Son Dakika

Okunan haber:

Dimitri Medvedev: ''Rusya ulusal çıkarlarını savunmak için Suriye'ye askeri operasyonda bulundu''


Küresel Tartışmalar

Dimitri Medvedev: ''Rusya ulusal çıkarlarını savunmak için Suriye'ye askeri operasyonda bulundu''

Rusya ciddi bir ekonomik krizden geçiyor ve Suriye’deki savaşa çözüm bulma yönünde kilit bir rol oynuyor. Tüm bunlara rağmen çok sayıda Batı ülkesi Rusya’yı bir tehdit olarak görüyor. Bu konuları daha detaylı ele almak üzere Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev ile Münih Güvenlik Konseyi’nde bir araya geldik.

  • Dmitri Medvedev 14 Eylül 1965’te dünyaya geldi.
  • 1990’lı yıllarda, Vladimir Poutine ile Saint-Pétersbourg belediyesinde çalıştı
  • 2008 devlet başkanlığı seçimlerini kazandı
  • 2012’de Vladimir Poutine yeniden Rusya Devlet Başkanı seçildi ve Medvedev’i Başbakan olarak atadı

Isabelle Kumar, euronews: ‘‘Global Conversation programımıza katıldığınız için çok teşekkürler. Suriye sorunu uluslararası gündeme oturdu. Kritik bir aşamada olduğumuz kanısındayız ancak bu durumun nasıl değişeceğini de kestiremiyoruz. Siz ne düşünüyorsunuz?”

Dmitry Medvedev, Rusya Başbakanı: “Biliyor musunuz, buraya gelmeden önce müttefiklerimizle olan ilişkilerimizin zor ve karmaşık olduğu düşüncesindeydim. Zira kilit noktalarda, ve hatta bir koalisyon ve askeri birlik oluşturma konusunda dahi görüş ayrılığı içerisindeydik. Ancak bu konuda şunu ifade etmek istiyorum: Münih Konferansı sırasında Dışişleri bakanımız Sergey Lavrov ve John Kerry görüşmelerde bulundu. Ve ardından başka liderler de bu görüşmeye katıldı. Yakın gelecekte nasıl hareket edileceği yönünde bir anlaşmaya varıldı. Bu nedenle bu soruna karşın bir işbirliği içerisine girebileceğimiz konusunda olumlu düşünüyorum. Bu işbirliği kesinlikle gerekli. Eğer biz birlik olmazsak bu savaş asla bitmez, insanlar ölmeye devam eder, sığınmacılar Avrupa’ya akın etmeyi sürdürür. Avrupa ise çok zorlu sorunlarla mücadele etmek zorunda kalır, ve en önemlisi modern uygarlığı büyük bir tehdit altına alan terörizmle mücadele edemeyiz.”

euronews: “Peki bu durumda, Rusya Suriye’deki tansiyonu azaltmak için- askeri veya diğer- ne tür önlemler alır?”

Dmitry Medvedev: “Size Suriye’ye neden müdahalede bulunduğumuzu hatırlatmak istiyorum. Rusya öncelikle ulusal çıkarlarını savunmak için Suriye’ye askeri operasyonda bulundu: Suriye’deki teröristler her an Rusya’ya gelip saldırı düzenlemek için hazır bekliyor. Milyonlarca teröristin isteği bu. İkinci olarak ise, Esad’ın talebi üzerine, oradaki varlığımız hukuki bir temele dayanıyor. Bu iki faktörü dikkate alarak ve tabii ki durumun gidişatını göz önünde bulundurarak askeri kararlarımızı alıyoruz. Şimdi en önemlisi Suriye savaşında yer alan tüm aktörlerin müzakerelerin başlaması için ortak bir karar alması. Terörist grupların kimler olduğunu belirlemek gerek, çünkü konu bitmek bilmeyen tartışmalarla sonuçlanıyor. İyiler kim kötüler kim belirlemek gerekiyor. Bunun yanı sıra ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’den, Rusya ve İran yardım etmezse başka ülkelerle beraber sahada askeri müdahalelerde bulunabileceklerini işittim. Bunlar boş sözler. Söylememesi gerekirdi. Basit bir nedenden dolayı: Eğer savaş devam ederse sahada operasyonlar artar. Ama kimseyi korkutmaya gerek yok. Bakan Lavrov ile yapılan bir tonda görüşmeler yapılmalıydı. Eğer birlik olunmazsa Arap ülkeleriyle beraber sahada askeri operasyonlarda bulunacakları yönünde açıklama yapmamalıydılar. Bu soruya bir çok kez cevap verdim ama bir kez daha yanıtlamaya hazırım: Yeni bir savaşın başlaması kimsenin çıkarına değil zira sahada müdahalede bulunmak demek zamana yayılacak topyekun bir savaşa girmek demek. Bunu unutmamak gerek.”

