Son Dakika

Son Dakika

FIFA: Tarihi bir yolsuzluk skandalı

Merhaba ve FIFA özel yayınımıza hoşgeldiniz. Joseph Allen, euronews: “FIFA’daki başkanlık seçimlerini fırsat bilerek futbol dünyasını yöneten bu

Okunan haber:

FIFA: Tarihi bir yolsuzluk skandalı

Metin boyutu Aa Aa

Merhaba ve FIFA özel yayınımıza hoşgeldiniz.

Joseph Allen, euronews:
FIFA’daki başkanlık seçimlerini fırsat bilerek futbol dünyasını yöneten bu kuruluşun 2015’te 111 yıllık tarihinin bu en büyük skandalına nasıl battığına bir göz atmamız gerektiğini düşündük.

Oleksandra Vakulina, euronews:
Aynı zamanda FIFA’nın milyonlarca Dolar gelir sağlayarak spor dünyasının nasıl en büyük kuruluşu haline geldiğine de bakacağız.

Joseph Allen:
FIFA’nın kendine belirlediği hedef basit Oyunu geliştirmek, tüm dünyaya yaymak ve daha iyi bir gelecek inşaa etmek. 209 üye 2016’da bu hedefe ulaşmaya çalışıyor. Bu sayı Birleşmiş Milletler üyelerinden bile daha fazla.

FIFA’ya seçilmek ve katılabilmek için milli dernekler ve kuruluşların öncelikle 6 kıta konfederasyonundan birine üye olması gerekiyor.

Avrupa için UEFA, Afrika için CAF, Kuzey Amerika Orta Amerika ve Karayipler için CONCACAF, Asya için AFC, Güney Amerika için CONMEBOL ve son olarak Okyanus ülkeleri için OFC.

Bu Konfederasyonların 209 üyesi futbol dünyasının parlamentosu olan FIFA Kongresi’ni oluşturuyor.

Bu kurum aynı zamanda FIFA’nın en yüksek karar alma mecrası.

Burada yeni federasyonların kabulü ve seçimlerin organize edilmesi gibi durumlar hakkındaki yasalar konusunda kararlar veriliyor. Kongre’nin diğer önemli görevleri FIFA Başkanlık seçimi ve 2011’den beri Dünya Kupası’na hangi ülkenin ev sahipliği yapacağı.

Her üye federasyon bir oy ve büyüklüğü ve futbol seviyesinden bağımsız olarak da FIFA’nın gelirlerinden eşit pay alma hakkına sahip.

Bu demokratik bir karar. Fakat birçok gözlemci bunun yolsuzluk riskini artırabileceğini düşünüyor. Zira bu durum küçük ülkelerin çok etkili olmasını sağlıyor.

Örneğin Karayip adalarından Montserrat’nın oyu Almanya gibi futbolun geliştiği bir ülkeyle aynı öneme sahip.

Kongre’nin üzerindeyse en önemli isimleri bir araya getiren FIFA Yönetim Kurulu bulunuyor. Kurul hem genel anlamda futbolun gelişmesi için çalışıyor hem de müsabakaların organizasyonunu yapıyor.

Peki sorunlar tam olarak nerede başladı?

Eski Başkan Joao Havelange’ın 24 yıllık iktidarı sırasında aslında yolsuzluk konusunda kötü kokular hep geliyordu.

2011’de İsviçre mahkemelerinden gelen belgelerde Havelange ile damadı eski Brezilya Futbol Federasyonu Başkanı Ricardo Teixeira’nın 90’lı yıllarda FIFA müsabakalarının yayın hakları için bir pazarlama şirketinden milyonlarca Dolar aldığı biliniyor. Fakat bu durum mahkemeye asla taşınmadı.

Havelange FIFA’ya 1998’e kadar başkanlık etti. Bu tarihten itibaren onun genel sekreteri ve sağ kolu Sepp Blatter yerini aldı. Bir yolsuzluk kültürü halihazırda zaten vardı ama Blatter zamanında apayrı bir boyut kazandı.

2018 ve 2022 Dünya Kupalarının tayin şartları hakkında FBI tarafından bir ön soruşturma başlatıldı. İsviçreli yetkililerin de yardımıyla FIFA tarafından on yıllardır yapılan bazı şüphe uyandıran finansal işlemler mercek altına alındı.

Yolsuzluk yaptığı ortaya çıkan eski FIFA Yürütme Kurulu üyesi Chuck Blazer şayet FBI’ın bilgi kaynağı olmayı kabul etmeseydi bu durum büyük ihtimalle ortaya asla çıkmayacaktı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin en etkili spor adamlarından Blazer özel jetlere, ünlü arkadaşlara, gizli yaz tatillerine ve deniz aşırı banka hesaplarına alışıktı.

