Son Dakika

Okunan haber:

AB ekonomisinde 'mikrofinans' ve 'kitle fonu' piyasası


real economy

AB ekonomisinde 'mikrofinans' ve 'kitle fonu' piyasası

Bu hafta geleneksel bankaların hakim olduğu Avrupa ekonomisinde mikrofinans ve kitle fonu uygulamalarını konu alıyoruz.

Öncelikle Romanya’ya gideceğiz. Burada, alınan küçük kredilerin ve ekonomiyle alakalı görülen eğitimlerin ne kadar işe yaradığını göreceğiz. Daha sonra Batı Avrupa’ya gidiyoruz. Bankalardan normal kredi almakta zorlanan vatandaşlar teknolojiyle uyumlu bu yeni ekonomi modelini, iş ve sosyal hayatına nasıl adapte etti? Son olarak ekonominin büyüyüp gelişebilmesi için gerekli olan mikrofinans modelini daha yakından tanımak amacıyla Avrupa Yatırım Fonu’nu inceleyeceğiz.

Küçük kredi alımları ya da mikrofinans terimlerini daha çok az gelişmiş ülkelerde duyarız. Ancak Avrupa’da da bazı iş sektörleri ve şirketler mali açıklarını kapatmak için düşük faizli bu kredilerden yararlanıyor. Şimdi bu uygulamaya kısaca bir göz atıyoruz.

Victor sahip olduğu maddi imkanlardan dolayı bir zamanlar bankalara giderek istediği şekilde kredi çekebiliyordu.

Ancak Victor daha sonra işini kaybetti ve kayıt dışı ekonomi içerisinde çalışmaya başladı.

Victor, parası ve teminatı olmadığı için artık daha küçük kurumlarla çalışmak zorunda kaldı. Bu kurumlar düşük gelirli insanlara mini krediler veriyor.

Bu kurumlar Victor’a eğitim, kira acil sağlık giderleri gibi kişisel harcamaları için maddi kaynak sağlıyor.

Bu kurumlar aynı zamanda Victor gibi kişilere kendi işini kurması için de kredi veriyor.

Mikrofinans kurumları Victor’a sadece küçük krediler sağlamıyor. Bunun yanında birikim yapma, sigorta ödemesi ve göçmen havaleleri konularında da yardımcı oluyor.

Kısaca mikrofinans modeli Victor’a geleneksel bankaların sağlayamadığı birçok mali hizmet sunuyor.

2013 yılında Avrupa’da toplamda 1.5 milyar Euro mikrofinans modeli küçük krediler alınmış. Alınan ortalama kredi miktarı sekiz bin 500 Euro… Bunların yüzde 79’u ticari yatırım, yüzde 21’i de kişisel harcamalar için kullanılmış. 2011 rakamlarından biraz daha düşük…

Romanya gibi Doğu Avrupa ülkelerinde mikrofinans modeli adeta bir cankurtaran rolü üstleniyor. Ancak uygulamada bazı küçük farklar bulunuyor.

Rudof bir zanaata sahip. Kendisi çello yapan bir usta… Ancak gerekli ahşap ve diğer malzemeler çok pahalı… Bu sebeple sipariş öncesi mal almak için bazen paraya sıkışıyor.

Ancak daha sonra mikrofinans kredilerini keşfetmiş. Toplamda 13 bin 700 Euro kredi kullanarak maddi olarak rahatlamış.

Rudolf Florea, Telli Çalgı Yapımı Ustası: ‘‘Bankalar bizden onlarca belge istedi. Dükkanı yeni açtığımız için fazla satışımız yok. Bu sebeple parayı geri ödemek için gerekli teminatı gösteremedik. Şu andaki gelir ve satış rakamlarımızla FAER adlı kurum bize mikro kredi verdi.’‘

Romanya’da 2013 yılında 47 bin mikro kredi kullanılmış. Bunlardan 9.000’i ortalama 7000 Euro kredi kullanan küçük girişimciler olmuş.

Batı Avrupa’da da mikrokredi kullanılıyor ve rakamlar biraz daha büyük. Doğu Avrupa’da krediler daha küçük ancak bu imkandan daha fazla kişi yararlanıyor. Ekonomi açısından aradaki fark kısaca böyle…

Ioan Vlasa, FAER Fon Şirketi Başkanı: ‘‘Bu, vatandaşlar için büyük nimet çünkü bu krediler onların hayatını kurtarıyor. Bu sayede düzgün bir hayatları oluyor ve kendilerini geliştirerek bu küçük kredileri büyük birikimlere dönüştürebiliyorlar. Ekonomik olarak iyi seviyeye gelince de normal bankalarla çalışabilecek seviyeye geliyorlar.’‘

Mikrofinans sadece kredi anlamına gelmiyor. Hani eskiler şöyle söyler. Bir adamın karnını doyurmak istiyorsan ona balık verme, ona balık tutmasını öğret. Bu sebeple birçok mikrokredi kuruluşu müşterilerine eğitim vererek yatırımlarını karlı hale getirmesi için yardımda bulunuyor.

