Son Dakika

AB'de yapısal reformlar ekonomiye ne kazandırdı?

Ekonomide sıklıkla kullandığımız yapısal reform tabiri tam olarak ne anlama geliyor? Hayatımızı ve bütçemizi nasıl etkiliyor? Daha da önemlisi bu reformlar işe yarıyor mu? Real Economy bu hafta Avrupa

Okunan haber:

AB'de yapısal reformlar ekonomiye ne kazandırdı?

Metin boyutu Aa Aa

Real Economy bu hafta yapısal reformları konu alıyor. Bu kelimeler tam olarak ne anlama geliyor ve bütçemize nasıl etki ediyor? Daha da önemlisi bu reformlar işe yarıyor mu?

Tüm bu soruları, yapısal reformlardan sorumlu Avrupa Komisyonu üyesi Pierre Moscovici’ye yönelteceğiz. Daha sonra diğer ülkelere örnek olan ve yeniden toparlanan İrlanda ekonomisini masaya yatırıp, son olarak da Almanya’da yapılan reformların zamanlamasına göz atacağız. Durmak mı yoksa zamanla birlikte değişmek mi?

Öncelikle yapısal reformların ekonominin istikrarını ve büyüme hızını nasıl etkilediğini inceliyoruz.

Yapısal reformlar ekonomiyi daha esnek ve krizlere karşı daha istikrarlı hale getirir.

Ayrıca pazardaki rekabeti de arttıran bir unsurdur.

Piyasada mal çeşitliliği artar ve bu da fiyatların düşmesini sağlar.

Bu sayede uzun vadede şirketler üretimi artırmak için daha fazla kişiyi işe alır ve maaşlar artar.

Örneğin işçi piyasası reformları kağıt üstünde işsizlik maaşı giderlerini kısa vadede azaltır ve maaşları da düşürür.

Ancak uzun vadede işsizlik azalır ve firmalar daha esnek yapıya girerek daha fazla istihdam sağlar.

Bütün bu unsurları toplarsak ekonominin güçlendiğini görürüz.

İşçiler daha fazla çalışır ve az da olsa maaşlarında düşüş görülür.

Çünkü fiyatlar düştüğü için hane halkı daha fazla tüketim yapar.

Daha sonra firmalar sattıkları ürünlerin fiyatlarını artırır.

Kısaca ekonomide şöyle bir değişme olur: Firmalar daha çok mal satar, işçi alma oranı artar ve maaşlar yükselir. Ekonomik durum genel olarak gelişme gösterir.

İrlandalıların şansı yaver gitti! Birkaç sene önceki hükumetin kemer sıkma politikasından sonra İrlanda’nın milli geliri arttı. Bütçe açığı ve işsizlik de azaldı. Şu anda Euro bölgesi ortalamasından daha düşük. Kamu borcu da kapanacak gibi gözüküyor.

Anne Glemarec şimdi bizlere İrlanda ekonomisindeki başarının sırrını açıklıyor.

Keogh ailesi Dublin’in kuzey kesimlerinde nesilden nesile patates yetiştiriciliği yapıyor. 2011 yılında siparişler azalmış. Tom ve kardeşleri parlak bir fikir bulmuşlar. Eldeki stoklardan patates cipsi üretmişler.

Tom Keogh, Keogh Cipleri Fabrika Müdürü: ‘‘Patates cipsi üretmeye İrlanda’daki kriz döneminde başladık. Şu anda bu işe başlayalı sadece dört sene oldu ve 27 kişiyi daha işe aldık. 2016’da 12 işçi daha almayı düşünüyoruz. Üretimin yüzde 15’ini 14 ayrı ülkeye ihrac ediyoruz.’‘

Birçok özel şirket 2008’deki krizde işçi çıkardı. Tarım ve gıda sektörü bunun dışında kaldı. Devlet memurları dahi işten çıkarıldı ya da maaşları düşürüldü. Aynı zamanda ödediği vergiler artırıldı.

Şubat 2012’de işsizlik oranı yüzde 15.1’e çıkınca Dublin hükümeti bu sebeple ekonomiye müdahalede bulundu.

Amaç, firmaların ihtiyacı olan kalifiye işçi yetiştirmek, yabancı yatırımcıları teşvik etmek ve ihracata yönelik girişimleri desteklemekti. Tıpkı Tom’un firması gibi…
Girişim İrlanda, devlet ajanslarının desteklediği 60 firmadan birisi…

Kevin Sherry, Girişim İrlanda İş Kalkındırma Müdürü: ‘‘İrlanda pazarı küçük olduğu için firmalar da haliyle küçük. Firmalar kuruldukları ilk günden itibaren ihracata yönelik planlar yapıyor. Biz bu firmalara mali destek verdik, işletme konusunda yardımcı olduk ve uluslararası anlamda büyümelerini sağladık.’‘

2012’den beri bu sayede 136 bin yeni iş imkanı sağlandı. Yüzde 12.5 ile 25 arasında bir oranla bu firmalara vergi avantajı sağlandı.

