Son Dakika

Okunan haber:

Üzerinde Güneş batmayan şampiyonluk


Türkiye

Üzerinde Güneş batmayan şampiyonluk

İstanbul Boğazı 19 Mayıs’ta alev alevdi. Beşiktaş‘ın şampiyonluk kutlaması yaptığını bilmeyen biri Üsküdar’dan baktığında Dolmabahçe Sarayı’nın yandığını zannederek itfaiyeyi arayabilirdi. Onlarca tekne şampiyona eskortluk yaparken sahilde onları bekleyen coşkulu kalabalık neredeyse kenti ateşe verecekti.


Dolmabahçe’de üstü açık otobüse binen futbolcular, binlerce taraftarın sevgi gösterileri arasında stada girdi. Bando eşliğinde sahneye çıkan siyah beyazlılar, saha ortasına gelerek taraftarlarla birlikte “Sevemez kimse seni” şarkısını söyledi. Bu sırada teknik direktör Şenol Güneş tüm takımı taraftarlara alkışlattı. Ardından beklenen an geldi ve şampiyonluk kupası kaptanların elinde havaya kalktı.

Üzülenler sevinenler ve geleceğe bakış


Sezon bu kutlama ile sona ererken Mersin İdman Yurdu, M. Sivasspor ve Eskişehirspor Süper Toto Süper Lig’e veda etti. Torku Konya, Başakşehir ve Osmanlıspor Avrupa vizesi alırken geçen yılı 3 kupa ile kapatan Galatasaray hüsran yaşadı. UEFA’nın bir yıl men cezası kestiği sarı kırmızılılar için Ziraat Türkiye Kupası’nı kazanmaktan başka çare kalmadı. Bunun için de Fenerbahçe’yi yenmeleri gerekiyor ve işleri hiç kolay olmayacak.


Şerefiyle Hakkıyla


Şeref’i ve Hakkı’yla…
Beşiktaş‘ın 7 yıl sonra kutladığı şampiyonluğuna yüklediği anlam bu iki kelime. Osmanlıspor maçının son düdüğü çalmadan futbolculara bu yazının bulunduğu tişörtler dağıtıldı ve kutlamalar böyle başladı. Kimilerine göre bu rakiplere bir göndermeydi. Kızanlar, eleştirenler oldu.

Ama bu sanki daha çok Beşiktaş‘ın kendi içinde yaşadığı bir duygu. Her zaman övündüğü ve sık sık yaşatmaya, yeni nesillere aktarmaya çalıştığı tarihine bir atıf. Şeref Bey’e, Baba Hakkı’ya bir saygı duruşu. Süleyman Seba’nın üst üste dördüncü şampiyonluğu averajla kaçırması sonrası kullandığı “şerefli ikincilikler” sözünün altını çizme. Yoksa diğer takımların şampiyonluklarını karalama çabası değil.

Başarının mimarı Şenol Güneş‘in şampiyonluk sonrası yaptığı, rakiplerine ne kadar saygı duyduğunu belirten sözleri de bunu doğruluyor. Konyaspor’un son maç öncesi şampiyonu alkışlayarak sahaya çıkması da bunun bir göstergesi. Aykut Kocaman ve ekibinin ülke futbolunun çok ihtiyaç duyduğu bu tavrı sergilemesi de sezonun en güzel hareketlerinden biriydi.


Tutku imparatorluğu


Beşiktaş malum sadece Süper Lig’in değil metafor şampiyonasının ve tribün edebiyatının da şampiyonu. Üstelik bunun büyük bir bölümünü sportif başarısızlıklara borçlu. Taraftarın bu coşkusu, “şeref ve hak” vurgusu biraz da bununla ilgili.

Onlar için “Yıldızları siyah beyazla tutuşturan”, “Şampiyonluk hasreti ile çok çile çeken” “uçurumlara düşmeden elinden tutulsun” isteyenlerin “herkese nasip olmayacak”, kimsenin “anlayamayacağı bir aşk bu”. “Ölümle yaşamı ayıran çizgi, siyahla beyazı ayıramaz” iken Beşiktaş taraftarından bu tutkusundan vazgeçmesi, takımını diğerlerinden ayrı tutmasını istemek haksızlık olmaz mı?

Türk futbolundaki kara delik büyüyecek mi?


Sezon sona ererken daha şimdiden transfer dedikoduları spor basının manşetlerini süslemeye başladı. Kimler gidecek kimler kalacak? Sadece şampiyonluğun başarı olarak kabul edildiği Türkiye’de kara delik daha ne kadar büyüyecek. Tepeden tırnağa tüm kulüpler borç batağına boğazlarına kadar batmışken bu çark daha ne kadar böyle dönecek. Şampiyonluğu kaçıran Fenerbahçe’de yönetim milyon euroluk tazminatları ödeyerek bir o kadar daha harcama ile yeni bir takım mı kuracak? Geçen yılı üç kupa ile kapatan Galatasaray karanlık görünen gelecek bir kaç yılı nasıl aşacak? Sarı kırmızılılar da bir “Feda” sürecine mi girecek?

Dönüm noktası


2016 yazı Türk futbolu için pek çok açıdan dönüm noktası olacak. Gelecek ay yapılacak Avrupa Şampiyonası milli takımlar düzeyinde elbette çok önemli. Dünya ve Avrupa 3.lüklerinin çıtasını Fatih Terim ve öğrencileri daha yukarı taşıyabilecekler mi? Eğer bunu başarırlarsa önemli bir rüzgar yakalanacak ve Türkiye’nin pozisyonu, kulüplerin UEFA nezdindeki prestiji artacak. Kulüplere ceza ve men yağan bir dönemde hem takımların kendine çeki düzen vermesi hem de daha olumlu bir yaklaşım için bu önemli. Üstelik pek çok kulüp piyasa yapan oyuncularını satarak belli bir mali rahatlamaya da gidebilir.

İkincisi üç büyüklerin mali sorunlara göstereceği reaksiyon ve transfer politikaları. Beşiktaş şampiyonluk ve stad gelirleri ile nefes almaya başladı. Sadece alan değil satan kulüp olarak da doğru bir yola girmiş durumda. Burada en büyük şansı Şenol Güneş gibi elindeki elması güzel işleyen, parlatan ve geliştiren bir teknik adam bulunması. Yönetimle de frekansları tutuyor. Ama bu çizgiyi sürdürmeleri şart. Fenerbahçe ve Galatasaray’ın verdiği sinyaller riskli. Gerçekçi planlamalar yapılmazsa muhtemelen gelecek 10 yıl büyük sıkıntılar ve başarısızlıklarla geçecek. Anadolu kulüplerinin durumu da çok farklı değil. Üzerinde Güneş batmayan şampiyonluklar yaşamak istiyorsa Beşiktaş Şenol Güneş ile çok uzun vadeli düşünmeli. Bu fırsat kapıya gelmiş durumda.