euronews: “Bir diğer anahtar soruysa Beşar Esad’ın ne olacağı konusu. Rusya bu dönüm noktasında Esad’ı desteklemeyi sürdürecek mi?”

Dmitry Medvedev: “Rusya bizzat Esad’ı desteklemiyor. Rusya uzun yıllardır Suriye ile dostça ilişkiler sürdürüyor. Bu ilişkiler Esad’ın Başkan olmasıyla başlamadı, dostluğumuz babası Hafız Esad’ın Başkan olduğu döneme dayanıyor. Bu öncelikli nokta. İkinci olaraksa, biz hiç bir zaman bu savaşa müdahale etmemizin asıl nedeninin Esad rejimi olduğunu söylemedik. Biz sadece şu an için ülkede meşru olarak idareyi elinde bulunduran yetkilinin Esad olduğu prensibiyle yola çıktık. Sevilse de sevilmese de ülkenin şu an ki Devlet Başkanı o. Onu bu yapıdan çekip alırsak kaos çıkar. Libya’da da olduğu gibi bir çok Orta Doğu ülkesinin nasıl paramparça olduğuna şahit olduk. Bu nedenle Esad tüm işlemlerde yer almalı. Ancak siyasi bir figür olarak Esad’ın kaderine karar verecek olan Suriye halkıdır.”

euronews: “Suriye’de bir geçiş hükümeti olabileceğini mi aklınızdan geçiriyorsunuz?”

Dmitry Medvedev: “Detaylı olarak bu sorunlara dahil olacağımızı zannetmiyorum. Ben Rusya, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’nden bahsediyorum. Bu sürecin başarıyla sonuçlanması için gerekli koşulları yaratmalıyız. Herkesi müzakere masasının etrafında toplayabilmeliyiz. Konuşmalarını sağlamalıyız. Çok zorlu karakterlere sahip kişilerin bir araya geleceğini unutmayalım. Bir yandan ordu ve halkın bir kesimi tarafından desteklenen Esad, diğer yandan da Esad’a karşı ve farklı bir siyasi vizyona sahip halkın diğer bir kısmı- aynı masaya oturmak zorunda. Suriye halkının yeniden bir araya gelebilmesi için ortak bir karar almalılar. “

euronews: ‘‘Ukrayna’daki çatışmalar hakkında da görüşlerinizi almak istiyorum. Doğu’da yeniden çatışmaların olduğu görülüyor. Rusya bu savaşa çare bulmak için nasıl bir çözüm getirebilir?’‘

Dmitry Medvedev: “Burada, herkes tarafından bilinen açıkça belirtilen nedenlerden dolayı cevap Suriye konusundan daha kolay. Çatışmaların şiddetinin daha az olduğundan dolayı değil ama burada nasıl davranacağımızı biliyoruz. Minsk Antlaşması kurallarınca hareket etmeliyiz. Tüm tarafların bu anlaşmayı her maddesine uyarak uygulaması gerekiyor. Biz bunu istiyoruz.’‘

