Son Dakika

Okunan haber:

Şimon Peres'e Nobel Ödülü kazandıran Oslo Anlaşmasından geriye kalanlar


İsrail

Şimon Peres'e Nobel Ödülü kazandıran Oslo Anlaşmasından geriye kalanlar

Eski İsrail Başbakanı İzhak Rabin ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) lideri Yaser Arafat arasında Washington’da 13 Eylül 1993’te imzalanan Oslo barış anlaşmasının üzerinden 23 yıl geçti. Ancak büyük başarı olarak değerlendirilen anlaşmadan geriye bir şey kalmadı.

İki lider kalıcı bir çözüm hedeflerken taraflar arasında dönüm noktası olması beklenen anlaşma şiddet olaylarının artmasıyla sonuçlanmıştı.

Oslo’daki uzlaşma görüşmelerinin ardından 5 yıllık geçici dönem için 1993 yılında Filistin Ulusal Yönetimi kurulmuştu.

Efsane lider Yaser Arafat, 27 yıllık sürgünün ardından 1994’te Batı Şeria’ya dönerek özerk hükümetin ayağa kalkmasını sağlamıştı. Siyasi lider, 1996’da Filistin Ulusal Yönetimin’nde seçimle başa gelen ilk Cumhurbaşkanı olmuştu.

Oslo’nun ikinci aşaması olan 1995’te ise Batı Şeria üç alana bölünmüştü.

İki tarafı zorlayan konuların başında gelen, sınırların belirlenmesi, 1948’de İsrail devletinin kurulmasıyla sınır dışı edilen Filistinlilerin geri dönüşü, Kudüs’ün son statüsü ve İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim yerleri gibi sorunların bir sonraki müzakerelerde tartışılması hedefleniyordu.

Kasım 1995’de Başbakan İzak Rabin’in muhafazakâr bir Yahudi suikastçı tarafından iki kurşunla sırtından vurulması Oslo anlaşmasını sekteye uğrattı. Geçici hükümetin başına Şimon Peres geçmişti ancak bir yıl sonra Oslo anlaşmasına uzun süre karşı çıkan Binyamin Netanyahu başbakanlık koltuğunun yeni sahibi oldu.

En zorlu dosyalar arasında yer alan “Kalıcı statüler” konusu 2000 yılında gündeme geldi. Ancak 25 Temmuz’da Camp David’te iki hafta süren müzakereler sonucu Oslo anlaşması tarihe karışırken, bölge ateş çemberine dönmüştü.

Barış anlaşmasının sonlanmasından 2 ay sonra, 50 yıldır hayal ettikleri devlete kavuşamayan Filistinliler El Aksa adı verilen İkinci İntifada’yı başlattı.

İsraillilerse Gazze’ye sürekli saldırılarda bulunarak Batı Şeria’daki yerleşim politikalarına hız verdi ve Filistinlilerin “Bir devlet tek toprak’ hayalinin gerçekleşmemesi için çeşitli girişimlerde bulundu.

Barış için yapılan diplomatik girişimler çatışmaların gölgesinde kalırken Ortadoğu’da barış hala sağlanamadı.