da milliyetçi popülist bir parti iktidara geldi ve şu anda Anayasa Mahkemesi ve medyayı ele geçirmeye çalışıyor. Artur siyasi gücün yasaları hiçe saydığını ve kuvvetler ayrılığı ilkesini tehlikeye attığını söylüyor.

Şu anda sağ kanat Polonya’yı ayırmış. Vatandaşların yüzde 42’si şu anda iktidarda olan Hukuk ve Adalet Partisi’ni, yüzde 46’sı ise vatandaşlık haklarını savunan Demokrasi Yanlısı Komite’yi destekliyor. Artur da bu hareketin gençlik kolları başkanı… Şu anda sosyal medya sayfası için bir fotoğraf üzerinde çalışıyor.

Artur Sierawski, Demokrasi Yanlısı Komitesi gençlik Kolları Başkanı:
‘‘Tarihi anıt ve heykellerin önünde fotoğraf çektiriyoruz. Çünkü ulusal mirasımız sadece bir partiye ait değil. Bu tarihi yerler tüm Polonyalılara ait.’‘

Artur’un protesto hareketi toplumca kabul görmüş. On binlerce Polonyalı, sokaklara dökülerek Artur ve arkadaşlarının izinden gidiyor.

Demokrasi Yanlısı Komite, iktidarda olan partinin Anayasa Mahkemesine kendi yandaşlarını atamaya çalışmasından hemen sonra Kasım ayında kuruldu.

Artur ve arkadaşları iktidar partisinin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı bu skandal girişimi açığa çıkardı.

Artur Sierawski, Demokrasi Yanlısı Komitesi Gençlik Kolları Başkanı: ‘‘Polonya’daki bu durum çok kötü. Ben genç bir tarihçiyim ve bu tarz olayların neler doğurabileceğini çok iyi biliyorum. Bu sebeple ülkem adına endişeleniyorum.’‘

Adam Lewanski, Demokrasi Yanlısı Komitesi Gençlik Kolları Üyesi: ‘‘Beni en çok üzen şey hükumetin Polonya’yı Avrupa Birliği ile bir zıtlaşma noktasına getirmesi. Avrupa Birliği’ne olan üyeliğimiz Polonya’nın son 25 senede elde ettiği en büyük başarıydı.’‘

Kamu medyasına getirilen kanunlar da yine çok büyük tartışma konusu…Hükumete yakın kişiler, liyakat sahibi işin ehli insanların yerine göreve getirilmiş. Bu gazetecilerden birinin evine konuk oluyoruz.

Avrupa Gazeteciler Derneği bu işten çıkarma olayları için bir kınama yayınlamış.

Maciej Czajkowski, TVP Eski Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı, Gazeteci: ‘‘Şu anda işsiziz. Önce ben ve haber merkezi müdürümüz işten atıldı. Daha sonra adeta bir kıyım yaşandı. Demokrasi taraftarlığıyla tanınmaya çalışan bir ülkenin medyası bağımsız olmalı… Özellikle de kamu medyası… Eğer iktidar yanlısı kişiler televizyon programlarının yapımına karışırsa, bu ülkeye artık demokratik diyemeyiz. Bu durum bizi ürkütüyor. Çünkü Polonya Radyo ve Televizyon Kurumu’nun artık başka bir bakanlık birimi sayılması gerekli. Propaganda Bakanlığı…’‘

İşten atılan diğer büyük bir gazeteci Jaroslaw Kulczycki ile buluşuyoruz. Kafede bilgisayarında çalışmalarına devam ediyor. Ülkenin her yerine CV’sini gönderiyor.Kulczycki işten çıkarılmadan önce Polonya devlet kanalı TVP’nin en tanınan yüzlerinden birisiymiş.

Jaroslaw Kulczycki, İşten atılan Gazeteci: ‘‘Polonya medyasında ifade özgürlüğü artık tehdit altında… Artık televizyonda gösterilenler siyasi önyargıyla izleniyor. İktidardaki parti oyunun kurallarını değiştiriyor. Her şeyi alt üst ettiler. Hiçbir müzakere yapılmadan kendi kanunlarını uyguluyorlar. Şu anda çok ciddi bir devrim sürecindeyiz.’‘

Kafedeki bazı müşteriler bizi dinliyor. Herkes bu konuda aynı fikirde değil. İktidardaki partiye destek veren ve emekli bir hakim olduğunu söyleyen yaşlı bir kadın bize kendini tanıtıyor.

