Son Dakika

Okunan haber:

Clooney çifti Berlin'de Suriyeli sığınmacılarla bir araya geldi


sinema

Clooney çifti Berlin'de Suriyeli sığınmacılarla bir araya geldi

Başarılı aktör George Clooney, uluslararası popülaritesini insani yardım çalışmaları için kullanmaya devam ediyor. Son filmi “Hail, Cesar” için Berlin Film Festivali’ne katıldığında, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile mülteci politikası üzerine bir görüşme yapmıştı.

Şimdi de insan hakları avukatı olan eşi Amal ile birlikte Berlin’de Suriyeli sığınmacı ailelerle bir araya geldi. Clooney her fırsatta İrlanda göçmeni bir ailenin çocuğu olduğunu dile getiriyor, eşi Amal ise 1980’lerde iç savaş sırasında İngiltere’ye kaçan Lübnanlı bir ailenin çocuğu:

“Ben İrlanda kökenliyim. Amerika’da 100 yıl önce biz de mülteciydik. Amerika Birleşik Devletleri’nde İrlandalılar bir süre çok kötü muamele gördü ve kabul edilmedi. Ve sonunda Amerika tüm bu fikirleri kabul etmeyi öğrendi. Ülkemiz aslında bir mülteci ülkesi. Ve maalesef son zamanlarda geçmişimizi hatırlama işini pek iyi beceremiyoruz. Burada sizlerle olmak ve konuşmak önemli, çünkü bize aslında kim olduğumuzu hatırlatıyor. Biz aslında siziz.”

Clooney çiftiyle bir araya gelen Suriyeli sığınmacılar da kendi hikayelerini paylaştı:
“Anlatılması çok güç bir bombardıman manzarası vardı, her iki taraftan da ateş açıyorlardı. Bir köşeye oturdum. Artık ölüme hazırdım. Çocuklarım Wissam ve Judy korkudan titriyordu. Onlara sıkıca sarıldım ve böyle bir korku içinde ölmenizi istemem dedim. Ölüm sadece ölümdür dedim. O an başımızın kesilerek ölmektense, kurşunla ölmeyi umduğumu anlattım. Bu bizim için Allah’ın merhameti olurdu.”

“Tahammül edilmesi çok güçtü. Tam cehennemin içindeydik, kaçmak zorundaydık. Saklanmamız ve koşmamız gerekiyordu. Keskin nişancı kurşunlarıyla ölen insanları görünce daha fazla dayanamadık.”

“Tam iki ay 21 gün siyasi mahkumların bulunduğu bir cezaevinde tutuklu kaldım. Elektrikle işkence gördüm. Şimdi her gün facebook sayfama mesaj geliyor, kafamı keseceklerini söylüyorlar.”

Clooney, mültecilerin yaşadıkları dramın yeterince dikkate alınmadığını savunuyor:
“Bu trajediler sona erdiğinde medeni bir dünyada yaşayan insanlar olarak etrafımıza bakıp şöyle diyeceğiz: Eğer bilseydik gerçekten bir şeyler yapar mıydık. Gerçek şu ki bu insanların hiçbiri ülkelerini sebepsiz yere terk etmedi. Evlerini terk etmek zorundaydılar çünkü inanılmaz bir trajediyle karşı karşıya kaldılar. Bunlar normal hayatları olan insanlardı, dünyaları yok edildi. Büyük rakamlardan bahsediyoruz sürekli, aslında bu rakamları reddetmek çok kolay. Fakat çatışmanın ortasında kalan gözü yaşlı bir çocuğu ve annesinin ona sarılıp kurşunla ölmeyi tercih ettiğini çünkü bunun daha hızlı bir ölüm olacağını söylemesini görmezden gelemeyiz.”

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
J. G. Ballard'ın romanı "High-Rise" aynı isimle sinemaya uyarlandı

sinema

J. G. Ballard'ın romanı "High-Rise" aynı isimle sinemaya uyarlandı