‘‘Kievli yetkililerden Güney Doğu’daki iktidara kadar herkesin bu anlaşmaya uymasını istiyoruz. Sorun birbirimizi sevmememiz veya Kievli yetkililerle anlaşmazlık yaşamamız değil. Objektif olarak kabul etmeliyiz ki Güney Doğu’da yapılması gerekenlerin büyük bir kısmı yapıldı. Önemli olan çatışmaların neredeyse tamamının durdurulmuş olması. Maalesef bazen bazı şeyler yaşanıyor ama neyse ki her zaman değil. Bugün için Minsk Antlaşması’na bağlı kalarak hukuki ve siyasi bazda çözüm bulmak gerekiyor. Kimin yapması gerekiyor? Eğer Ukrayna, ülkenin Güney Doğusunun kendi topraklarına ait olduğunu savunuyorsa tabii ki Ukrayna’nın yapması gerekiyor. Bu onların hukuk çerçevesinde ele alınmalı ve onların yetki alanına giren bir durum. Devlet Başkanı’nın, Parlamentonun ve Ukrayna hükumetinin yetki alanına giriyor.’‘

euronews: ‘‘Görünüşe göre uluslararası kamuoyu ve Ukrayna açısından hala en çok tartışılan konu Kırım meselesi… Kırım, gelecekte müzakerelere açık olacak mı?’‘

Dmitry Medvedev: ‘‘Rusya için böyle bir gündem yok. Bu konu tamamen kapandı. Kırım, Rusya’nın bir parçasıdır. Referandum yapıldı ve anayasa değişti. Kırım Cumhuriyeti ve Sivastopol artık Rusya Federasyonu’nun bir parçasıdır.’‘

euronews: ‘‘Eğer Münih’teki güvenlik konferansında Ukrayna Cumhurbaşkanı Poroshenko’yu görürseniz, ona ne söylemek isterdiniz?’‘

Dmitry Medvedev: ‘‘Dürüst olmak gerekirse onu görmedim ama görüşmek isterdim. Cumhurbaşkanı Poroshenko, Başkan Putin ile irtibat halinde… Hiç şüphe yok ki, çalışma arkadaşlarımın Mink Antlaşması’nın her maddesini uygulamaya koyması gerekiyor. Bu durum Ukrayna’nın da yararına olacak. Kim ne derse desin Ukrayna, Rusya’ya yakın komşu bir ülke…’‘

euronews: ‘‘Suriye ve Ukrayna’daki karışıklık Rusya’nın Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerinin bozulmasına yol açtı. Sizce bu durum eski haline dönebilir mi?’‘

Dmitry Medvedev: ‘‘Bu soruyu nasıl ve kimin adına diye değiştirelim. Eğer bir şeyler eski haline gelecekse, farklı bir temelde değişmelidir. Hangi açıdan? Adaletli, ikili ilişkilerde sağlam… Rusya bu melekelere ihtiyacı olan tek ülke değil. Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’nin de buna ihtiyacı var. Biz Amerika ve Avrupa ile ilişkilerimizi en iyi üst seviyeye getirmek istiyoruz.’‘

‘‘Avrupa Birliği; aynı kıtada bulunduğumuz bu ülkeler topluluğu bizim en büyük ticari ortağımız. Biz, Avrupa değerleri ve tarihiyle kuşatılmış durumdayız. Devam eden bu karışıklığın bize faydası yok. Eğer artık bizi etrafta görmek istemeyen olursa, ilk adımları bu yabancılaşma sürecini başlatanların atması gerekir. Biz her meseleyi tartışmaya açığız.’‘

euronews: ‘‘İlişkilerin bozulması sonucu Rusya’ya uygulanan yaptırımlar ülkenizi kötü vurdu. Bu yaptırımların kalkması için bir girişimde bulunmak Rusya’nın öncelikleri arasında var mı?’‘

Dmitry Medvedev: ‘‘Bize, ‘siz kötü çocuklarsınız ve sizi cezalandıracağız’ dediler. Bazı hesaplamalar yaparak ağlamaya başladılar. Aslında bu durum onların iş akışına zarar verdi.’‘

‘‘Biz Avrupa Birliği ile yılda 450 milyar Euro’luk ticaret hacmine sahiptik. Tam 450 milyar Euro. Şimdi bu rakam 217’ye düştü. Avrupa’daki insanlara sorun bakalım; Rusya için üretim yapan şirketlerin çalışanlarını aslında kim istihdam ediyor? Bu durum hoşlarına nasıl gidebilir?’‘

