Son Dakika

Okunan haber:

Brexit sonrası AB-Birleşik Krallık ilişkileri nasıl seyredecek?


insiders

Brexit sonrası AB-Birleşik Krallık ilişkileri nasıl seyredecek?

In partnership with

Merhaba Insiders’a hoş geldiniz. Euronews’in bu programı dünyaya yön veren önemli olayları ekranlara getirmeye devam ediyor.

Birçokları mükemmel bir evliliğin çok az insana nasip olduğunu söyler. Birleşik Krallık ve Avrupa arasındaki ilişkiler en başından beri tartışmaya açıktı… Bu ikili ilişkilerde bazı şeyleri değiştirmek söz konusu bile değildi. Birlikte yaşamak güzeldi ancak daha sonra bu mahalleye başka komşular da taşındı. Tartışmalar en çok para, yasa ve yeni düzenlemeler konusunda çıktı.

Ve 23 senelik çalkantılı ilişkiler artık sona erdi. Bazıları şoke oldu, ancak bazıları da bu duruma çok sevindi. Ancak 23 Haziran’da herkes bir ilki yaşadı. Birleşik Krallık Avrupa Birliği’nden ayrılmayı tercih etti; Avrupa’ysa bu sorunlu üyesine karşı dik durmayı başardı.

Konuya daha fazla açıklık getirmek için Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu bağımsız fikir takımlarından Pieter Cleppe’ye bağlanıyoruz.

euronews: ‘‘Sayın Cleppe, sizin fikir takımınız Brexit gerçekleşirse pek bir değişiklik olmayacağını ve Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği ortak pazarına rahatlıkla girebileceğini söylemiştiniz. Bu konuyu biraz açar mısınız?’‘

Pieter Cleppe: ‘‘İlişkiler zayıflarsa faturası ağır olur. Almanya’nın İngiltere’ye ihracat oranı çok yüksek. Belçika’nın belki de daha yüksek… Hollanda, Roterdam ve Antwerp limanları ve Alman otomotiv devleri… Ayrıca İngiltere’nin bankacılık sektörü de eğer yaptırımlar olursa büyük zarar görür. Ancak İngiltere Avrupa’ya gümrük vergisi uygulamaya başlarsa birçok iş imkanı ortadan kalkar. Kısaca ticari savaşın hiç kimseye bir getirisi olmaz. Bazıları Avrupa’nın elinin daha güçlü olduğunu söylüyor. Bence yanılıyorlar. Çünkü bu savaşta İngiltere toplamda 200 bin iş kaybedecek. Ancak sadece Almanya’daki iş kaybı 100 bin olacak. Angela Merkel’in bu riski alacağını sanmıyorum.’‘

euronews: ‘‘Bu referandumdan sonra Avrupa Birliği’nden çıkmak isteyen diğer ülkeler de olacak mıdır?’‘

Pieter Cleppe: ‘‘Bu durum, Avrupa Birliği’nin Brexit’e olan tavrına göre değişir. Örneğin Avrupa Birliği, ticari ilişkilere kaldığı yerden devam ederse bu onun elini güçlendirecektir. Bu olaya diğer türlü cevap verirse, karşıtlık hareketleri giderek güçlenecek ve böyle devam edecektir.’‘

‘‘Avrupa Birliği Ryanair ya da Wizzair gibi şirketleri korumaya kalkıp eski kıtaya sefer düzenlemesine izin verirse, bu konuya fazla tepki verilmeyecektir. Ancak Brüksel ulusal bütçelere karışıp, ülkeler arası para transferini organize eder, bunun yanında da mülteci yerleşimi konusunda bazı kararlar almaya çalışırsa hemen Avrupa karşıtlarının sesleri yükselir. Bu sebeple Brüksel’in Avrupa Birliği’nin siyasal yönünü bir kenara bırakıp, ülkeler arası ticaretin arasındaki engelleri kaldırması gereken bir kurum olmalıdır.’‘

euronews: ‘‘Şu anda ticarete önem veren bir duruş sergilediniz. Ancak birçok Avrupa Birliği vatandaşının, serbest dolaşımın artık eskisi gibi olmayacağı konusunda endişeleri bulunuyor.’‘