Dumitru mandıra işi yapan bir çiftçi. Bu sene işine yatırım yapmak için beş kere kredi kullanmış. Ayrıca başka bir hizmet daha alıyor.

Dumitru Vlasa, Çiftçi: ‘‘Kredi aldığım kurumun kurslarına katıldım. Köyümüzde eğitim verecek kadar organizeler. Diğer çiftçilerle bir araya gelerek bu kurumun ihtiyacımız olan eğitimlerinden istifade ettik. Çok yararlı olduğunu söylemek isterim.’‘

Mikrofinans kredileri Doğu Avrupa’da bir ekonomik patlama sağlaması açısından elbette yeterli değil. Ancak Rudolf ve Dumitru gibi girişimciler için birkaç bin Euroluk destek çok önemli…

euronews: ‘‘Avrupa Mikrofinans Gelişim Ajandası, İstihdam ve Sosyal Gelişim Programı garantisinde yapılıyor. Tüm bu projeler Avrupa Yatırım Fonu ile destekleniyor.’‘

‘‘Bu sebeple Lüksemburg’a gelerek Avrupa Yatırım Fonu CEO’su Luigi Gilibert ile görüştük. Avrupa’daki mikrofinans piyasasını bize biraz anlatır mısınız?’‘

2007-2008 yıllarında yaşadığımız kriz piyasanın doğasını değiştirdi. Bu süreçte iş bulamayan kişiler kendi şirketlerini kurmayı düşündü. Bu insanların normal bankalardan kredi alma şansı yoktu.

Daha sonra bu yelpaze genişledi ve sadece işsizler değil, kadın girişimciler ve göçmenler de bu kredilerden yararlanmak istedi. Kısaca birçok farklı amaç için bu tarz kredilere başvurulabiliniyor.

Şu anda 28 üye ülkenin geneline baktığımız zaman, mikrofinans kredileri için şu anda gerekli olan miktar 5, 6 milyar Euro civarında…

euronews: ‘‘Üye ülkelerdeki bazı yeni yasalar ve teşvikler mikrofinans pazarının büyümesine yardım edebilir mi?’‘

Luigi Gilibert, Avrupa Yatırım Fonu CEO’su: ‘‘Avrupa Yatırım Fonu ve Avrupa Yatırım Bankası bu gelişime katkı sağlıyor ancak özel sektör farklı sebeplerden dolayı bu işin içerisinde değil.’‘

‘‘Aslında biz bu alana nakit para sağlayarak kendini geliştiren kişi ve firmaları özel sektöre yönlendirmek istiyoruz.’‘

‘‘Biliyorsunuz, 25 bin Euro’nun altında kredi vermek ve bu süreçle ilgilenmek çok maliyetli. Örneğin bir banka 1 milyon Euro kredi verince sadece bu rakamın yüzde bir maliyeti oluyor. Ancak düşük oranlarda kredi verdiğiniz zaman bunun maliyeti yükseliyor.’‘

‘‘Bu sebeple bankalar bu hizmete pek yanaşmıyor. Bu yüzden Doğu ve Batı Avrupa arasında, kamu kurumlarının bu alana destek vermesi gerekiyor.’‘

Bazı vatandaş ve küçük firmaların bankalardan kredi alması zorlaştı. Bu sebeple özel mali kaynakların çoğalması gerekiyor. Kredi şirketleri ve mikrofinans kurumları artık işleyişini değiştiriyor. Bunun yanında kitle fonlaması gibi yeni uygulamalar piyasada büyük ilgi görüyor. Ancak bu sistemde küçük rakamlardan bahsetmiyoruz.

Batı Avrupa’da normal olan bankaya gidip kredi kullanmak. Ancak 2008 yılından sonra internet ortamında yeni fon kaynakları ortaya çıktı. Hibe, yatırım, birikim gibi adlar altında şimdi kredi pazarı giderek büyüyor.

‘‘Bu alternatif kredi imkanları sayesinde artık pazardaki küçük şirketlere siz ve benim gibi insanlar küçük birer yatırımcı olabiliyor.’‘

Nic kredi için başvurduğu zaman banka şirketlerini reddetmiş. O da KOBİ’lerin yararlandığı Funding Circle adlı fon havuzundan kredi çekmiş.

