Son Dakika

Okunan haber:

AB'nin haksız rekabetle savaşı sürecek


Küresel Tartışmalar

AB'nin haksız rekabetle savaşı sürecek

Euronews: ‘‘O, ünlü siyasi televizyon dizisi Borgen’de, Birgitte Nyborg karakteriyle adeta özdeştirilen bir kişi. Danimarka’dan Avrupa Birliği’nin merkezi Brüksel’e gelen bu siyasetçi, Avrupa’da vergi kaçıran dünyanın en büyük uluslararası şirketlerine karşı yürüttüğü savaşla tanınıyor. Evet bu bahsettiğimiz kişi, AB’nin rekabetten sorumlu temsilcisi, Margrethe Vestager.

Global Conversation programına hoş geldiniz.
Google, Starbucks, Amazon, Gazprom ve şimdi de siz Apple’a, İrlanda’da ödemediği vergilerden dolayı 13 milyar euro vergi cezası kestiniz. ABD’den çok tepki geldi. Burada çıkar çatışmasından konuşmak mümkün mü ?’‘

Vestager: ‘‘Hayır ben böyle düşünmüyorum. Küresel vergi topluluğu konusunda konuşuyorsanız, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri, aynı tekne içinde. Biz temelde aynı sorunları paylaşıyoruz. Sadece büyük şirketler değil, bütün şirketler vergilerini gerektiği gibi ödemeli.’‘

Euronews: ‘‘İrlanda, Hollanda ve Lüksemburg gibi ülkeler, Avrupa’ya yatırımları daha fazla çekmek için bir çok şirkete teşvik veriyordu. Ve şimdi siz buna ‘hayır’ dediniz. Niçin ?’‘

Vestager: ‘‘Ülkelerin cazibe merkezi olabilmek için rekabet konusunda hala yapabilecekleri çok şey olduğunu düşünüyorum. İrlanda’da kurumlar vergisi yüzde 12,5. Bu, yüzde 20 veya 22 oranında vergi kesen ülkelerle kıyaslandığında oldukça düşük bir oran. AB sözleşmesinde bu konuda adil bir düzenleme var. Üye ülkeler kurumlar vergisini kendisi düzenliyor. Ancak, bunun dışında bir şirketin başka bir ülkede ödemesi gereken vergiyi ödememesine olanak sağlamak için ayırımcılık yapmak ise başka bir şey.
Bu tür bir uygulama oyunun kurallarının dışına çıkmak anlamına geliyor.’‘

Euronews: ‘‘Siz bunun yasal olmadığını düşünüyorsunuz?’‘

Vestager: ‘‘Evet, Biz Apple’ın, yasa dışı devlet yardımından aldığı destekle vergi ödediğini düşünüyoruz.’‘

Euronews: ‘‘Ama Apple’ın yöneticisi bunun Avrupa Birliği Komisyonu’nun siyasi bir planı olduğunu iddia ediyor ve Komisyonun gerçekten bu konuyla şimdi ilgilendiği izlenimi ortaya çıkıyor.’‘

Vestager: ‘‘Ama bütün şikayetler Avrupa Adalet Divanı’na yönlendirilebilir. Ve mahkeme, siyasi davranış ve eğilimleri hiç bir şekilde dikkate almaz. Onlar dava ile ilgili kesin verilere bakarlar, onlar içtihada bakar, onlar bizim mahkeme içtihatlarını nasıl uyguladığımıza bakar, yine onlar bu konuda bizi kesin belirlenen kurallara saygı göstermemiz için zorlar. Biz de yaptığımız yanlış bir işin sonunda sorgulanabileceğimizi ve hesap verme durumda olduğumuzu biliriz. Burada siyasete yer yoktur.’‘

Euronews: ‘‘AB içinde vergi cennetlerine son verilmesi kararı AB Komisyonu’nun siyasi bir kararı mı ?’‘

Vestager: ‘‘Bizim hedefimiz, gelirin sağlandığı yerde verginin tahsil edilmesi. Bir ülkede, kalite, fiyat ve sunulan servise göre şirketler ürünlerini satar veya hizmet sağlar. İş dünyasında kural budur. Eğer eğer elde edilen gelir, çok vergi veren ülkelerden az vergi veren veya hiç vermeyen ülkelere yönlendirilirse nasıl diğer işletmeler rekabet edebilir ? Ve nasıl vatandaşlar kendileri için çalışan adil bir pazar olduğuna inanır? ‘’

Euronews: ‘‘Siz bundan sonra nasıl bir adım atacaksınız ?’‘

Vestager: ‘‘Mahkemede iki dava sürüyor. Birisi
Mc Donalds, diğeri ise Amazon şirketinin yaptığı başvurularla ilgili. Bu davalarla ilgili biz elbette daha önce de yaptığımız gibi gerekli çalışmayı yapacağız ve bu davaların sonucunun ne olacağını bakıp göreceğiz.’‘