‘‘Bunu başlatan biz değiliz ve sonlandıran da biz olmayacağız. Sovyet döneminde de bu tarz tehditlerle bizim gözümüzü korkutmaya çalıştılar. Bu, onlara zarar vermekten başka bir şey yapmadı. Şu anda olanların da bir farkı yok. Gelecekte, ‘bu olanları unutmak istiyoruz ve siz de başlattığınız bu karşı yaptırımlara lütfen bir son verin’ demek zorunda kalacaklar. Doğru yaklaşım böyle olmalı.’‘

euronews: ‘‘Ekonomik krize Rus vatandaşların tepkisi ne oldu? Yaptırımlar ve düşen petrol fiyatları bu durumu daha kötüye götürüyor. Bu olaylara sıradan bir Rus vatandaşı nasıl bakıyor?’‘

Dmitry Medvedev: ‘‘Aslında şu anda ekonomik olarak en iyi seviyedeyiz. Petrol fiyatlarındaki düşüş karımızı azaltsa da devlet ekonomisine katkıda bulundu. Bu durumu 17 yıldır yaşamamıştık. Şu andaki fiyatlar 1998 yılındakiyle aynı seviyede… Maalesef bütçemiz petrol fiyatlarına dayalı. Petrol ve diğer kaynaklar açısından altyapımızın gelişmesine rağmen, bütçemiz hala büyük ölçüde bu üretime dayalı. Bu durum vatandaşların genel duruşunu bozmuyor ve işini ya da net kazancını da etkilemiyor.’‘

‘‘Evet yaptırımların bazı etkileri oldu. Bu çok açık. Özellikle de Avrupa’daki bankalarla iş yapan firmaların mali gelirleri azaldı, bazılarının büyüme hacmi durdu. Bu bağlamda ekonomik durumun en isteğimiz seviyede olmadığını söyleyebilirim. Ancak olumlu etkileri de oldu. Ekonomi iyileşiyor, petrole bağımlılığı azalmaya başladı ve kendi sanayi ve tarım ürünlerimizi geliştirme imkanımız doğdu.’‘

‘‘Bu yaptırımlar ve aldığımız önlemler sebebiyle en çok kendi tarım sanayimize yatırım yapma fırsatımız oldu. Daha geniş bir anlamda, gıda, hububat gibi büyük ölçüde ithal ettiğimiz ürünlerin arzını kendimiz sağlamaya başladık. Yaptırımların buna katkısı oldu. Ancak Avrupa Birliği’ndeki çiftçilere bir yararı olduğunu sanmıyorum.’‘

euronews: ‘‘Bu durumun Rusya’daki orta halli insanların yaşayışına nasıl etki etki ettiğini soruyorum. Rusya’da hayatın giderek zorlaştığını ve tedirgin olduklarını söylüyorlar. Bundan siz sorumlu değil misiniz?’‘

Dmitry Medvedev: ‘‘Elbette, devletin öncelikli olarak ekonomik değişikliklerin ve sosyal yaşantının durumunu düşünmesi gerekir. Açıkçası birçok alanda bütçe kesintisi yapmak zorunda kaldık. Ancak sosyal harcamalara etki edecek olan kamu çalışanlarının maaşlarına ya da onların haklarına dokunmadık.’‘

‘‘Bunun yanında, emekli maaşlarını geçen sene ve bu sene endeksledik. Bunu gelecekte de yapmaya devam edeceğiz. Devletin sosyal harcamaları çok büyük ve bu dokunulmaz bir yapıdadır. Bu bağlamda Rus vatandaşlarının refah seviyesi için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Bu şartlar altında onları olabildiğince destekliyoruz. Bu kesinlikle hükumetin öncelikleri arasında…’‘

euronews: ‘‘Olaya uluslararası açıdan bakarsak Rusya’nın insan hakları ve ifade özgürlüğü gibi konulardaki itibarına göle düştü. Rusya bu konuda geri gitmeye devam edecek gibi gözüküyor. Neden böyle oldu?’‘

Dmitry Medvedev: ‘‘Dürüst olmak gerekirse Rusya’daki ifade özgürlüğü ve medyanın durumu hakkında farklı bakış açılarına sahibiz. Bu konuda her zaman eleştirildik ve eleştirilmeye de devam ediliyor. Bu meselede kendimize ait farklı bir konuma sahibiz. Rusya’daki medya Avrupa’dakinden daha farklı bir yapıda. Bazı tarihsel farklılıklar var ve medyanın büyüklüğü aynı değil…’‘ (16.21)