Ekonomi uzmanı Aidan Regan’a göre bu ekonomi politikası İrlanda’da tam 30 senedir uygulanıyor.

İrlanda’nın ekonomik iyileşmesinde yapısal reformların etkisini sorduğumuzda, kendisinin verdiği cevap çok net oldu.

Aidan Regan, Dublin Üniversitesi, Ekonomi Uzmanı: ‘‘Hayır. İrlanda ekonomisinin iyileşmesini yabancı yatırımlar sağladı. Özellikle de ihracat malları ve Amerikalı çok uluslu şirketler… Aslında bu görev devlete ait… Gişişimcilerin desteklenmesi ve sanayi politikası çok önemli. Bunun yanında esnek işçi piyasası ve rekabetçi vergi sitemi bu gelişimi destekliyor. Bu yapısal reformlar hükumet tarafından sağlık sektöründe de uygulanmak istendi ancak başarılı olunamadı.’‘

Bugün birçok İrlandalı hükumetin bu reformları neden bankalar üzerinde uygulamayıp kemer sıkma politikasına son vermediğini merak ediyor.

Şu anda, İktisat ve Ekonomi İşleri Avrupa Komisyoneri Pierre Moscovici konuğumuz.

euronews: ‘‘İrlanda’nın ekonomik kalkınması konusunda birçok şey söylendi. Bu gelişimde yapısal reformların rolü ne oldu? Ülke ekonomisi daha da esnek hale geldi.’‘

Pierre Moscovici, İktisat ve Ekonomi İşleri Avrupa Komisyoneri: ‘‘Bence ikisinin de etkisi oldu. Krizden önce de İrlanda açık bir ekonomiye sahipti. Bazı alanlarda uzmanlaşmış, işçi pazarı esnek küçük bir ekonomi… Bunun yanında kriz sebebiyle vergi konusunda bazı reformlar yapıldı ve ülke bu mali programı uyguladı. İrlanda’yı kriz programının dışında tutamayız. Ayrıca işçi ve üretim piyasasında bazı yeni politikalar uygulandı. Kısaca esneklik ve yapısal reformlar birlikte işliyor diyebiliriz.’‘

euronews: ‘‘Reform sürecinde ekonomide yavaşlama olunca ülkeleri bir şeyler yapma konusunda nasıl ikna ediyorsunuz?’‘

Pierre Moscovici: ‘‘Geçmişte bununla ilgili çok uğraştık ve hala uğraşıyoruz. Euro bölgesi için ortak vergi sisteminin nötr olması, mülteci krizi sürecinde biraz daha olumlu bir gelişme…’‘

‘‘Ancak gelecekteki kamu giderleri ve girişimler için yeni reformlar da yapmalıyız. Bu konu hep aklımda ve çok önemli olduğunu düşünüyorum.’‘

euronews: ‘‘Kemer sıkma politikası ve zorlu mali yaptırımlar gibi yapısal reformlar konusunda halkın algısı nedir?’‘

Pierre Moscovici: ‘‘Vergi borcu yapılandırılması sürecinin ekonomik büyümeyi yavaşlattığını kabul etmek gerekir. Ancak şu anda süreç farklı ilerliyor. Reformlardan korkmaya gerek yok. Reformlar eşitsizliğe yol açmadı. Tam tersine… Yatırım ve yeni girişimler süreçle alakalı bir şeydir. İşçi piyasası reformları da esnek yapıyı geliştirdi. Ayrıca bireylerin kendini daha da güvende hissetmelerini sağladı.’‘

Şimdi kendi vatandaşları açısından büyük bir değişimle yüzleşen bir ülkeye gidiyoruz. Almanya yaşlanan bir nüfusa sahip. Geçen sene ve daha önce 2003 yılında bu konuyla ilgili işçi piyasasında bazı reformlar yapıldı. Ancak bu süre zarfında göçmenler ve mülteciler ülkeye akın etti. Şu anda daha büyük bir sorunla karşı karşıyalar. Bu konuyu daha ayrıntılı araştırdık. Acaba reformlar devam edecek mi?

Geçen sene Almanya, Avrupa’daki akıntının tersine yüzdü. Diğer ülkeler kemer sıkarken, Almanya ülke genelinde yeni bir asgari ücret belirledi.

Bu durum, Marta gibi işçilerin hayatını değiştirdi.

