Son Dakika

Okunan haber:

Cevad Laricani: "Daeş'e destek olanlar bedelini ödeyecek"


DÜNYA

Cevad Laricani: "Daeş'e destek olanlar bedelini ödeyecek"

Fariba Mavaddat, Euronews:
“Bu olayı daha önce yaşamış gibiyim. Cenevre’de İran Yüce Divan Kurumu İnsan Hakları Genel Sekreteri Muhammed Cevad Laricani ile iki yıl önce de röportaj yapmıştım. O dönem de devlet destekli kurum ve yargı tarafından yapılan ciddi insan hakları ihlallerini konuşmuştuk. O değişim için söz verdi. Ancak Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Af Örgütü’nün son raporları İran’daki insan hakları ihlallerine ve sayısız idam kararına dikkat çekiyor.

Sayın Laricani geçtiğimiz yıldan bu yana İran’da yaklaşık 900 kişi idam edildi. Onlardan çoğu da suç işlendiği dönemde çocuk olanlar.”

Muhammed Cevad Laricani, İran Yüce Divan Kurumu İnsan Hakları Genel Sekreteri:
“İdam hukuka göre yapılıyor. Bu vakaların yüzde 90’ı narkotik temelli suçlardan kaynaklanıyor.”

Euronews:
“Şu anda Uluslararası Af Örgütü rakamlarına göre 160 çocuk ölüm cezasıyla yargılanıyor. Onlardan bazıları 7 yıldır yargılanıyor. Onlar bir bakıma ölüm cezası suçlaması altında büyüyor. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?”

Laricani:
“Her şeyden önce çocuk ve genç arasında büyük kavramsal farklılık var.”

Euronews:
“Bu konuda uluslararası insan hakları sözleşmelerinde 17 yaş yetkin olarak tanımlanmıyor.”

Laricani:
“Bir çocuk yasal olarak yetişkinliğe çok yakın olabilir. Birkaç ay gibi bir süre olabilir. 18 yaşın altındaki bir kişi varsayımsal olarak idam cezası almaz. Ancak bu hakimin suçu işleyen kişinin sorumluluğu taşıyamayacağına hükmetmesiyle mümkün olur.”

Euronews:
“Nasıl olur da bir hakim iki üç yıl öncesinden bir kişinin bu koşullar altında akli olgunluğa erişip erişmediğine karar verebilir?”

Laricani:
“Yargılama üç yıl sonra başlayamaz, çünkü suç işlendiği zaman yargılama süreci de derhal başlar. Çoğu durumda ise onların psikologa, doktora ya da fiziksel ve ruhsal kontrole ihtiyaçları vardır.”

Euronews:
“Bir örnek vermeme izin verin. Saman Naseem, 17 yaşında tutuklandı ve geçtiğimiz yıl 18 yaşındayken idam edildi. Onun suçu ‘Allah’a karşı düşmanlıktı’ Sorum şu Allah kendini bir çocuğa karşı koruyamıyor mu?”

Laricani:
“Bu suçun genel adı. Bunun anlamı çok sayıda suç idamla cezalandırılır. Naseem gibi kişiler ne yazık ki terör eylemlerinden dolayı yakalandı.”

Euronews:
“Sayın Laricani tüm dürüstlüğünüzle cevap vermenizi istiyorum, siz hiç 16, 17, 18 yaşlarında hata yapmadınız mı, bugün pişman olduğunuz şeyleri yapmadınız mı?

Laricani:
“Ben de hata yaparım ve keşke yapmasaydım diyorum. İran’da ceza sistemi intikam üzerine kurulu değil, iyileştirme üzerine kurulu.”

Euronews:
“Niçin çocuklar idam ediliyor?”

Laricani:
“Bu sebepten dolayı çok sayıda istisnalar var. Bir istisna terör eylemlerine katılmak.”

Euronews:
“Diğer bir konuya geçmek istiyorum. İfade özgürlüğü. Facebook engellendi. Görüşlerini paylaşan birçok kişi düzenli olarak tutuklanıyor ve hapse atılıyor. Sistem ya da dini lider aleyhine bir eleştiri yapacak olursanız sert cezalarla karşılaşabilirsiniz.”

Laricani:
“ Tamamıyla ifade özgürlüğü mümkün değil ve hiçbir yerde garanti altına alınmamıştır. İnsanlar hükumetleri yönetim ve politikalarından dolayı en aşağı kademeden en üst kademeye kadar eleştirebilir.”