Trump Tower’da 18 bin Dolar’a kiralık bir dairede oturuyor ve sadece kedilerinin bulunduğu diğer bir daire için aylık 6 bin Dolar ödüyordu.

20 yıllık bir süreçte Blazer onlarca milyon Dolar kaçırdı.

10 yıl boyunca vergilerini ödemeyi unutunca FBI ve Amerikan Vergi Dairesi IRS bu hayata dur demekte gecikmedi.

2011’de futbol dünyasında “Bay yüzde 10” olarak anılan bu şahıs; vergi kaçırma, kara para aklama ve deniz aşırı banka hesaplarına sahip olma suçlamalarını kabul etti.

Ardından da FIFA’nın diğer şüpheli isimlerini ihbar etmeye yanaştı. Bu kişilerin ilki CONCACAF’ın eski başkanlarından Jack Warner’dı. Blazer’ın eski patronu aynı zamanda futbol dünyasının en etkili isimlerindendi.

73 yaşındaki futbol adamı 2011’de yolsuzluk suçlamalarının artmasıyla görevinden istifa etti. Geçen seneyse kurumun etik kurallarını birçok defa ihlal etmekten görevinden ömür boyu men edildi.

Warner’ın Karayip Futbol Birliği adına 2010 ve 2014 Dünya Kupaları yayın haklarını normal değerinin yüzde 5’ine aldığından şüpheleniliyor. Bu hakları satarak milyonlarca Dolar kazandığı belirtiliyor.

Diğer bir iddiaysa Dünya Kupası’na Güney Afrika’nın ev sahipliği yapması yönünde oy kullanması için 10 milyon Dolar rüşvet aldığı.

Öte yandan Warner resmi yetkilerini şahsi çıkarları için kullanmayı da ihmal etmedi. Amerika Birleşik Devletleri’nde hakkında yolsuzluk yapmaktan dava açılan futbol adamı, şimdilik sınır dışı edilmedi.

Peki FIFA hakkındaki bu yolsuzluk soruşturması neden futbolun pek de revaçta olmadığı ABD’de yürütülüyor?

FIFA ve konfederasyonları Dünya Kupası ve diğer turnuvaların pazarlama ve yayın haklarını satarak fahiş paralar kazanıyor.

Ayrıca sözleşmelerin imzalanabilmesi için sümen altı edilen miktarlar ABD’nin de katıldığı toplantılarda ortaya çıktı ve para havalelerinde Amerikan bankaları kullanıldı.

FBI yöneticilerinden James B. Comey’nin de açıkladığı gibi yolsuzluk yapan üyelerden bazılarının Amerikan ticari sistemini kullanması durumunda FBI ve Amerikan yargısı devreye giriyor.

Amerikalı yetkililer ünlü “Rico Act“ı harekete geçirdi. Bu yasa Rudy Giuliani’nin 1980’lerin 5 mafya ailesinin liderlerini yakalamasını sağladı.

2015’te FIFA’ya bağlı 41 kişi ve kurum hakkında ABD’de dava açıldı.

2010’daki Dünya Kupaları’nın Rusya ve Katar’da yapılması kararını alan Yürütüme Kurulu’nun 24 üyesinden 12’si yolsuzluk yapmak ve zimmetine para geçirmekle suçlandı.

Bu kişilerin arasında futboldan men edilen eski Başkan Sepp Blatter ve normalde onun yerini alacağı sanılan Michel Platini de vardı.

Kar amacı gütmeyen kuruluş FIFA ciddi miktarda kar elde ediyor. Oleksandra spor dünyasının en zengin ve güçlü yönetim organının finansal işleyişine derinlemesine bakacak.”

Oleksandra Vakulina:
FIFA’nın para konusunda uzun bir geçmişi yok; fakat o bu konuda başarılı olanlar arasında. 2003’te FIFA gönüllü olarak bütün mali tablolarını Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’na göre hazırlamaya başladı. Bu o dönemde sadece Avrupa’daki şirketlere uygulanıyordu.

Federasyon kendisini şu şekilde tanımlıyor: “Ticari olmayan, kar amacı gütmeyen bir kuruluş.”

Bunu son kez söyleyemeyeceğiz. Rakamlardan bahsetmeye başlamadan önce FIFA’nın faaliyetlerinin çoğunun ‘Dolar bölgesinde’ olduğunu hatırlayalım. Kurumun bilançosu ve gelirleri ABD Doları cinsinden hazırlanıyor.

FIFA mali kaynaklarını açıklamaya başladığından bu yana şöyle bir tablo ortaya çıktı:

2003’te yönetim organının geliri 575 milyon Dolar’dı ve bu, yıllar geçtikçe arttı. 2009’da bu rakam 1 Milyar Dolar’a ve 2014’te 2 Milyar Dolar’a çıktı.”