Kamila Thiel-Ornass, Hukuk ve Adalet Partisi Taraftarı: ‘‘Hükumet değişmeden önce devlet kanallarında sol görüşlü partilerin yayınları yapılıyordu. Sunucular ve diğer çalışanlar önceki liberal partinin bakış açısıyla yayın yapıyordu. Bu haksızlık. Ben de bu kanalları izlemeyi bıraktım. Üç yıl boyunca televizyon izlemedim. Ben de interneti kullanıyorum. Neyi izleyeceğime kendim karar veriyorum.’‘

Artur ile tekrar buluşuyoruz. Bu insan hakları savunucusu şu anda kendini kötü hissediyor.

Ewa, şu anda iktidarda olan Hukuk ve Adalet Partisi’ni destekliyor. Polonya halkı iktidar sempatizanı ya da iktidar karşıtı olarak kutuplaşmış durumda. İnsanlar siyasi tartışmalara girmek dahi istemiyor. Euronews ekibi olarak Artur ve Ewa’yı konuşmaya davet ediyoruz.

Ewa Kubasik, Hukuk ve Adalet Partisi Taraftarı: ‘‘Ben milliyetçi biriyim. Her zaman Polonya’nın güçlü ve bağımsız olmasını ve Avrupa Birliği’nin bir parçası olmasını hayal ettim. Ülkenin kendi güçlü konumunu ve bakış açısını da benimsiyorum. Bu sebeple iktidardaki Hukuk ve Adalet Partisi’ne güveniyorum. Benim görüşlerimi yansıtıyorlar.’‘

Artur Sierawski, Demokrasi Yanlısı Komitesi Gençlik Kolları Başkanı: ‘‘Ancak iktidar partisi şu anda Polonya Anayasası’nı ihlal ediyor. Önceki liberal çoğunluk kurallara göre Anayasa Mahkemesi’ne üç hakim atamıştı. Ama şu anda, iktidar yanlısı cumhurbaşkanı bu hakimlerin adaylığını yeniden onaylamıyor ve görevini yapmıyor.’‘

Ewa Kubasik: ‘‘Önceki liberal parti iktidar süresi bitmeden hemen önce bir şekilde bu hakimleri Anayasa Mahkemesi’ne atadı. Şu anda iktidarda milliyetçi Hukuk ve Adalet partisi bulunuyor. Onlar kendi programlarını uyguluyor. İnsanlar bunu bilerek onlara oy verdi. Hukuk ve Adalet Partisi şu anda her türlü kanun ve yasayı değiştirme hakkına sahip. Ayrıca anayasayı da ihlal etmiyorlar.’‘

Artur Sierawski: ‘‘Kimse seçimlerin sonuçlarını eleştirmiyor. Ancak Hukuk ve Adalet Partisi’nin mecliste çoğunluk olması, onlara kanunları değiştirme ve özgürlükleri kısıtlama hakkı vermez. Ancak onlar böyle yapıyor. Kamu medyasını ele geçirdiler ve onu iktidar medyasına dönüştürdüler.’‘

Anayasa Mahkemesi’nde uzman olan biriyle görüşmeye gidiyoruz. Marek Chmaj, Avrupa Konseyi’ne göndereceği raporu az önce tamamlamış. Şu anda Polonya Cumhurbaşkanı Duda’nın da içinde bulunduğu sağ kanadın, Avrupa standartlarına uymayan ve demokratik sistemin dengelerini değiştiren uygulamalar hakkında bir soruşturma başlatılmış.

Marek Chmaj, Anayasa Mahkemesi Uzmanı, Varşova: ‘‘Cumhurbaşkanı Duda’nın durumu normal değil. Çünkü demokratik ülkelerde yasama, yürütme ve yargı sistemlerinin ayrı ve bağımsız olması gerekir. Biz güçler ayrılığı ilkesi konusunda büyük sorun yaşıyoruz. Bu anayasayla ilgili bir sorun. Demokrasi futbol gibi bir oyun. Ancak kurallar olmadan oynamanın bir anlamı yok.’‘

Artur bizi evine davet ediyor. Polonya’nın başkenti Varşova’dan bir saat uzakta küçük bir köye geliyoruz.

Kendisi burada ailesiyle yaşıyor. 22 yaşındaki bu genç burada da çok aktif. Kendisi üyesi olduğu itfaiye ekibiyle Kızıl Haç kurtarma madalyası kazanmış. Ancak Polonya’yı nasıl kurtaracak?