Pieter Cleppe: ‘‘Aslında serbest dolaşım da ticaretin bir parçası ve Avrupa Birliği ortaklığının en önemli değerlerinden biri… Ancak sadece Britanya değil, birçok ülke bu konudan şikayetçi… Bu sebeple serbest dolaşım konusunda mümkün olduğu kadar uzlaşmacı olmak gerekiyor. Örneğin Serbest Schengen Pasaportu anlaşmasının geçen sene nasıl kabul edildiğine bakalım. Avrupa Komisyonu aslında daha esnek olmakla iyi bir şey yaptı. Bu sayede ülkeler belirli aralıklarla sınır kontrollerine başladı ve bu durum mülteci krizinin aşılmasına yardımcı oldu. Daha da önemlisi bu kanun Schengen’i atakta tutan şey oldu. Avrupa Birliği ayakta kalmak istiyorsa daha esnek bir yapıda olmalıdır.’‘

İskoçya halkının büyük çoğunluğu Avrupa Birliği’nde kalmaktan yana oy kullandı, şimdiyse Birleşik Krallık’tan bağımsızlığını ilan etmek istiyor. 23 Haziran’dan hemen önce İskoçya’ya gitmiştik. İskoç halkının çoğu Brexit gerçekleşirse Birleşik Krallık’tan ayrılıp Avrupa Birliği’ne katılmayı istediğini belirtmişti.

Insiders’ın bu bölümünde muhabir arkadaşımız İskoçya Ulusal Parti’sinden Ross Cassie ile görüştü. Şimdi Aberdeenshire Macduff’dan bağlantı kuruyoruz.

euronews: ‘‘Brexit İskoçya için bir değişimi başlatabilir mi? Acaba bağımsızlık için yeni bir referandum kapıda mı?’‘

Ross Cassie: ‘‘Başbakan Nicola Sturgeon bu konuda çok kararlı. İskoçya halkı yüzde 62’ye 38 oranında Avrupa Birliği’nde kalmaktan yana oy kullandı. Kısaca İskoçlar Avrupa Birliği konusundaki düşüncesini açıkça göstermiş oldu. Görünüşe göre İskoçya hükumeti, şu anda birliğin dışına çıkan bu serüvende diğer üye ülkelerle görüşerek Avrupa Birliği’ne yeniden dahil olmanın yollarını arayacak. Diğer seçenekler ne olursa olsun, ilk yapılacak şey yeni bir referandum olacak gibi gözüküyor.’‘

euronews: ‘‘2014 ‘teki referandumda İskoçlar Birleşik Krallık’ta kalmayı istedi. Bu sefer ayrılık kararı çıkacağından emin misiniz?’‘

Ross Cassie: ‘‘Kesinlikle… Daha önceki referandumda hayır oyunun çoğunlukta olması zaten İskoçya’nın Avrupa Birliği’nde kalmak istemesinden dolayıydı. İki seneden az bir süre içerisinde şimdi aynı Birleşik Krallık İskoçya’yı Avrupa Birliği dışına itmiş oldu. Aynı şey şimdi Kuzey İrlanda’da da olacak. Çünkü onlar da Avrupa Birliği’nde kalmak istiyor. Kısaca Birleşik Krallık’ın bünyesinde kalmak isteyen iki ülke, şimdi kendi rızaları olmadan Avrupa Birliği’nin dışına itildi.’‘

euronews: ‘‘İskoçya’nın Avrupa Birliği’nde kalması adına en önemli üç unsur ne olabilir?’‘

Ross Cassie: ‘‘İskoçya, Avrupa Birliği’nden sosyal yardım, insan hakları, işçi hakları ve unsurlar konusunda büyük destek gördü. Avrupa Birliği fonları sayesinde bazı altyapı çalışmaları bile yapıldı. Bu sebeple şimdiki şartlarda bu ihtiyacımız olan fonları Avrupa Birliği’nden alamayacağız ve dürüst olmak gerekirse oluşacak bu açığı Birleşik Krallık’ın kapatacağını hiç sanmıyorum.’‘

Görüşlerinizi euronews.com/insiders adresinden bizlere ulaştırabilirsiniz.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu

insiders

Brexit sonrası İngiltere ve AB ilişkileri