FIFA kazanılan paranın yüzde 70’inin mali destek, kalkınma programları ve yarışmaların finansmanı şeklinde tekrar futbol dünyasına aktarıldığını savunuyor.

FIFA’nın düzenlemiş olduğu en ünlü organizasyon tabiki Dünya Kupası. Bu, ona en fazla parayı kazandıran etkinlik.

FIFA, 2014 Dünya Kupası’nın ‘büyük bir başarı’ olduğunu duyurdu.

Kazancın para cinsinden ölçümü şöyle: Bu turnuva 2011 ve 2014 yılları arasında toplamda 4.8 milyar Dolar gelir sağladı.

Bu para tam olarak nereden geliyor peki? Çoğu pazarlama ve yayın haklarının satışından.

Şu anda FIFA’nın sponsorları kim? Bu konuda üç kategori var:

En tepede FIFA’nın ortakları var. 6 işletmeyle sınırlı. Organizasyonla en yakın bağlantısı olan şirketler bütün etkinliklere sponsor olabiliyor.

2014 Dünya Kupası’nda sıralama işte bu şekilde. Bu şirketlerin kontratları yıllardır yenileniyor. (Adidas, Coca Cola, Hyundai-Kia motors, Emirates, Sony ve Visa)

Sony ve Emirates FIFA ile bağlantısını koparmış durumda. 2014’ten sonra kontratlarını yenilemeyeceklerini açıkladılar.

İkinci kategori, sınırlı sponsorluk: Sadece FIFA Dünya Kupası ve FIFA Konfederasyon Kupası gibi etkinliklere katılıyorlar.

Son kategoride ‘ulusal destekçiler’ var. Bu sadece etkinliğe ev sahibi yapacak ülkedeki sponsorlarla sınırlı.

Peki ev sahibi ülke zaferden başka ne elde ediyor?

Ülkeler dünyanın en popüler spor etkinliklerine ev sahipliği yapabilmek için çok sıkı bir yarışmaya giriyor.

Kazanan gerekli olan bütün altyapı masraflarını karşılamak zorunda.

Örneğin Brezilya’daki Dünya Kupası yaklaşık 15 milyar Dolar’a mal oldu.

Bunun sadece 2 milyar Dolar’ı FIFA’dan geldi. FIFA bu paranın örneğin alt yapıda harcandığını ve bunun doğrudan Dünya Kupası’nın maliyetiyle ilgili olmadığını açıkladı.

Hatırlayalım, bu kazanç sağlamayan bir organizasyon.

Yaptığı şey, ev sahipliğini üstlenen devletin çevre dostu yeni stadyumlar inşa edip etmediğine bakmak ve sosyal sorumlulukları tam olarak yerine getirip getirmediğini takip etmek.

Bu sosyal sorumluluk vergileri içermiyor görünüyor.

Şimdi sadece bir kez daha hatırlayalım. FIFA İsviçre’ye kayıtlı kar amacı gütmeyen bir organizasyon. İsviçre’nin vergilendirme kurallarına göre kurum gelir vergisine tabi. Yani FIFA vergilendirilebilir geliri üzerinden ödeme yapıyor.

Şimdi gelirinden giderini çıkaralım.

5.718 milyar Dolar-5.380 milyar Dolar: 338 milyon Dolar

2011-2014 yılları arasındaki rakamlara baktığımızda gelirden gideri çıkardığımızda 338 milyon Dolar geriye kalıyor. FIFA 75 milyon Dolar vergi ödedi.

Bu, karının yüzde 22’si. FIFA harcamalarını yaptıktan sonra geriye kalan kısım bu.

Fakat bu dört yıllık dönem için ödenen vergi onun bütün gelirlerinin sadece yüzde 1.

Bu vergi faturası onun Dünya Kupası gelirinin sadece yüzde1.5’i.

Bu, kar amacı gütmeyen organizasyonun en karlı olayı.

Eğer ev sahibi ülke kaynak sağlıyorsa bunun vergisini nereye ödüyor?

Ödenmiyor. Çünkü Dünya Kupası ile ilgili FIFA’nın vergi muafiyeti statüsü devreye giriyor.

FIFA bunu talep etmiyor. Ev sahibi ülkenin seçimi sürecinde şunun gerekli olduğu ifade ediliyor: “Bir organizasyonun ev sahipliği ve diğer aşamalarında FIFA ve diğer taraflara kapsamlı vergi muafiyeti uygulanır.”

Brezilya’nın vergi otoritesi bu vergi muafiyetinin ülkeye yaklaşık 250 milyon Dolarlık geliri kaybettirdiğini iddia ediyor.

Joseph Allen:
FIFA hırpalanmış itibarını düzeltmeye çalışırken başkanlık seçimleri bu kadar yakın gelecekte olmamalıydı.”

Oleksandra Vakulina:
FIFA özel yayınımızın sonuna geldik. Bizi izlediğiniz için teşekkürler.”