Son Dakika

Brexit: Birlik yanlıları ve ayrılıkçılar ne düşünüyor?

İngiltere halkı Avrupa Birliği’nde kalıp kalmayacağına 23 Haziran 2016 tarihinde referandumla karar verecek. “ İngiltere Avrupa ile Daha Güçlü “ ve

Okunan haber:

Brexit: Birlik yanlıları ve ayrılıkçılar ne düşünüyor?

Metin boyutu Aa Aa

İngiltere halkı Avrupa Birliği’nde kalıp kalmayacağına 23 Haziran 2016 tarihinde referandumla karar verecek.

İngiltere Avrupa ile Daha Güçlü “ ve “ AB’den ayrılmaya Evet “ isimli karşıt kampanyaları yürüten iki farklı kesimin argümanlarını sizler için derledik.

Üyeliğin bedeli

Birlik yanlıları

Avrupa Ortak Pazarı’nda olmanın getirileri Avrupa Birligi’ne üye olmanın bedelinden daha fazla. AB sayesinde, İngiltere’nin yatırımlarına geri dönüş 10 kat daha artıyor.

İngiltere, Avrupa bütçesine yıllık hane başına 340 Sterlin katkı sağlıyor. Ancak buna karşın AB sayesinde ülkede yatırım ve ticaretin artması ve fiyatların düşmesi sebebiyle İngilizlerin hane başına yıllık kazancı 3 bin Sterlin yükseliyor.

Ayrılık yanlıları

İngiltere, Avrupa’nın seçilmeden başa gelen politikacılarına her yıl milyarlarca Sterlin finansman gönderiyor. Bu para ülkenin eğitim, sağlık ve bilimsel araştırma gibi öncelikli ihtiyaçlarında kullanılabilir.

Külfetli AB düzenlemeleri İngiltere piyasasına her hafta 600 milyon Sterlin’e mal oluyor.

Göç

Birlik yanlıları

Göç politikası İngiltere ekonomisinin canlanmasını sağlarken ülkedeki göçmenlerse milli gelire katkıda bulunuyor. Ülkeye mal olduklarından çok daha fazla vergi ödüyorlar.

AB’den ayrılmak göçün azalacağı anlamına gelmiyor. İngiltere Ortak Pazar’a tam erişim sağlayabilmek için Avrupa sınırları içerisindeki göçmenlerin serbest dolaşımına izin vermek zorunda kalacak.

Ayrılık yanlıları

AB üyesi olarak göç üzerinde tam kontrol sağlamak imkansız.

İngiltere’nin sınırları üzerindeki kontrolü yeniden sağlaması, göçmen sayısının azalmasına neden olacak. Bu durum İngiliz işçiler için iş imkanları yaratırken kamu hizmetleri üzerindeki baskıyı da azaltacaktır.

Ekonomi

Birlik Yanlıları

AB üyesi olmak İngiliz ekonomisini güçlendirir. AB, İngiliz iş dünyasını destekliyor, iş imkanları oluşturuyor ve tüketiciler için daha düşük fiyatlar sunuyor.

Eğer İngiltere AB’den ayrılırsa yatırımlar azalır. Dev çaplı şirketler üretim birimlerini AB’nin düşük maliyetli ülkelerine taşıdıklarında, İngiltere milyonlarca iş imkanı kaybeder.

Ayrılık yanlıları

AB ekonomisi çöküşe doğru ilerliyor. AB düzenlemelerinin İngiliz piyasasına faydadan çok zararı bulunuyor.

İngiltere’nin tek başına daha fazla kalkınabilir. İşsizlik riski beklentilerin ötesinde gösteriliyor, iş olanakları siyasetten çok ticarete bağlı.

Dahası İngiliz şirketler AB düzenlemelerinin yükünden kurtulduğu için yeni iş imkanları oluşacaktır.

Ticaret

Birlik Yanlıları

AB, İngiltere’nin bir numaralı ticaret ortağı. Ticaret bariyerleri ve gümrük bedelleri uygulanmaya başlayacağından AB’den ayrılmak büyük bir tehdit oluşturuyor.

İngiltere, AB’nin 50’den fazla ülkeyle imzaladığı ticaret anlaşmalarının bir parçası olduğu için bu ülkelerle ticaretinde iyi koşullara sahip.

Ayrılık yanlıları

AB ile ticaret elbette devam edecek. İngiltere, AB yasalarına bağlı olmadan da AB ile bir serbest ticaret anlaşması üzerinde anlaşabilir.
İngiltere diğer ülkelerle özellikle de hızlı büyüyen Çin ve Hindistan pazarıyla, kendi ticaret anlaşmalarını yürütme özgürlüğünden faydalanabilecek.

Küresel etki ve güvenlik

Birlik Yanlıları

İngiltere, AB’den ayrılınca küresel sahnenin kenarında kalacak. Terörle mücadele, ticaret ve çevre gibi konularda uluslararası karar mekanizması üzerinde daha az etkisi olacak.

AB’den ayrılmak güvenlik için de bir risk. Avrupalı komşularıyla ortak çalışmalar yürütmek İngiltere’nin tehditlerle başa çıkmasını kolaylaştırıyor ve güvenliği sağlıyor.

Ayrılık yanlıları

İngiltere tek başına daha güçlü bir sese sahip olacak. AB’den ayrılsa da NATO’da önemli bir aktör ve BM Güvenlik Konseyi üyesi olmaya devam edecek.

AB’den ayrılmak İngiltere’yi daha güvenli bir hale getirecek. Ülke, İngiliz istihbarat servisinin ve polisinin sahip olacağı yetkileri belirleyen AB Temel Haklar Sözleşmesi’nin bağlayıcılığından kurtulacak.