Son Dakika

Okunan haber:

Avrupalı lobicilerden beklenmeyen hamle


DÜNYA

Avrupalı lobicilerden beklenmeyen hamle

Brüksel’de lobiciler şeffaflık konusunda alışılmadık bir adım atarak, Avrupa Birliği (AB) karar mercilerini nasıl etkilemeye çalıştıkları konusunda itirafta bulunuyor.

Lobiciler AB liderlerine ortak bir mektup yazdı. Mektupta lobicilik faaliyetleri için kayıt altına girme ve zorunlu bir takım yeterlilik koşulları oluşturulması gerektiği savunuluyor. Lobicilere ilişkin olarak kimlik bilgileri, faaliyet alanları ve bu işler için ne kadar para harcadıkları konusunda şeffaflık sağlayacak adımlar atılması talep ediliyor.

Halihazırda gönüllü bir kayıt var ancak alandaki tüm lobiciler kayıt yapmış değil. Kaydı olanların da çoğunun yanlış bilgi verdiği ortaya çıkıyor.

Brüksel’deki lobicilik ne kadar büyük?

Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International), Belçika’nın başkenti Brüksel’in lobicilikte dünyanın ikinci büyük kenti olduğunu ve mevcut sistemin gidişatın gözlemlenmesini zorlaştırdığını belirtiyor.

Karar verme süreçlerini etkileme ve yönlendirme stratejisi olan lobicilik tartışmalı bir alan. Örneğin, geçen yıl Brüksel’in faaliyetlerini yakından izleyen gözlemci kuruluşlar, AB Komisyonu yetkililerinin tütün lobisi ile gizlice görüştüklerini kaydetti.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’ne göre lobiciler Aralık 2014’ten Haziran 2015’e kadar AB Komisyonu ile 4 bin 318 toplantı yaptı.

Teknoloji devi Microsoft 2014-2015 yıllarında lobiciliğe 4,5 milyon euro bütçe ayırdığı ve karar mercileri ile 17 kez bir araya geldi.

Dünyada lobicilik faaliyetlerinde başı ise Amerika Birleşik Devletleri (ABD) çekiyor.

Peki lobiciler bu konuda ne söylüyor?

Brüksel’deki üç temsilci grubu da Danışmanlar, Avukatlar ve Halkla İlişkiler Uzmanları aynı şekilde AB’ye benzer değişim isteklerini şu ifadelerle iletti:

“Birkaç kişinin hatalı davranışının tüm sektörün imajını etkileyebildiğini görüyoruz. Uygunsuz ve kanunsuz uygulamalar ile politik süreçteki yolsuzluklar bir araya gelince demokrasimizin işleyişi risk altına giriyor. Bizler de AB’nin lobicilik faaliyetlerine ilişkin şeffaflık sağlayacak yeni düzenlemelere gitmesi gerektiğini düşünüyoruz.”