‘‘Ben çok az televizyon izliyor ya da gazete okuyorum. Bütün görsel bilgimi internetten elde ediyorum. Ancak Rusya’nın yarısı böyle değil. Ve biliyorsunuz internette bu konuda yasal bir düzenleme yok. Her türlü bakış açısını açık açık görebilirsiniz. Hatta en aşırıya kaçanları bile… Bu sebeple bu küresel dünyada insanların bilgiye ulaşma konusunda ciddi sorunları olduğunu düşünmüyorum.’‘

euronews: ‘‘Ancak görünüşe göre karşı gelenler de susturulmuş durumda… Boris Nemtsov’un suikaste kurban gitmesinin ardından bir sene geçti. Ayrıca İngiltere’de de Alexander Litvinenko’un öldürülmesi hala inceleniyor ve soruşturmadaki bütün oklar suikast emrini Başkan Vladimir Putin’in verdiğini işaret ediyor. İngiliz Hükumetini bu konuda takip ediyor musunuz? Bu soruşturmadan dolayı İngiliz Hükumetini dava ettiğinize dair söylentiler var.’‘

Dmitry Medvedev: ‘‘Siz emekli bir hakim tarafından hazırlamış bir dosyadan bahsediyorsunuz. Bu dosyadaki her paragraf ‘ihtimal’ kelimesiyle başlıyor.’‘(ingilizce)

‘‘Bunun üzerine ne yorum yapabilirim ki? Başbakan ve Dışişleri Genel Sekreteri’nin tamamıyla ‘ihtimal’ kelimesiyle dolu olduğunu söylediği bir rapor için ne kadar pişmanlık duyarsınız ki?’‘
‘’
‘‘Bu, geçmişte yapılan cadı avlarını hatırlatıyor. Olup bittikten sonra her şeyi yorumcuların vicdanına mı bırakalım? Yasal olarak, bu yapılanlar çok saçma. Buna ihtiyacımız yok ve Rusya Federasyonu hiçbir ülkeyi bu aptal uydurma hikayelerle ve komik filmlerle dava etmeyecek.’‘

euronews: ‘‘Son olarak sayın Başbakan, daha önceden de devlet başkanlığı ve başbakanlık yapmıştınız. Konuştuğumuz konular hakkında genel bir bakış açınız bulunuyor. Siz yönetimdeyken vuku bulan olaylar arasında sizce en önemlisi ve ön plana çıkanı hangisiydi?’‘

Dmitry Medvedev: ‘‘Bir çok olay oldu. Ve bu olaylar hem önemli hem de zor anlar yaşattı bize… Bu, hayatımın sekiz senesi… Evet neredeyse sekiz sene olacak. Biliyorsunuz bu devam eden bir süreç. Olaylar açısından Rusya için de çok ciddi vakalara rastladık. Kişisel olarak da önemli, kayda değer,güzel ve bazen de trajik deneyimlerim oldu. Az önce konuştuğumuz konular ve uluslararası olaylar…’‘

‘‘Ancak sadece tartışıp kavga etmedik. Bir ya da iki önemli konuyu karara bağladık. Örneğin, Stratejik Silahların Azaltılması Antlaşması’nda bir noktada mutabakata vardık. Belgeler imzalandı. Yaptırımlar başladı. Bu sebeple birlikte çalışabilir ve farklı konularda anlaşmaya varabiliriz.’‘

‘‘Almanya’daki ve diğer Avrupa ülkelerindeki meslektaşlarımla olan irtibatım… Birçok farklı konuda anlaştık. Bütün bunlar büyük gelişme ve heyecan verici… Bir gün, belki bu konuları da ayrıntılı olarak konuşma fırsatımız olur. Bu zaman zarfında ben her zamanki gibi işimin başında olacağım.’‘

Küba Dışişleri Bakanı Parrilla "Ambargo kaldırılmadan ilişkiler normalleşmez"

Küresel Tartışmalar

Küba Dışişleri Bakanı Parrilla "Ambargo kaldırılmadan ilişkiler normalleşmez"