Artur Sierawski: ‘‘İnsan hakları hareketi siyasi parti propagandasına dönüşmemeli… Bu haklar Anayasa ve Polonya demokrasisi için ayakta kalmalı.’‘

Mariola Sierawski, Arturun annesi: ‘‘Ben ve eşim Hukuk ve Adalet Partisi’ne oy verdik. Ancak hata yaptık. Siyasi görüşümüz şu anda tamamıyla değişti.’‘

Marek Sierawski, Artur’un babası: ‘‘Oğlumuza bir şey olacak diye çok korkuyoruz. Ancak iktidardaki parti yine de demokratik. Bu sebeple oğlumuz Artur’a umarım bir şey olmaz. Ancak yine de eve sağ salim gelip gelmediğini her zaman merak ediyoruz.’‘

Artur’un, zor yolları seçip savaşan bir karakteri bulunuyor. Boş zamanlarında bisiklete biniyor ya da koşmaya gidiyor. Geçenlerde yapılan ve 24 saat süren bisiklet maratonunda üçüncü olmuş. Ancak şu anda ufukta zor günler var. Boş zaman yok. Şu anda Polonya’yı baştan başa kat eden bir maraton yarışması düzenlemekle meşgul. Ancak Artur vatandaşlık hakları için çalışarak Polonya’nın demokrasisine katkı sağlamak istiyor.

Artur Sierawski: ‘‘Polonya’yı şehir şehir gezerek Demokrasi Yanlısı Komite’ye genç üyeler bulmak için çalışıyorum. Fikir alışverişi yapmak istiyorum. Yapmamız gereken daha birçok şey var.’‘

Avrupa Komisyonu Polonya’daki demokrasinin tehlikede olup olmadığıyla ilgili bir soruşturma yürütüyor. Komisyon, Avrupa Konseyi’ne delil gönderen kişilerle yakın ilişkilerde bulunuyor. Bu soruşturma Mart ayında sonuçlanacak.

Marek Chmaj: ‘‘Polonya, anayasa krizi yaşıyor’‘

Anayasa kanunu uzmanı Marek Chmaj ile bir röportaj gerçekleştirdik. Kendisi Varşova’daki ofisinde Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu’na yeni bir rapor hazırlamış. Polonya Cumhurbaşkanı Duda’nın da dahil olduğu sağ kanadın, Polonya demokrasisine zarar verdiğiyle ilgili bir soruşturma devam ediyor.

Marek Chmaj ile yapılan bu özel röportajı İngilizce olarak izleyebilirsiniz.

Maciej Czajkowski: ‘‘Polonya devlet kanalı, ‘propaganda bakanlığı’na dönüştü’‘

Maciej Czajkowski sağ kanadın iktidara gelmesinden sonra işine son verilen gazetecilerden biri…Polonya’nın devlet kanallarında acaba basının özgürlüğü tehlikeye mi girdi? Euronews, Polonya devlet kanalı genel yayın yönetmeni yardımcısıyla Varşova’da özel bir röportaj yaptı.

Maciej Czajkowski ile yapılan bu özel röportajı İngilizce olarak izleyebilirsiniz.

Jaroslaw Kulczycki: ‘‘Polonya devlet kanallarında ifade özgürlüğü tehdit altında’‘

Polonya’nın tecrübeli gazetecilerinden biri olan Jaroslaw Kulczycki ile Varşova’da bulunan bir kafede özel bir röportaj yaptık. Kafede bilgisayarında çalışmalarına devam ediyor. Ülkenin her yerine CV’sini gönderiyor. Kulczycki işten çıkarılmadan önce Polonya devlet kanalı TVP’nin en tanınan yüzlerinden birisiymiş. İktidar partisi göreve geldikten sonra işine son verilmiş.

Jaroslaw Kulczycki ile yapılan bu özel röportajı İngilizce olarak izleyebilirsiniz.

Avrupa Komisyonu’nun Polonya’daki demokrasisiyle ilgili yürüttüğü soruşturmayı aşağıdaki linklerden daha ayrıntılı bir şekilde takip edebilirsiniz.

Reporter - Poland & democracy

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Fransa'da bir insanlık ayıbı: Calais-Grande Synthe Mülteci Kampı

insiders

Fransa'da bir insanlık ayıbı: Calais-Grande Synthe Mülteci Kampı