Euronews:
“Seçimlere gelelim. Son seçimler gösterdi ki ılımlılar ve reformcular parlamentoda çoğunluğu kazandılar. Fakat bu oldukça teorik çünkü Anayasa Koruma Konseyi en son sözü söyleyen kurum. Parlamentodan geçen bütün yasalarda veto yetkisi var. Anayasa Koruma Konseyi de muhafazakarlardan oluşuyor ve uygulamada parlamentoyla uyumsuz işler yapıyorlar.”

Laricani:
“Anayasa Koruma Konseyi’nin rolü kararlara karışmak değil. Onlar temelde iki şeyi kontrol ederler. Yasanın Anayasa’ya uygun olup olmadığını ve bunun İslam ruhuna aykırı olup olmadığını denetlerler. Anayasa Koruma Konseyi tamamlayıcı bir unsurdur. Sadece yasaların Anayasa ile uyumlu olup olmadığını kontrol eder.”

Euronews:
“Ekonomiye geçmek istiyorum. İran, BP ve Shell gibi uluslararası enerji şirketlerine kapılarını açıyor ve onlarla sözleşmeler imzalıyor. Niçin bu anlaşmalar kapalı kapılar ardında gizli bir şekilde yapılıyor? Biliyorsunuz petrol bir milli servet. Onun her damlası İran halkının. Niçin onlar servetlerinin satışıyla ilgili bilgilendirilmiyor?”

Laricani:
“Her şeyden önce anlaşmaları yapmak hükumetin görevi. Hükumet bir anlaşma için görüşmeler yürütürken bunun açıktan yapılması çok olağan bir şey değil bence”

Euronews:
“İnsanlar bundan sorumlu. Eğer böyle yapmazlarsa bu, müzakerecileri ve İran otoritelerini rüşvet ve yolsuzluk suçlamasına açık hale getirir.”

Laricani:
“ Rüşvet, yolsuzluğun bir parçası ve dünyanın her yerinde karşılaşabilirsiniz. Biz açık bir şekilde yapılsın ya da yapılmasın rüşvetten muaf değiliz. Sistemin rüşvetle mücadele için iyi bir denetleme sistemi olması gerekir.”

Euronews:
“Şu anda İran’da böyle bir sistem var mı?”

Laricani:
“Evet, yolsuzluğa karşı güçlü bir şekilde mücadele ediyoruz. Fakat yolsuzluk uluslararası bir hastalık, küresel bir hastalık. Biz bunu tamamen sonlandıramayız ancak en düşük seviyeye indirebilirsiniz, onu kontrol edebilirsiniz.”

Euronews:
“Siz aynı zamanda dini liderin dış işlerinden sorumlu danışmanısınız. Son birkaç hafta içinde İran Suriye’den bütün askerlerini geri çekti. Sadece 700 askeri danışman bıraktı. Bölgedeki diğer oyuncularla nasıl bir anlaşma yaptınız, açıklar mısınız?”

Laricani:
“Biz asla oraya asker göndermedik. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğini korumak için onlara yardım ediyoruz.”

Euronews: “Türkiye ve Suudi Arabistan ile ilişkileriniz nerede kaldı?”

Laricani:
“Biz komşu olmaktan kaçamayız. Kendimizi koruma kapasitemiz var, fakat bu yeterli değil. Biz bölgeyi kargaşadan ve kargaşa içine batmaktan korumalıyız.”

Euronews:
“Kısada Daeş‘i konuşalım. Onlar petrol satıyor. Yaptırımlar gibi farklı sebeplerden dolayı onlar petrollerini piyasalara ulaştırabiliyor. Onlar para akışını kolaylaştırmak için kendi bankalarını açtı. Kısaca eğer koalisyon, buna İran dahil Daeş‘i yok etmek istese bu kolay bir iş olurdu.”

Laricani:
“Bence sizin söyledikleriniz gerçeğin bir ironisi. Siyasi ve ekonomik teşvikleri sürdürmek için oluşturulmuş parazitler bunlar. Bu yeni bir durum fakat ben Daeş‘i ortaya çıkaranların ona fon aktaran ve destekleyenlerin bedelini ödeyeceğini düşünüyorum. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ya da bölgesel ülkeler fark etmez bunun bedelini ödeyecek.”