Son Dakika

Okunan haber:

Elektrikli arabalar Paris caddelerinde yarıştı


speed

Elektrikli arabalar Paris caddelerinde yarıştı

Merhaba, Speed’e hoşgeldiniz. Bu haftaki programımızda Paris’te düzenlenen elektrikli otomobil yarışına, Formula E’ye göz atacağız. Brezilyalı pilot Lucas di Grassi’nin zaferiyle sonuçlanan bu ilgi çekici yarış ve daha fazlasıyla karşınızdayız.

Elektrikli arabaların yarıştığı ve Formula E adı verilen organizasyonun 17. yarışı 23 Nisan’da Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlendi. Kent merkezi mini bir Formula pistine dönüştürüldü.

Audi takımından Brezilyalı Lucas di Grassi 1. Paris yarışının galibi oldu. Di Grassi’yi DS Virgin takımının Fransız pilotu Jean-Eric Vergne ve Renault’nun İsviçreli pilotu Sebastien Buemi takip etti.

Seyirciler arasında Fransa Başbakanı Manuel Valls ve yarışın düzenlenmesinde büyük katkısı olan Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo da vardı.

Euronews’ten Andy Robini yarışı yerinde takip etmek için Paris’teydi. Elektrikli yarış arabalarıyla ilgili detaylı bilgileri ondan alacağız.

Andy Robini:
“Formula E hız üzerine kurulu bir yarış. Bununla ilgili konuşulacak çok şey var ama önce temelden başlayalım. Bir Formula E arabası nedir? Bu soruyu cevaplamak için konunun teknik uzmanlarından Paul Faithfull ile görüşüyoruz.”

Paul Faithfull (Dragon Racing teknik uzmanı):

“Elektrikli yarış arabası: ilk ve en önemli nokta elbette pil. Enerjiye ihtiyacınız var, bu yüzden burada bir pil var. Şu anda bağlı değil ve şarj için büyük bir sanayi tipi şarj aletine ihtiyaç var. Elinizdeki basit kablolu bir şarjörle bu araçları şarj edemezsiniz . Çünkü bu araç 45 dakika içinde şarj edilmeli ve bunun için yüksek voltajlı enerji kaynağına ihtiyacınız var. 650 volttan bahsediyorum. Motoru kontrol eden sistem bu kablolar aracılığıyla motora enerji sağlıyor, sistem bu vites kutusunun içinde, bununla aracı kullanıyorsunuz. Bu araçların tekerleri günlük araçların tekelerine çok benziyor. Tekerlerin büyüklüğü de sıradan Formula arabalarından farlı ve günlük arabalarınkine yakın. Normalde yarış arabalarında lastik kısmı geniş, çark kısmı ise daha küçüktür. Bunda durum farklı. Yani bu arabalar Formula 1 arabaları kadar hızlı değil. Formula 1’den gelenler bunları kullanmanın zor olduğunu söylüyor. Başta çok kolay olacağını düşünerek geliyorlar ama sonra o kadar kolay olmadığını görüyorlar. Bu da farklı bir meydan okuma oluyor onlar için.”

Formula E’de yarışan pilotların çoğu Formula 1, Formula 3 ve Mans 24 Saat yarışı gibi kategorilerden geliyor. Bundan dolayı yeni araçlara uyum sağlamaları zaman alıyor.

Euronews mikrofonlarına konuşan Belçikalı Jérôme d’Ambrosio, 2011 ve 2012 sezonunda Formula 1’de yarışıyordu.

Jérôme d’Ambrosio:
“Gerçekten Formula E arabaları diğer arabalara oranla biraz daha yavaş. Teknolojilerini de kıyaslayamayız. Zira henüz yolun başındalar. Şimdilik bu arabalarla şehir içinde iki üç kilometrelik dar ve engebeli parkurlar bile yeterince sansasyon sağlıyor. Özellikle yarış söz konusu olduğunda, arabaların birbirini geçmesi daha kolay olduğu için daha eğlenceli bir hal alıyor.”