Marta, Barmen: ‘‘Üç senedir bu küçük işlerde çalışıyorum. Şu anda saat başına artan ücretten dolayı çok memnunum. Bu gerçekten harika!’‘

Almanya’daki piyasa son 10 sene içerisinde ciddi anlamda değişti. 2003’te yapılan reform ‘Almanlar haydi yeniden iş başına’ diyordu. Ve böyle de oldu. İşsizlik oranı yarı yarıya azaldı.

Şimdi geri kalan kesimin durumunu düzelmek gerekiyor: Genç işsizler, kadınlar ve göçmenler…

Dr. Dierk Hirschel, Ekonomi Uzmanı: ‘‘Schröder reformları 13 sene önce işçi piyasasını mahvetti. Her büyük meslek, birkaç parçaya bölünerek ara zamanlı işlere dönüştü. Bu sebeple işçi piyasasında değişiklik şarttı.’‘

Küçük ara zamanlı işlerde sigorta ücreti yok. Yani işveren için daha ucuz ve daha esnek. Ayrıca mesai kavramına da kısıtlama getirmiyor.

Mühendislik, bilgisayar teknolojileri ve sağlık sektörü gibi uzmanlık gerektiren işlerde Almanya’da yarım milyon işçi açığı var. Şimdiki zorluk yetişmiş iş gücünü yeniden eğitmek ve Almanya içerisinde kalmasını sağlamak olacak…

Yakın bir zamanda Almanya nüfus planlamasıyla ilgili büyük sorunlar yaşayacak. Ülke gittikçe yaşlanıyor. Bu da, işçi piyasasını kayda değer bir şekilde değiştirecek.

David Pothier, Almanya Ekonomi, Araştırmaları Enstitüsü: ‘‘Almanya’nın ekonomisi büyük ölçüde ihracata dayalı. Ancak yılın son çeyreğinde olumlu bir gelişme olarak iç piyasadan büyük bir talep geldi. Bu değişimin bir göstergesi ve bunun devam etmesini temenni ediyoruz.’‘

Bu değişim devam ededursun, ekonomiyi ve vatandaşları yeni bir zorluk daha bekliyor. Nüfus yaşlaması, göç sorunu ve iç piyasanın canlandırılması gibi…

Marta gibilerin buna hemen ayak uydurması gerekiyor.

euronews: ‘‘Almanya büyük mali zorluklarla karşı karşıya… Şu anda ne yapmaları gerekiyor?’‘

Pierre Moscovici: ‘‘Almanya’nın üretim fazlası bulunuyor. Bu oran şu anda yüzde 9. Bence bu büyük bir dengesizlik ortaya çıkaracak. Hemen yatırım yapılması gerekiyor. Daha sonra da mülteci krizine el atılmalı…Mali açıdan mülteci krizi bir fırsat olabilir diye düşünüyorum.’‘

euronews: ‘‘Ülkeye gelen mülteciler kalifiye elemanlar değil mi?’‘

Pierre Moscovici: ‘‘Evet yetişmiş iş gücü geliyor ancak tam istediğimiz standartlarda değil. Ayrıca Almanya’nın yeni işçilere ihtiyacı var. Bu sebeple devlet kanunları,dil öğrenme ve mesleki eğitim konusunda bir şeyler yapılması gerekiyor. Bunun için milyarlarca Euro harcamak gerekiyor. Peki bu fon nereden gelecek? Öncelikle ulusal kaynaklardan… Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schauble mülteci krizini benzine zam yaparak fonlandıralım demişti. Bence bu, çok kayda değer bir soru… Bu tarz konuları tartışmak gerekiyor.’‘

euronews: ‘‘Peki Avrupa’nın geneli hakkında konuşursak, ekonomik büyüme konusunda ne yapabiliriz?’‘

Pierre Moscovici: ‘‘Riskli yanları çok fazla. Çin’de neler olduğuna bir bakın. Ayrıca düşen petrol fiyatlarının büyük etkisi bulunuyor. Para darlığı yaşamıyoruz ancak şu anda enflasyonun çok düşük olması gelecekte sorun teşkil edebilir. Bence, mülteciler mali açıdan bir tehdit değil…’‘

‘‘Bence Avrupa Birliği’nde ve Euro bölgesinde ekonomik büyüme çok da kötü durumda değil. Rakamlara göz atacak olursak İtalya şu anda durgunluktan çıktı. İspanya ortalama büyüme oranını aştı. Bence bizim kamu maliyesi gibi diğer sorunlara odaklanmamız gerekiyor. Çünkü bir yandan reform yaparken, bir yandan da büyüme hızını desteklemeniz gerekiyor.’‘