Euronews: ‘‘Şirketlerle vergi kolaylığı konusunda anlaşmalara varan üye ülkelerin de siyasi sorumluluğu olduğunu düşünüyor musunuz ?’‘

Vestager: ‘‘İşin doğrusu ben utanç veya suçlamayla uğraşmıyorum. Bizim yapmak isteğimiz, ödenmemiş vergilerin geri tahsil edilmesi için gerekli ortamı sağlamak. Elinizde yasa dışı olmayan bir para varsa, bunun geri alınması gerekiyor, hepsi bu kadar. Ve bizim iş dünyasında ilerde daha az ve daha kısıtlı, seçici teşvikler sağlayıp, bunun yanı sıra şirketlerin daha adil bir ortamda rekabet edebilmeleri için daha fazla genel kuralların uygulanabileceği bir ortam sağlamamız gerekir.’‘

Euronews: ‘‘Biraz da Avrupa’dan konuşalım, İngiltere’nin üyelikten çıkışından sonra AB’yi nasıl görüyorsunuz ?’‘

Vestager: ‘‘Bizim AB’nin 27 ülkesinin ne istediğini konuşmamız önemli. Elbette, referandum sırasında sürekli İngiltere’den konuştuk. Ancak bizim kendimizle ilgili de konuşmamız gerekiyor. Burada 27 üye var, şimdi yeni bir durum ortaya çıktı ve bizim bu durumdan en iyi sonucu çıkarmamız gerekiyor. Bir çok insan kendisini zor durumda hissediyor. İnsanlar işlerini kaybetmekten ve çocuklarının geleceğinden korkuyor. Çocukları ilerde iş bulabilecek mi ? Gerekli eğitimi alabilecekler mi ? Alsalar bile nasıl iş bulacaklar ? İşte vatandaşlar için en büyük sorunlar bunlar ve bizim bu sorunlara üye ülkelerle birlikte bir çözüm bulmamız gerekiyor.’‘

Euronews: ‘‘Avrupa Birliği hala kendi içinde bir birlik olamadı mı ? Bu bütün krizlere ve göçmen sorununa baktığımızda, üye ülkelerin oldukça bölündüğünü görüyoruz. Şu ana kadar bildiğimiz Avrupa Birliği’ni artık unutmamız mı gerekiyor ?’‘

Vestager: ‘‘Hayır neden unutalım ? Ben, inşa sürecini sürdürmemiz gerektiğine inanıyorum. Belki bir dekorasyon veya bazı şeyleri ilave etmemiz gerekiyor. Belki bazı odaları kapatabiliriz, ancak burası yaşamak güzel bir ev. Avrupa’nın en önemli özelliği, bir çok üye ülkenin güçlü ulusal kimlikleri, dilleri ve siyasi kültürleri ile birlikte aynı zamanda ortak bir çok değere sahip olması. Biz hepimiz Avrupalıyız, aynı tarihi paylaşıyoruz, oldukça somut bir gelecek ile ilgili aynı idealleri paylaşıyoruz. Bireyler arzu ettikleri gibi yaşamlarını sürdürebilir, arzu ettikleri hayallerin peşinden koşar, çocuklarını arzu ettiği gibi yetiştirir, bu dengeyi bizim her zaman korumamız gerekir, işte Avrupa’yı Avrupa yapan ve ABD, Asya ve Afrika ülkelerinden farklı kılan budur. Bu yüzden mutlaka illaki tam bir birlik sağlayamayız, sonuçta resimde hepimiz farklıyız.’‘

Euronews: ‘‘Size özel bir sorum var, Brüksel’e Danimarka’dan geldiniz. Orada, önemli bir siyasetçiydiniz, şimdi yaşamınız nasıl değişti ?’‘

Vestager: ‘‘Bir çok bakımdan, Brüksel’i keşfetmem gerekti. Çok hoş ve yaşaması zevkli bir kent burası, oldukça yeşili bol, ağaçlıklı bir kent ayrıca. Yine de benim yaşamım oldukça değişti tabi ki. Burada bisiklete binmeye korkuyorum ve ve suyu çok özlüyorum, ama yaşaması keyifli bir kent burası.’‘

Euronews: ‘‘Size programa katıldığınız için çok teşekkür ederim.’‘

Dünyanın bir çok noktasında bulunan gazetecilerimiz uluslararası haberleri, yerel bakış açılarıyla sizlere ulaştırıyor. Haberle ilgili daha fazla detaya haberin yazıldığı dilde ulaşın.

Bir sonraki konu

Küresel Tartışmalar

Nadia Comaneci: Komünist ülkede bir peri masalı hikayesi