Andy Robini:
“Bu etkinliği izlemek için binlerce insan toplandı. Bu insanlar aslında yarışın sonucunu belirlemek için favori pilotlarına oy verebiliyor. Bu siteme ‘Fanboost’ adı veriliyor. Hadi bir göz atalım.”

Organizatörlere göre Paris’te elektrikli arabaların yarışını izlemek için toplanan seyirci sayısı 20 bin. Etkinliğe katılanlar destekledikleri pilotlara yarış başı bir oy verme hakkına sahip ve bu sistem, yarışın sonucuna doğrudan yansıyor.

Pilotlardan Loïc Duval Fanboost’un hayranlar ve pilotlar arasında sağlam bağlar kurduğu görüşünde:

“Geleceğe bakmak lazım. Ama bence hayranların destekledikleri pilotun geçtiğini görmesi ve onun yarışı kazanması için bir şeyler yapmaya çalışması da son derece önemli. Meksika’daki son yarışta ikinci sıradaki pilot Fanboost sayesinde liderliğe yükselmişti. İşte hayranların etkisi böyle ortaya çıkıyor. Pilotun yarışı kazanmasına katkı sağlıyorlar. Bu da pilotla seyirciler arasında gerçek bir sinerjinin oluşmasına yardımcı oluyor.”

Gördüğümüz kadarıyla bu sporda son teknoloji ürünü araçlar var. Fakat Formula E’yi nasıl bir gelecek bekliyor?

Formula 1 ekiplerinin 80 ila 300 milyon Euro arasında değişen bütçelerine karşın, Formula E’de 10-12 milyon Euroluk bir bütçe söz konusu.

Elektrikli araçların yarıştığı Formula E henüz ikinci sezonunu yaşıyor. Organizatörler temel değişiklikler yaparak oturmakta olan sistemi bozmaktan çekiniyor.

Pilotlar da bu hassas durumun farkında.

Nelson Piquet Jr:
“Çok genç bir spor. Henüz bir buçuk yıldır buradayız. Eğlence temelli ve her geçen gün büyüyen bir sporun iki saniyede devasa boyutlara ulaşması beklenmemeli. Her yarışta biraz daha gelişiyor ve gittiğimiz her şehirde insanların dikkatini çekiyoruz. Hedefimiz de bu zaten. Eminim kısa sürede yeni genç hayranlar, teknoloji meraklıları ve her çevreden insan bu sporu daha fazla sevecek.”

Motor sporlarının tüm haftasonu etkinliği elbette Paris’le sınırlı değil. MotoGP’de sezonun dördüncü Grand Prix’si İspanya’nın Jerez kentinde koşuldu. Dünya Ralli Şampiyonası’nın (WRC) dördüncü durağıysa Arjantin’di.

MotoGP’nin dördüncü yarışı olan İspanya Grand Prix’sinde zafer Yamaha’nın İtalyan pilotu Valentino Rossi’nin oldu. Jerez pistindeki yarışa pole pozisyonunda başlayan Rossi, rakiplerine geçme şansı tanımadı.

Yamaha motoruyla yarışan İspanyol Jorge Lorenzo ikinci, Honda takımından Marc Marquez ise üçüncü oldu. Bu sonuçla İspanyol pilot Marquez genel klasman liderliğini sürdürdü.

Dünya Ralli Şampiyonası’nın Arjantin ayağında 24 Nisan Pazar günü 16,17 ve 18. etaplar koşuldu. Son etabı birincilikle bitiren Hyundai’nin Yeni Zelandalı pilotu Hayden Paddon, genel klasmanda da liderlik koltuğunu bırakmadı. Paddon’ı genel klasmanda 17. etabın galibi Volkswagen’in Fransız pilotu Sébastian Ogier takip ediyor.

Dünyanın bir çok noktasında bulunan gazetecilerimiz uluslararası haberleri, yerel bakış açılarıyla sizlere ulaştırıyor. Haberle ilgili daha fazla detaya haberin yazıldığı dilde ulaşın.

Bir sonraki konu

speed

Speed: Nico Rosberg Çin'de farkı açtı