Nicolas Rascle, Firma Sahibi, La Petite Poissonnerie:‘‘İstediğim kredi için hemen bir çözüm yöntemi geliştirdiler ve para bir iki hafta içerisinde hesabıma yatmıştı. İstedikleri faiz oranı bankanınkinden biraz daha fazlaydı. Bu sebeple bankayla konuşamaya devam etmenin bir anlamı yoktu çünkü yardım etmek istemiyorlardı.’‘

Bu sisteme bireyler ve bazı yatırımcılar fon sağlıyor. Küçük girişimciler de çok fazla prosedürle uğraşmadan bu kredilerden yararlanıyor. Her iki taraf için de kazançlı bir alış-veriş…

Robert Wardrop, Cambridge Alternatif Finans Merkezi, Yönetici: ‘‘Bu alternatif fon kaynakları sayesinde KOBİ’ler için nakit paraya kolayca ulaşıyor. Çünkü bu yeni fon sistemi, geleneksel bankacılıktan daha az maliyetli…’‘

Ancak bu paranızın riskte olmadığı anlamına gelmiyor. Funding Circle şirketi, müşterilerin haklarını korumak adına şu anda Birleşik Krallık tarafından yönetiliyor. KOBİ’ler 500o Euro’dan 1 milyon Euro’ya kadar kredi kullanabiliyor.

David De Koning, Funding Circle, İletişim Müdürü: ‘‘Funding Circle’ın bazı genel kuralları var. Firmanın en az iki yaşında ve güvenilir olması gerekiyor. Kredi değerlendirmesi için bir kurulumuz var. Burada şirketler araştırılıyor ve A’dan E’ye kadar derecelendiriliyor. Daha sonra da faiz oranı belirleniyor ve şirketin pazardaki konumu araştırılıyor. Son olarak yatırımcılar, bireyler, kurumlar ve İngiltere hükumeti kredi isteyen şirkete gerekli meblağı verebiliyor.’‘

Robert Wardrop, Cambridge Alternatif Finans Merkezi, Yönetici: ‘‘Mikrofinans kurumları yüksek oranda teknoloji kullanmıyor. Teknoloji sadece yapılan işi daha geniş bir çerçevede randımanlı bir şekilde derecelendirmede kullanılıyor.’‘

Avrupa’daki en büyük alternatif finans pazarı Birleşik Krallık’ta bulunuyor. Çünkü burada daha esnek yasalar bulunuyor.

Yenilik ve güvenlik arasında bir denge kurmak gerekiyor. Tıpkı İngiltere’deki gibi… Mikrofinans sisteminin başarısını Nic’in ticari anlamdaki yükselişinde bulabiliriz.

Funding Circle:’‘https://www.fundingcircle.com/uk/’‘

euronews: ‘‘Özel şirketler arasında kitle fonlamasının yaygınlaşması KOBİ’ler için ne kadar önemli? Bu soruyu Avrupa Yatırım Fonu CEO’suna yöneltiyoruz.’‘

Luigi Gilibert, Avrupa Yatırım Fonu CEO’su: ‘‘Kitle fonlaması gibi küçük yatırımcıları da işin içerisine sokan bu alternatif platformların giderek önem kazandığına dair işaretler var. Çünkü bu platformların maliyeti çok düşük ve bu sayede bu endüstri sürdürülebilir hale geliyor.’‘

euronews: ‘‘Fon sağlama konusunda kullanılan teknolojinin artması acaba sosyal katılımı azaltıyor mu?’‘

Luigi Gilibert, Avrupa Yatırım Fonu CEO’su: ‘‘Evet haklısınız. Mikrofinans gibi sektörleri devamlı işler halde tutabilmek için birilerinin uzmanlığına ihtiyaç var. Yeni teknolojiler bu hizmeti içermiyor.’‘

euronews: ‘‘Mikrofinans konusunda bankaların almak istemediği risk ve kar etmeyen yatırımlar konusunda yeterli miktarda tecrübeye sahip miyiz?’‘

Luigi Gilibert, Avrupa Yatırım Fonu CEO’su: ‘‘Kar etmeyen yatırımların mikrofinans konusunda büyük bir sorun olacağını düşünmüyorum. Asıl problem bilgi, hizmet ve izleme sürecinde ortaya çıkan maliyet… Bu sektörde, süreçteki maliyeti düşüren her türlü uygulama kabul görüyor.’‘

Link:’‘Enterprise Europe Network’‘